Splenektomi

plenektomi, dalağın cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. İleri evre yumurtalık kanserinde dalak veya dalak çevresinde tümör tutulumu olduğunda, gözle görülebilen tümörlerin tamamen çıkarılması amacıyla uygulanabilir. Yumurtalık kanserinde splenektomi, her hastada gerekli değildir; özellikle dalağın korunması durumunda tümör dokusu kalacak hastalarda tam sitoredüksiyonun bir parçası olarak değerlendirilir. Doğru hasta seçimi ve deneyimli cerrahi ekip, başarılı sonuç açısından önemlidir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi

Yumurtalık kanserinde splenektomi, özellikle ileri evre hastalıkta dalağın veya dalak çevresindeki dokuların tümör tarafından tutulduğu durumlarda, gözle görülebilen tüm tümör dokularını ortadan kaldırmak ve tam sitoredüksiyon sağlamak amacıyla uygulanabilen cerrahi işlemlerden biridir. Splenektomi, dalağın cerrahi olarak çıkarılması anlamına gelir. Yumurtalık kanseri cerrahisinde ise bu işlem çoğu zaman tek başına yapılan bir ameliyat değildir; geniş kapsamlı sitoredüktif cerrahinin bir parçasıdır.

İleri evre yumurtalık kanseri yalnızca yumurtalıklarla sınırlı bir hastalık değildir. Hastalık karın zarına, omentuma, diyaframa, bağırsak yüzeylerine, karaciğer çevresine, dalak çevresine ve üst karın bölgesindeki farklı anatomik alanlara yayılabilir. Bu nedenle yumurtalık kanseri ameliyatının kapsamı hastalığın karın içerisindeki dağılımına göre belirlenir. Cerrahinin temel hedeflerinden biri ameliyat sonunda mümkünse gözle görülebilen tümör bırakmamaktır. Dalak veya dalak hilusu çevresindeki tümör bu hedefin önünde engel oluşturuyorsa yumurtalık kanserinde splenektomi gündeme gelebilir.

Splenektomi kararı yalnızca görüntüleme yöntemlerinde dalak yakınında hastalık görülmesine dayanılarak verilmez. Tümörün dalağın kapsülüne, parankimine, splenik hilusa veya komşu peritoneal yüzeylere uzanımı; hastanın genel durumu; karın içerisindeki toplam tümör yükü; diğer organlarda yapılması gereken cerrahilerin kapsamı ve tam sitoredüksiyon elde edilme olasılığı birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle her ileri evre yumurtalık kanseri hastasında dalak alınmaz. Aksine, dalağın korunabildiği durumlarda gereksiz organ rezeksiyonundan kaçınmak önemlidir. Ancak dalak tutulumu nedeniyle geride makroskopik tümör bırakılacaksa, uygun hastada splenektomi cerrahinin onkolojik hedefini gerçekleştirmek açısından önemli hale gelebilir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Nedir?

Yumurtalık kanserinde splenektomi, sitoredüktif cerrahi sırasında dalağın tamamen çıkarılmasıdır. Amaç çoğunlukla dalağın kendisini tedavi etmek değil, dalak veya dalak çevresinde bulunan ve başka şekilde tamamen çıkarılması mümkün olmayan yumurtalık kanseri odaklarını ortadan kaldırmaktır.

Dalak sol üst karın bölgesinde, diyaframın hemen altında ve midenin arkasında yer alan, kanlanması oldukça zengin bir organdır. Bağışıklık sisteminin işleyişine katkıda bulunur ve kan hücrelerinin düzenlenmesinde çeşitli görevleri vardır. Bu nedenle gereksiz yere çıkarılması doğru değildir. Bununla birlikte insan vücudu dalak olmadan yaşamını sürdürebilir. Onkolojik cerrahide önemli olan, dalağın korunmasının hastada makroskopik tümör bırakılmasına yol açıp açmayacağının değerlendirilmesidir.

İleri evre epitelyal yumurtalık kanseri, fallop tüpü kanseri ve primer periton kanseri klinik olarak birbirine oldukça benzeyen yayılım paternleri gösterebilir. Hastalık karın içerisinde peritoneal yüzeyler boyunca yayıldığında sol üst kadran da tutulabilir. Dalak kapsülü, dalak hilusu, gastrosplenik bölge, diyafram altı periton ve büyük omentumun dalağa yakın bölümü bu yayılımın görülebileceği alanlardır.

Bu nedenle splenektomi, ileri evre yumurtalık kanserinde zaman zaman gerekli olan üst abdominal cerrahi işlemlerinden biridir. Ancak ameliyatın başarısı yalnızca dalağın çıkarılmasıyla değerlendirilmez. Asıl soru, yapılan tüm cerrahi işlemler sonucunda hastada gözle görülebilir tümör kalıp kalmadığıdır.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Neden Yapılır?

İleri evre yumurtalık kanserinin cerrahi tedavisindeki temel prensip mümkün olan en düşük rezidüel tümör miktarına ulaşmaktır. Günümüzde ideal cerrahi sonuç, ameliyat sonunda gözle görülebilen tümör bırakılmaması yani tam makroskopik sitoredüksiyon olarak kabul edilir.

Dalak veya dalak çevresindeki tümör odağı çıkarılmadan bu hedefe ulaşılamıyorsa yumurtalık kanserinde splenektomi uygulanabilir. Burada splenektomi bir amaç değil, tam sitoredüksiyona ulaşmak için kullanılan cerrahi araçlardan biridir.

Splenektominin gerekebileceği durumlar arasında dalak kapsülündeki metastatik implantlar, splenik hilus tutulumu, dalak parankimine uzanan metastaz, omental tümör kitlesinin dalağa sıkı biçimde yapışması veya invazyon göstermesi ve sol diyafram altındaki yaygın hastalığın dalağın korunmasını olanaksız hale getirmesi sayılabilir.

Nadiren ameliyat sırasında oluşan ve dalağın güvenli biçimde korunmasını mümkün kılmayan ciddi splenik yaralanmalar da splenektomi gerektirebilir. Bununla birlikte yumurtalık kanseri cerrahisinde planlanan splenektomilerin önemli bölümü üst karın bölgesindeki tümörün tamamen temizlenebilmesi amacıyla yapılır.

Yumurtalık Kanseri Dalağa Nasıl Yayılır?

