HPV Bulaşıcı mıdır?
HPV Bulaşıcı mıdır?
Giriş
İnsan papilloma virüsü (HPV), dünya genelinde en sık görülen enfeksiyonlardan biridir ve özellikle rahim ağzı (serviks) kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkla ilişkilidir. HPV denildiğinde akla ilk olarak cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon gelse de, son yıllarda yapılan araştırmalar virüsün yalnızca cinsel temasla bulaşmadığını, belirli koşullarda cinsel olmayan bulaş yollarının da mümkün olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, mevcut bilimsel veriler HPV’nin en önemli ve en sık bulaşma yolunun cinsel temas olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu yazıda HPV’nin hangi yollarla bulaşabileceğini, cinsel olmayan bulaş yolları hakkındaki güncel bilimsel kanıtları ve korunma yöntemlerini ayrıntılı olarak ele alacağız.
HPV Gerçekten Bulaşıcı mıdır?
HPV bulaşıcı bir virüstür. Virüs, cilt ve mukozal yüzeylerde bulunan çok katlı yassı epitel hücrelerini enfekte eder. Enfeksiyonun başlayabilmesi için virüsün sağlam deriyi doğrudan geçmesi yeterli değildir. Genellikle gözle fark edilmeyecek kadar küçük deri veya mukoza hasarlarından girerek epitelin bazal hücrelerine ulaşır ve burada çoğalmaya başlar. Enfekte hücreler zamanla yüzeye doğru ilerlerken yeni virüs partikülleri oluşur ve bu partiküller çevredeki deri veya mukozaya ya da dış ortama yayılabilir. Bu biyolojik süreç HPV’nin kişiden kişiye bulaşabilmesini sağlar.
HPV’nin düşük riskli tipleri daha çok genital siğillere neden olurken, yüksek riskli tipleri başta rahim ağzı kanseri olmak üzere vajina, vulva, penis, anüs ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkilidir. Günümüzde rahim ağzı kanseri olgularının büyük çoğunluğundan yüksek riskli HPV tipleri sorumludur.
HPV En Sık Nasıl Bulaşır?
HPV’nin en yaygın bulaşma yolu cinsel temastır. Günümüzde HPV, dünya genelinde en sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri çoğunlukla vajinal veya anal cinsel ilişki sırasında ve genital bölgeler arasındaki yakın deri temasıyla bulaşmaktadır. Ayrıca korunmasız oral cinsel temas sonucunda ağız ve üst solunum yollarını etkileyen HPV enfeksiyonları da gelişebilir.
Bilimsel çalışmalar, yaşamı boyunca cinsel olarak aktif bireylerin yaklaşık %75–80’inin en az bir kez HPV ile karşılaştığını göstermektedir. Ancak HPV ile karşılaşan herkesin kalıcı enfeksiyon geliştireceği veya hastalık oluşacağı anlamına gelmez. Pek çok enfeksiyon bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınabilir.HPV’nin bulaşması için mutlaka tam bir cinsel birleşme olması gerekmez. Virüs, genital bölgeler arasındaki yakın deri ve mukoza teması sırasında da bulaşabilir. Bu nedenle prezervatif kullanımı bulaşma riskini azaltmakla birlikte tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü prezervatifin kapatmadığı genital cilt bölgelerinde de HPV bulunabilir.
HPV Sadece Cinsel Yolla mı Bulaşır?
Uzun yıllar boyunca HPV’nin yalnızca cinsel temasla bulaştığı düşünülmüştür. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, virüsün bazı durumlarda cinsel olmayan yollarla da bulaşabileceğini düşündüren bulgular ortaya koymuştur. Bu nedenle günümüzde bilimsel yaklaşım, HPV’nin temel bulaş yolunun cinsel temas olduğunu kabul etmekle birlikte, cinsel olmayan bulaş ihtimalinin tamamen dışlanamayacağı yönündedir.
