Kronik pelvik ağrı, kadınlarda yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen ve genellikle birden fazla nedene bağlı gelişebilen uzun süreli ağrıdır. Endometriozis, çikolata kisti, geçirilmiş ameliyatlara bağlı yapışıklıklar, adenomyozis, mesane ve bağırsak hastalıkları olası nedenler arasındadır. Tedavi, ağrının kaynağının ayrıntılı değerlendirilmesine göre ilaç tedavisi, hormonal tedaviler, fizik tedavi veya uygun hastalarda cerrahi seçenekleri içerebilir.
Kronik Pelvik Ağrı: Geçmeyen Kasık ve Alt Karın Ağrısının Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi
Kronik pelvik ağrı, kadınlarda haftalar veya aylar boyunca devam eden, tekrar eden ya da günlük yaşamı etkileyen pelvis, kasık, alt karın, vajina, mesane, rektum veya bel çevresindeki ağrıların oluşturduğu kompleks bir klinik tablodur.
Bazen ağrı adet döneminde başlar. Bazen cinsel ilişki sırasında ortaya çıkar. Bazı kadınlarda dışkılarken, idrar yaparken veya mesane dolduğunda belirginleşir. Bazı hastalarda ise ağrı neredeyse sürekli hale gelir ve ultrason, MR veya daha önce yapılan ameliyatlara rağmen kesin nedeni açıklanamamış olabilir.
Bu hastaların önemli bir bölümünde sorun yalnızca tek bir organdan kaynaklanmaz. Aynı hastada endometriozis, pelvik taban kas spazmı, mesane ağrı sendromu, bağırsak hassasiyeti ve sinir kaynaklı ağrı birlikte bulunabilir.
Kronik pelvik ağrının en önemli özelliği şudur: Ağrının şiddeti her zaman ultrasonda veya MR'da görülen hastalığın büyüklüğü ile aynı değildir. Çok küçük bir lezyon ciddi ağrı oluşturabilir; büyük bir anatomik bulgu ise ağrının gerçek nedeni olmayabilir.
Bu nedenle kronik pelvik ağrı değerlendirmesinin temel amacı yalnızca “bir kist veya miyom bulmak” değildir. Amaç ağrının:
nerede başladığını,
nereye yayıldığını,
hangi hareket veya organ fonksiyonuyla arttığını,
adet döngüsüyle ilişkisini,
jinekolojik bir hastalıktan mı,
bağırsak veya mesaneden mi,
kas ve pelvik tabandan mı,
sinirlerden mi,
yoksa birden fazla mekanizmanın birleşiminden mi
kaynaklandığını anlamaktır.
Kronik Pelvik Ağrı Nedir?
Kronik pelvik ağrı, pelvis ve alt karın bölgesinde uzun süre devam eden veya tekrarlayan ağrıyı ifade eder. Geleneksel olarak üç ila altı ay veya daha uzun süren pelvik ağrı kronik olarak tanımlanabilir; ancak klinik değerlendirmede yalnızca sürenin değil, ağrının günlük yaşam üzerindeki etkisinin de önemi vardır.
Ağrı:
sürekli olabilir,
aralıklı gelip gidebilir,
yalnızca adet döneminde şiddetlenebilir,
cinsel ilişkiyle tetiklenebilir,
dışkılama veya idrar yapmayla artabilir,
uzun süre oturmayla kötüleşebilir,
fiziksel aktivite sonrası artabilir.
Bazı hastalar ağrıyı “kasık ağrısı” olarak tarif eder. Bazıları “rahmim ağrıyor”, “yumurtalığım ağrıyor”, “vajinanın derininde ağrı var”, “makata vuruyor” veya “kalçadan bacağa yayılıyor” şeklinde ifade eder.
Bu tariflerin her biri ağrının olası kaynağı hakkında farklı ipuçları verebilir.
Kronik Pelvik Ağrı Nerede Hissedilir?
Pelvik ağrı yalnızca rahmin bulunduğu orta hatta hissedilmez.
Ağrı şu bölgelerde ortaya çıkabilir:
sağ kasık,
sol kasık,
alt karın,
rahim bölgesi,
vajinanın derini,
mesane üzeri,
makat veya rektum çevresi,
kuyruk sokumu,
bel,
kalça,
bacak veya uyluk.
Bazen hasta ağrının başladığı yer ile yayıldığı bölgeyi birbirinden ayırabilir. Bu bilgi özellikle sinir kaynaklı veya miyofasyal ağrının değerlendirilmesinde yardımcı olabilir.
Kronik Pelvik Ağrının Nedenini Bulmak Neden Zor Olabilir?
Kronik pelvik ağrıyı diğer birçok jinekolojik şikâyetten ayıran en önemli özellik, aynı hastada birden fazla ağrı kaynağının bulunabilmesidir.
Örneğin bir hastada endometriozis bulunabilir. Ancak uzun süre devam eden ağrı nedeniyle pelvik taban kasları sürekli kasılmış olabilir. Aynı hastada irritabl bağırsak sendromu ve mesane hassasiyeti de eşlik edebilir.
Bu durumda yalnızca endometriozisi tedavi etmek ağrının tamamını ortadan kaldırmayabilir.
Başka bir hastada ultrasonda küçük bir yumurtalık kisti görülebilir. Ancak ağrının gerçek kaynağı pelvik tabandaki bir trigger point olabilir.
Bu nedenle görüntülemede bulunan her anormalliği ağrının nedeni olarak kabul etmek kronik pelvik ağrı yönetimindeki önemli hatalardan biridir.
Kronik pelvik ağrıda temel soru “Ultrasonda ne bulundu?” değil, “Hastanın ağrı paterni hangi yapıyla uyumlu?” olmalıdır.
Kronik Pelvik Ağrıda Ağrı Haritası Neden Önemlidir?
Kronik pelvik ağrı değerlendirmesinde hastanın ağrının yerini ayrıntılı olarak tarif etmesi önemlidir.
Ağrının:
nerede başladığı,
sağda mı solda mı olduğu,
orta hatta mı bulunduğu,
vajina veya rektuma yayılıp yayılmadığı,
bacağa veya bele vurup vurmadığı
değerlendirilir.
Ayrıca ağrının 0 ile 10 arasındaki şiddeti, en hafif ve en şiddetli dönemleri ile adet döngüsü boyunca değişimi takip edilebilir.
Tek bir küçük bölgede parmakla gösterilebilen ağrı, abdominal duvar veya miyofasyal trigger point gibi daha lokal bir kaynağı düşündürebilir. Buna karşılık yaygın pelvis, bel, karın ve vücudun farklı bölgelerinde ağrı bulunması daha kompleks ağrı işleme mekanizmalarının araştırılmasını gerektirebilir.
Kronik Pelvik Ağrının Tipleri Nelerdir?
Ağrının karakteri tanı açısından çok değerlidir.
Hastalar ağrıyı:
kramp,
yanma,
batma,
bıçak saplanması,
elektrik çarpması,
baskı,
ağırlık,
zonklama,
çekilme veya gerilme
şeklinde tarif edebilir.
Kramp tarzı ve adetle şiddetlenen ağrı jinekolojik/hormonal nedenleri düşündürebilirken, yanıcı veya elektrik çarpması şeklindeki ağrı nöropatik bir bileşene işaret edebilir.
Uzun süre oturma ile artan vajinal veya perineal yanıcı ağrı ise pudendal sinir gibi sinir yapılarının değerlendirilmesini gerektirebilir.
Adetle İlişkili Kronik Pelvik Ağrı Neden Olur?