Yumurtalık kanserinin karakteristik özelliklerinden biri karın boşluğu içerisinde yayılabilmesidir. Kanser hücreleri yumurtalık veya fallop tüpü bölgesinden ayrılarak peritoneal sıvının dolaşımıyla karın içerisindeki farklı yüzeylere ulaşabilir. Bu nedenle hastalığın yayılımı yalnızca yakın komşuluk yoluyla gerçekleşmez.

Üst karın bölgesi, özellikle ileri evre yüksek dereceli seröz kanserde sık değerlendirilen alanlardan biridir. Diyafram yüzeyi, karaciğer çevresi, omentum ve dalak çevresi bu değerlendirmenin parçalarıdır. Dalak tutulumu yüzeyel implantlardan derin parankimal hastalığa kadar farklı şekillerde olabilir.

Dalak yüzeyindeki küçük ve sınırlı implantlar bazı durumlarda dalağın korunmasına olanak verebilir. Buna karşılık hilusa yerleşmiş, damar yapılarıyla yakın ilişkili veya dalağın derin dokusuna ilerlemiş tümörlerde organ koruyucu yaklaşım teknik olarak mümkün veya onkolojik açıdan yeterli olmayabilir.

Dalak çevresinde hastalık bulunması genellikle karın içerisinde daha yaygın bir tümör yükünün göstergesi olabilir. Bu nedenle dalak tutulumu tek başına değerlendirilmez. Diyafram, omentum, bağırsaklar, mezenter, karaciğer çevresi ve pelvis dahil olmak üzere bütün karın boşluğunun hastalık dağılımı cerrahi planlamada dikkate alınır.

Yumurtalık Kanserinde Dalak Tutulumu Ne Anlama Gelir?

Dalak tutulumu çoğu zaman ileri evre ve yüksek tümör yüküne sahip hastalığın bir parçasıdır. Ancak dalak tutulmasının saptanması otomatik olarak ameliyat yapılamayacağı veya hastalığın tedavi edilemeyeceği anlamına gelmez.

Modern jinekolojik onkoloji cerrahisinde hastalığın üst karın bölgesine ulaşmış olması tek başına rezeksiyondan vazgeçme nedeni değildir. Uygun hastalarda diyafram cerrahisi, bağırsak rezeksiyonları, omentektomi ve splenektomi gibi işlemler tam sitoredüksiyonun parçaları olabilir.

Burada önemli nokta tümörün yalnızca anatomik yaygınlığı değildir. Hastanın performans durumu, yaşı, eşlik eden hastalıkları, beslenme durumu ve uygulanması gereken toplam cerrahi yük de dikkate alınmalıdır. Çok kapsamlı cerrahi ile tam sitoredüksiyon elde etmenin olası yararı, perioperatif morbidite riskiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Splenektomi Hangi Hastalarda Gerekebilir?

Yumurtalık kanserinde splenektomi her hastaya rutin olarak uygulanmaz. Cerrahinin kişiselleştirilmesi gerekir. Splenektomi özellikle dalağın veya perisplenik dokuların tümör tarafından tutulduğu ve dalağın korunması halinde makroskopik hastalık kalacağı düşünülen hastalarda gündeme gelir.

Hasta seçimindeki en önemli sorulardan biri şudur: Dalak çıkarıldığında ameliyat sonunda tam sitoredüksiyona ulaşma olasılığı anlamlı ölçüde artıyor mu? Eğer dalağın çıkarılmasına rağmen karın içerisinde çıkarılması mümkün olmayan yaygın tümör kalacaksa, splenektominin sağlayacağı yarar farklı şekilde değerlendirilmelidir.

İkinci önemli konu cerrahinin toplam kapsamıdır. Splenektomi gereken hastalarda sıklıkla başka üst abdominal işlemlere de ihtiyaç duyulabilir. Bu hastalarda diyafram stripping veya rezeksiyonu, bağırsak rezeksiyonu, omentektomi ve diğer peritoneal rezeksiyonlar aynı operasyon içerisinde gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla ameliyat sonrası komplikasyon riskinin yalnızca splenektomiye bağlanması her zaman doğru değildir.

R0 Sitoredüksiyon ve Splenektomi Arasındaki İlişki

İleri evre yumurtalık kanseri cerrahisinin en önemli kavramlarından biri tam sitoredüksiyon veya yaygın kullanılan ifadeyle R0 rezeksiyondur. Bu terim ameliyat sonunda cerrahın görebildiği makroskopik tümör dokusunun kalmamasını ifade eder.

Rezidüel hastalık miktarı yumurtalık kanserinde önemli prognostik faktörlerden biridir. Bu nedenle geçmişte “optimal sitoredüksiyon” için belirli bir santimetre sınırı kullanılırken, günümüzde mümkün olan hastalarda hedef gözle görülebilir tümör bırakmamaktır.

Dalak çevresindeki birkaç santimetrelik bir tümör odağının geride bırakılması, pelvis ve karın içerisindeki diğer bütün tümörler başarıyla çıkarılmış olsa bile tam sitoredüksiyon hedefinin gerçekleşmemesi anlamına gelir. Böyle bir durumda dalağın çıkarılmasıyla hastalık tamamen temizlenebiliyorsa splenektomi onkolojik cerrahinin önemli bir parçasına dönüşebilir.

Bu yaklaşım “daha fazla organ çıkarmak daha iyidir” şeklinde yorumlanmamalıdır. Cerrahinin amacı organ sayısını artırmak değil, gerekli olan en uygun cerrahiyle tümör yükünü mümkün olduğunca ortadan kaldırmaktır. Dalak tutulmamışsa veya tümör dalağı koruyarak tamamen çıkarılabiliyorsa splenektomi yapılması gerekmez.

Üst Abdominal Cerrahi ve Splenektomi

İleri evre yumurtalık kanserinde üst abdominal hastalık oldukça önemlidir. Özellikle yüksek tümör yükü bulunan hastalarda diyafram, karaciğer yüzeyi, omentum ve dalak çevresi birlikte tutulabilir. Bu nedenle başarılı sitoredüktif cerrahi yalnızca pelvik cerrahi becerileri değil, üst abdominal cerrahi konusunda da deneyim gerektirebilir.

Splenektomi bu kapsamda değerlendirilen işlemlerden biridir. Dalak yoğun vasküler yapıya sahip olduğundan cerrahi sırasında splenik arter ve venin kontrolü, pankreas kuyruğunun korunması ve çevredeki anatomik yapıların dikkatle değerlendirilmesi önem taşır.

