Rahim Kanseri Tedavisi
İzmirde Rahim Kanseri Tedavisi
Rahim Kanseri
İçindekiler
- Rahim Kanseri Kimlerde Görülür?
- Rahim Kanseri Risk Grupları Nelerdir?
- Rahim Kanserinde Tanı Süreci
- Rahim Kanserinde Patoloji Raporunun Değerlendirilmesi
- Rahim Kanseri Ameliyatı Nasıl Yapılır?
- Rahim Kanseri Ameliyatı Riskli mi?
- Biz Rahim Kanseri Ameliyatını Nasıl Yapıyoruz?
- Rahim Kanseri Ameliyatında Yumurtalıklar Korunabilir mi?
- Rahim Kanseri Hastaları Çocuk Sahibi Olabilir mi?
- İleri Evre (Evre III-IV) Rahim Kanserinde Ameliyat Mümkün mü?
- Rahim Kanseri Sonrası Takip ve Kontroller
- Rahim Kanseri Nüks Tedavisi
Rahim Kanseri Kimlerde Görülür?
Rahim kanserinin gösterilmiş kesin nedeni yoktur. Rahim kanserine neden olan birçok faktörün olduğu öne sürülmüştür. Bazı hastalarda rahim kanseri riski biraz daha fazladır klasik olarak rahim kanseri hastaları normal popülasyona göre biraz daha kilolu, şeker hastalığına daha yatkın hipertansiyona daha yatkın olarak bilinirler. Aşağıda rahim kanseri için risk faktörlerini görebilirsiniz
Östrojen hormonu rahim içerisinde kalınlaşmaya yol açar. Rahimin iç zarında büyüme ve çoğalma uyarısı verir. Vücutta östrojen düzeyini arttıran bütün durumlar rahim kanseri için riskli olarak kabul edilir. Bir kadının erken yaşta adet görmesi ve menopoza geç girmesi östrojen etkisini arttırır. Gebelik sırasında baskın olan hormon progesterondur. Kadınlar daha çok doğum yaptıkça östrojenin rahim üzerindeki etkisi azalır progesteron etkisi artar. Progesteron rahim iç zarı için koruyucu bir hormon olarak kabul edilir. Yani östrojen ile ters etkilere sahiptir. Sağlıklı bir kadında bu iki hormon arasında bir denge bulunur. Bu denge aşağıdaki durumlarda östrojenler lehine bozulur yani östrojen progesterona göre vücutta fazla bulunur. Vücutta bulunan yağ dokusu aromataz enzimi sayesinde diğer hormonları östrojene dönüştürme potansiyeli taşır. Yağ dokusu fazlaysa vücutta dolaylı olarak östrojen düzeyi de fazladır. Östrojen düzeyi arttıkça da rahim kanseri riski artar. Obez parantez içerisinde fazla kilolu hastalar rahim kanseri için risk altındadır. Aynı şekilde dışarıdan östrojen hormonunun yapay olarak alınması da rahim kanseri riskini arttırır. Hiç doğum yapmamış olmak rahim kanseri riskini arttırır. Tamoksifen tedavisi Meme kanserli hastalarda reseptör pozitifse verilen ilaçlar arasındadır. Tamoksifen memede östrojeni engelleyen etkiye sahipken rahim içerisinde östrojen benzeri etki yapar yani rahim duvarında kalınlaşmaya ve rahim kanseri riskinde artışa yol açar. Tamoksifen kullanmak rahim kanseri riskini arttırır. Ailede rahim ve kalın bağırsak kanserinin bulunması yani lynch sendromu olması rahim kanseri riskini arttırır. Bu risk faktörlerine sahip olmak rahim kanseri olacağınız anlamına gelmez. Rahim kanseri risk faktörleri yoksa da rahim kanseri olmayacağınız anlamına gelmez. Ancak rahim kanseri için risk altında olan hastalar anormal bir vajinal kanamaları olursa mutlaka bir uzmana görünmelidirler.
Rahim Kanseri Risk Grupları Nelerdir
Düşük Riskli Rahim Kanseri
Bu grupta tümör rahim kas tabakasına girmediyse yani sadece rahimin iç zarında sınırlıysa ya da rahimin kas tabakasının yarısından azına girdiyse ve mikroskopik incelemede lenfatik ya da vasküler alan invazyonu yoksa ve düşük dereceli tümörler varsa hasta bu gruptadır. Rahim kanseri hastalarında moleküler tiplerden POLE mutasyonu olan hastalarda hastalığın seyri çok iyi seyreder ve evresinden bağımsız olarak bu hastalarda ilave tedaviye yani ışın ya da kemoterapi verilmesine gerek yoktur.Düşük riskli rahim kanserinde ilave ışın tedavisi ya da kemoterapi gibi bir tedaviye ihtiyaç yoktur. Düşük riskli rahim kanserinde nüks riski çok düşüktür ancak nüks riski düşük olsa da hastalar belli aralıklarla takibe çağrılır.
Orta Riskli Rahim Kanseri
Tümör rahimin kas tabakasının yarısından fazlasına girdiyse ancak rahim dışına çıkmadıysa bu gruba girer yine bu grupta lenfatik ve vasküler alan da tümör gözükmez. Orta riskli rahim kanserinde ek tedavi vermeye genellikle gerek olmaz ancak tekrarlama riski azaltılmak istenirse brakiterapi yani vajinal yoldan ışın tedavisi verilmesi yapılabilir.
Orta Yüksek Riskli Rahim Kanseri
Hasta ileri yaşta ise, rahimin kas tabakasında tümör ilerlediyse ve aynı zamanda Yüksek dereceli seröz karsinom, Clear cell karsinom ya da yüksek dereceli endometrial karsinom varsa orta yüksek riskli rahim kanseri kabul edilir. Mikroskopik incelemede lenfatik ve vasküler alan invazyonu olması rahim kanseri hastasını orta yüksek riskli grupta alır bu hastalarda dışarıdan radyoterapi ve vajinal brakiterapi yapılmalıdır
Yüksek Riskli Rahim Kanseri
ileri evre yani evre 3 ve 4 olan hastalar bu gruptadır İleri evre olmayıp p 53 mutasyonu taşıyan hastalar da yüksek riskli rahim kanseri grubundadır. Yüksek riskli rahim kanseri saptanırsa bu hastalara hem kemoterapi hem radyoterapi verilmelidir.