Adet döneminde başlayan veya adet sırasında belirgin şekilde artan kronik pelvik ağrının önemli nedenleri arasında:
endometriozis,
adenomyozis,
primer dismenore,
bazı endometriomalar
bulunur.
Özellikle ağrı yıllar içerisinde giderek artmışsa, adet dışında da devam etmeye başlamışsa veya cinsel ilişki ve dışkılama ağrısı eşlik ediyorsa endometriozis açısından daha ayrıntılı değerlendirme gerekebilir.
Adet Dışında Sürekli Kasık Ağrısı Neden Olur?
Pelvik ağrının adet dışında da devam etmesi tek başına endometriozisi dışlamaz.
Kronikleşmiş endometriozis ağrısı adet dışı dönemlerde de görülebilir. Bunun yanında:
pelvik taban kas ağrısı,
mesane ağrı sendromu,
irritabl bağırsak sendromu,
nöropatik ağrı,
adenomyozis,
bazı yumurtalık patolojileri,
kas-iskelet sistemi sorunları
da sürekli pelvik ağrıya neden olabilir.
Cinsel İlişki Sırasında Derin Ağrı Neden Olur?
Cinsel ilişki sırasında ağrı yüzeysel veya derin olabilir.
Özellikle derin penetrasyon sırasında pelvisin içinde hissedilen ağrı:
derin endometriozis,
uterosakral ligament tutulumu,
rektovajinal endometriozis,
adenomyozis,
pelvik taban kas spazmı,
yumurtalık kistleri
gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.
Pelvik taban kaslarının aşırı kasılı olduğu hastalarda jinekolojik muayene ve ilişki sırasında girişte veya daha derinde belirgin kas hassasiyeti bulunabilir.
Dışkılama Sırasında Pelvik Ağrı Neden Olur?
Dışkılama sırasında özellikle adet döneminde artan derin pelvik ağrı, bağırsak veya rektovajinal endometriozis açısından önemli olabilir.
Ancak her dışkılama ağrısı endometriozis değildir.
İrritabl bağırsak sendromu, kronik kabızlık, anal veya rektal hastalıklar ve pelvik taban disfonksiyonu da ağrı oluşturabilir.
Bu nedenle ağrıyla birlikte:
kabızlık,
ishal,
şişkinlik,
dışkılama sıklığında değişiklik,
dışkıda kan
bulunup bulunmadığı ayrıca sorgulanmalıdır.
Mesane Dolduğunda veya İdrar Yaparken Pelvik Ağrı Neden Olur?
Mesane doldukça artan ve idrar yaptıktan sonra azalan ağrı, mesane ağrı sendromu açısından dikkat çekici olabilir.
Buna:
sık idrara çıkma,
ani idrar hissi,
gece idrara kalkma,
idrar yaparken rahatsızlık
eşlik edebilir.
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu düşünülen ancak kültürlerinde sürekli enfeksiyon gösterilemeyen bazı kadınlarda mesane ağrı sendromu değerlendirilmelidir.
Diğer taraftan mesane endometriozisi özellikle adetle ilişkili üriner ağrı veya nadiren idrarda kan ile ortaya çıkabilir.
Sürekli Sağ veya Sol Kasık Ağrısı Neden Olur?
Tek taraflı pelvik ağrı farklı kaynaklardan gelişebilir.
Olası nedenler arasında:
yumurtalık kisti,
endometrioma,
tek taraflı derin endometriozis,
pelvik yan duvar hastalığı,
abdominal duvar trigger pointi,
kas veya kalça kaynaklı ağrı,
sinir sıkışması
bulunabilir.
Ağrının yalnızca tek tarafta bulunması özellikle lokal anatomik veya miyofasyal bir ağrı kaynağının araştırılmasına yardımcı olabilir.
Pelvik Ağrı Bele, Kalçaya veya Bacağa Vurabilir mi?
Evet.
Pelvik taban kasları, bel ve kalça kasları anatomik ve fonksiyonel olarak birbirleriyle ilişkilidir. Bu nedenle bazı pelvik ağrı hastalarında bel, kalça veya uyluk ağrısı birlikte görülebilir.
Sinir kaynaklı ağrılar ise:
yanma,
elektriklenme,
uyuşma,
karıncalanma
gibi farklı belirtiler oluşturabilir.
Özellikle adetle birlikte tekrarlayan kalça ve bacağa yayılan ağrı nadir sinir ilişkili endometriozis açısından ayrıca değerlendirilebilir.
Hangi Pelvik Ağrı Belirtileri Acil Değerlendirme Gerektirir?
Kronik pelvik ağrısı bulunan bir hastada yeni gelişen şiddetli ağrı her zaman yalnızca mevcut kronik ağrının alevlenmesi olarak kabul edilmemelidir.
Özellikle aşağıdaki durumlarda acil değerlendirme gerekebilir:
ani başlayan çok şiddetli karın veya kasık ağrısı,
bayılma veya ciddi baş dönmesi,
gebelik ihtimaliyle birlikte tek taraflı ağrı veya kanama,
yüksek ateş ve belirgin genel durum bozukluğu,
karında sertlik veya ciddi hassasiyet,
sürekli kusma,
gaz ve dışkı çıkaramama,
yoğun vajinal kanama,
hızla kötüleşen ağrı.
Bu bulgular dış gebelik, over torsiyonu, kist rüptürü, ciddi enfeksiyon, bağırsak problemi veya başka akut abdominopelvik hastalıkların değerlendirilmesini gerektirebilir.
Kronik Pelvik Ağrı Nedenleri Nelerdir?
Kronik pelvik ağrının tek bir nedeni yoktur.
Başlıca nedenler aşağıdaki gruplarda değerlendirilebilir:
Jinekolojik: endometriozis, derin endometriozis, adenomyozis, bazı yumurtalık kistleri, miyomlar ve geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar.
Ürolojik: mesane ağrı sendromu/interstisyel sistit ve diğer üriner sistem hastalıkları.
Gastrointestinal: irritabl bağırsak sendromu, kabızlık ve farklı bağırsak hastalıkları.
Nörolojik: pudendal nevralji ve diğer periferik sinir ağrıları.
Ağrı işleme bozuklukları: santral sensitizasyon ve kronik ağrı mekanizmaları.
Aynı hastada bu nedenlerden ikisi, üçü veya daha fazlası birlikte bulunabilir. Bu nedenle kronik pelvik ağrıda tek organ yaklaşımı çoğu zaman yetersiz kalabilir.
Kronik Pelvik Ağrının Jinekolojik Nedenleri
Jinekolojik nedenler kronik pelvik ağrının önemli bir bölümünü oluşturur ancak bütün pelvik ağrıların jinekolojik olduğu düşünülmemelidir.
Önemli jinekolojik nedenler arasında:
endometriozis,
derin endometriozis,
adenomyozis,
endometrioma,
bazı yumurtalık kistleri,
bazı miyomlar,
geçirilmiş pelvik enfeksiyonlara bağlı anatomik değişiklikler
yer alır.
Endometriozis Kronik Pelvik Ağrı Yapar mı?
Evet. Endometriozis kronik pelvik ağrının en önemli jinekolojik nedenlerinden biridir.
Ağrı:
şiddetli adet ağrısı,
adet dışı pelvik ağrı,
derin cinsel ilişki ağrısı,
dışkılama ağrısı,
idrar yaparken ağrı
şeklinde ortaya çıkabilir.
Bununla birlikte endometriozis lezyonlarının miktarı ile ağrının şiddeti her zaman paralel değildir.
Endometriozisin belirtileri ve tanısı hakkında daha ayrıntılı bilgi için
Endometriozis Nedir?