Üst abdominal cerrahinin kapsamı arttıkça ameliyat süresi, kan kaybı ve postoperatif komplikasyon olasılığı da artabilir. Bununla birlikte yalnızca ameliyatın büyüklüğüne bakarak cerrahiden kaçınmak doğru değildir. Temel yaklaşım, hastanın bu cerrahiyi tolere edip edemeyeceğini ve cerrahi sonucunda anlamlı bir onkolojik kazanım elde edilip edilemeyeceğini birlikte değerlendirmektir.

Primer Sitoredüktif Cerrahide Splenektomi

Yeni tanı almış ileri evre yumurtalık kanserinde bazı hastalarda tedavi primer sitoredüktif cerrahiyle başlar. Hastanın genel durumu uygunsa ve tam ya da tama yakın sitoredüksiyonun gerçekleştirilebileceği öngörülüyorsa cerrahi ilk tedavi seçeneği olabilir.

Primer cerrahi sırasında dalak tutulumu saptanması halinde, dalağın çıkarılması tam sitoredüksiyonu sağlayacaksa splenektomi gerçekleştirilebilir. Bu hastalarda splenektomi çoğu zaman geniş kapsamlı bir operasyonun bileşenidir.

Ameliyatın ardından hastanın toparlanması ve planlanan sistemik tedaviye zamanında başlanması önemlidir. Bu nedenle cerrahi radikalite ile ameliyat sonrası iyileşme arasında denge kurulması gerekir.

Interval Sitoredüktif Cerrahide Splenektomi

Bazı ileri evre yumurtalık kanseri hastalarında başlangıçta tümör yükü çok fazla olabilir veya primer cerrahinin morbiditesi kabul edilemeyecek düzeyde görülebilir. Bu hastalarda neoadjuvan kemoterapi sonrasında interval sitoredüktif cerrahi uygulanabilir.

Kemoterapiyle tümör hacmi azalsa bile dalak çevresinde rezidüel hastalık kalabilir. Interval cerrahi sırasında bu hastalığın tamamen çıkarılması için splenektomi gerekebilir.

Dolayısıyla neoadjuvan kemoterapi almış olmak splenektomi gereksinimini tamamen ortadan kaldırmaz. Cerrahinin kapsamı tedaviye verilen yanıt ve ameliyat sırasında saptanan rezidüel hastalık dağılımına göre belirlenir.

Nüks Yumurtalık Kanserinde Splenektomi

Yumurtalık kanseri tedavi sonrasında tekrarlayabilir. Seçilmiş hastalarda sekonder sitoredüktif cerrahi gündeme gelebilir. Nüks hastalığın dalakta veya dalak çevresinde bulunduğu ve diğer tümör odaklarının da tamamen çıkarılabileceği düşünülen durumlarda splenektomi cerrahi planın bir parçası olabilir.

Nüks yumurtalık kanserinde cerrahi kararı primer hastalıktan daha da seçici biçimde verilmelidir. Hastalıksız geçen süre, nüksün dağılımı, hastanın genel durumu, önceki ameliyatların kapsamı ve tam rezeksiyon olasılığı birlikte değerlendirilir.

Özellikle izole veya sınırlı üst abdominal nükslerde, deneyimli ekiplerde gerçekleştirilen cerrahi uygun hastalarda değerlendirilebilir. Ancak splenektomi yalnızca görüntülemede dalakta metastaz görülmesi nedeniyle otomatik olarak uygulanmaz.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Nasıl Yapılır?

Yumurtalık kanserinde splenektomi sırasında öncelikle sol üst karın anatomisi ve tümörün yayılımı değerlendirilir. Dalak, mide, pankreas kuyruğu, kolon ve diyafram birbirine yakın anatomik yapılardır. İleri evre kanserde normal anatomik planlar tümör, yapışıklık veya daha önce uygulanmış tedaviler nedeniyle değişmiş olabilir.

Dalağın mobilizasyonu sırasında splenik bağların ve damar yapılarının güvenli kontrolü gerekir. Özellikle splenik hilus bölgesinde pankreas kuyruğunun anatomik yakınlığı önemlidir. Cerrahinin temel hedeflerinden biri tümörün tam çıkarılması iken diğer hedef gereksiz pankreas yaralanmasını ve kanamayı önlemektir.

Operasyonun tekniği tümörün yerleşimine göre değişebilir. Yüzeyel perisplenik hastalık ile hilusu tamamen çevreleyen büyük tümör kitlesi aynı cerrahi zorluk derecesine sahip değildir. Bu nedenle ameliyatın kapsamı her hastada farklı olabilir.

Dalak Hilusu Tutulumu

Dalak hilusu, dalağın ana damarlarının organa girip çıktığı anatomik bölgedir. Aynı zamanda pankreas kuyruğuyla yakın komşuluk gösterir. Yumurtalık kanserinin bu bölgeyi tutması splenektomiyi teknik olarak daha karmaşık hale getirebilir.

Hilustaki tümör splenik damarlarla yakın ilişkideyse, yalnızca tümör implantının yüzeyden çıkarılması güvenli veya onkolojik olarak yeterli olmayabilir. Bu durumda dalağın çıkarılması gerekebilir.

Dalak hilusunun cerrahisindeki önemli konulardan biri pankreas kuyruğunun korunmasıdır. Pankreas dokusunun yaralanması postoperatif pankreatik sıvı kaçağına ve fistül gelişimine neden olabileceğinden cerrahi diseksiyonun dikkatli yapılması gerekir.

Splenektomi ve Pankreas Kuyruğu

Pankreas kuyruğu dalağa doğru uzanır ve splenik hilusla yakın anatomik ilişki içerisindedir. Bu nedenle yumurtalık kanserinde splenektomi sırasında dikkat edilmesi gereken en önemli yapılardan biri pankreastır.

Dalak hilusundaki tümör pankreas kuyruğuna çok yakın olabilir. Bazı hastalarda tümör dokusunun güvenli biçimde çıkarılması için diseksiyon pankreas dokusunun hemen yakınında gerçekleştirilir. Pankreas yaralanması durumunda pankreatik enzim içeren sıvının karın içerisine sızması pankreatik fistül gelişimine yol açabilir.

Bu komplikasyonun riski yalnızca splenektominin yapılmasına değil, hastalığın anatomik yaygınlığına ve diseksiyonun pankreas kuyruğuna ne kadar yaklaştığına da bağlıdır.