Sistematik derlemede incelenen çalışmalar; daha önce cinsel ilişki yaşamamış genç kızlarda ve cinsel olarak aktif olmayan kadınlarda da HPV DNA’sının saptanabildiğini bildirmiştir. Bu durum, cinsel olmayan bulaş yollarının araştırılmasına neden olmuştur. Bununla birlikte araştırmacılar, bu bulguların tek başına cinsel olmayan bulaşı kesin olarak kanıtlamadığını, bildirilmeyen cinsel temas, penetrasyon olmadan gerçekleşen yakın temas, kişinin kendi vücudundan virüsü taşıması (otoinokülasyon) veya dolaylı temas gibi farklı olasılıkların da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar ışığında değerlendirildiğinde, HPV’nin ana bulaş yolu hâlâ cinsel temastır. Cinsel olmayan bulaş yolları ise mümkün görünmekle birlikte, toplumdaki gerçek katkılarının ne kadar olduğu henüz kesin olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle mevcut bilimsel kanıtlar, cinsel olmayan bulaş ihtimalini desteklemekle birlikte, HPV epidemiyolojisindeki öneminin belirlenebilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermekted
HPV Cinsel Yol Dışında Bulaşır mı?
HPV denildiğinde akla ilk olarak cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon gelir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, cinsel ilişki öyküsü bulunmayan bazı kişilerde de HPV DNA’sının saptanabildiğini göstermiştir. Bu bulgu, HPV’nin cinsel temas dışında farklı yollarla da bulaşıp bulaşamayacağı sorusunu gündeme getirmiştir.
Araştırmalarda, daha önce cinsel ilişki yaşamamış kadınlarda HPV DNA’sı saptanmış olsa da, bu durum tek başına HPV’nin kesin olarak cinsel olmayan yollarla bulaştığını kanıtlamamaktadır. Çünkü çalışmalarda bildirilmeyen cinsel temas, genital bölgeler arasındaki penetrasyon olmayan yakın temas veya kişinin kendi vücudundan virüsü farklı bölgelere taşıması gibi olasılıklar tamamen dışlanamamaktadır. Bu nedenle mevcut bilimsel veriler dikkatli yorumlanmalıdır.
Bugünkü bilgiler ışığında, HPV’nin cinsel ilişki olmadan bulaşabilmesi teorik olarak mümkün görünmektedir. Ancak bu bulaşma yollarının toplumdaki gerçek sıklığı ve HPV enfeksiyonlarının oluşumundaki katkısı henüz net olarak ortaya konulamamıştır. Bilimsel yayınların ortak görüşü, HPV’nin en önemli bulaş yolunun hâlâ cinsel temas olduğu yönündedir.
Otoinokülasyon (Kişinin Virüsü Kendi Vücuduna Taşıması)
HPV için üzerinde durulan cinsel olmayan bulaş yollarından biri otoinokülasyon olarak adlandırılır. Otoinokülasyon, kişinin vücudunun bir bölgesinde bulunan HPV’nin başka bir bölgesine taşınması anlamına gelir. Örneğin elde bulunan HPV’nin genital bölgeye veya genital bölgedeki HPV’nin ele taşınması teorik olarak mümkündür.
Sistematik derlemede değerlendirilen bazı çalışmalarda, genital HPV enfeksiyonu bulunan kadınların parmaklarında da HPV DNA’sı saptanmıştır. Ayrıca çocuklarda genital HPV enfeksiyonlarının bir kısmında da kendi kendine bulaşmayı düşündüren bulgular bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmacılar, bu bulguların otoinokülasyonun toplumdaki gerçek önemini kesin olarak ortaya koymadığını ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.
Mevcut bilimsel kanıtlar, otoinokülasyonun mümkün olabileceğini düşündürmekle birlikte, HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunu açıklayan temel mekanizma olarak kabul edilmemektedir.
HPV Anneden Bebeğe Geçer mi?
