Endometriozis Ameliyatı: Nasıl Yapılır, Hangi Cerrahi Yöntemler Kullanılır?
Endometriozis ameliyatı, endometriozis odaklarının ve hastalığa bağlı gelişen fibrozis, yapışıklık, endometrioma ve derin endometriozis nodüllerinin cerrahi olarak tedavi edilmesini amaçlayan operasyonların genel adıdır. Ancak endometriozis cerrahisi yalnızca görülen odakların çıkarılmasından ibaret değildir. Hastalığın yumurtalık, tüpler, rahim çevresi, bağırsak, mesane, üreter, pelvik sinirler, diyafragma ve nadiren göğüs boşluğu gibi farklı anatomik bölgeleri etkileyebilmesi nedeniyle cerrahi plan her hasta için ayrı yapılmalıdır.
Bu nedenle endometriozis ameliyatında temel soru “Endometriozis var mı?” değil, “Bu hastada hangi lezyona müdahale etmek gerçekten yarar sağlayacak?” olmalıdır.
Özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda cerrahinin sağlayabileceği yarar ile yumurtalık rezervine verebileceği zarar birlikte değerlendirilmelidir. Benzer şekilde bağırsak endometriozisinde her nodül bağırsak rezeksiyonu gerektirmez; bazı hastalarda yüzeysel eksizyon veya shaving yeterli olabilirken, seçilmiş hastalarda diskoid rezeksiyon veya segmental bağırsak rezeksiyonu gerekebilir.
Dolayısıyla başarılı bir endometriozis ameliyatı, mümkün olan en büyük ameliyatı yapmak değil; hastalığın yaygınlığı, hastanın ağrısı, yaşı, gebelik isteği, yumurtalık rezervi ve etkilenen organlar dikkate alınarak gerektiği kadar cerrahi yapmak anlamına gelir.
Endometriozis Ameliyatı Nedir?
Endometriozis ameliyatı, hastalığın yerleşim yerine ve derinliğine göre endometriozis odaklarının eksizyonu veya ablasyonu, yapışıklıkların açılması, endometriomaların tedavisi ve derin endometriozis nodüllerinin çevre organlardan ayrılarak çıkarılması gibi farklı işlemleri içerebilir.
Basit görünen bir endometriozis ile ileri derin endometriozis aynı ameliyat değildir. Bir hastada birkaç yüzeysel periton odağının tedavisi yeterli olabilirken başka bir hastada yumurtalıkların, bağırsakların, üreterlerin ve rahim arkasındaki dokuların birbirine yapıştığı ciddi anatomik bozulmalar bulunabilir.
İleri hastalıkta ameliyat sırasında yapılabilecek işlemler arasında şunlar bulunabilir:
- Endometriozis odaklarının eksizyonu,
- Seçilmiş yüzeysel odakların ablasyonu,
- Pelvik yapışıklıkların açılması,
- Normal anatomik planların yeniden oluşturulması,
- Endometrioma cerrahisi,
- Uterosakral ligament ve parametrial nodüllerin çıkarılması,
- Rektovajinal endometriozis nodüllerinin eksizyonu,
- Üreteroliz,
- Mesane endometriozisinin eksizyonu,
- Rektal shaving,
- Diskoid bağırsak rezeksiyonu,
- Segmental bağırsak rezeksiyonu,
- Gerektiğinde low anterior rezeksiyon,
- Diyafragma endometriozisinin eksizyonu,
- Seçilmiş hastalarda torasik endometriozis cerrahisi.
Bunların tamamının her hastada yapılması gerekmez. Cerrahinin kapsamı ameliyat öncesinde belirlenen hastalık haritasına ve ameliyat sırasında görülen gerçek anatomik bulgulara göre kişiselleştirilir.
Endometriozis Ameliyatı Kimlere Yapılır?