Splenektomi ile Birlikte Yapılabilecek Ameliyatlar

İleri evre yumurtalık kanseri çoğu zaman birden fazla anatomik bölgeyi tuttuğundan splenektomi tek başına gerçekleştirilen bir işlem olmayabilir. Aynı ameliyatta histerektomi, bilateral salpingo-ooforektomi, omentektomi, peritonektomi, diyafram cerrahisi ve gerektiğinde bağırsak rezeksiyonları gibi işlemler yapılabilir.

Bu durum splenektomi sonrası komplikasyon verilerinin yorumlanmasında önemlidir. Splenektomi yapılan hastalar genellikle daha yaygın üst abdominal hastalığa ve daha kompleks cerrahi gereksinimine sahiptir. Dolayısıyla komplikasyon oranlarındaki artışın tamamını dalağın çıkarılmasına bağlamak mümkün değildir.

Örneğin aynı ameliyatta bağırsak rezeksiyonu uygulanmışsa anastomoz kaçağı riski, diyafram açılmışsa toraksla ilişkili komplikasyonlar ve geniş peritonektomi yapılmışsa sıvı-elektrolit değişiklikleri gibi farklı riskler gündeme gelebilir. Bu nedenle hastanın ameliyat sonrası seyri bütün cerrahi işlemler birlikte değerlendirilerek yorumlanmalıdır.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Komplikasyonları

Her büyük cerrahi işlem gibi yumurtalık kanserinde splenektomi de belirli komplikasyon riskleri taşır. En önemli noktalardan biri, splenektomi yapılan hastaların çoğunlukla daha ileri ve yaygın hastalığa sahip olması ve aynı ameliyatta başka kapsamlı cerrahi işlemlerin de gerçekleştirilmesidir.

Splenektomi uygulanan hastalarda toplam postoperatif komplikasyon oranının dalağın korunabildiği hastalara göre daha yüksek olabileceği gösterilmiştir. Bu artışın nedenleri arasında operasyonun daha kompleks olması, daha uzun cerrahi süre, daha fazla kan kaybı, eş zamanlı bağırsak veya diyafram cerrahileri ve hastalığın başlangıçtaki yüksek tümör yükü bulunabilir.

Splenektomi sonrasında dikkat edilen komplikasyonlar arasında kanama, pankreatik fistül, abdominal apse, enfeksiyon, sepsis ve tromboembolik olaylar yer alır. Bununla birlikte bu komplikasyonların her biri her hastada görülmez.

Geniş hasta gruplarının birlikte değerlendirildiği verilerde toplam komplikasyon oranı splenektomi grubunda daha yüksek bulunmasına rağmen, anastomoz kaçağı, pankreatik fistül, abdominal apse, sepsis ve tromboembolik olaylar ayrı ayrı incelendiğinde splenektomi yapılan ve yapılmayan gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gösterilememiştir.

Bu ayrım hastalar açısından önemlidir. “Splenektomi komplikasyonları artırabilir” ifadesi, splenektomi yapılan her hastanın ciddi komplikasyon yaşayacağı anlamına gelmez. Risk hastanın özellikleri, tümör yaygınlığı, eş zamanlı yapılan cerrahiler ve cerrahi deneyim gibi çok sayıda değişkenden etkilenir.

Splenektomi Sonrası Pankreatik Fistül

Pankreatik fistül, yumurtalık kanseri nedeniyle gerçekleştirilen splenektomide özellikle dikkat edilen komplikasyonlardan biridir. Bunun nedeni pankreas kuyruğunun dalak hilusuna anatomik olarak çok yakın olmasıdır.

Pankreas dokusunda oluşan yaralanma sonucunda pankreatik sıvı ameliyat sahasına sızabilir. Klinik önemi kaçağın miktarına ve hastanın genel durumuna göre değişir. Bazı düşük hacimli kaçaklar konservatif takip edilebilirken, daha belirgin durumlarda drenaj ve ek tedaviler gerekebilir.

Toplu verilerde pankreatik fistül için splenektomi grubunda sayısal bir artış görülmüş olmakla birlikte bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Bu nedenle pankreatik fistül splenektominin bilinen ve cerrahi açıdan önemli risklerinden biri olmakla beraber her splenektomi sonrasında beklenen bir durum değildir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi ve Kanama Riski

Dalak vücudun kanlanması yoğun organlarından biridir. Bu nedenle splenektomi sırasında damar kontrolü cerrahinin kritik aşamalarından biridir. İleri evre yumurtalık kanserinde normal anatomik planların tümör tarafından bozulmuş olması diseksiyonu zorlaştırabilir.

Kanama riski yalnızca dalak damarlarından kaynaklanmaz. Geniş üst abdominal cerrahi sırasında diyafram, karaciğer çevresi, omentum, bağırsak mezenteri ve diğer vasküler alanlarda da cerrahi yapılabilir. Dolayısıyla toplam kan kaybı operasyonun bütün kapsamıyla ilişkilidir.

Ameliyat sonrası dönemde kanama bulguları yakından takip edilir. Hemoglobin düzeyi, hemodinamik durum ve drenlerden gelen sıvının özellikleri klinik değerlendirmede kullanılabilir. Kontrol edilemeyen veya klinik olarak önemli postoperatif kanama nadiren yeniden cerrahi girişim gerektirebilir.

Splenektomi Sonrası Enfeksiyon ve Abdominal Apse

Geniş sitoredüktif cerrahilerden sonra enfeksiyon gelişebilir. Splenektomi yapılan hastalarda abdominal apse ve sepsis gibi komplikasyonlar özellikle takip edilen sorunlar arasındadır.

Ancak splenektominin yapıldığı hastaların önemli bir bölümünde eş zamanlı bağırsak cerrahileri ve diğer üst abdominal rezeksiyonlar bulunduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle enfeksiyon riskinin kaynağı çoğu zaman tek bir cerrahi işlem değildir.

Ameliyat sonrasında ateş, karın ağrısı, lökosit veya inflamatuvar belirteçlerde artış ve beklenenden farklı iyileşme seyri enfeksiyon açısından değerlendirme gerektirebilir. Gerektiğinde görüntüleme yöntemleriyle karın içi koleksiyon araştırılabilir.

Splenektomi Sonrası Tromboemboli Riski

Kanser hastalarında venöz tromboemboli riski genel popülasyona göre zaten yüksektir. Buna büyük cerrahi, uzun operasyon süresi ve ameliyat sonrası hareketliliğin azalması eklendiğinde risk daha da önem kazanır.