Bilimsel çalışmalar, HPV’nin anneden bebeğe geçebileceğini göstermektedir. Bu bulaş şekline vertikal bulaş adı verilir. Virüs gebelik sırasında plasenta veya fetal zarlar aracılığıyla, doğum sırasında ise bebeğin enfekte doğum kanalından geçmesi sırasında bulaşabilir. Günümüzde anneden bebeğe geçişin mümkün olduğu kabul edilmekle birlikte, bunun en sık görülen bulaş yolu olmadığı da bilinmektedir.
HPV’nin kanda dolaşan (viremik) bir evresi olmadığı için annenin kanı yoluyla bebeğe geçmesi beklenmez. Buna karşılık, annede genital HPV enfeksiyonu varsa virüsün fetal zarlardaki küçük yırtıklar veya plasenta aracılığıyla bebeğe ulaşabileceği düşünülmektedir. Ayrıca doğum sırasında bebeğin enfekte doğum kanalıyla temas etmesi de olası bulaş yollarından biridir.
Araştırmalarda plasenta ve göbek kordonunda HPV DNA’sı saptanabilmiştir. Ancak HPV DNA’sının gösterilmesi her zaman bebeğin kalıcı HPV enfeksiyonu geliştireceği anlamına gelmez. Doğumda saptanan enfeksiyonların önemli bir kısmı zaman içinde kendiliğinden kaybolmaktadır.
HPV Yakın Temasla Bulaşabilir mi?
HPV’nin temel bulaş yolu cinsel temastır. Bununla birlikte, bilimsel çalışmalar cinsel deneyimi olmayan çocuklar ve erişkinlerde yakın temas yoluyla bulaşın da mümkün olabileceğini göstermektedir. Bu bulaş şekline horizontal (yatay) bulaş adı verilir. Horizontal bulaş; aynı kişide virüsün farklı bölgelere yayılması (otoinokülasyon), başka bir kişiye yakın temasla geçmesi (heteroinokülasyon) veya cansız yüzeyler aracılığıyla olası bulaş şeklinde tanımlanmaktadır.
Aynı Kişide HPV Bir Bölgeden Başka Bir Bölgeye Yayılabilir mi?
Araştırmalara göre HPV, kişinin kendi vücudunda enfekte bir bölgeden başka bir bölgeye taşınabilir. Buna otoinokülasyon adı verilir. Özellikle enfekte bölgenin kaşınması veya temas edilmesi sonrasında virüsün farklı bir alana taşınabileceği bildirilmiştir. Bu durum hem düşük riskli HPV tipleri hem de HPV 16 ve HPV 18 gibi yüksek riskli tipler için olası kabul edilmektedir.
HPV Yakın Temas Eden Kişilere Geçebilir mi?
Aile bireyleri arasında yakın temasın HPV geçişinde rol oynayabileceği belirtilmektedir. Özellikle öpüşme ve parmak teması gibi yakın temas yolları üzerinde durulmuştur. Ayrıca genital siğili bulunan erişkinlerde, parmak-genital temas yoluyla partnere HPV geçişinin mümkün olabileceği ifade edilmektedir. Cinsel birleşme olmadan gerçekleşen genital temasın da bulaş açısından olası bir yol olduğu bildirilmektedir.
Çocuklarda ise elinde siğil bulunan bakım veren kişilerin bez değiştirme veya anogenital bölgenin temizliği sırasında virüsü bulaştırabileceği öne sürülmektedir. Ancak bu durumun yaygın bir bulaş yolu olduğu değil, mümkün bir bulaş şekli olduğu vurgulanmaktadır.
Ağızdaki HPV Aile İçinde Bulaşabilir mi?
Ağız içindeki HPV enfeksiyonu aile bireyleri arasındaki bulaşta rol oynayabilir. Çocuklarda ağız içindeki HPV enfeksiyonlarının genital bölgeye göre daha uzun süre devam edebildiği, en sık HPV 6 ve HPV 11 tiplerinin görüldüğü bildirilmiştir.