Rahim Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Anormal Kanama İle Doktora Başvuru Sonrası Neler Yapılır?
Rahim Kanseri Tanısı Aldım Patoloji Raporu Bana Ne Anlatır?
Rahim kanseri tek bir hastalık gibi algılansa da birçok alt tipi vardır. En sık görülen tipi Endometriod tip rahim kanseridir. Patoloji raporunda dikkat ettiğimiz önemli noktalardan biri tümörün derecesidir. Tümör derecesi; derece 1 (Grade 1), derece 2 (Grade 2) ve derece 3 (Grade 3) olabilir. Derece 1 ve derece 2 tümörler genellikle iyi seyirlidir. Derece 3 (Grade 3 ) tümörler daha agresif yani daha saldırgan tümörlerdir. Rahim kanserinin daha az sıklıkla görülen tipleri seröz karsinom, clear cell karsinom ya da bunların karışımı olan mix tümörlerdir. Seröz karsinom ve clear cell karsinom daha saldırgan tümörlerdir. Günümüzde tümör biyolojisini daha iyi anlamamızı sağlayan moleküler değerlendirmeler rahim kanserinde mutlaka yapılmalıdır. Moleküler değerlendirme imminohistokimyasal değerlendirme ya da PCR yöntemleri ile yapılır. Moleküler değerlendirme sonucu DNA onarım genleri bozukluğu (mismatch repair) olan hastalarda rahim kanserinin genetik geçişli olma ihtimali vardır. p53 gen mutasyonu genellikle seröz karsinom gibi saldırgan tiplerde görülür. POLE mutasyonun bakılması birçok merkezde yapılamasa da POLE mutasyonu saptanırsa hastalığın seyri mükemmeldir. Hiçbir moleküler değerlendirmenin saptanamadığı guruba ise non-spesifik moleküler profile (NSMP)denir ve yapılan çalışmalar östrojen ve progesteron reseptörlerinin negatif olduğu grubun en kötü seyirli rahim kanseri grubu olduğu gösterilmiştir. İzmirde rahim kanseri tanısı almış hastalarda Prof. Dr. Selçuk Erkılınç ESGO 2023’te yayınlanan Endometrium kanserinde moleküler değerlendirme klavuzunu temel alarak hastalarını yönetmektedir. Rahim kanseri tanısı almış hastalarda eğer eksikse moleküler değerlendirme yapılmasını sağlayarak hastaların tedavi sürecini yönetmektedir. Örneğin DNA onarım genleri bozukluğu olan hastalar varsa (dMMR) bu hastaları genetik hastalıklar yönünden araştırır, p 53 mutasyonu olan hastalarda POLE mutasyonu olup olmadığını değerlendirir ve rahim kanserinin tedavisini bireysel olarak planlamaktadır.
Rahim Kanseri Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Rahim kanseri moleküler alt tiplerinin bilinmesi artık hastalığın seyrini daha iyi bilmemize neden oldu. Önceden sadece histolojik değerlendirme yapılması bizlere çok az tahmin imkanı sağlarken, artık moleküler değerlendirmenin saptanması ile birlikte biz rahim kanserinin nasıl seyredeceğini daha yüksek doğrulukla tahmin ediyoruz.
Rahim kanseri moleküler alt tipine Bütün hastalarda rahimden alınan küretaj materyalinde mutlaka bu moleküler değerlendirmenin yapılmasını istiyoruz. Moleküler değerlendirme yapıldıktan sonra hastayı ameliyat için hazırlık aşamasına geçiyoruz. Rahim kanserindeki ilk basamak tedavi her zaman ameliyattır. Standart olarak rahimin alınması gerekmektedir. Doğurganlığın korunmasını isteyen hastalarda hormon tedavisi de mümkündür. Ameliyat öncesinde yapılması gerekli bazı testler vardır. Genel tıbbi değerlendirme, jinekolojik muayene ve patoloji sonuçları elde edildikten sonra hastanın rutin ameliyat öncesi testlerini istiyoruz. Bu testler tam kan değerlendirmesi, akciğer grafisi değerlendirmesi ve bazı hastalarda biyokimyasal testler, yani böbrek fonksiyon testleri ve karaciğer fonksiyon testlerinin bakılmasıdır. Bunları ilave olarak seröz karsinom ve Grade 3 tümörlerde tümör markerlarının bakılması bizler için önemlidir. Özellikle ileri evre hastalıklarda CA125, CA199 testlerini hastalığın yayılımını değerlendirmek için kullanıyoruz. Rahim kanseri hastalarında hastalığın yaygınlığının değerlendirilmesi için bazı görüntülemeler isteyebiliyoruz. Özellikle grade 1 tümörlerde ya da P53 mutasyonunun olmadığı hastalarda genellikle sadece bir ultrasonografi incelemesi ve akciğer grafisi yapılması yeterlidir. Ancak grade 3 tümörlerde ya da P53 mutasyonunun olduğu bazı tiplerde, seröz karsinom gibi tiplerde tüm vücut taramasını gerektiren akciğer tomografisi, tüm karın tomografisi ya da pet tomografisi gibi ileri incelemeler yapabiliyoruz. Aslında rutinde erken evre olduğu varsayılan hastalarda ileri bir görüntüleme yöntemi yapılmasına gerek duyulmuyor.