Splenektomi sonrasında trombotik olaylar da değerlendirilmesi gereken komplikasyonlar arasındadır. Büyük hasta gruplarının analizinde splenektomi grubunda tromboembolik olaylar açısından sayısal artış bildirilmiş ancak fark istatistiksel anlamlılık sınırına ulaşmamıştır.

Bu nedenle ameliyat sonrası erken mobilizasyon, uygun hastalarda farmakolojik tromboemboli profilaksisi ve hastanın bireysel risk faktörlerinin değerlendirilmesi önemlidir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Sonrası Hastanede Kalış

Yumurtalık kanserinde splenektomi yapılan hastalarda hastanede kalış süresi, daha sınırlı cerrahi uygulanan hastalara göre uzayabilir. Bunun önemli nedenlerinden biri splenektominin genellikle daha kompleks ve yaygın sitoredüktif cerrahinin göstergesi olmasıdır.

Geniş hasta gruplarında splenektomi yapılan hastaların hastanede kalış süresinin ortalama birkaç gün daha uzun olduğu gösterilmiştir. Ancak bu fark yalnızca dalağın çıkarılmasına bağlanmamalıdır. Hastanın yaşı, ameliyat sonrası anemi, enfeksiyon, gastrointestinal komplikasyonlar, tromboembolik olaylar ve aynı ameliyatta gerçekleştirilen diğer işlemler de hastanede kalış süresini etkiler.

Ameliyat sonrası bakımın amacı yalnızca hastayı mümkün olduğunca erken taburcu etmek değildir. Hastanın güvenli biçimde mobilize olması, beslenmesinin düzenlenmesi, bağırsak fonksiyonlarının geri dönmesi ve önemli komplikasyon bulgularının bulunmaması gerekir.

Splenektomi Sonrası Kemoterapi Ne Zaman Başlar?

İleri evre yumurtalık kanserinde cerrahi tedavinin ardından sistemik tedavinin planlandığı hastalarda ameliyat sonrası toparlanma süresi önemlidir. Büyük cerrahi komplikasyonlar kemoterapi başlangıcını geciktirebilir.

Splenektomi yapılan hastaların değerlendirildiği geniş analizlerde ameliyattan adjuvan kemoterapinin başlamasına kadar geçen sürenin splenektomi uygulanmayan hastalara göre ortalama birkaç gün daha uzun olabildiği gösterilmiştir.

Bu bulgunun klinik önemi, sitoredüktif cerrahinin yalnızca ameliyat günüyle sınırlı olmadığını göstermesidir. Başarılı cerrahi; tümörün mümkün olduğunca tamamen çıkarılmasının yanı sıra hastanın komplikasyonsuz iyileşmesini ve planlanan onkolojik tedaviye uygun zamanda dönebilmesini de kapsar.

Onkolojik Tedaviye Dönüş ve RIOT

Modern onkolojik cerrahide giderek önem kazanan kavramlardan biri “Return to Intended Oncologic Therapy”, yani planlanan onkolojik tedaviye geri dönüş süresidir. Kısaca RIOT olarak ifade edilen bu kavram, cerrahi sonrasında hastanın iyileşerek planlanan kanser tedavisine ne kadar sürede dönebildiğini değerlendirir.

Yumurtalık kanserinde cerrahinin amacı yalnızca tümörü çıkarmak değildir. Hastanın cerrahi sonrasında kemoterapi gibi planlanan tedavilere zamanında dönebilmesi de bütüncül onkolojik başarının bir parçasıdır.

Splenektomi uygulanan hastalarda komplikasyonların artması ve hastanede kalış süresinin uzaması, bazı hastalarda RIOT süresini de uzatabilir. Bu nedenle cerrahi planlama yapılırken yalnızca R0 rezeksiyon olasılığı değil, hastanın ameliyat sonrası toparlanma kapasitesi de göz önünde bulundurulur.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Sağkalımı Etkiler mi?

Hastaların en sık sorduğu sorulardan biri dalağın alınmasının yaşam süresini olumsuz etkileyip etkilemediğidir. Bu soruya yanıt verirken önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Splenektomi yapılan hastalar ile dalağı korunabilen hastalar başlangıçta aynı hastalık yüküne sahip olmayabilir.

Splenektomi gereken hastalarda sıklıkla daha yaygın üst abdominal metastaz ve daha yüksek tümör yükü bulunur. Bu nedenle yalnızca iki grubun ham sağkalım sürelerini karşılaştırmak, splenektominin gerçek etkisini göstermeyebilir.

Toplam 6297 hastanın değerlendirildiği çalışmalarda splenektominin postoperatif mortaliteyi anlamlı biçimde artırdığı gösterilmemiştir. Bireysel çalışmaların çoğunda genel sağkalım açısından da anlamlı fark bulunmamıştır.

Bu sonuçlar önemli bir klinik mesaj taşır: Gerekli olduğunda tam sitoredüksiyon sağlamak amacıyla yapılan splenektomi, yalnızca dalağın çıkarılması nedeniyle hastanın sağkalımını kötüleştiren bir işlem olarak değerlendirilmemelidir.

Bununla birlikte splenektomi ihtiyacı daha agresif veya daha yaygın hastalık biyolojisinin bir göstergesi olabilir. Özellikle yaygın üst abdominal metastazı bulunan hastalarda prognozun daha kötü olması, gerçekleştirilen splenektomiden ziyade başlangıçtaki tümör biyolojisi ve hastalık yüküyle ilişkili olabilir.

Dalağın Alınması Yumurtalık Kanserini Yayar mı?

Hayır. Cerrahi prensiplere uygun şekilde gerçekleştirilen splenektominin yumurtalık kanserini yaydığı şeklinde bir yaklaşım doğru değildir. Splenektomi zaten dalağın veya dalak çevresinin tümör tarafından tutulduğu ve bu hastalığın çıkarılması gerektiği durumlarda uygulanır.

Dalağın bağışıklık sistemi içerisindeki rolü nedeniyle geçmişte organın çıkarılmasının tümör davranışı üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Ancak klinik hasta verilerinde yumurtalık kanseri cerrahisi sırasında gerçekleştirilen splenektominin mortaliteyi anlamlı şekilde artırdığı gösterilmemiştir.