HPV Havlu, Tuvalet veya Ortak Eşyalardan Bulaşır mı?
HPV’nin cansız yüzeyler (fomitler) aracılığıyla bulaşıp bulaşamayacağı uzun yıllardır araştırılmaktadır. Bilimsel çalışmalarda havlu ve bazı ortak kullanılan eşyalar üzerinde HPV DNA’sı saptanmış olsa da, bunun kişide aktif HPV enfeksiyonu oluşturduğunu gösteren güçlü kanıtlar bulunmamaktadır. Bu nedenle bu tür bulaşın mümkün olabileceği düşünülse de, günlük yaşamda önemli bir bulaş yolu olduğu söylenemez.
HPV Tuvaletten veya Havuzdan Bulaşır mı?
Mevcut bilimsel verilere göre çocukların okul veya evde kullanılan klozetlerden ya da yüzme havuzlarından HPV kapması beklenmez. Finlandiya’da yapılan bir çalışmada, yüzme tesislerindeki zemin ve oturma alanlarında HPV DNA’sı saptanmamıştır. Bu nedenle tuvalet veya havuz kullanımı HPV açısından anlamlı bir bulaş yolu olarak kabul edilmemektedir.
HPV Havludan Geçer mi?
Bazı çalışmalarda HPV’nin havlu gibi ortak kullanılan eşyalar aracılığıyla taşınabileceği öne sürülmüştür. Ancak bu çalışmalar, virüsün bu yolla kişide kalıcı veya aktif enfeksiyon oluşturduğunu kesin olarak göstermemektedir. Günümüzde ortak havlu gibi cansız yüzeylerin HPV bulaşındaki rolünün sınırlı olduğu ve daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç bulunduğu kabul edilmektedir.
Jinekolojik Muayene HPV Bulaşır mı?
Jinekolojik muayene ve girişimlerde kullanılan transvajinal ultrason probları, kolposkoplar ve benzeri tıbbi cihazların güvenliği son yıllarda bilimsel çalışmalarda ayrıntılı olarak araştırılmıştır. HPV, zarfsız (non-enveloped) yapıda bir virüs olduğu için çevresel koşullara diğer birçok virüse göre daha dayanıklıdır ve düşük düzey dezenfeksiyon işlemlerine karşı daha dirençli olabilir. Bu nedenle kullanılan cihazların uygun şekilde dezenfekte edilmesi, hasta güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır.
Yapılan çalışmalarda, rutin veya düşük düzey dezenfeksiyon sonrasında bazı transvajinal ultrason problarında ve kolposkoplarda HPV DNA’sı saptanabildiği bildirilmiştir. Ayrıca bazı araştırmalarda, düşük düzey dezenfeksiyon uygulandıktan sonra bile ultrason problarında HPV DNA’sının gösterilebildiği rapor edilmiştir. Bununla birlikte, HPV DNA’sının saptanması tek başına canlı virüs bulunduğu veya cihazın enfeksiyon bulaştırdığı anlamına gelmez. Moleküler testler, enfeksiyon oluşturma yeteneğini kaybetmiş viral DNA parçalarını da gösterebilir. Ancak bu bulgular, jinekolojik cihazların dezenfeksiyonunun ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu nedenle günümüzde uluslararası rehberler, transvajinal ultrason problarını yarı kritik (semi-critical) tıbbi cihazlar olarak kabul etmektedir. Bu sınıftaki cihazların her hasta sonrasında yalnızca yüzey temizliği ile yetinilmemesi, yüksek düzey dezenfeksiyon uygulanması önerilmektedir. Hidrojen peroksit, glutaraldehit, perasetik asit ve ultraviyole C (UV-C) gibi yöntemlerin HPV gibi zarfsız virüslerin etkisiz hale getirilmesinde daha başarılı olduğu gösterilmiştir. Özellikle hidrojen peroksit ile uygulanan yüksek düzey dezenfeksiyonun HPV-16 ve HPV-18 üzerinde yüksek etkinliğe sahip olduğu bildirilmiştir.