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Derin Endometriozis Kronik Pelvik Ağrıya Neden Olabilir mi?
Derin endometriozis, rektovajinal alan, uterosakral ligamentler, bağırsak, mesane, üreter veya pelvik yan duvar gibi daha derin anatomik bölgelerde gelişebilir.
Özellikle:
çok şiddetli adet ağrısı,
derin cinsel ilişki ağrısı,
adet döneminde dışkılama ağrısı,
mesane veya üriner belirtiler
birlikte bulunuyorsa derin hastalık araştırılabilir.
Ancak derin endometriozis bulunan her hastada şiddetli ağrı olmak zorunda değildir.
Bağırsak, mesane ve üreter tutulumu hakkında ayrıntılı bilgi için
Derin Endometriozis
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis Kronik Pelvik Ağrı Yapar mı?
Evet. Adenomyozis özellikle ağrılı ve yoğun adet kanaması ile kendini gösterebilir ancak bazı kadınlarda kronik pelvik ağrı da oluşturabilir.
Muayenede rahim hassas veya büyük hissedilebilir. Ultrason ve uygun hastalarda MR tanısal değerlendirmeye yardımcı olabilir.
Adenomyozis nedeniyle rahmin alınması seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir; ancak kronik pelvik ağrısı olan bir hastada rahmin alınmasının bütün ağrıyı kesin olarak geçireceği varsayılmamalıdır.
Miyom Kronik Pelvik Ağrı Yapar mı?
Miyomlar daha çok:
yoğun adet kanaması,
pelvik bası,
dolgunluk,
sık idrara çıkma,
kabızlık
gibi belirtilerle ilişkilidir.
Ancak bazı miyomlarda kasık veya pelvik ağrı görülebilir. Özellikle büyük miyomlar basınç hissi oluşturabilir.
Burada kritik nokta şudur: Ultrasonda miyom görülmesi kronik pelvik ağrının mutlaka miyomdan kaynaklandığını göstermez.
Miyomun büyüklüğü, yerleşimi ve ağrının karakteri birlikte değerlendirilmelidir.
Miyomlar hakkında ayrıntılı bilgi için
Miyom Ameliyatı
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yumurtalık Kistleri Sürekli Kasık Ağrısı Yapar mı?
Bazı yumurtalık kistleri pelvik ağrı oluşturabilir ancak küçük ve basit bir kist görüldüğünde bütün kronik ağrıyı bu kiste bağlamak doğru olmayabilir.
Kistin:
boyutu,
iç yapısı,
sağ veya sol yumurtalıkta olması,
endometrioma olup olmadığı,
hastanın ağrısıyla anatomik olarak uyumlu olup olmadığı
değerlendirilmelidir.
Endometrioma yani çikolata kisti hakkında ayrıntılı bilgi için
Çikolata Kisti
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Pelvik Yapışıklıklar Ağrı Yapar mı?
Pelvik ve karın içi yapışıklıklar önceki ameliyatlar, enfeksiyonlar veya endometriozis sonrasında gelişebilir.
Ancak yapışıklık görülmesi ağrının mutlaka yapışıklıktan kaynaklandığı anlamına gelmez.
Özellikle yalnızca kronik ağrıyı tedavi etmek amacıyla yapılan rutin adezyolizisin, yani yapışıklıkların açılmasının bütün hastalarda kalıcı ağrı iyileşmesi sağladığı gösterilmiş değildir.
Buna karşılık yumurtalığı ciddi şekilde sabitleyen, tüp anatomisini bozan veya ileri endometriozisle ilişkili belirgin anatomik obliterasyon gibi seçilmiş durumlarda yapışıklıkların cerrahi tedavisi farklı şekilde değerlendirilebilir.
“Ameliyatta yapışıklık varmış, açılırsa ağrı kesin geçer” yaklaşımı kronik pelvik ağrıda doğru değildir.
Geçirilmiş Pelvik Enfeksiyon Kronik Ağrıya Neden Olabilir mi?
Geçirilmiş pelvik inflamatuvar hastalık bazı kadınlarda uzun dönem pelvik ağrı ile ilişkili olabilir.
Enfeksiyon sonrasında:
tüplerde hasar,
hidrosalpinks,
pelvik yapışıklık,
kronik ağrı mekanizmaları
gelişebilir.
Ancak geçmişte enfeksiyon geçirilmiş olması her kronik pelvik ağrının yapışıklığa bağlı olduğu anlamına gelmez.
Bağırsak Hastalıkları Kronik Pelvik Ağrı Yapar mı?
Evet. Bağırsak ve pelvis anatomik olarak birbirine yakın olduğu için gastrointestinal ağrı çoğu hasta tarafından “yumurtalık” veya “rahim ağrısı” şeklinde algılanabilir.
Özellikle:
şişkinlik,
kabızlık,
ishal,
dışkılama sonrası rahatlama,
gazla artan ağrı,
bağırsak alışkanlığında değişiklik
varsa gastrointestinal nedenler de araştırılmalıdır.
İrritabl Bağırsak Sendromu Pelvik Ağrı Yapar mı?
İrritabl bağırsak sendromu (IBS) kronik pelvik ağrı ile sık birlikte bulunabilen gastrointestinal durumlardan biridir.
Hasta:
karın ve pelvis ağrısı,
şişkinlik,
kabızlık,
ishal veya bunların dönüşümlü olması,
dışkılama ile belirtilerde değişiklik
tarif edebilir.
Önemli nokta, endometriozis ile IBS'nin aynı hastada birlikte bulunabilmesidir. Bu nedenle “endometriozis var, bütün bağırsak şikâyetleri ondandır” veya tam tersine “IBS var, endometriozis olamaz” yaklaşımı doğru değildir.
Kabızlık Kasık ve Pelvik Ağrı Yapar mı?
Kronik kabızlığı bulunan hastalarda alt karın ve pelviste baskı, şişkinlik ve rahatsızlık olabilir.
Ancak belirgin kronik ağrı varsa yalnızca kabızlığın varlığıyla yetinilmemeli; irritabl bağırsak sendromu, pelvik taban disfonksiyonu ve diğer bağırsak nedenleri değerlendirilmelidir.
Mesane Ağrı Sendromu Nedir?
Mesane ağrı sendromu veya interstisyel sistit, kronik pelvik ağrının önemli ancak bazen gözden kaçabilen nedenlerinden biridir.
Ağrı çoğunlukla mesane bölgesinde hissedilir ve mesane doldukça artabilir.
Hastada:
sık idrara çıkma,
ani idrar hissi,
gece idrara kalkma,
pelvik basınç,
cinsel ilişki ağrısı
eşlik edebilir.
Mesane ağrı sendromu ile endometriozis aynı hastada birlikte bulunabilir.
Pelvik Taban Kasları Kronik Pelvik Ağrıya Neden Olabilir mi?
Evet ve bu neden sıklıkla gözden kaçabilir.
Pelvik taban kasları sürekli kasılı, hassas veya spazm halinde olduğunda kronik pelvik ağrı ortaya çıkabilir.
Pelvik taban miyofasyal ağrısı:
vajinal ağrı,
derin cinsel ilişki ağrısı,
rektal basınç hissi,
otururken ağrı,
aktivite ile artan ağrı,
bel ve kalça ağrısı
oluşturabilir.
Levator ani, obturator internus, piriformis ve iliopsoas gibi kaslar ağrı kaynağı olabilir.
Bazı hastalarda ağrı günün sonunda veya uzun süre ayakta kalma ve fiziksel aktivite sonrasında artabilir.