Buradaki asıl hedef geride tümör bırakmamaktır. Bu nedenle dalağın tutulduğu ve korunması halinde makroskopik tümör kalacağı uygun bir hastada, organın sırf korunmuş olması onkolojik açıdan avantaj sağlamayabilir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Sonrası Yaşam

Dalak önemli bir bağışıklık organı olmakla birlikte insanlar dalak olmadan yaşamlarını sürdürebilirler. Splenektomi sonrasında uzun dönemde dikkat edilmesi gereken temel konulardan biri belirli enfeksiyonlara karşı korunmadır.

Ameliyat sonrası erken dönemde ise hastanın iyileşmesini esas olarak gerçekleştirilen toplam sitoredüktif cerrahinin büyüklüğü belirler. Splenektomiyle birlikte bağırsak rezeksiyonu, diyafram cerrahisi veya geniş peritonektomi uygulanmış bir hastanın iyileşme süreci yalnızca dalak ameliyatı geçiren bir hastadan farklı olacaktır.

Beslenmenin düzenlenmesi, hareketliliğin artırılması, tromboemboli profilaksisi ve planlanan onkolojik tedaviye zamanında dönüş ameliyat sonrası bakımın önemli parçalarıdır.

Splenektomi Sonrası Aşı Gerekir mi?

Dalak bazı kapsüllü bakterilere karşı bağışıklık yanıtında önemli görev üstlenir. Bu nedenle splenektomi sonrasında enfeksiyonlardan korunmaya yönelik aşılama planı önemlidir.

Splenektomi uygulanacak veya uygulanmış hastalarda pnömokok, meningokok ve Haemophilus influenzae tip b gibi etkenlere yönelik bağışıklama gereksinimi hastanın önceki aşıları ve güncel aşılama önerileri dikkate alınarak planlanır.

Planlı splenektomilerde aşılamanın zamanlaması ameliyat öncesinde düzenlenebilir. Yumurtalık kanseri cerrahisinde ise splenektomi gereksinimi bazen ancak operasyon sırasında kesinleştiğinden aşılama ameliyat sonrasında planlanabilir. Hastanın kemoterapi programı da aşılama zamanlamasında dikkate alınır.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Sonrası Takip

Splenektomi sonrası takip hem büyük abdominal cerrahi sonrası iyileşmenin hem de yumurtalık kanserinin onkolojik tedavisinin bir parçasıdır.

Erken postoperatif dönemde kanama, enfeksiyon, pankreatik kaçak, tromboembolik olaylar ve diğer cerrahi komplikasyonlar açısından değerlendirme yapılır. Hastanın oral beslenmeye geçişi, bağırsak fonksiyonları, mobilizasyonu ve laboratuvar bulguları takip edilir.

Daha sonraki dönemde takip yumurtalık kanserinin genel takip prensiplerine göre devam eder. Splenektomi yapılmış olması hastanın onkolojik izleminin temel yapısını değiştirmez; ancak dalaksız yaşamla ilişkili enfeksiyon önlemlerinin uzun dönemde de dikkate alınması gerekir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi İçin Hasta Seçimi

Yumurtalık kanserinde splenektomi kararında hasta seçimi son derece önemlidir. Cerrahi açıdan yapılabilir olan her işlem her hasta için mutlaka uygun değildir.

Hastanın yaşı tek başına karar verdirici olmamakla birlikte genel performans durumu, kardiyopulmoner kapasitesi, beslenme durumu ve eşlik eden hastalıkları cerrahi riskin değerlendirilmesinde önem taşır.

Bunun yanında hastalık yükü değerlendirilir. Dalak çıkarıldığında ve gerekli diğer rezeksiyonlar gerçekleştirildiğinde gözle görülebilen tümörün tamamen ortadan kaldırılabileceği düşünülüyorsa cerrahinin potansiyel onkolojik değeri yükselir.

Buna karşılık çok sayıda anatomik bölgede çıkarılması mümkün olmayan hastalık bulunuyorsa yalnızca splenektomi yapılması hastayı R0 sitoredüksiyona ulaştırmayacaktır. Bu nedenle karar bütün karın içerisindeki hastalık dağılımına göre verilmelidir.

Hasta seçimindeki diğer önemli unsur cerrahi ekibin deneyimidir. Üst abdominal sitoredüksiyon, splenik hilus ve pankreas kuyruğu anatomisinin iyi bilinmesini gerektirir. Gerektiğinde multidisipliner cerrahi yaklaşım uygulanabilir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Kararı Nasıl Verilir?

Splenektomi kararı ameliyat öncesi görüntüleme, hastanın genel durumu ve ameliyat sırasında yapılan değerlendirme birlikte dikkate alınarak verilir.

Bilgisayarlı tomografi veya diğer görüntüleme yöntemlerinde dalak çevresindeki hastalık görülebilir. Bununla birlikte görüntüleme yöntemlerinin mikroskobik veya küçük yüzeyel peritoneal implantları her zaman göstermesi mümkün değildir. Bu nedenle cerrahi sırasında doğrudan değerlendirme önemini korur.

Ameliyat sırasında cerrah dalak yüzeyini, splenik hilusu, sol diyafram altını, omentumun dalağa komşu bölümünü ve çevredeki anatomik yapıları değerlendirir. Tümörün dalağı koruyarak tamamen çıkarılması mümkünse organ korunabilir. Bunun mümkün olmadığı ve splenektomiyle tam sitoredüksiyon elde edilebileceği durumlarda ise dalak çıkarılabilir.

Karar verirken komplikasyon riski de hesaba katılır. Splenektomi uygulanan hastalarda toplam postoperatif komplikasyon oranının daha yüksek olabileceği, hastanede kalışın birkaç gün uzayabileceği ve adjuvan kemoterapi başlangıcında kısa bir gecikme görülebileceği bilinmektedir.

Buna rağmen splenektominin mortaliteyi anlamlı biçimde artırdığı gösterilmemiştir. Bu nedenle gerekli hastalarda işlemden yalnızca komplikasyon korkusuyla kaçınmak yerine, potansiyel onkolojik yarar ile perioperatif risk birlikte değerlendirilmelidir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi: Sonuç

Yumurtalık kanserinde splenektomi, ileri evre hastalıkta dalağın veya dalak çevresinin tümör tarafından tutulduğu seçilmiş hastalarda tam sitoredüksiyona ulaşabilmek amacıyla uygulanabilen önemli bir üst abdominal cerrahi işlemdir.

Splenektominin temel amacı dalağı çıkarmak değil, ameliyat sonunda gözle görülebilen tümör bırakmamaktır. Dolayısıyla işlem yalnızca gerekli olduğunda uygulanmalıdır. Dalak tutulmamışsa veya tümör dalağı koruyarak tamamen çıkarılabiliyorsa organın korunması mümkündür.