Endometriozis tanısı konulan her kadının ameliyat edilmesi gerekmez. Bu nokta özellikle önemlidir. Endometriozis kronik seyirli bir hastalıktır ve cerrahi tedavi, medikal tedavi ve takip birbirinin alternatifi olmaktan çok, farklı hasta gruplarında kullanılan tedavi araçlarıdır.
Endometriozis ameliyatı özellikle şiddetli veya yaşam kalitesini bozan ağrı, medikal tedaviye rağmen devam eden semptomlar, belirli özelliklere sahip endometriomalar, organ fonksiyonunu tehdit eden derin hastalık, üreter veya bağırsak tutulumu, tanısal belirsizlik veya seçilmiş infertilite olgularında gündeme gelebilir.
Ameliyat kararı yalnızca ultrason veya MR görüntüsüne bakılarak verilmemelidir. Hastanın şikâyeti ile görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Örneğin görüntülemede derin endometriozis nodülü bulunmasına rağmen ciddi şikâyeti olmayan ve organ fonksiyon kaybı bulunmayan bir hasta ile ciddi dışkılama ağrısı, cinsel ilişki sırasında derin ağrı ve bağırsak stenozu bulunan bir hastanın cerrahi gereksinimi aynı değildir.
Endometriozis Ameliyatının Amacı Nedir?
Endometriozis cerrahisinin temel hedefi yalnızca “görülen bütün kahverengi noktaları temizlemek” değildir. Cerrahi tedavinin hedefleri hastaya göre değişir.
Ağrı nedeniyle ameliyat edilen bir hastada amaç ağrıya neden olduğu düşünülen endometriozis odaklarının, derin nodüllerin ve fibrotik dokuların güvenli şekilde çıkarılmasıdır. Gebelik isteyen bir hastada ise buna ek olarak yumurtalık dokusunun, tüplerin ve pelvik anatomik ilişkilerin mümkün olduğunca korunması önem kazanır.
Üreter tutulumu varsa böbreğin korunması, bağırsak tutulumu varsa bağırsak fonksiyonunun korunması, mesane tutulumu varsa üriner sistemin güvenli şekilde tedavi edilmesi öncelik kazanabilir.
Bu nedenle iyi planlanmış bir ameliyatın temel prensibi maksimum cerrahi değil, maksimum klinik faydayı mümkün olan en düşük fonksiyon kaybıyla sağlamaktır.
Ağrı İçin Endometriozis Ameliyatı
Endometriozisin en önemli belirtilerinden biri pelvik ağrıdır. Ağrı adet döneminde şiddetlenen ağrı, sürekli kasık ağrısı, cinsel ilişki sırasında derin ağrı, dışkılama sırasında ağrı veya idrar yaparken ağrı şeklinde ortaya çıkabilir.
Cerrahi tedavi özellikle anatomik olarak ağrı ile ilişkilendirilebilecek endometriozis odakları bulunan ve uygun medikal tedavilere rağmen belirgin yakınmaları devam eden seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.
Bununla birlikte kronik pelvik ağrı yalnızca endometriozis odaklarından kaynaklanmayabilir. Uzun süren ağrı sonucunda pelvik taban kaslarında spazm, santral ağrı duyarlılığında artış, nöropatik ağrı mekanizmaları ve farklı organlardan kaynaklanan ağrı sendromları tabloya eklenebilir. Bu nedenle her kronik pelvik ağrının çözümü daha geniş bir endometriozis ameliyatı değildir.
Seçilmiş kronik ağrı hastalarında cerrahi dışı girişimsel ağrı yöntemleri de multidisipliner yaklaşımın parçası olabilir. Görüntüleme eşliğinde enjeksiyon veya belirli ağrı odaklarına yönelik girişimler bazı hastalarda değerlendirilebilir. Skleroterapi ise özellikle endometrioma gibi belirli kistik lezyonların tedavisinde cerrahiye alternatif veya seçilmiş durumlarda kullanılan girişimsel yöntemlerden biridir; standart olarak bütün endometriozis ağrılarının tedavisi anlamına gelmez.