Genellikle kişiselleştirilmiş olarak hastalarda görüntüleme yöntemlerini istiyoruz. Eğer hastada görüntüleme yöntemleri sırasında rahim dışında hastalık varsa ve bu hastalık karın içerisinde sınırlıysa yine de hasta ameliyat için uygun olarak kabul edilir. Ancak eğer karın dışında birçok yerde metastaz varsa yani hastalık uzak organlara sıçradıysa bu durumda rahim kanseri hastalarını başlangıçta ameliyat etmemeyi tercih ediyoruz. Ancak genellikle hastalar erken evre ve rahimde sınırlı hastalık olarak saptanıyor ve ameliyat için uygun oluyorlar. Rahim kanseri için en önemli risk faktörlerinden biri obezitedir. Yani rahim kanseri hastaları genellikle fazla kilolu olarak kabul edilirler. Rahim kanseri hastalarda ameliyat yapılması, genellikle ameliyat sonrasında pıhtılaşmaya yol açabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde pıhtılaşmayı önleyici önlemlerin alınması çok önemlidir. Biz bu hastalarda ameliyat öncesinde mutlaka varis çorabının giyilmesi ve ameliyat öncesinde kan sulandırıcı tedavinin verilmesi basamaklarını uyguluyoruz. Ameliyattan önceki gece kan sulandırıcı iğne ve ameliyat sabahında hasta yatağından kalkmadan önce varis çorabının giyilmesi sağlanıyor. En az 6 saatlik açlıktan sonra hastayı ameliyata alıyoruz.
Rahim kanseri ameliyatı çeşitli yollarla yapılabilir.
Rahim Kanseri Ameliyatı Şekilleri
Açık Rahim Kanseri Ameliyatı
Bu yöntemde klasik olarak karın orta hattan kesilir, bazen sezaryen kesisi ile de yapılabilse de sezaryen kesisi lenf bezlerine ulaşmak için elverişli bir kesi değildir. Bu yöntemle rahim yumurtalık ve lenf bezleri çıkarılır. Özellikle ileri evre olduğu düşünülen hastalarda tercih edilen ameliyat şeklidir. Rahim kanseri bağırsaklara ya da diğer organlara sıçradıysa, rahim kanserinin sıçradığı organlar çıkarılmalıdır. Açık rahim kanseri ameliyatı ileri evre rahim kanseri hastalarında tercih edilirken, erken evre rahim kanseri hastalarında tercih edilmemelidir. Karın orta hattında yapılan kesinin iyileşmesi genellikle uzun sürer ve kapalı ameiyata göre açık rahim kanseri ameliyatı daha az konforludur. Bazı hastalarımız “hocam açık ameliyatla rahat rahat görerek ameliyatımı yapsanız daha iyi olmaz mı?” sorusunu bizlere yöneltiyorlar. Sanılanın aksine açık ameliyatta daha kapalı ameliyata göre daha iyi bir görüş sağlanmaz. Özellikle rahim kanseri hastaları kilolu olduğu için rahime ve lenf bezlerine ulaşmak kapalı ameliyata göre daha zordur.
Kapalı Rahim Kanseri Ameliyatı (Laparoskopik Yöntem)
Kapalı rahim kanseri ameliyatı rahim kanseri hastalarında ilk tercih ettiğimiz ameliyat şeklidir. Kapalı rahim kanseri ameliyatında göbekten 1 cm boyutunda bir kesi, yanlardan yarım santim boyutlu 2’ya da üç tane kesi açılarak yapılır. Işıklı bir kamera eşliğinde bu ameliyat yapılır. Ameliyat sırasında karın karbondioksit gazı ile şişirilir daha sonra karın içerisindeki tüm organlar hastalığın yayılımı açısından titizlikle değerlendirilir. Kapalı ameliyatta kullanılan yarım milimetre kalınlığındaki küçük aletlerle rahim yumurtalıklar ve özellikle kapalı ameliyatın avantajı olarak bekçi lenf bezleri çıkarılır ve çıkarılan bütün bu organlar vajina yoluyla karın dışarısına alınır. Normalde rahim 7-8 santim boyutunda bir organdır kapalı ameliyatta bu organın dışarıya alınması problemi bulunmaktadır. Biz jinekolojik onkoloji uzmanlarının avantajı doğal bir boşluk olan vajinayı çıkardığımız organları karın dışarısına almak için kullanma avantajımızın bulunmasıdır. Rahim yumurtalık ve lenf bezlerini çıkardıktan sonra bunları vajinal yoldan karında herhangi bir kesi yapmadan tamamen kapalı yöntemle karın dışarısına alabiliriz. Kapalı ameliyatta hasta ameliyat sırasında bağırsakların ameliyat sahasından uzaklaştırılması için baş aşağı yönde tutulur. Genellikle karın içerisindeki basıncı çok yükseltmemeye gayret ederiz ve deneyimli anestezi uzmanları sayesinde karın içerisindeki basınç ve akciğerdeki basınç dengelenerek hastanın ameliyattan sorunsuz bir şekilde çıkması sağlanmaktadır. Kapalı rahim kanseri ameliyatı açık rahim kanseri ameliyatına göre daha hızlı iyileşme ile sonuçlanır. Aynı zamanda maliyet düşünüldüğünde rahim kanseri ameliyatının kapalı yolla yapılması maliyeti düşüren en önemli etkenlerden biridir. Açık rahim kanseri ameliyatında yaranın iyileşmesi ve hastanın iyileşmesi uzun sürdüğü için genellikle daha büyük bir maliyetle sonuçlanır. Kapalı ameliyatta hızlı iyileşme enfeksiyonun çok daha az olması kanama ihtimalinin az olması ve kan takılması ihtimalinin az olması nedeniyle maliyeti daha düşük olarak kabul edilir, bu nedenle rahim kanserinde ilk tercih edilmesi gereken yöntem kapalı yöntemle rahim kanseri ameliyatının yapılmasıdır
Robotik Rahim Kanseri Ameliyatı
Robotik cerrahi aslında robot yardımlı laparoskopik cerrahi demektir yani bir tür laparaskopik yöntemdir. Laparoskopi karın ameliyatlarının ışıklı kamerayla yapıldığı Yöntemdir. Robotik cerrahide ise bu laparaskopik aletlerin bir robot yardımıyla kontrol edilmesi sağlanmaktadır. Robotik cerrahi, cerraha yüksek derecede konfor sağlamaktır. Cerrah robot konsolunun başında oturup hiç yıkanmadan ameliyatın içerisine girmeden ameliyathane giysileriyle ameliyatı yönetebilmektedir. Hatta günümüz teknolojisiyle ameliyat salonunda bulunmadan bile robot yönetilerek ameliyat gerçekleştirilebilmektedir. Bununla ilgili bir çok örnek bulunmaktadır örneğin cerrah Amerika’da iken Türkiye’de bir rahim kanseri ameliyatını gerçekleştirebilir. Robotik rahim kanseriyle ilgili şu ana kadar yapılan çalışmalar genellikle obez hastalar üzerindedir. Obezite rahim kanseri ameliyatının zorlaştıran en önemli faktörlerden biridir obez hastalarda laparoskopik cerrahid, cerrah için yorucu olacağı için robotik cerrahi burada cerrahın imdadına yetişir. Robotik cerrahi sayesinde cerrah yorulmadan laparoskopik cerrahiye göre göre çok daha yüksek büyütme ve derinlik algısı sağlayarak daha yüksek doğrulukta ameliyatın yapılması sağlanmaktadır. Robotik cerrahi laparoskopik cerrahiye göre daha iyi görüş alanı ve daha konforlu bir ameliyat sağlar ancak maliyetine baktığımız zaman robotik cerrahinin maliyeti laparoskopik cerrahiye göre daha yüksektir. İzmir’de Prof. Dr. Selçuk Erkılınç rahim kanseri tedavisinde özellikle morbid obezitesi bulunan hastalarda robotik cerrahiyi uygulamayı tercih ederken bunun dışındaki hastalarda laparoskopik ameliyatları tercih etmektedir.