Splenektomi gereken hastalar genellikle daha yaygın üst abdominal hastalığa sahip olduğundan ameliyatları daha kompleks olabilir. Bu hastalarda bağırsak rezeksiyonu, diyafram cerrahisi, peritonektomi ve diğer geniş sitoredüktif işlemlerin birlikte uygulanması gerekebilir.

Mevcut geniş hasta verileri, splenektomi uygulanan hastalarda toplam postoperatif komplikasyon oranının arttığını göstermektedir. Hastanede kalış süresi ortalama birkaç gün uzayabilir ve adjuvan kemoterapiye başlama süresinde de birkaç günlük gecikme görülebilir. Yeniden ameliyat gereksinimi de daha yüksek bulunmuştur.

Bununla birlikte anastomoz kaçağı, pankreatik fistül, abdominal apse, sepsis ve tromboembolik olaylar ayrı ayrı değerlendirildiğinde splenektomi yapılan ve yapılmayan hastalar arasında anlamlı fark gösterilememiştir. Daha önemlisi, splenektominin postoperatif mortaliteyi anlamlı biçimde artırdığına dair kanıt bulunmamaktadır.

Sağkalım açısından da splenektominin tek başına olumsuz bir faktör olduğu söylenemez. Splenektomi yapılan hastalarda çoğu zaman başlangıçtaki hastalık yükü daha fazladır ve üst abdominal metastazlar daha yaygındır. Bu nedenle prognoz değerlendirilirken cerrahi işlemin kendisinden çok tümör biyolojisi, hastalık yükü ve ameliyat sonunda kalan rezidüel hastalık miktarı dikkate alınmalıdır.

Sonuç olarak yumurtalık kanserinde splenektomi, her hastada rutin olarak uygulanması gereken bir işlem olmadığı gibi gerekli olduğunda kaçınılması gereken bir cerrahi de değildir. Uygun hasta seçimi, deneyimli cerrahi ekip, dikkatli perioperatif yönetim ve ameliyat sonrasında planlanan sistemik tedaviye zamanında dönüş bu yaklaşımın temel unsurlarıdır.

İleri evre yumurtalık kanseri cerrahisinde asıl hedef mümkün olduğunda tam makroskopik sitoredüksiyondur. Dalak tutulumu bu hedefin önünde kalan son tümör alanlarından biriyse ve hastanın genel durumu kapsamlı cerrahiyi kaldırabilecek düzeydeyse splenektomi, başarılı sitoredüktif cerrahinin gerekli bir parçası olabilir.

Yumurtalık Kanserinde Splenektomi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yumurtalık kanserinde splenektomi nedir?

Yumurtalık kanserinde splenektomi, dalağın cerrahi olarak çıkarılmasıdır. İleri evre yumurtalık kanserinde dalak, dalak hilusu veya dalak çevresindeki dokular tümör tarafından tutulmuşsa ve bu alan çıkarılmadan tam sitoredüksiyon sağlanamıyorsa splenektomi uygulanabilir.

Yumurtalık kanserinde dalak neden alınır?

Dalak genellikle tümör tarafından tutulduğu veya dalak çevresindeki tümörün dalağı koruyarak tamamen çıkarılması mümkün olmadığı için alınır. Amaç dalağı çıkarmak değil, ameliyat sonunda gözle görülebilen tümör bırakmamaktır.

Yumurtalık kanseri dalağa yayılır mı?

Evet. İleri evre yumurtalık kanseri karın içerisinde yayılırken dalak yüzeyine, dalak çevresindeki peritona, dalak hilusuna veya daha nadiren dalak parankimine ulaşabilir. Dalak tutulumu çoğunlukla üst karın bölgesindeki daha yaygın hastalığın bir parçasıdır.

Dalak tutulumu yumurtalık kanserinin ileri evre olduğunu mu gösterir?

Dalak veya dalak çevresindeki tümör tutulumu çoğunlukla ileri evre hastalıkla ilişkilidir. Ancak bu bulgu tek başına ameliyat yapılamayacağı veya tedavinin mümkün olmadığı anlamına gelmez. Uygun hastalarda üst abdominal cerrahiyle bu hastalık tamamen çıkarılabilir.

Her yumurtalık kanseri ameliyatında dalak alınır mı?

Hayır. Yumurtalık kanserinde splenektomi rutin olarak yapılan bir işlem değildir. Dalak tutulmamışsa veya tümör dalağı koruyarak tamamen çıkarılabiliyorsa dalak korunur.

Yumurtalık kanserinde splenektomi ne zaman gerekir?

Dalak kapsülünde yaygın tümör, dalak hilusu tutulumu, dalağın içine ilerleyen metastaz veya omental kitlenin dalağa invazyonu gibi durumlarda splenektomi gerekebilir. Karar, splenektomi yapılmasıyla tam sitoredüksiyon elde edilip edilemeyeceğine göre verilir.

Splenektomi R0 sitoredüksiyon için neden önemlidir?

R0 sitoredüksiyon, ameliyat sonunda gözle görülebilen tümör bırakılmaması anlamına gelir. Karındaki diğer tümörler çıkarılmış ancak dalak üzerinde veya dalak hilusunda tümör bırakılmışsa R0 sağlanmış olmaz. Dalağın çıkarılması bu son tümör odağını ortadan kaldırabiliyorsa splenektomi gerekli olabilir.

Splenektomi büyük bir ameliyat mıdır?

Splenektomi özellikle ileri evre yumurtalık kanseri cerrahisinin bir parçası olduğunda kapsamlı bir işlem olabilir. Çoğu zaman diyafram cerrahisi, peritonektomi, bağırsak rezeksiyonu veya omentektomi gibi başka işlemlerle birlikte gerçekleştirildiğinden toplam ameliyatın büyüklüğü artabilir.

Yumurtalık kanserinde splenektomi komplikasyon riskini artırır mı?

Splenektomi yapılan hastalarda toplam postoperatif komplikasyon oranı daha yüksek olabilir. Bununla birlikte bu hastalarda genellikle tümör yükü daha fazladır ve daha kapsamlı cerrahi uygulanır. Bu nedenle komplikasyonların tamamını yalnızca dalağın çıkarılmasına bağlamak doğru değildir.

Splenektomi sonrası pankreas kaçağı olabilir mi?