Gebelik ve Fertilite İçin Endometriozis Ameliyatı
Endometriozis ile infertilite arasındaki ilişki karmaşıktır. Hastalık tüpler ve yumurtalıklar arasındaki anatomiyi bozabilir, yapışıklıklara neden olabilir ve ileri hastalıkta normal pelvik anatomiyi ciddi şekilde değiştirebilir.
Buna karşın çocuk sahibi olmak isteyen bir kadında ameliyatın otomatik olarak gebelik şansını artıracağı düşünülmemelidir. Cerrahi bazı hastalarda anatomiyi düzeltebilirken özellikle yumurtalık endometriomalarına yapılan tekrarlayan veya agresif müdahaleler sağlıklı yumurtalık dokusuna zarar verebilir.
Bu nedenle fertilite isteyen bir hastada cerrahi karar verilirken en az şu faktörler birlikte değerlendirilmelidir:
- Hastanın yaşı,
- Yumurtalık rezervi,
- AMH ve antral folikül sayısı gibi rezerv göstergeleri,
- Endometriomanın tek veya çift taraflı olması,
- Daha önce yumurtalık ameliyatı geçirilip geçirilmediği,
- Tüplerin durumu,
- Pelvik yapışıklıkların yaygınlığı,
- Derin endometriozis bulunup bulunmadığı,
- Ağrının şiddeti,
- Erkek faktörü gibi eşlik eden infertilite nedenleri,
- Doğal gebelik mi yoksa yardımcı üreme tedavisi mi planlandığı.
Özellikle düşük yumurtalık rezervi bulunan ve daha önce endometrioma ameliyatı geçirmiş bir kadında ikinci kez yumurtalık cerrahisi planlanırken çok daha dikkatli olunmalıdır.
Endometriozis Ameliyatı Öncesi Planlama Neden Önemlidir?
İleri endometriozis ameliyatında cerrahinin önemli bir bölümü aslında ameliyattan önce başlar. Amaç yalnızca “endometriozis var mı?” sorusunu yanıtlamak değil, hastalığın nerede olduğunu ve hangi organları etkilediğini haritalamaktır.
Özellikle derin endometriozis şüphesinde deneyimli ultrasonografi değerlendirmesi ve seçilmiş hastalarda pelvik MR cerrahi planlamaya yardımcı olabilir.
Ameliyat öncesinde özellikle şu bölgeler değerlendirilir:
- Sağ ve sol yumurtalıklar,
- Endometriomalar,
- Douglas boşluğu,
- Uterosakral ligamentler,
- Rektovajinal septum,
- Rektum ve sigmoid kolon,
- Mesane,
- Üreterler,
- Parametrium,
- Pelvik yan duvar,
- Gerekli hastalarda üst abdomen ve diyafragma.
Bağırsak veya üriner sistem tutulumu öngörülüyorsa ameliyatın kapsamı buna göre planlanır. Böylece ameliyat sırasında beklenmedik bir bağırsak rezeksiyonu veya üreter cerrahisi gereksinimiyle karşılaşma olasılığı azaltılabilir.
Laparoskopik Endometriozis Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Günümüzde uygun hastalarda laparoskopik endometriozis ameliyatı temel minimal invaziv cerrahi yaklaşımlardan biridir. Karın duvarında birkaç küçük giriş kullanılarak kamera ve ince cerrahi enstrümanlarla pelvis ve gerektiğinde üst abdomen değerlendirilir.
Laparoskopinin en önemli avantajlarından biri büyütülmüş görüntü altında retroperitoneal anatomiyi, üreterleri, damarları, bağırsakları ve derin pelvik dokuları ayrıntılı olarak değerlendirebilme imkânıdır.
İleri endometriozis ameliyatında laparoskopi yalnızca endometriozis odaklarını görmek için kullanılmaz. Gerektiğinde retroperitoneal alan açılır, üreter takip edilir, fibrotik dokular anatomik planlardan ayrılır, rektovajinal alan geliştirilir ve derin nodüller kontrollü şekilde eksize edilir.