vNOTES Rahim Kanseri Ameliyatı
): vNOTES doğal bir boşluk olan vajinanın ameliyat giriş yeri olarak kullanıldığı yöntemdir. Bu yöntemde karında herhangi bir kesi yapılmaz bütün ameliyat vajinal yoldan, yani aşağıdan yapılır. vNOTES yöntemi iyi huylu kadın hastalıkları ameliyatlarında giderek yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Rahim kanserinde kullanımı oldukça yenidir. vNOTES yöntemiyle rahim yumurtalıklar ve lenf bezleri alınabilir. Rahim kanseri için tedavi arayışında olan hastalarda en ideal olarak kabul edilebilecek yöntem vNOTES yöntemidir. Rahim kanseri hastalarının aynı zamanda obezitelerinin bulunması nedeniyle hastaya en az zarar veren ve hastanın en çabuk iyileşmesini sağlayan yöntem vNOTES yöntemiyle yapılan rahim kanseri ameliyatıdır. vNOTES yöntemiyle yapılan rahim kanseri ameliyatında kanserin temizlenmesi açısından açık, kapalı ya da robotik yönteme göre herhangi bir dezavantaj bulunmamaktadır. Diğer ameliyat şekillerinde olduğu gibi vNOTES yöntemiyle de rahim yumurtalıklar ve lenf bezleri alınabilir. vNOTES yöntemiyle aynı zamanda bekçi lenf bezlerine de vajinal yoldan ulaşılabilir. Bu özel teknik çok yüksek tecrübe ve deneyim gerektirir. Prof. Dr. Selçuk Erkılıç rahim kanserinde vNOTES ameliyat şeklini uluslararası kongrelerde birçok kez anlatmıştır. Aynı zamanda bu yöntemle ilgili çok sayıda araştırma yapmış ve yapmaya da devam etmektedir. Rahim kanseri ameliyatlarının geleceğinin robotik yolla yapılan vNOTES ameliyatı olacağını tahmin edilmektedir.
Biz Rahim Kanseri Ameliyatını Nasıl Yapıyoruz?
Geçtiğimiz yıllarda rahim kanseri ameliyatının açık yolla ve kapalı yolla yapılmasını karşılaştıran birçok çalışma yapıldı ve bu çalışmalarda rahim kanseri ameliyatının açık ya da kapalı yapılmasının rahim kanserinin sağ kalımını etkilemediği gösterilmiştir. Özellikle kapalı ameliyat yapıldıktan sonra hastanın çabuk iyileşmesi, yara enfeksiyonunun azalması, kanama riskinin azalması ve çabuk iyileşme gibi avantajları nedeniyle rahim kanseri hastalarında ilk basamak tedavi her zaman kapalı yöntem olmalıdır. Açık cerrahi özellikle hastalığın karın içerisine yayıldığı hastalarda düşünülmesi gereken tedavidir. Birçok hastada kapalı yöntemle rahim kanseri tedavi edilebilir. Kapalı yöntemlerden laparoskopi ve robotik cerrahi arasında sağ kalım açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak robotik cerrahi, özellikle ileri derecede kilolu hastalarda ameliyatın kolaylığını arttırması açısından bizler için büyük avantaj sağlamaktadır. Yani çok kilolu hastalarda robotik cerrahi yapılması laparoskopik cerrahiye göre üstündür. Ancak maliyeti düşünüldüğünde laparoskopik cerrahi robotik cerrahiye göre biraz daha üstün olarak gözükmektedir. Günümüzde artık V-Notes yani vajinal yolla rahim kanseri ameliyatları da giderek yaygın olarak kullanılıyor. Hastanın ek hastalıkları varsa ve rahim kanseri rahimde sınırlıysa V-Notes yöntemiyle rahim kanseri hastalığını tedavi ediyoruz. V-Notes yöntemiyle hastalığın sıçrayabileceği ilk lenf bezi olan sentinel lenf bezinin çıkarılması uygulaması ve rahim ve yumurtalıkların alınması başarıyla uygulanabiliyor. Geçtiğimiz yıllarda bu alanda bu ameliyatın çok güvenli olduğuyla ilgili birçok araştırma yayınlanmaya başlandı. Rahim kanserinde rahimin alınması standart tedavi iken lenf nodlarının değerlendirilmesi aslında uzun süre tartışılan konulardan biriydi. Lenf nodları önceden tamamen kasıktan başlayarak böbek düzeyine kadar tamamen çıkarılıyordu yani sistematik pelvik ve paraaortik lenfadenektomi yapılıyordu. Lenf nodlarının bu kadar geniş çıkarılmasının ciddi yan etkilerinin olduğu görüldü.