Evet, nadiren pankreatik fistül veya pankreatik sıvı kaçağı gelişebilir. Bunun nedeni pankreas kuyruğunun dalak hilusuna çok yakın olmasıdır. Özellikle tümör dalak hilusuna ve pankreas kuyruğuna yakınsa diseksiyon daha dikkatli yapılmalıdır.

Splenektomi sonrası kanama olur mu?

Dalak kanlanması yoğun bir organ olduğu için kanama, splenektominin önemli cerrahi risklerinden biridir. Ancak deneyimli cerrahi ekiplerde damarların kontrollü biçimde bağlanması veya kapatılmasıyla bu risk azaltılır.

Splenektomi sonrası enfeksiyon riski artar mı?

Dalak bağışıklık sisteminde rol oynadığı için splenektomi sonrasında bazı enfeksiyonlara karşı duyarlılık artabilir. Bu nedenle uygun aşılama ve enfeksiyon belirtileri konusunda hastanın bilgilendirilmesi önemlidir.

Splenektomi sonrası pıhtı riski artar mı?

Kanser hastalarında tromboemboli riski zaten artmıştır. Büyük cerrahi ve splenektomi sonrasında da bu risk göz önünde bulundurulur. Erken mobilizasyon ve uygun hastalarda kan sulandırıcı koruyucu tedavi önemlidir.

Splenektomi sonrası hastanede kaç gün kalınır?

Hastanede kalış süresi yalnızca splenektomiye değil, aynı ameliyatta yapılan diğer işlemlere ve hastanın iyileşme hızına bağlıdır. Geniş analizlerde splenektomi yapılan hastalarda hastanede kalış süresinin ortalama birkaç gün daha uzun olabildiği gösterilmiştir.

Splenektomi kemoterapiyi geciktirir mi?

Splenektomi yapılan hastalarda ameliyat sonrası iyileşme biraz daha uzun sürebilir. Büyük hasta gruplarında adjuvan kemoterapiye başlama süresinin ortalama birkaç gün uzadığı gösterilmiştir. Özellikle komplikasyon gelişmesi bu süreyi daha fazla etkileyebilir.

Yumurtalık kanserinde splenektomi yaşam süresini kısaltır mı?

Mevcut veriler splenektominin tek başına postoperatif mortaliteyi veya genel sağkalımı anlamlı biçimde kötüleştirdiğini göstermemektedir. Splenektomi gereken hastalarda tümör yükünün daha yüksek olması, prognoz üzerinde cerrahi işlemin kendisinden daha önemli olabilir.

Dalağın alınması kanseri yayar mı?

Hayır. Cerrahi prensiplere uygun yapılan splenektominin kanseri yaydığına dair bir yaklaşım yoktur. Aksine, tümör tarafından tutulmuş dalağın çıkarılmasındaki amaç geride makroskopik hastalık bırakmamaktır.

Dalak olmadan yaşanabilir mi?

Evet. İnsanlar dalak olmadan normal yaşamlarını sürdürebilir. Ancak dalak bazı mikroorganizmalara karşı bağışıklıkta önemli rol oynadığı için aşılama ve enfeksiyonlardan korunma konusunda ek önlemler gerekir.

Splenektomi sonrası aşı gerekir mi?

Evet. Splenektomi sonrasında özellikle pnömokok, meningokok ve Haemophilus influenzae tip b gibi kapsüllü bakterilere karşı koruyucu aşılama planlanır. Aşıların zamanı hastanın cerrahisi, daha önceki aşıları ve kemoterapi programına göre düzenlenir.

Splenektomi sonrası normal hayata ne zaman dönülür?

İyileşme süresi yapılan toplam cerrahinin kapsamına göre değişir. Yumurtalık kanseri nedeniyle splenektomi genellikle geniş sitoredüktif cerrahinin bir parçası olduğundan iyileşme yalnızca dalak ameliyatına göre daha uzun sürebilir. Beslenmenin düzelmesi, bağırsak fonksiyonlarının geri dönmesi ve hareketliliğin artması aşamalı olarak gerçekleşir.

Splenektomi hem primer hem interval cerrahide yapılabilir mi?

Evet. Dalak tutulumu varsa ve tam sitoredüksiyon için gerekiyorsa splenektomi hem primer sitoredüktif cerrahi sırasında hem de neoadjuvan kemoterapi sonrasında yapılan interval sitoredüktif cerrahide uygulanabilir.

Nüks yumurtalık kanserinde splenektomi yapılabilir mi?

Seçilmiş hastalarda yapılabilir. Nüks hastalığın dalakta veya dalak çevresinde bulunması ve diğer tümör odaklarının da tamamen çıkarılabilecek olması durumunda splenektomi sekonder sitoredüktif cerrahinin bir parçası olabilir.

Splenektomi yapılacağı ameliyattan önce kesin olarak belli olur mu?

Her zaman değil. Tomografi ve diğer görüntüleme yöntemleri dalak tutulumunu gösterebilir ancak küçük yüzeyel implantlar veya gerçek cerrahi invazyon derecesi ancak ameliyat sırasında anlaşılabilir. Bu nedenle splenektomi ihtimali ameliyat öncesinde öngörülebilir ancak kesin karar bazen operasyon sırasında verilir.

Yumurtalık kanseri ameliyatında splenektomi kim tarafından yapılır?

İleri evre yumurtalık kanserinde üst abdominal sitoredüktif cerrahi deneyimi bulunan jinekolojik onkoloji ekipleri splenektomi uygulayabilir. Tümörün pankreas, mide veya diğer üst abdominal organlarla karmaşık ilişkisi bulunuyorsa multidisipliner cerrahi yaklaşım gerekebilir.

Gerekli olduğu halde splenektomi yapılmazsa ne olur?

Dalağın veya dalak çevresindeki tümörün tamamen çıkarılması mümkün değilse ve dalak korunursa ameliyat sonunda makroskopik rezidüel hastalık kalabilir. Bu nedenle splenektominin gerekip gerekmediği, dalağı korumanın onkolojik sonucuyla birlikte değerlendirilir.

Splenektomi her dalak metastazında en doğru seçenek midir?

Hayır. Karar bireyselleştirilmelidir. Tümörün yeri, dalağın korunup korunamayacağı, diğer metastazların çıkarılabilirliği, hastanın genel durumu ve toplam cerrahi risk birlikte değerlendirilir. Esas hedef mümkün olan en güvenli şekilde tam sitoredüksiyon sağlamaktır.