Hastalığın yaygınlığına göre aynı laparoskopik ameliyat içerisinde endometrioma cerrahisi, adezyolizis, üreteroliz, mesane eksizyonu ve bağırsak cerrahisi gibi birden fazla işlem gerçekleştirilebilir.
Robotik Endometriozis Ameliyatı
Robotik endometriozis ameliyatı, laparoskopik cerrahinin robotik cerrahi platform yardımıyla gerçekleştirilen şeklidir. Özellikle dar anatomik alanlarda çalışan eklemli enstrümanlar ve üç boyutlu büyütülmüş görüntü kompleks diseksiyonlarda cerraha teknik kolaylık sağlayabilir.
Robotik yaklaşım özellikle ileri pelvik fibrozis, derin endometriozis, mesane veya üreter çevresi diseksiyonları ve kompleks rekonstrüksiyon gerektiren bazı olgularda tercih edilebilir.
Ancak robotik cerrahinin varlığı tek başına daha iyi sonuç anlamına gelmez. Endometriozis cerrahisinde belirleyici faktör kullanılan platformdan çok hastalığın doğru haritalanması, cerrahın retroperitoneal anatomiye hâkimiyeti ve gerekli olduğunda multidisipliner cerrahinin gerçekleştirilebilmesidir.
Bu nedenle “robotik mi, laparoskopik mi?” sorusunun tek bir doğru cevabı yoktur. Her iki yöntem de deneyimli ekiplerde minimal invaziv cerrahinin araçlarıdır.
Endometriozis Ameliyatı Açık Yapılır mı?
Endometriozis ameliyatlarının önemli bir bölümü minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte her hastada kapalı cerrahi mümkün veya uygun olmayabilir.
Çok ileri anatomik bozulma, belirli büyük kitleler, ciddi cerrahi komplikasyonlar, eş zamanlı yapılması gereken bazı kompleks işlemler veya ameliyat sırasında güvenli biçimde minimal invaziv olarak devam edilememesi durumunda laparotomi gerekebilir.
Ameliyatın açık cerrahiye dönmesi tek başına başarısızlık anlamına gelmez. Cerrahide temel öncelik kesi büyüklüğü değil hastanın güvenliğidir.
Endometriozis Ameliyatında Eksizyon mu, Ablasyon mu?
Endometriozis cerrahisinde sık kullanılan iki temel kavram eksizyon ve ablasyondur.
Eksizyon, endometriozis odağının çevresindeki dokudan ayrılarak çıkarılmasıdır. Ablasyon ise odağın enerji kullanılarak yüzeyden tahrip edilmesini ifade eder.
Yüzeysel peritoneal hastalıkta uygun olgularda farklı teknikler kullanılabilse de derin endometriozis nodüllerinde yalnızca yüzeyin yakılması çoğu zaman nodülün derin bölümünü ortadan kaldırmaz. Bu nedenle derin hastalıkta cerrahinin temel prensiplerinden biri nodülün anatomik sınırlarının belirlenmesi ve gerekli olduğunda eksizyonudur.
Ancak burada da “ne kadar çok doku çıkarılırsa o kadar iyi” yaklaşımı doğru değildir. Özellikle üreter, bağırsak, mesane, damarlar ve pelvik sinirlere komşu hastalıkta fonksiyon koruyucu cerrahi önemlidir.
Endometriozis Ameliyatında Bipolar ve Monopolar Kullanımı
Endometriozis ameliyatında kanama kontrolü ve doku diseksiyonu için farklı enerji sistemleri kullanılabilir. Bunların arasında bipolar enerji, monopolar enerji ve farklı ileri enerji cihazları bulunur.
Enerji cihazları cerrahinin önemli araçlarıdır ancak özellikle yumurtalık dokusunda kontrolsüz termal hasar istenmeyen bir durumdur. Amaç kanamayı durdururken çevredeki sağlıklı dokuyu mümkün olduğunca korumaktır.