Sonuç olarak, günümüzde asıl önemli olan jinekolojik muayene cihazlarının kullanılması değil, bu cihazların uluslararası standartlara uygun şekilde yüksek düzey dezenfeksiyondan geçirilmesidir. Doğru enfeksiyon kontrol protokollerinin uygulandığı sağlık kuruluşlarında hastaların bu konuda endişe duymasını gerektirecek bilimsel bir veri bulunmamaktadır.
Kliniğimizde HPV Bulaşını Nasıl Önlüyoruz?
HPV enfeksiyonu konusunda çalışan bir jinekolojik onkoloji kliniği olarak, transvajinal ultrason probu ve kolposkop başta olmak üzere tüm tekrar kullanılabilir tıbbi cihazlarımızın dezenfeksiyonuna büyük önem veriyoruz. Her hasta sonrasında uluslararası önerilere uygun yüksek düzey dezenfeksiyon uygulanmakta ve enfeksiyon kontrol süreçleri titizlikle takip edilmektedir.
Bu konudaki hassasiyetimiz yalnızca teorik bilgiyle sınırlı değildir. Bir süre önce Manisa’dan başvuran bir hastamız, daha önce yaptırdığı jinekolojik muayene sonrasında HPV bulaşmış olabileceği endişesini bizimle paylaşmıştı. Hastamızın kaygısını gidermek ve uyguladığımız dezenfeksiyon protokolünü değerlendirmek amacıyla, kliniğimizde kullandığımız transvajinal ultrason probu ve kolposkop yüzeylerinden örnekler alarak HPV-DNA analizi gerçekleştirdik. Yapılan incelemelerde cihazlarımızın hiçbirinde HPV DNA’sı saptanmadı.
Bu değerlendirme bilimsel bir araştırma niteliğinde olmasa da, kliniğimizde uyguladığımız yüksek düzey dezenfeksiyon uygulamalarının etkinliğini doğrulayan ve hem bizim hem de hastamız için güven verici bir sonuç oldu. Bu nedenle hastalarımıza yalnızca tanı ve tedavi süreçlerinde değil, enfeksiyon kontrolü konusunda da en yüksek standartları sağlamaya özen gösteriyoruz.
HPV’nin en sık bulaşma yolu cinsel temastır. Bununla birlikte bilimsel çalışmalar, gebelik ve doğum sırasında anneden bebeğe geçiş, yakın temas, otoinokülasyon (kişinin virüsü kendi vücudunun başka bir bölgesine taşıması) ve bazı durumlarda cansız yüzeyler veya tıbbi cihazlarla ilişkili olası bulaş yolları üzerinde durmaktadır. Ancak bu yolların tamamı, cinsel bulaş kadar sık görülen bulaş şekilleri değildir ve her biri için bilimsel kanıtların gücü farklıdır.
Bağışıklık sistemi normal çalışan çocuklarda, bebeklik veya çocukluk döneminde edinilen HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu zaman içinde kendiliğinden temizlenmektedir. Bu nedenle çocuklarda HPV saptanması her zaman kalıcı enfeksiyon gelişeceği anlamına gelmez.
Çocuklarda genital siğil görüldüğünde ise yalnızca çocuğun değerlendirilmesi yeterli değildir. Gerekli durumlarda ebeveynler ve çocuğun bakımını üstlenen kişiler de benzer lezyonlar açısından dikkatlice değerlendirilmelidir. Bilimsel veriler, çocuklarda görülen HPV enfeksiyonlarının doğal seyrini daha iyi anlayabilmek için uzun dönemli çalışmalara hâlâ ihtiyaç olduğunu göstermektedir
Sünnet HPV Bulaşını Azaltır mı?