Normal ultrason veya MR, pelvik taban kas ağrısını dışlamaz. Pelvik taban miyofasyal ağrısının tanısı büyük ölçüde ayrıntılı öykü ve doğru fizik muayeneye dayanır.
Pelvik Ağrıda Trigger Point Nedir?
Trigger point, kas veya fasyada basmakla hastanın tipik ağrısını ortaya çıkaran belirgin hassas bir bölgedir.
Bazen hasta ağrının tek bir noktada olduğunu parmağıyla gösterebilir.
Trigger point üzerine basıldığında ağrı:
aynı bölgede kalabilir,
kasığa,
vajinaya,
kalçaya,
bele
yayılabilir.
Bu hastalarda sorun rahim veya yumurtalıkta olmadığı için jinekolojik ultrason tamamen normal olabilir.
Sinir Kaynaklı Pelvik Ağrı Nasıl Anlaşılır?
Nöropatik ağrı genellikle klasik organ ağrısından farklı tarif edilir.
Hastalar:
yanma,
elektrik çarpması,
iğnelenme,
uyuşma,
karıncalanma,
dokunmakla aşırı hassasiyet
tanımlayabilir.
Ağrı belirli bir sinirin dağılım alanını takip edebilir ve bazı pozisyonlarla belirgin şekilde artabilir.
Önceki pelvik veya kasık ameliyatlarından sonra gelişen ağrılarda periferik sinir hasarı veya sıkışması da değerlendirilmelidir.
Pudendal Nevralji Nedir?
Pudendal nevralji, pudendal sinirin irritasyonu veya sıkışmasıyla ilişkili olabilen nöropatik bir pelvik ağrı tablosudur.
Ağrı:
vajina,
vulva,
perine,
rektum çevresi
gibi bölgelerde hissedilebilir.
Özellikle uzun süre oturmakla artan ve ayağa kalkmak veya uzanmakla azalan yanıcı ağrı bu açıdan dikkat çekici olabilir.
Her vajinal veya perineal ağrının pudendal nevralji olmadığı unutulmamalıdır. Tanı, ağrı paterni ve klinik değerlendirme ile konulur.
Santral Sensitizasyon Nedir?
Kronik ağrı uzun süre devam ettiğinde sinir sistemi ağrı sinyallerini daha güçlü işlemeye başlayabilir. Bu durum genel olarak santral sensitizasyon veya merkezi ağrı duyarlılığında artış olarak açıklanabilir.
Bu hastalarda başlangıçta endometriozis, ameliyat, enfeksiyon veya başka bir periferik ağrı kaynağı bulunmuş olabilir. Zaman içerisinde ağrı sistemi daha hassas hale gelebilir ve ağrı başlangıçtaki anatomik problemden daha geniş bir alana yayılabilir.
Bu durum:
ağrının gerçek olmadığı,
hastanın ağrıyı abarttığı,
problemin yalnızca psikolojik olduğu
anlamına gelmez.
Tam tersine kronik ağrının biyolojik işlenmesinin değişebildiğini gösterir.
Bu nedenle yalnızca yeni bir ameliyat yaparak anatomiyi değiştirmek bazı kronik pelvik ağrı hastalarında yeterli olmayabilir.
Kronik pelvik ağrıda anatomik hastalık ile ağrı sinir sisteminin birlikte değerlendirilmesi, gereksiz tekrarlayan ameliyatların önlenmesi açısından önemlidir.
Ameliyat Oldum Ama Pelvik Ağrım Geçmedi: Neden?
Bu soru kronik pelvik ağrı hastalarında özellikle önemlidir.
Hasta daha önce:
endometriozis ameliyatı,
yumurtalık kisti ameliyatı,
miyom ameliyatı,
rahim alınması,
yapışıklık ameliyatı
geçirmiş olabilir ve ağrısı devam edebilir.
Bunun birkaç nedeni olabilir.
Birincisi, ağrının gerçek kaynağı ameliyat edilen hastalık olmayabilir.
İkincisi, hastada aynı anda birden fazla ağrı kaynağı bulunabilir.
Üçüncüsü, başlangıçtaki anatomik hastalık tedavi edilmiş olsa bile pelvik taban kas disfonksiyonu veya nöropatik/santral ağrı mekanizması devam ediyor olabilir.
Dördüncüsü, endometriozis gibi kronik hastalıklarda yeni veya rezidüel hastalık söz konusu olabilir.
Bu nedenle ameliyattan sonra devam eden ağrının çözümü otomatik olarak ikinci bir ameliyat değildir.
Kronik Pelvik Ağrı Nasıl Değerlendirilir?
Kronik pelvik ağrıda ayrıntılı öykü en az ultrason kadar önemlidir.
Değerlendirmede yalnızca “nereniz ağrıyor?” diye sorulması yeterli değildir.
Aşağıdaki özellikler sistematik olarak sorgulanabilir:
Ağrı ne zamandır var?
İlk nasıl başladı?
Adetle ilişkisi var mı?
Adet dışında devam ediyor mu?
Cinsel ilişkide artıyor mu?
Dışkılarken artıyor mu?
Mesane dolduğunda artıyor mu?
İdrar yaptıktan sonra azalıyor mu?
Uzun süre oturmakla artıyor mu?
Hareket, yürüyüş veya egzersizle değişiyor mu?
Tek bir noktada mı, yaygın mı?
Bele veya bacağa yayılıyor mu?
Daha önce hangi tedaviler uygulandı?
Hangi ilaçlar işe yaradı veya yaramadı?
Daha önce hangi ameliyatlar yapıldı?
Bu sorgulama ağrının olası jinekolojik, üriner, gastrointestinal, kas-iskelet ve nörolojik bileşenlerini ayırmaya yardımcı olur.
Kronik Pelvik Ağrı Muayenesinde Nelere Bakılır?
Kronik pelvik ağrı muayenesi yalnızca rahim ve yumurtalıkların kontrolünden oluşmamalıdır.
Hastaya göre değerlendirmede:
karın duvarı,
ağrılı noktalar,
bel ve kalça,
pelvik taban kasları,
vajinal duvarlar,
rahim hareketliliği ve hassasiyeti,
uterosakral ligamentler,
adneksiyel bölgeler,
rektovajinal alan
değerlendirilebilir.
Özellikle hastanın günlük yaşamda yaşadığı ağrının muayenede aynı noktaya basıldığında tekrar oluşturulabilmesi tanısal açıdan son derece değerli olabilir.
Kronik Pelvik Ağrıda Ultrason Gerekir mi?
Jinekolojik kaynaklı kronik pelvik ağrı değerlendirmesinde transvajinal ultrason önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.
Ultrason ile:
yumurtalık kistleri,
endometriomalar,
miyomlar,
adenomyozis düşündüren bulgular,
bazı derin endometriozis lezyonları
değerlendirilebilir.
Ancak ultrasonun normal olması kronik pelvik ağrının olmadığı anlamına gelmez.
Pelvik taban ağrısı, sinir ağrısı, mesane ağrı sendromu ve irritabl bağırsak sendromu gibi birçok önemli neden standart jinekolojik ultrasonda görünmez.
Kronik Pelvik Ağrıda MR Ne Zaman Gerekir?
Her kronik pelvik ağrı hastasında MR gerekli değildir.
MR özellikle:
derin endometriozis şüphesi,
adenomyozis değerlendirmesi,
kompleks pelvik kitle,
ultrasonla açıklanamayan anatomik bulgular,
cerrahi planlama
gibi durumlarda yararlı olabilir.