Bu konu özellikle endometrioma ameliyatlarında önem kazanır. Kist duvarının çıkarılmasının ardından yumurtalık yüzeyinde yaygın bipolar koagülasyon yapılması kanamayı kolaylıkla kontrol edebilir; ancak aşırı enerji kullanımı çevredeki sağlıklı over dokusunda termal hasara neden olabilir.
Bu nedenle enerji kullanımı “hiç kullanılmamalıdır” şeklinde değerlendirilmemelidir. Esas olan enerjinin doğru yerde, doğru güçte ve mümkün olduğunca sınırlı uygulanmasıdır.
Monopolar enerji de kesme ve diseksiyon amacıyla kullanılabilir. Derin pelviste üreter, bağırsak veya sinir gibi yapılara yakın çalışılırken enerji yayılımı ve termal hasar riski göz önünde bulundurulmalıdır.
Endometrioma Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Yumurtalık içerisinde gelişen endometriozis kistlerine endometrioma veya halk arasında çikolata kisti adı verilir. Endometrioma cerrahisi endometriozis ameliyatının en hassas alanlarından biridir çünkü tedavi edilen organ aynı zamanda kadının yumurta rezervini taşıyan yumurtalıktır.
Endometrioma ameliyatında uygulanabilecek yöntemler hastaya göre değişebilir. Kistektomi ile kist kapsülünün çıkarılması, ablasyon teknikleri veya seçilmiş hastalarda girişimsel yöntemler değerlendirilebilir.
Kistektomide amaç kist duvarını sağlıklı yumurtalık dokusundan dikkatli şekilde ayırmaktır. Ancak endometrioma kapsülü ile normal over korteksi arasında her zaman kolay ayrılabilen bir plan bulunmayabilir. Agresif stripping sırasında kist duvarıyla birlikte normal over dokusu da çıkarılabilir.
Bu nedenle ameliyatın teknik başarısı yalnızca “kistin tamamen çıkarılması” ile ölçülmemelidir. Özellikle genç ve gebelik isteyen bir hastada geride kalan fonksiyonel yumurtalık dokusunun miktarı da cerrahi başarının önemli bir parçasıdır.
Endometriomaya Dokunmadan Derin Endometriozis Nodülleri Çıkarılabilir mi?
Evet. Bazı hastalarda ameliyatın hedefi yumurtalıktaki her endometriomayı çıkarmak olmayabilir.
Örneğin düşük yumurtalık rezervi bulunan, daha önce endometrioma ameliyatı geçirmiş veya bilateral endometrioması olan bir hastada tekrar over cerrahisinin olası rezerv kaybı özellikle önemlidir. Buna karşılık aynı hastada şiddetli ağrıya neden olan rektovajinal veya uterosakral derin endometriozis nodülü bulunabilir.
Böyle bir durumda cerrahi plan kişiselleştirilebilir. Teknik olarak mümkün ve klinik olarak uygun olduğunda ağrıya veya organ fonksiyon bozukluğuna neden olan derin nodüller çıkarılırken yumurtalık endometriomasına müdahale edilmemesi düşünülebilir.
Bu yaklaşım endometriozis cerrahisindeki önemli bir prensibi gösterir: ameliyatın hedefi görüntüdeki bütün hastalığı aynı anda ortadan kaldırmak değil, hastaya en fazla faydayı en az fonksiyon kaybıyla sağlamaktır.
Endometriozis Ameliyatı Yumurtalık Rezervini Azaltır mı?
Özellikle endometrioma ameliyatlarından sonra yumurtalık rezervinde azalma görülebilir. Bunun nedeni yalnızca kullanılan enerji değildir. Kist kapsülünün çıkarılması sırasında sağlıklı over dokusunun kaybedilmesi, kanama kontrolü sırasında termal hasar oluşması ve yumurtalığın vasküler yapısının etkilenmesi birlikte rol oynayabilir.