Sünnet ile HPV enfeksiyonu arasındaki ilişkiyi araştıran eski çalışmalarda birbirinden farklı sonuçlar bildirilmiştir. Nitekim 2007 yılında yayımlanan bir meta-analiz, uygun genital bölgelerden örnek alınan sınırlı sayıdaki çalışmada sünnet ile genital HPV sıklığı arasında anlamlı bir ilişki gösterememiştir. Araştırmacılar, özellikle penis gövdesinden örnek alınmamasının sünnetli erkeklerde bazı HPV enfeksiyonlarının gözden kaçmasına neden olabileceğini vurgulamıştır.
Ancak daha sonraki yıllarda yayımlanan randomize çalışmalar ve daha kapsamlı sistematik derlemeler, sünnetin erkeklerde genital HPV enfeksiyonu riskini belirli ölçüde azaltabileceğini göstermiştir. Güncel bir sistematik derleme; sünnetin erkeklerde HPV görülme sıklığının ve yeni HPV enfeksiyonu gelişme riskinin azalmasıyla, mevcut enfeksiyonun temizlenme olasılığının ise artmasıyla ilişkili olduğunu bildirmiştir. Bununla birlikte sonuçların HPV tipine, örnek alınan genital bölgeye ve çalışmanın yöntemine göre değişebildiği belirtilmektedir.
Randomize bir çalışmada da sünnet uygulanan erkeklerde 24 ay içinde yeni HPV enfeksiyonu gelişme riskinin sünnet edilmeyen erkeklerden daha düşük olduğu gösterilmiştir. Aynı araştırma grubunun diğer çalışmalarında, sünnetin özellikle yüksek riskli HPV tiplerinin görülme sıklığını ve viral yükünü azaltabileceği bildirilmiştir.
Kadın partner açısından koruyucu olabilir mi?
Bazı randomize çalışmalarda, sünnetli erkeklerin kadın partnerlerinde yüksek riskli HPV enfeksiyonunun daha az görüldüğü bildirilmiştir. Bu bulgular sünnetin yalnızca erkeğin değil, kadın partnerin HPV ile karşılaşma riskini de bir miktar azaltabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu koruma tam değildir ve çiftlerden birinde HPV bulunması hâlinde bulaşma yine gerçekleşebilir.
Sünnet HPV’yi Tedavi Eder mi?
Hayır. Sünnet:
- Mevcut HPV enfeksiyonunu ortadan kaldıran bir tedavi değildir.
- Genital siğilleri veya HPV’ye bağlı hücresel değişiklikleri tedavi etmez.
- HPV bulaşmasını tamamen engellemez.
- HPV aşısının, düzenli taramanın veya kondom kullanımının yerine geçmez.
Dünya Sağlık Örgütü, gönüllü tıbbi erkek sünnetinin HPV dahil bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı kısmi koruma sağlayabileceğini belirtmektedir. Ancak HPV’den korunmada temel yaklaşım HPV aşısı, güvenli cinsel davranışlar, sigaranın bırakılması ve kadınlarda düzenli rahim ağzı kanseri taramasıdır.
Özetle: Güncel bilimsel veriler sünnetin özellikle erkeklerde genital ve yüksek riskli HPV enfeksiyonu olasılığını azaltabileceğini düşündürmektedir. Ancak koruma sınırlıdır. Sünnetli erkekler de HPV taşıyabilir, partnerlerine bulaştırabilir ve HPV’ye bağlı hastalık geliştirebilir. Bu nedenle yalnızca sünnete güvenilmemeli; HPV aşısı ve diğer korunma yöntemleri birlikte değerlendirilmelidir.
HPV Bulaş Yolları Hakkında Sık Sorulan Sorular
HPV en sık nasıl bulaşır?
HPV’nin en yaygın bulaşma yolu cinsel temastır. Virüs; vajinal, anal veya oral cinsel temasın yanı sıra genital bölgeler arasındaki yakın cilt ve mukoza teması sırasında da bulaşabilir. Bulaşma için mutlaka tam bir cinsel birleşme olması gerekmez.