Özellikle ameliyat sonrasında lenfatik drenajın bozulmasına bağlı olarak lenf ödemin gelişmesi nedeniyle bu lenf nodu diseksiyonunun zararlı etkileri görüldü. Yapılan çalışmalarda lenf nodlarının tamamının çıkarılmasının aslında hastalığın sağ kalımına hiçbir etkisinin olmadığını gösterildi. Lenf nodlarını değerlendirmemizin ana amacı Lenf nodlarına hastalığın yayılıp yayılmadığını anlamaktır. Eğer hastalık lenf nodlarına yayılmışsa hastaya ilave tedavilerin verilmesini belirlemektir. Yani aslında lenf nodlarının alınması hastalığın evresini belirlemek içindir. Yani hastayı tedavi edici etkisi yoktur. Ancak 2000’li yıllardan itibaren bütün lymph nodlarının çıkarılmasındansa sadece hastalığın sıçrayabileceği ilk lenf bezi olan sentinel lenf bezinin çıkarılması gündeme gelmiştir ve bu alanda birçok çalışma yayınlanmıştır. Sentinel lenf bezi ultrastaging ile birlikte uygulandığında rahim kanserinin evresini tüm lenf nodlarının alınmasına göre çok daha yüksek doğrulukla belirleyebiliyor. Yani sentinel lenf bezi rahim kanserinde öncelikli olarak tercih edilmesi gereken cerrahi yöntemdir. Sentinel lenf bezi alındıktan sonra patologlar tarafından çok daha ince kesitlerle ve bazı boyalar kullanarak kullanılarak değerlendirilir ve bunlar değerlendirildikten sonra hastalığın evresi net olarak ortaya konur. İzmir Manisa Muğla
hastalığı yoksa genellikle ameliyat bitiminde tekrar servisteki yatağınagönderilir. Ameliyat sonrası altıncı saatte hasta ayağa kaldırılır. Dördüncü
beşinci saatte hasta su içmeye başlar. Ameliyatın ertesi gün normal beslenmeyedönülür. İki gece hastanede kaldıktan sonra genellikle evine gönderilir. İzmir Manisa Muğla Afyon uşak Denizli ve diğer Ege Bölgesi şehirlerinde rahim kanseri tanısı almış hastalar Prof. Dr. Selçuk Erkılınç’a başvurduğundaf öncelikle vücut taraması yani tomografi ya da PET/CT incelemesi yapılır. Hastanın rahim içerisinden alınan biyopsi sonucunun moleküler değerlendirilmesinin olup olmadığı mutlaka değerlendirilir. Sonrasında ameliyat planlanır. Hastanın ek hastalığına göre ilgili uzman hekim görüşleri alınır. Örneğin hastanın hipertansiyonu varsa kardiyoloji konsültasyonu şekeri varsa endokrinoloji konsültasyonu, böbrek hastalığı varsa nefroloji konsültasyonu yapılarak hasta rahim kanseri ameliyatına hazır hale getirilir. Ameliyattan bir gün önce hastaneye yatırılır. Varis çorabı kan sulandırıcı iğne ve açlık süresinin ayarlanması gibi hazırlıklar sonrasında rahim kanseri hastaları genellikle sabahın erken saatinde ilk ameliyat olarak ameliyata alınır. Ameliyat yaklaşık bir buçuk, iki saat civarında sürer ancak ileri evre rahim kanseri hastalarında ameliyat süresi 5-6 saat civarında olabilir. Ancak rahim ve yumurtalık alınması ve aynı zamanda sentinel yani bekçi lenf bezinin çıkarılması uygulaması yapılacaksa genellikle bir buçuk saat içerisinde tamamlanır.
Hastanın ek hastalığı yoksa genellikle ameliyat bitiminde tekrar servisteki yatağına gönderilir. Ameliyat sonrası altıncı saatte hasta ayağa kaldırılır. Dördüncü beşinci saatte hasta su içmeye başlar. Ameliyatın ertesi gün normal beslenmeye
dönülür. İki gece hastanede kaldıktan sonra genellikle evine gönderilir.
Rahim Kanseri Ameliyatını Riskleri Nelerdir?
Rahim kanseri ameliyatında işleme bağlı ya da anesteziye bağlı riskler bulunmaktadır. Ancak ameliyatın kapsamı daraldığı yani sentinel (bekçi) lenf nodu uygulaması olduğu için ameliyatın hem süresi hem de kapsamı azalmıştır ve işleme bağlı riskler en aza inmiştir. Rahim idrar kesesi, idrar boruları ve bağırsak arasında bulunduğu için rahimin bu organlardan ayrılması gerekmektedir. Daha önce herhangi bir ameliyat geçirmemiş bir hastada bu organlardan rahimin ayrılması genellikle problemli olmaz. Eğer hasta bir ameliyat geçirdiyse ya da abse, çikolata kisti, kist ameliyatı, sezaryen gibi ameliyatlar geçirdiyse rahim ve komşu organları arasında yapışıklıklar gelişmiş olabilir bu yapışıklıklar ayrılırken yapışıklılığın düzeyine göre bu organlarda hasar riski bulunmaktadır. Teorik olarak idrar kesesi idrar boruları ve bağırsak yaralanması bu ameliyatın riskleri arasındadır ancak bir jinekolojik onkoloji uzmanı tarafından yapılan rahim kanseri ameliyatında bu yapışıklıkların açılması çoğunlukta ciddi bir soruna yol açmadan tamamlanabilir Bu yaralanmalar ameliyat sırasında fark edilirse genellikle herhangi bir soruna yol açmadan kolaylıkla yönetilebilir. Rahim kanseri hastalarının genellikle obez olduğunu düşündüğümüzde anesteziye bağlı riskler aslında daha çok ön plandadır. Çünkü kapalı ameliyat sırasında hastanın baş aşağı (Trendalenburg) durması sırasında akciğer üzerindeki etkileri biraz daha fazla olmaktadır hastanın kilolu olması akciğer üzerindeki basınçları etkileyerek solunum fonksiyonlarında geçici bozulmaya yol açabilir ama genellikle bu konuda deneyimli olan anestezi hekimleri bu basınç ayarlanmasını sağlayarak operasyonun sorunsuz tamamlamasını sağlar