Risk özellikle şu durumlarda daha fazla önem kazanır:
- İki taraflı endometrioma,
- Tekrarlayan endometrioma ameliyatları,
- Başlangıçta düşük AMH,
- İleri yaş,
- Büyük veya kompleks endometriomalar,
- Her iki yumurtalığa aynı ameliyatta müdahale edilmesi.
Bu nedenle gebelik isteyen kadınlarda ameliyat öncesi fertilite hedeflerinin konuşulması önemlidir. Bazı hastalarda üreme tıbbı değerlendirmesi veya fertilite koruma seçeneklerinin ameliyattan önce ele alınması uygun olabilir.
Endometrioma Ameliyatında Kanama Kontrolü: Bipolar mı, Dikiş mi?
Endometrioma çıkarıldıktan sonra yumurtalık dokusunda kanama görülebilir. Kanama kontrolü için bipolar koagülasyon, sütür veya farklı hemostatik yöntemler kullanılabilir.
Bipolar enerji hızlı ve etkili kanama kontrolü sağlayabilir. Ancak özellikle over dokusunda geniş alanların tekrar tekrar koagüle edilmesinden kaçınmak önemlidir.
Alternatif olarak uygun hastalarda yumurtalık dokusu ince sütürlerle karşılaştırılabilir ve kanama kontrolü dikiş ile sağlanabilir. Bununla birlikte dikiş de tamamen biyolojik etkisiz bir işlem değildir; gereksiz sıkı sütürler doku perfüzyonunu etkileyebilir.
Bu nedenle “bipolar kesinlikle kullanılmamalıdır” veya “her over mutlaka dikilmelidir” şeklindeki katı yaklaşımlar yerine kanamanın yeri ve miktarına göre minimal termal hasar ve maksimum doku korunması hedeflenmelidir.
Fertilite Koruyucu Endometriozis Ameliyatı
Fertilite koruyucu endometriozis cerrahisi, yalnızca rahim ve yumurtalıkları bırakmak anlamına gelmez. Asıl amaç üreme fonksiyonu açısından değerli anatomik ve fonksiyonel dokuyu mümkün olduğunca korumaktır.
Bu nedenle cerrahi sırasında sağlıklı over korteksinin korunması, gereksiz enerji kullanımının azaltılması, tüplerin ve tubo-ovaryan ilişkinin korunması, gereksiz tekrarlayan over cerrahilerinden kaçınılması ve derin endometriozis nodüllerinin çıkarılmasında fonksiyonel anatominin gözetilmesi önemlidir.
Özellikle çocuk isteği bulunan hastalarda ameliyat kararı jinekolojik cerrahi ile üreme tıbbı arasındaki denge gözetilerek verilmelidir. Bazı hastalarda önce cerrahi, bazı hastalarda önce yardımcı üreme tedavisi, bazı hastalarda ise cerrahi yapılmaksızın doğrudan fertilite tedavisi daha uygun olabilir.
Endometriozis Ameliyatında Yapışıklıklar Nasıl Açılır?
Endometriozis kronik inflamasyon ve fibrozis nedeniyle pelviste ciddi yapışıklıklara yol açabilir. Yumurtalıklar rahmin arkasına, bağırsaklara veya pelvik yan duvara yapışabilir. İki yumurtalık orta hatta birbirine yaklaşarak klasik olarak “kissing ovaries” şeklinde tarif edilen görünümü oluşturabilir.
İleri hastalıkta Douglas boşluğu tamamen kapanabilir ve rektum rahmin arka yüzüne sıkıca yapışabilir.
Bu durumda ameliyat yalnızca yapışıklıkları kesmek değildir. Öncelikle normal anatomik referans noktaları belirlenir. Üreter gibi korunması gereken yapılar bulunur ve fibrotik dokular kontrollü biçimde ayrılır.
Amaç pelviste güvenli cerrahi planların yeniden oluşturulması ve gerekli organların birbirinden ayrılmasıdır. Ancak fertilite isteyen hastalarda aşırı over diseksiyonunun yeni yapışıklıklara ve doku hasarına yol açabileceği de dikkate alınmalıdır.