Ancak normal MR da bütün kronik pelvik ağrı nedenlerini dışlamaz.
Kronik Pelvik Ağrıda Laparoskopi Gerekir mi?
Her kronik pelvik ağrı hastasında laparoskopi gerekmez.
Laparoskopi bazı jinekolojik nedenlerin tanı ve tedavisinde önemli bir yöntemdir. Özellikle endometriozis, büyük endometrioma, ciddi anatomik bozulma veya cerrahi olarak düzeltilebilir başka bir hastalık düşünülüyorsa gündeme gelebilir.
Ancak herhangi bir belirgin cerrahi hedef olmaksızın yalnızca “ağrının nedenini görmek” için bütün hastalara ameliyat yapılması doğru değildir.
Özellikle:
pelvik taban ağrısı,
mesane ağrı sendromu,
IBS,
nöropatik ağrı,
santral sensitizasyon
gibi durumlar laparoskopiyle tedavi edilemez.
Diğer taraftan cerrahi olarak tedavi edilebilir güçlü bir patoloji şüphesi varsa laparoskopiyi gereksiz şekilde geciktirmek de doğru değildir.
Doğru yaklaşım “ameliyat yapalım mı, yapmayalım mı?” ikileminden daha ayrıntılıdır. Önce hastada cerrahiyle düzeltilebilir bir ağrı kaynağı olup olmadığı belirlenmelidir.
Endometriozis için cerrahi tedavinin ayrıntıları hakkında
Endometriozis Ameliyatı
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Geçmeyen Pelvik Ağrıda Asıl Hedef Nedir?
Kronik pelvik ağrı hastalarının bir bölümü aylar veya yıllar boyunca farklı hekimlere başvurmuş olabilir.
Bazı hastalara:
“Ultrason normal, bir şey yok”,
“Küçük bir kist var, ağrı ondandır”,
“Yapışıklığın var, ameliyat olmalısın”,
“Endometriozisin var, bütün ağrı ondandır”
gibi tek nedenli açıklamalar yapılmış olabilir.
Oysa kronik pelvik ağrıda daha doğru yaklaşım ağrıyı organ organ ve mekanizma mekanizma değerlendirmektir.
Bir hastada yalnızca endometriozis bulunabilir. Başka bir hastada endometriozis ile pelvik taban kas ağrısı birlikte olabilir. Bir diğerinde esas problem mesane ağrı sendromu veya pudendal nevralji olabilir.
Bu ayrım yapılmadan uygulanacak tedavi, doğru tedavi olsa bile yanlış hastaya uygulandığında sonuç vermeyebilir.
Kronik pelvik ağrı tedavisinde temel prensip
Ağrının olduğu organı değil, ağrıyı oluşturan mekanizmayı bulmak gerekir. Kronik pelvik ağrıda doğru tanı, doğru tedavinin en önemli bölümüdür.
Kronik Pelvik Ağrı Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kronik pelvik ağrı tedavisi tek bir ilaç, tek bir ameliyat veya tek bir yöntemden oluşmaz. Tedavi ağrının hangi mekanizmadan kaynaklandığına göre planlanmalıdır.
Bir hastada temel problem endometriozis olabilirken başka bir hastada pelvik taban kas spazmı ön planda olabilir. Bir başka hastada mesane ağrı sendromu, bağırsak hassasiyeti veya nöropatik ağrı ağrının asıl kaynağı olabilir.
Daha da önemlisi bu nedenler aynı hastada birlikte bulunabilir.
Bu nedenle tedavi planlamasında önce şu soru sorulmalıdır:
Bu hastada baskın ağrı kaynağı nedir ve ağrıyı devam ettiren başka mekanizmalar var mı?
Tedavi seçenekleri hastaya göre şu yöntemlerden birini veya birkaçını içerebilir:
ağrı kesici ve antiinflamatuvar tedaviler,
hormonal tedaviler,
endometriozis için medikal tedavi,
nöropatik ağrı tedavileri,
pelvik taban fizik tedavisi,
miyofasyal tedaviler,
trigger point enjeksiyonları,
seçilmiş sinir blokları,
nöromodülasyon,
hedefe yönelik cerrahi,
multidisipliner kronik ağrı tedavisi.
Aynı tedavinin bütün kronik pelvik ağrı hastalarında işe yaraması beklenmemelidir.
Kronik Pelvik Ağrıda Tedavinin Hedefi Nedir?
Tedavinin amacı yalnızca hastanın ağrı skorunu sıfıra indirmeye çalışmak değildir.
Başlıca hedefler:
ağrının kaynağını tedavi etmek,
ağrı ataklarının sıklığını azaltmak,
uykuyu düzeltmek,
cinsel yaşam üzerindeki etkileri azaltmak,
iş ve günlük yaşam kapasitesini artırmak,
pelvik taban fonksiyonunu düzeltmek,
gereksiz ilaç ve ameliyatlardan kaçınmak,
hastanın kendi ağrı mekanizmasını anlamasını sağlamak
olmalıdır.
Özellikle yıllardır ağrı yaşayan hastalarda tek bir tedaviyle bütün ağrının ortadan kalkmasını beklemek yerine ağrıyı oluşturan bileşenlerin tek tek tedavi edilmesi daha gerçekçi bir yaklaşım olabilir.
Kronik Pelvik Ağrıda Ağrı Kesiciler ve NSAİİ Kullanılır mı?
Nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar yani NSAİİ'ler özellikle adetle ilişkili ağrı, dismenore ve inflamatuvar ağrı ataklarında kullanılabilir.
Bu ilaçlar prostaglandin üretimini azaltarak özellikle siklik ağrıda yararlı olabilir.
Ancak aylar veya yıllar boyunca devam eden kronik pelvik ağrının yalnızca ağrı kesicilerle yönetilmesi çoğu zaman yeterli değildir.
Ayrıca uzun süreli NSAİİ kullanımında:
mide-bağırsak yan etkileri,
böbrek fonksiyonları,
kanama riski,
kişinin diğer hastalıkları ve kullandığı ilaçlar
dikkate alınmalıdır.
Ağrı kesici işe yarıyor ancak ilaç kesildiğinde ağrı hemen geri dönüyorsa asıl ağrı kaynağının araştırılması gerekir.
Kronik Pelvik Ağrıda Hormonal Tedavi Ne Zaman Kullanılır?
Ağrının belirgin şekilde adet döngüsüyle ilişkili olduğu hastalarda hormonal baskılama önemli bir tedavi seçeneği olabilir.
Özellikle:
şiddetli adet ağrısı,
endometriozis şüphesi,
bilinen endometriozis,
adenomyozis,
adetle belirgin şekilde alevlenen kronik pelvik ağrı
Kaynaklarda da siklik olarak alevlenen kronik pelvik ağrıda ampirik hormonal baskılamanın kullanılabileceği belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:1]{index=1}
Hormonal tedavinin amacı ağrıya katkıda bulunan hormonal döngüyü baskılamaktır.
Hangi Hormonal Tedaviler Kullanılabilir?
Hastanın yaşı, gebelik isteği, eşlik eden hastalıkları ve olası endometriozis veya adenomyozis tanısına göre:
kombine östrojen-progestin içeren tedaviler,
yalnızca progestin içeren tedaviler,
dienogest,
levonorgestrel içeren rahim içi sistem,
GnRH agonistleri,
GnRH antagonistleri
gibi seçeneklerden yararlanılabilir.
Her hormonal ilaç her hasta için uygun değildir. Özellikle östrojen içeren ilaçlarda tromboemboli ve diğer kontrendikasyonlar göz önünde bulundurulmalıdır.