Rahim Kanseri Ameliyatı Sonrası Eve Giderken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Rahim kanseri ameliyatı olduktan sonra genellikle 1 ya da iki gece hastanede kalınır gaz çıkışı olup bağımsız bir şekilde yürümeye başladığında ve beslenmesi normale döndüğünde hastalar güvenli eve gidebilir. Eve giderken kapalı ameliyat olan hastalarda ya da açık ameliyat olan hastalarda yaranın bir hafta su geçirmez bant ile kapatılıp bu şekilde duş alınması öneriliri. V notes ameliyatı olan hastalarda yara bulunmadığı için doğrudan duş alınabilir. Evde ilk günlerde beslenmenin aşamalı olarak arttırılması önemlidir. Bir anda aşırı yemek yenmesi, gaz yapan yiyecekler yenmesi rahatsızlık verecektir. Bu nedenle ameliyat sonrası erken dönemde çok ağır beslenme önermiyoruz. Genellikle sıvı, lifli yiyecekler yenmesi ve gaz yapan yiyeceklerden uzak durulması önerilir. Taburcu olurken hastaya antibiyotik, ağrı kesici ve kan sulandırıcı iğne veririz. Kan sulandırıcı iğnenin düzgün bir şekilde kullanılması bacak damarlarında pıhtı oluşmasını engellemek açısından çok önemlidir. Kanser hastalarında ameliyat sonrasında 20 ila 30 gün kan sulandırıcı iğnenin düzgün bir şekilde kullanılması önerilir. Rahim alındığı için vajinanın üst kısmında dikişler bulunur. Bu dikişlerin iyileşmesine zaman tanımak gerekir. Ağır kaldırmak ıkınmak gibi durumlar buradaki dişlerden kanama olmasına neden olabilir. Bu nedenle ameliyat sonrasında yaklaşık 10 15 gün kadar ağır kaldırılmasını öneriyoruz eğer ameliyat açık yapıldıysa mutlaka karın korsesinin en az 6 ay kullanılmasını istiyoruz kapalı ameliyatta korse kullanılmasına gerek yoktur ameliyat sonrasında bir aya kadar vajinal yoldan damla şeklinde kanama olması normaldir. Ancak bundan fazla kanama olursa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır. Genellikle rahim kanseri ameliyatından sonra bir ay cinsel ilişki yasağı gereklidir bir aydan sonra doktorun önerisiyle tekrar ilişki başlayabilir.
Rahim Kanseri Ameliyatında Yumurtalıklar Korunabilir mi?
Rahim kanserinde standart tedavi rahim ve iki taraflı yumurtalıkların çıkarılmasıdır. Bazı durumlarda rahim ve yumurtalıklar alınmadan da rahim kanseri tedavi edilebilir. Rahim kanseri rahim içinde sınırlıysa hastanın yaşı 45 yaşından küçükse, tümörün özellikleri iyi seyirli olacağını düşündürüyorsa Manyetik rezonans incelemesinde rahim kas tabakasında tümör görülmüyorsa yumurtalıklar temiz gözüküyorsa, bu durumda sadece rahim alınarak yumurtalıklar korunabilir. Yumurtalıkların korunmasının avantajı genç yaştaki hastalarda erken menopoz ve buna bağlı sağlık sorunlarının önüne geçmektir yapılan çalışmalar göstermiştir ki iyi seyirli rahim kanserinde yumurtalıkların alınmasına bağlı sağlık sorunlarından ölüm riski kansere bağlı ölüm riskinden daha yüksektir
Rahim Kanseri Hastaları Çocuk Sahibi Olabilir mi?
Rahim kanserinde doğurganlığın korunması mümkündür. Rahim kanseri eğer çok erken aşamada saptanmış ve çiftlerin doğurganlığı mümkün gözüküyorsa ve doğurganlık beklentisi varsa rahim kanseri rahimi almadan tedavi edilebilir bu durumda rahime hormonlu spiral takılması ya da ağızdan hormon tedavisi verilmesi gibi tedavilerle rahim kanseri tedavi edilebilir hastalığın geçip geçmediği aralıklı olarak rahim içerisinden alınan biyopsiler ile kontrol edilir. Eğer hastalık uzun süreli devam ediyorsa bu durumda doğurganlığın korunması mümkün değildir. Hastanın doğurganlık beklentisi olsa dahi rahimin alınması gerekebilir rahim kanseri ilaç ya da hormonlu spiralle tedavi edildiğinde sonrasında çocuk sahibi olabilme başarısı %50 oranındadır.
Rahim Koruyucu Tedavi için Kimler Uygun
Rahim koruyucu tedavi her rahim kanseri hastası için uygulanamaz.
Rahim Kanserinde Rahimi almadan ilaçla tedavi ettiğimiz hastaların taşıması gereken özellikler
- Çocuk sahibi olma isteğinin bulunması
- Erken evre rahim kanseri
- Endometrioid tip tümör
- Düşük dereceli hastalık
- MR görüntülemede derin kas tabakası tutulumu olmaması
- Yumurtalıklarda ek tümör saptanmaması
Rahim Koruyucu Tedavi Öncesi Hangi Tetkikler Yapılmalıdır?
Rahim Kanseri için bize başvuran hastalarda mutlaka
Ayrıntılı Patolojik Değerlendirme yapılır
Rahim içinden alınan örneklerin moleküler olarak değerlendirilmesi
gerekir
Manyetik Rezonans (MR)
MR görüntüleme ile tümörün rahim kasına ne kadar ilerlediği
değerlendirilir.
Yumurtalıkların Değerlendirilmesi
Bazı genç hastalarda rahim kanseri ile birlikte yumurtalık
kanseri de bulunabilir. Bu nedenle yumurtalıkların dikkatli incelenmesi
gerekir.