Derin Endometriozis Ameliyatı Neden Farklıdır?
Derin endometriozis, yüzeysel peritoneal odaklardan farklı olarak dokuların derinine ilerleyebilen, belirgin fibrozis ve anatomik bozulmaya neden olabilen hastalık formudur.
Derin endometriozis en sık uterosakral ligamentler, rektovajinal alan, bağırsak, vajen, mesane, üreter ve pelvik yan duvar gibi bölgeleri etkileyebilir.
Bu ameliyatlarda cerrahın yalnızca jinekolojik organ anatomisine değil; retroperitoneal anatomi, üreterler, hipogastrik sinirler, bağırsak ve mesane anatomisine de hâkim olması gerekir.
Örneğin rahmin arkasındaki sert bir nodül yalnızca “endometriozis kitlesi” değildir. Nodül rektum duvarına, vajene, üretere veya pelvik sinir yapılarına uzanabilir. Bu nedenle nodülün kontrolsüz şekilde çekilerek çıkarılması yerine anatomik planların tek tek ortaya konulması gerekir.
Sinir Koruyucu Endometriozis Ameliyatı Nedir?
Derin endometriozis özellikle pelvik yan duvar ve rektovajinal bölgede otonom sinir sistemine yakın yerleşebilir. Bu sinirler mesane, rektum ve cinsel fonksiyonların düzenlenmesinde rol oynar.
Geniş pelvik diseksiyon sırasında bu sinirlerin zarar görmesi ameliyat sonrasında idrar yapma güçlüğü, mesanenin tam boşaltılamaması veya bağırsak fonksiyonlarında değişiklik gibi problemlere yol açabilir.
Bu nedenle uygun hastalarda sinir koruyucu cerrahi prensipleri uygulanır. Amaç hastalığı tedavi ederken hipogastrik sinirler ve inferior hipogastrik pleksus gibi önemli otonom sinir yapılarını mümkün olduğunca korumaktır.
Bu yaklaşım özellikle geniş rektovajinal nodüller ve pelvik yan duvar hastalığında önem kazanır.
Endometriozis Ameliyatında Multidisipliner Cerrahi Ne Zaman Gerekir?
Endometriozis yalnızca jinekolojik organları etkileyen bir hastalık değildir. İleri hastalıkta bağırsak, üreter, mesane, diyafragma ve toraks tutulumu görülebilir.
Bu nedenle ameliyat öncesi görüntülemede kompleks organ tutulumu saptanan hastalarda operasyon gerekli cerrahi branşlarla birlikte planlanabilir.
Örneğin bağırsak duvarını derin olarak tutan bir nodülde rektal shaving yeterli olabileceği gibi bazı hastalarda diskoid rezeksiyon veya segmental bağırsak rezeksiyonu gerekebilir. Üreter tutulumu bulunan bir hastada yalnızca üreteroliz yeterli olabileceği gibi ileri stenozda üreter segmentinin çıkarılması ve yeniden birleştirilmesi veya mesaneye yeniden implante edilmesi gerekebilir.
Benzer şekilde diyafragma veya toraks tutulumu olan seçilmiş hastalarda üst abdominal veya torasik cerrahi planlama gerekebilir.
Bu nedenle ileri endometriozis ameliyatının önemli özelliklerinden biri, ameliyat sırasında beklenmedik şekilde daha radikal cerrahi yapmak değil; mümkün olduğunca hastalığın yaygınlığını önceden belirlemek ve gerekli ekibi ameliyattan önce planlamaktır.
Önemli: Endometriozis ameliyatının kapsamı yalnızca hastalığın evresine göre belirlenmez. Ağrının tipi, hastanın yaşı, gebelik isteği, yumurtalık rezervi, önceki ameliyatları, bağırsak ve üriner sistem tutulumu ve hastalığın anatomik dağılımı birlikte değerlendirilmelidir. Aynı görüntüleme bulgusuna sahip iki hastada tamamen farklı tedavi seçenekleri uygun olabilir.