HPV sadece cinsel yolla mı bulaşır?
HPV’nin temel bulaş yolu cinsel temastır. Bununla birlikte bilimsel çalışmalar; anneden bebeğe geçiş, yakın temas, otoinokülasyon ve bazı cansız yüzeylerle ilişkili olası bulaş yollarının da tamamen dışlanamayacağını göstermektedir. Bu yolların toplumdaki gerçek sıklığı ise kesin olarak bilinmemektedir.
HPV cinsel ilişki olmadan bulaşabilir mi?
HPV’nin cinsel ilişki olmadan bulaşması teorik olarak mümkündür. Penetrasyon olmadan gerçekleşen genital temas, parmak-genital temas, kişinin virüsü kendi vücudunun başka bir bölgesine taşıması veya yakın temas olası bulaş yolları arasında değerlendirilmektedir. Ancak HPV’nin en önemli bulaş yolu yine cinsel temastır.
HPV anneden bebeğe geçebilir mi?
Evet. HPV gebelik sırasında plasenta veya fetal zarlar aracılığıyla, doğum sırasında ise bebeğin enfekte doğum kanalıyla teması sonucunda anneden bebeğe geçebilir. Ancak doğum sırasında saptanan HPV enfeksiyonlarının önemli bir bölümü zaman içinde kendiliğinden temizlenmektedir.
HPV yakın temasla bulaşabilir mi?
Yakın temas yoluyla bulaş mümkün olabilir. Öpüşme, parmak teması, parmak-genital temas ve aile bireyleri arasındaki yakın temas bilimsel çalışmalarda olası bulaş yolları arasında değerlendirilmiştir. Çocuklarda elinde siğil bulunan bakım veren kişilerden bez değiştirme veya temizlik sırasında bulaş olabileceği de bildirilmiştir.
HPV havludan veya ortak eşyalardan bulaşır mı?
Bazı çalışmalarda HPV’nin havlu veya diğer ortak eşyalar aracılığıyla taşınabileceği öne sürülmüştür. Ancak bu yolla kişide aktif ve kalıcı HPV enfeksiyonu geliştiğini gösteren güçlü bilimsel kanıtlar bulunmamaktadır. Cansız yüzeylerin HPV bulaşındaki rolü henüz kesin olarak ortaya konulamamıştır.
HPV tuvaletten veya havuzdan bulaşır mı?
Mevcut bilimsel verilere göre okul veya evde kullanılan klozetlerden ya da yüzme havuzlarından HPV bulaşması beklenmez. Yapılan çalışmalarda yüzme tesislerinin zemin ve oturma alanlarında HPV DNA’sı saptanmamıştır.
HPV kişinin kendi vücudunda başka bir bölgeye yayılabilir mi?
Evet, bu durum otoinokülasyon olarak adlandırılır. Enfekte bölgenin kaşınması veya temas edilmesi sonrasında HPV’nin kişinin kendi vücudundaki başka bir bölgeye taşınması mümkün olabilir.
Jinekolojik muayene cihazlarından HPV bulaşabilir mi?
Bilimsel çalışmalarda düşük düzey dezenfeksiyon sonrasında bazı transvajinal ultrason probları ve kolposkoplarda HPV DNA’sı saptanmıştır. Bu durum mutlaka canlı virüs veya enfeksiyon bulaşı olduğu anlamına gelmez. Ancak cihazların her hasta sonrasında uygun şekilde yüksek düzey dezenfeksiyondan geçirilmesi hasta güvenliği açısından büyük önem taşır.
Çocukluk döneminde edinilen HPV enfeksiyonu kalıcı olur mu?
Bağışıklık sistemi normal çalışan çocuklarda, bebeklik veya çocukluk döneminde edinilen HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu zaman içinde kendiliğinden temizlenmektedir. Çocukta HPV saptanması her zaman kalıcı enfeksiyon gelişeceği anlamına gelmez.