Lynch Sendromu Araştırması
Özellikle genç yaşta tanı alan hastalarda genetik yatkınlık
araştırılması önem taşır. Ailesinde kalın bağırsak ve rahim kanseri olan
hastaların bu konuda dikkatli olması gerekir, bu şartları taşıyan hastalarda rahim alınmadan hormon tedavisi ile rahim kanseri tedavi edilebilir
Rahim Kanserinde Hormonlu Spiral Tedavisi
Hormonlu spiral rahim içerisine yerleştirilen ve sürekli progesteron salgılayan bir sistemdir.
Avantajları:
- Sürekli ilaç etkisi sağlar
- Günlük ilaç kullanımı gerektirmez
- Tedavi süresince gebelikten korur
- Yan etkileri sistemik ilaçlara göre daha az olabilir
Hormonlu spirale ilave olarak ağızdan ilaç da verilebilir.
- Tedavi başarısı %70-90 arasında
- Gebelik elde etme oranları %35-50 arasında
- Canlı doğum oranları %30-50 arasındadır.
Bu oranlar hastanın yaşı, kilosu, tümör özellikleri ve tedaviye uyumuna göre değişiklik gösterebilir.
Rahim Koruyucu Tedavi Sonrası Rahim Alınmalı mı?
Çocuk sahibi olma planı tamamlandıktan sonra birçok hastada rahim ve yumurtalıkların alınması önerilir.
Bunun nedeni hastalığın ilerleyen yıllarda tekrar ortaya çıkabilme riskidir. Çocuk sahibi olduktan sonra hastalığın tekrarlama riskini azaltmak için rahimin alınması gereklidir. Risk faktörü olan hastalarda gecikme olmadan rahim ameliyatı yapılmalıdır. Yumurtalıkların alınıp alınmayacağına hastanın yaşına göre karar verilmelidir.
Tedavi planı her hasta için bireysel olarak oluşturulmalıdır.
İleri Evre (Evre III-IV) Rahim Kanserinde Ameliyat Mümkün mü?
Rahim kanseri çoğu zaman erken evrede saptanırsa da bazı hastalarda hastalık rahim dışarısına çıkarak karın içerisindeki organlara ya da
uzak organlara yayılabilir. Hastalığın evresi arttıkça tedavi başarısı azalır. Erken evrede başarı oranı %95 98 iken ileri evrelerde bu oran biraz daha azdır. Rahim kanseri genellikle komşuluğunda ki organlara, rahim ağzına vajinaya tüplere yumurtalıklara ve idrar kesesi ve bağırsaklara yayılım gösterebilir. Bunun dışında en sık lenf bezlerine hastalık yayılır. Her organın hastalığının sıçrayabileceği lenf bezleri farklıdır. Rahime ait hastalıklarda hastalığın kontrolünü sağlayan lenf bezleri karının arka tarafında bulunan ana atardamar ve toplar damarın etrafında bulunur. Bu lenf nodları hastalığın daha uzaklara gitmesini engellemek görevini taşırlar. Yayılma riski yüksek olan rahim kanseri tiplerinde pet tomografisi ya da emar gibi incelemelerle bu lenf nodlarını hastalığın yayılımı açısından değerlendiririz. Rahim kanseri lenf bezlerine yayılmışsa bu lenf bezleri çoğunlukla ameliyatla çıkarılabilir. Rahim kanseri böbrek damarlarının çıktığı düzeye kadar olan lenf bezlerine yayılma riski taşır. Rahim kanseri ameliyatında eğer hastalık sıçradıysa bu lenfe nodlarının tamamı temizlenebilir. Açık ameliyatla ya da kapalı ameliyatla bu lenf nodlarının
çıkarılması mümkündür. Pelvik ve paraaortik lenf nodu disekisiyonu rahim kanserinde yapılan ameliyatlardan biridir. Bu ameliyat laparoskopik yolla hiç karın içerisine girmeden yapılabilir. Karın içerisine girilmediği için iyileşme çok hızlı olarak gelişir. Extraperitoneal paraaortik lenf nodu ameliyatı ile karın arkasında çok zor ulaşılabilen lenf bezleri çıkarılabilir. İleri evre rahim kanseri ileri evre yumurtalık kanseri gibi tedavi edilir amaç ameliyatta gözle görülebilen bütün tümörlerin çıkarılmasıdır. Geride hiç hastalık kalmaması başarı şansını en çok artıran faktördür. İleri evre rahim kanserinde eğer tüm tümörün çıkarılabileceği cerrahi için hasta uygunsa bu cerrahi uygulamak hastaya en çok fayda sağlayan durumdur. İzmirde ileri evre rahim kanseri tedavisinde Prof. Dr. Selçuk Erkılınç ileri evre over kanserinde uyguladığı komplet sitoredüksiyon hedefine ulaşmak prensibini takip etmektedir. İleri evre rahim kanserinin seyri ileri evre yumurtalık kanserine göre biraz daha kötüdür. Ancak tümörün tam temizlendiği (komplet sitoredüksiyon) ameliyatların yapıldığı hastalar sağkalım sonuçlarının en iyi olduğu hasta grubudur.
Rahim Kanseri Tekrarlar mı? Tedavi Sonrası Takip Rehberi
Rahim Kanseri Nüks Riski Nedir?
Rahim Kanseri tedavisi sonrası kadınları en çok kaygılandıran konu hastalığını tekrarlama riskidir. Neyse ki erken evrede tanı alan hastaların büyük çoğunluğu başarılı şekilde tedavi edilir ve uzun yıllar sağlıklı yaşamlarını sürdürebilir. Evre I Hastalarda tekrarlama riski % 5’in altındadir. İleri Evre Hastalar % 40-50 düzeyine kadar tekrarlama riski vardır.
Bununla birlikte bazı hastalarda hastalık tekrarlayabilir. Bu nedenle düzenli takip muayeneleri büyük önem taşır.
Rahim kanseri tedavisi sonrasında yapılan kontrollerin amacı olası bir nüksü erken dönemde saptamak ve gerekli tedaviyi zamanında planlamaktır.
Rahim Kanseri Ne Zaman Nüks Eder?