Dienogest Kronik Pelvik Ağrıda Kullanılır mı?
Dienogest, özellikle endometriozis ilişkili pelvik ağrıda kullanılan progestinlerden biridir.
Endometriozis bulunan uygun hastalarda:
adet ağrısı,
adet dışı pelvik ağrı,
endometriozis ilişkili ağrı belirtileri
üzerinde yararlı olabilir.
Ancak bütün kronik pelvik ağrı hastalarına dienogest verilmesi doğru değildir.
Örneğin temel sorun pelvik taban kas spazmı veya pudendal nevralji ise hormonal tedavinin bu ağrı mekanizmasını çözmesi beklenmez.
Bu nedenle ilaç seçiminden önce ağrının hormonal döngüyle ilişkisi değerlendirilmelidir.
GnRH Agonistleri ve GnRH Antagonistleri Ne Zaman Kullanılır?
GnRH agonistleri ve antagonistleri over kaynaklı hormonal uyarıyı azaltarak endometriozis ilişkili ağrının kontrolünde kullanılabilen daha güçlü hormonal seçeneklerdir.
Özellikle diğer hormonal tedavilerle yeterli yanıt alınamayan seçilmiş endometriozis hastalarında değerlendirilebilir.
Ancak bu ilaçların:
sıcak basması,
vajinal kuruluk,
kemik mineral yoğunluğu üzerindeki etkileri,
menopoz benzeri belirtiler
gibi yan etkileri nedeniyle tedavi süresi ve gerektiğinde add-back tedavisi hastaya göre planlanmalıdır.
Endometriozisin genel tedavisi hakkında ayrıntılı bilgi için
Endometriozis Nedir?
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Nöropatik Pelvik Ağrı Nasıl Tedavi Edilir?
Ağrı:
yanma,
elektrik çarpması,
iğnelenme,
uyuşma,
karıncalanma
şeklindeyse veya belirli bir sinir dağılımını takip ediyorsa nöropatik ağrı mekanizmaları değerlendirilmelidir.
Bu hastalarda klasik ağrı kesiciler yetersiz kalabilir.
Nöropatik ağrı tedavisinde hastaya göre bazı antidepresan veya nöromodülatör ilaçlardan yararlanılabilir. Ancak ilaç seçimi doğrudan “pelvik ağrı var” diye değil, gerçekten nöropatik özellikler varsa yapılmalıdır.
Özellikle kronik pelvik ağrıda gabapentin gibi ilaçların herkese rutin verilmesi uygun değildir; güncel kılavuzlar jinekolojik patoloji bulunmayan genel kronik pelvik ağrıda alternatif tedavilerin düşünülmesini, gabapentinoidlerin ise özellikle nöropatik ağrı özellikleri bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilmesini önermektedir. :contentReference[oaicite:2]{index=2}
Kronik Pelvik Ağrıda Güçlü Opioid Ağrı Kesiciler Kullanılır mı?
Kronik pelvik ağrının uzun dönem tedavisinde opioidlerin rutin kullanımı tercih edilmez.
Çünkü zaman içerisinde:
tolerans,
bağımlılık,
ilaç dozunun giderek artması,
bazı hastalarda ağrı duyarlılığının artması
gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
Kronik pelvik ağrıda esas yaklaşım ağrıyı sürekli güçlü analjeziklerle baskılamak yerine ağrıyı üreten mekanizmaları hedeflemektir.
Pelvik Taban Fizik Tedavisi Kronik Pelvik Ağrıda Etkili midir?
Pelvik taban fizik tedavisi, özellikle miyofasyal pelvik ağrı ve pelvik taban kas gerginliğinde tedavinin önemli parçalarından biridir.
Pelvik taban fizik tedavisi klasik anlamda yalnızca “Kegel egzersizi” yapmak değildir.
Hatta pelvik tabanı zaten aşırı kasılı olan bazı kronik ağrı hastalarında kontrolsüz güçlendirme egzersizleri yakınmaları artırabilir.
Fizik tedavinin hedefi hastaya göre:
aşırı kasılmış kasların gevşetilmesi,
myofasyal trigger pointlerin tedavisi,
manuel terapi,
doku mobilizasyonu,
pelvik taban koordinasyonunun düzeltilmesi,
nefes ve gevşeme teknikleri,
bel, kalça ve abdominal duvar sorunlarının düzeltilmesi,
gerektiğinde biofeedback
olabilir.
Kaynakta pelvik taban, kalça, sırt ve abdominal duvar kaslarına yönelik fizik tedavinin kronik pelvik ağrıdaki hedefe yönelik yöntemlerden biri olduğu belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:3]{index=3}
Güncel kronik pelvik ağrı kılavuzlarında da fizyoterapi değerlendirmesi ve tedavisi temel tedavi bileşenlerinden biri olarak önerilmektedir. :contentReference[oaicite:4]{index=4}
Trigger Point Enjeksiyonu Nedir?
Pelvik taban veya abdominal duvarda hastanın tipik ağrısını oluşturan belirgin bir trigger point saptandığında seçilmiş hastalarda enjeksiyon tedavisi uygulanabilir.
Trigger point enjeksiyonlarında genellikle lokal anestezik ilaçlar kullanılır.
Özellikle:
küçük ve iyi lokalize bir ağrılı alan,
muayenede basmakla hastanın günlük ağrısının tekrar oluşması,
miyofasyal ağrı bulguları
varlığında bu yaklaşım daha anlamlı olabilir.
Kaynaklar trigger point enjeksiyonlarının özellikle palpasyonla aynı ağrının oluşturulabildiği sınırlı miyofasyal ağrı alanlarında yarar sağlayabileceğini; yaygın ve diffüz ağrıda ise daha sınırlı etkili olduğunu belirtmektedir. :contentReference[oaicite:5]{index=5}
Trigger point enjeksiyonu bütün pelvise rastgele enjeksiyon yapmak değildir. Tedavi, muayenede ağrı kaynağı olarak doğrulanabilen hedef noktaya yapılmalıdır.
Pelvik taban kaslarında belirgin ve dirençli spazm bulunan bazı hastalarda botulinum toksini enjeksiyonu değerlendirilebilir.
Bu yöntem genellikle ilk tedavi değildir.
Öncelikle:
pelvik taban fizyoterapisi,
manuel tedaviler,
uygun hastalarda trigger point tedavileri
gibi daha konservatif seçenekler değerlendirilir.
Dirençli kas spazmında botulinum toksini seçilmiş olgularda düşünülebilir; güncel kılavuzlarda da fizyoterapiye rağmen devam eden pelvik taban spazmında bir seçenek olarak yer almaktadır. :contentReference[oaicite:6]{index=6}
Kronik Pelvik Ağrıda Sinir Bloğu Nedir?
Sinir bloğu, ağrının belirli bir periferik sinirden kaynaklandığı düşünülen seçilmiş hastalarda lokal anestezik veya uygun ilaçların sinir çevresine uygulanmasıdır.
Sinir blokları iki amaçla kullanılabilir:
Tanısal: Ağrının gerçekten o sinirden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamaya yardımcı olmak.
Tedavi edici: Sinirden gelen ağrı sinyallerini geçici veya daha uzun süre azaltmak.
Pelvik ağrı hastalarında seçilmiş durumlarda pudendal sinir veya başka periferik sinirlerin blokları değerlendirilebilir.
Ancak sinir blokları her kronik pelvik ağrı hastasına uygulanacak rutin işlemler değildir.