Rahim kanseri nükslerinin büyük bölümünün ilk 3 yıl içerisinde gerçekleşmektedir.
Bu nedenle özellikle ilk yıllarda kontroller daha sık yaparız
Hastalığın tekrarlayabileceği bölgeler:
- Vajinanın tepesi
- Pelvis (leğen kemiği içi)
- Karın boşluğu (Bağırsakların üzeri, karaciğer dalak)
- Akciğerler
- Lenf bezleri
.
Rahim Kanseri Tedavisi Sonrası Kontroller Ne Sıklıkta Olmalıdır?
Rahim kanseri için tedavi edilen hastalar belirli aralıklarla takip edilmelidir.
Ameliyat sonrası;
- İlk 2 Yıl
3 ayda bir
- 2 yıldan sonra 5. yıla Kadar
6 ayda bir
- 5 yılı dolduran hastalarda
yılda bir kez kontrole çağırırız. Hastanın risk faktörlerine göre takip sıklığı daha sık ya da daha seyrek olarak planlanabilir.
Rahim Kanseri Tedavisi Olan Hastalarda Takipte Neler Yapıyoruz?
Rahim Kanseri tedavisi yaptığımız hastalarda Kontrollerde önce hastanın tıbbi bilgilerini alırız sonrasında gene tıbbi muayenesini yaparız ve mutlaka jinekolojik muayenelerini uygularız. Jinekolojik muayene rahim kanseri için tedavi olmuş hastalardaki en önemli basamaktır. Rahim kanserinin en sık tekrar ettiği yer vajinadır dolayısıyla bir jinekolojik onkoloji uzmanı tarafından rahim kanseri tedavisi olmuş hastada vajinanın değerlendirilmesi en önemli basamaktır. Muayene sırasında ayrıca transvajinal ultrasonografi yapılır. Transvajinal ultrasonografi rahimin alındığı yerin değerlendirilmesi açısından çok kıymetlidir. En az MR ya da tomografi incelemesi kadar bu alanda gerçekleşebilecek olası tekrar eden kitleleri tespit etmede çok yardımcı olur. Rahim kanseri tedavisi olmuş hastalarda vajinal smear alınmasını uygulamıyoruz. Yapılan çalışmalar smear testinin tekrar eden hastalığı bulmada başarılı olmadığını göstermiştir. Her taramada tümör markalarının bakılması da gerekli değildir. Ancak seröz karsinom gibi riskli tiplerde Ca125 testinin bakılması önemli olabilir. Her kontrolde mutlaka tüm karın ultrasonografisi ve akciğer grafisi isteriz. Yılda bir kez akciğer ve karın tomografisi isteriz. Her kontrolde tomografi yapılması doğru değildir. Hastaya radyasyon vermesi nedeniyle ve bu denli sık bakılmasının faydasının olmaması nedeniyle her kontrolde tomografisi yapmamayı tercih ediyoruz.
Rahim Kanseri Nüks Ederse Nasıl Anlaşılır
Rahim Kanseri tekrar ettiği blölgeye göre farklı belirtiler gösterir
- Vajinal kanama veya lekelenme (Vajinda tekrar ederse, vajen cuff nüksü)
- Pelvik ağrı (leğen kemiği içinde nüks)
- Karın ağrısı (Karın zarı ya da bağırsaklarda nüks)
- Şişkinlik (bağırsaklar)
- İştahsızlık (bağırsaklar)
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Sürekli öksürük (akciğer)
- Nefes darlığı (akciğer)
Rahim kanseri tedavisi yaptığımız hastada yukarıdaki şikayetlerden biri varsa muayene sonrasında şikayete yönelik görüntüleme ve gerekirse biyopsi alarak rahim kanserinin nüksü tanınabilir
Rahim Kanseri Nüks Tedavisi
Rahim kanseri nüks olduğunda tedavi öncesinde tümörden mutlaka biyopsi alınmalıdır. Tümörün özellikeri bilinmeli aynı zamada ileri patolojik inceleme yapılması gerekmektedir. Biyopsi materyalinde
- MMR durumu
- MSI durumu
- p53 değişiklikleri
- HER2 ekspresyonu
- Hormon reseptörleri bakılır. Bu reseptörler hastalara vereceğimiz hormon ya da hedeflenmiş tedavi seçmimizi etkiler.
Rahim Kanseri Nüksünde Ameliyat Mümkün mü?
Rahim kanseri nüksü olursa ameliyat bazı hastalarda yapılabilir. Ameliyat yapmadan önce bilmemiz gereken önemli bilgiler bulunur. Öncelikle hastanın rahim kanseri tanısı aldığı zaman yapılan ameliyat, sonrasında aldığı kempoterapi ve radyoterapi, son tedaviden sonra geçen zaman hastalığın tekrarladığı bölge önem kazanır. Pelviste nüks gerçekleştiyse ve hasta daha önce radyoterapi aldıysa ekzenterasyon ameliyatı gibi geniş ameliyatlar yapılarak tümör çıkarılabilir. Bazen tümör sadece kalın bağırsak üzerinde tekrarlar, bu durumda bağırsağın bir kısmının çıkarılması yeterlidir. Rahim kanseri nüksü karın dışındaki bölgelerde geliştiyse genellikle ameliyat mümkün değildir. İleri Evre Hastalarda nüks gerçekleştiğinde komplet sitoredüksiyon yapılması yani tümörün tamamının çıkarılması mümkünse hastaya en büyük fayda sağlanmış olur. İzmirdeki klinimize nüks rahim kanseri tedavisi için başvuran hastalarda mümkünse öncelikle ameliyat yapmayı planlanlıyoruz. Ameliyat sırasında geride tümör bırakmayacak komplet sitoredüksiyonun sağlanmasını hedefliyoruz.
Rahim Kanseri Nüksünde Radyoterapi
Daha önce radyoterapi almamış ve hastalığı pelvis veya vajen bölgesinde sınırlı olan hastalarda radyoterapi oldukça etkili bir tedavi seçeneği olabilir.
Bazı hastalarda brakiterapi ile birlikte uygulanabilir. Özellikle vajinal nükslerde başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.