Güncel kılavuzlar bu girişimlerin uygun hasta seçimiyle ve bu konuda deneyimli ekipler tarafından yapılması gerektiğini vurgulamaktadır. :contentReference[oaicite:7]{index=7}
Pudendal Sinir Bloğu Ne Zaman Yapılır?
Pudendal nevraljiyi düşündüren:
perine veya vajina çevresinde yanıcı ağrı,
uzun süre oturmayla belirgin artış,
uygun sinir dağılımına uyan ağrı
bulunan seçilmiş hastalarda pudendal sinir bloğu tanısal ve bazen terapötik amaçla kullanılabilir.
Ancak “pelvik ağrım var, pudendal blok yaptıralım” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Önce ağrı paterninin pudendal sinir anatomisiyle uyumlu olması gerekir.
Kronik Pelvik Ağrıda Nöromodülasyon Nedir?
Nöromodülasyon, sinir sistemine elektriksel uyarılar uygulanarak ağrı sinyallerinin işlenmesini değiştirmeyi amaçlayan yöntemlerin genel adıdır.
Bu başlık altında seçilmiş durumlarda:
TENS,
posterior tibial sinir stimülasyonu,
sakral nöromodülasyon,
pudendal nöromodülasyon
gibi yöntemler değerlendirilebilir.
Ancak kronik pelvik ağrı için nöromodülasyonun kanıtları her yöntem için aynı güçte değildir. Kaynaklarda bu yöntemlerin daha çok yüksek şiddetli ve standart tedavilere dirençli seçilmiş hastalarda düşünüldüğü belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:8]{index=8}
Bu nedenle nöromodülasyon genellikle tedavi algoritmasının ilk basamağı değildir.
Kronik Pelvik Ağrıda Ameliyat Ne Zaman Gerekir?
Kronik pelvik ağrı var diye ameliyat yapılmaz.
Cerrahi, ağrıyla güçlü şekilde ilişkilendirilebilecek ve ameliyatla düzeltilebilecek anatomik bir hastalık bulunduğunda gündeme gelmelidir.
Örneğin:
semptomatik endometriozis,
derin endometriozis,
belirli endometriomalar,
belirgin semptom oluşturan miyom veya adenomyozis,
organ fonksiyonunu etkileyen anatomik hastalıklar
cerrahi gerektirebilir.
Önemli olan cerrahiyi ne çok erken ne de gereksiz şekilde gecikmiş uygulamaktır.
Kaynaklarda da bütün kronik pelvik ağrı hastalarına laparoskopi yapılmasının gereksiz olduğu; buna karşılık derin endometriozis, büyük miyom, hidrosalpinks veya büyük endometrioma gibi cerrahi olarak tedavi edilebilir güçlü bir patoloji varsa cerrahi değerlendirmesinin önemli olduğu belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:9]{index=9}
Kronik Pelvik Ağrıda Endometriozis Ameliyatı
Endometriozis kronik pelvik ağrının önemli cerrahi olarak tedavi edilebilir nedenlerinden biridir.
Özellikle:
şiddetli adet ağrısı,
derin cinsel ilişki ağrısı,
dışkılama ağrısı,
medikal tedaviye rağmen devam eden ağrı,
bağırsak, mesane veya üreter gibi organları etkileyen derin hastalık
Cerrahinin amacı yalnızca görülen birkaç yüzeysel odağı yakmak değildir. Derin endometriozis varsa hastalığın anatomik haritası, bağırsak ve üreterlerle ilişkisi ve hastanın fertilite hedefleri birlikte değerlendirilmelidir.
Kompleks endometriozis cerrahisinin ayrıntıları için
Endometriozis Ameliyatı
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bağırsak, mesane, üreter ve rektovajinal tutulum için
Derin Endometriozis
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Endometriozis Ameliyatından Sonra Ağrı Neden Devam Edebilir?
Endometriozis ameliyatından sonra ağrının devam etmesi her zaman ameliyatın eksik yapıldığı anlamına gelmez.
Ağrının devam etmesinin olası nedenleri arasında:
rezidüel veya tekrarlayan endometriozis,
adenomyozis,
pelvik taban kas spazmı,
mesane ağrı sendromu,
IBS,
nöropatik ağrı,
santral sensitizasyon
bulunabilir.
Bu nedenle ameliyat sonrası devam eden ağrıda doğrudan ikinci bir laparoskopiye geçmeden önce ağrının yeniden haritalanması önemlidir.
Pelviste veya karında yapışıklık görülmesi, ağrının mutlaka yapışıklıktan kaynaklandığını göstermez.
Rutin olarak yalnızca kronik pelvik ağrıyı geçirmek amacıyla yapışıklıkların açılması önerilmez.
Kaynaklarda laparoskopik adezyolizis ile yalnızca tanısal laparoskopiyi karşılaştıran uzun dönem çalışmada belirgin kalıcı ağrı avantajı gösterilemediği belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:10]{index=10}
Ayrıca kronik pelvik ağrı tedavisi kaynağında da rutin adezyolizisin yararlı görünmediği ve önerilmediği ifade edilmektedir. :contentReference[oaicite:11]{index=11}
Bununla birlikte:
yumurtalığı ciddi şekilde fikse eden spesifik bir yapışıklık,
hidrosalpinks,
ileri endometrioziste tamamen obliterasyona uğramış Douglas boşluğu,
başka bir cerrahi işlem sırasında normal anatomiyi yeniden oluşturma gereksinimi
gibi seçilmiş durumlarda adezyolizis gerekli olabilir.
Yapışıklığı olan her hasta ameliyat edilmez; fakat gerçekten anatomik problemi açıklayan seçilmiş yapışıklıklar tedavi edilebilir.
Rahmin Alınması Kronik Pelvik Ağrıyı Geçirir mi?
Bu soru özellikle yıllardır ağrı yaşayan ve çocuk isteğini tamamlamış kadınlarda sık sorulur.
Histerektomi bazı doğru seçilmiş hastalarda ağrıyı belirgin şekilde azaltabilir ancak kronik pelvik ağrının bütün nedenlerini tedavi etmez.
Özellikle:
adenomyozis,
semptomatik miyom,
rahim kaynaklı tekrarlayan hassasiyet ve ağrı
bulunan ve medikal tedaviden yarar görmeyen, çocuk isteğini tamamlamış bazı hastalarda histerektomi değerlendirilebilir.
Ancak hastanın ağrısı:
pelvik tabandan,
mesaneden,
bağırsaktan,
periferik sinirlerden,
santral sensitizasyondan
kaynaklanıyorsa rahmi almak bu ağrının tamamını ortadan kaldırmayabilir.
Çalışmalarda histerektomi sonrasında bazı hastalarda pelvik ağrının devam edebildiği bildirilmiştir. Kaynakta farklı serilerde hastaların yaklaşık %5–38'inde ağrının devam ettiği belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:12]{index=12}
Histerektomi kronik pelvik ağrıda “sonunda rahmi alalım ve sorun bitsin” şeklinde uygulanacak bir yöntem değildir. Önce rahmin gerçekten ağrının önemli kaynaklarından biri olduğuna dair klinik uyum aranmalıdır.
Adenomyozis Varsa Rahmin Alınması Ağrıyı Kesin Geçirir mi?
Adenomyozis rahim kaynaklı ağrı, yoğun adet kanaması ve şiddetli dismenore yapabilir.
Çocuk isteğini tamamlamış ve medikal tedaviye yanıt vermeyen uygun hastalarda histerektomi kesin adenomyozis tedavisi olabilir.
Ancak kronik pelvik ağrının tek nedeni her zaman adenomyozis değildir.
Kaynakta adenomyozis nedeniyle histerektomi yapılan kronik pelvik ağrı hastalarının bir bölümünde ağrının ameliyat sonrasında da devam edebildiği belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:13]{index=13}
Bu nedenle ameliyattan önce:
pelvik taban,
endometriozis,
mesane,
bağırsak,
santral ağrı mekanizmaları
da değerlendirilmelidir.
Kronik Pelvik Ağrı İçin Yumurtalıklar Alınmalı mı?
Genç bir hastada yalnızca kronik pelvik ağrı nedeniyle her iki yumurtalığın rutin olarak alınması doğru değildir.
Yumurtalıkların alınması cerrahi menopoz oluşturur ve uzun dönem sağlık sonuçları açısından önemli bir karardır.
Kaynakta da bilateral ooforektominin genel olarak ciddi bilateral over patolojisi veya genetik kanser predispozisyonu gibi özel durumlarla sınırlandırıldığı; yumurtalıkların korunmasının cerrahi menopozun uzun dönem sonuçlarından kaçınmayı sağladığı belirtilmektedir. :contentReference[oaicite:14]{index=14}
Endometriozis varlığında bile yumurtalıkları almak ağrının mutlaka tamamen ortadan kalkacağını garanti etmez.
Cerrahi Doğru Yapıldığı Halde Ağrı Neden Devam Edebilir?
Kronik pelvik ağrıdaki en önemli kavramlardan biri budur.
Bir hastada başlangıçta gerçek bir anatomik ağrı kaynağı bulunabilir.
Örneğin:
derin endometriozis nodülü,
adenomyozis,
endometrioma
olabilir.
Bu hastalık cerrahi olarak başarılı şekilde tedavi edilmiş olsa bile yıllarca devam eden ağrı nedeniyle:
pelvik taban kasları sürekli kasılı kalmış olabilir,
periferik sinirler hassaslaşmış olabilir,
merkezi sinir sistemi ağrı sinyallerini daha güçlü işlemeye başlamış olabilir.
Bu durumda ameliyat doğru ve gerekli olmasına rağmen ağrının başka bileşenlerinin ayrıca tedavi edilmesi gerekebilir.
Santral Sensitizasyon Nasıl Tedavi Edilir?
Santral sensitizasyon saptanan veya düşünülen hastada amaç hastaya “ağrın psikolojik” demek değildir.
Aksine ağrının biyolojik işlenmesinin değiştiğini kabul ederek sinir sistemini hedefleyen daha kapsamlı bir tedavi uygulanır.
Hastaya göre:
ağrı mekanizmasının anlatılması,
uyku düzeninin düzeltilmesi,
kademeli fiziksel aktivite,
pelvik taban fizik tedavisi,
uygun nöropatik ağrı ilaçları,
ağrı odaklı bilişsel-davranışsal yaklaşımlar,
eşlik eden periferik ağrı kaynaklarının tedavisi
birlikte kullanılabilir.
Güncel kronik pelvik ağrı kılavuzları da tedavinin merkezi sensitizasyon/nosiplastik ağrı dahil çok faktörlü mekanizmaları dikkate alan disiplinler arası bir model üzerine kurulmasını önermektedir. :contentReference[oaicite:15]{index=15}
Multidisipliner Kronik Pelvik Ağrı Tedavisi Nedir?
Kronik pelvik ağrıda multidisipliner yaklaşım, hastayı farklı branşlara rastgele göndermek anlamına gelmez.
Önce ağrı haritası oluşturulur ve hangi sistemlerin gerçekten tedavi gerektirdiği belirlenir.
Hastaya göre:
jinekoloji,
pelvik taban fizyoterapisi,
gastroenteroloji,
üroloji,
ağrı tedavisi,
nöroloji veya ilgili sinir cerrahisi,
psikolojik ağrı tedavisi
gibi alanların katkısı gerekebilir.
Ancak her hastanın bütün branşlara yönlendirilmesi gerekmez.
Multidisipliner tedavinin amacı hastayı dolaştırmak değil, aynı hastadaki farklı ağrı kaynaklarını koordineli biçimde tedavi etmektir.
Kronik Pelvik Ağrı Hastasında Tedavi Nasıl Seçilir?
Pratikte tedavi şu şekilde düşünülebilir:
Adetle belirginleşen ağrı varsa
Endometriozis, adenomyozis ve hormonal olarak tetiklenen ağrı kaynakları değerlendirilir. Uygun hastada hormonal tedavi veya gerektiğinde cerrahi düşünülebilir.
Derin cinsel ilişki ve dışkılama ağrısı varsa
Derin endometriozis ile pelvik taban kasları birlikte değerlendirilmelidir.
Mesane dolduğunda ağrı artıyorsa
Mesane ağrı sendromu ve üriner nedenler araştırılır.
Şişkinlik, kabızlık veya dışkılama ile değişen ağrı varsa
IBS ve gastrointestinal nedenler değerlendirilir.
Muayenede belirli kasa basmakla aynı ağrı oluşuyorsa
Pelvik taban veya abdominal duvar miyofasyal ağrısı düşünülür. Fizik tedavi ve seçilmiş trigger point tedavileri gündeme gelebilir.
Yanıcı, elektriklenme şeklinde ağrı varsa
Periferik nöropati ve sinir sıkışmaları değerlendirilir. Uygun hastada nöropatik ağrı tedavisi veya hedefe yönelik sinir bloğu düşünülebilir.
Belirgin anatomik hastalık varsa
Endometriozis, endometrioma, belirgin adenomyozis veya başka cerrahi patolojiler için ameliyatın potansiyel faydası değerlendirilir.
Ağrı yaygın hale geldiyse
Santral sensitizasyon ve eşlik eden kronik ağrı mekanizmaları tedavi planına dahil edilir.
Kronik Pelvik Ağrı Tedavisinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Ultrasonda bulunan ilk şeyi ağrının nedeni kabul etmek:
Küçük bir kist veya miyom ağrının gerçek kaynağı olmayabilir.
Normal MR nedeniyle “hiçbir şey yok” demek:
Pelvik taban, mesane, bağırsak ve nöropatik ağrı MR'da görünmeyebilir.
Her ağrıyı endometriozise bağlamak:
Endometriozis önemli bir neden olmakla birlikte aynı hastada başka ağrı kaynakları bulunabilir.
Her yapışıklığı ameliyat etmek:
Rutin adezyolizisin kronik ağrıyı kalıcı olarak düzelttiği gösterilmiş değildir.
Pelvik tabanı muayene etmemek:
Miyofasyal pelvik ağrı sık görülmesine rağmen gözden kaçabilir.
Ameliyat sonrası ağrı devam edince hemen tekrar ameliyat etmek:
Önce ağrının mekanizması yeniden değerlendirilmelidir.
Yıllarca yalnızca ağrı kesici kullanmak:
Semptomu geçici olarak azaltmak ağrının nedenini tedavi etmekle aynı şey değildir.
Kronik Pelvik Ağrı İçin Hangi Doktora Gidilir?
Kadınlarda kronik kasık ve pelvik ağrının değerlendirilmesinde jinekolojik muayene ve ultrason önemli başlangıç noktalarıdır.
Ancak kronik pelvik ağrının değerlendirilmesini yapan hekimin yalnızca rahim ve yumurtalıklara değil:
endometriozis ve derin endometriozise,
adenomyozise,
pelvik taban kaslarına,
bağırsak belirtilerine,
mesane belirtilerine,
periferik sinir ağrılarına,
önceki ameliyatların sonuçlarına,
santral ağrı mekanizmalarına
birlikte bakabilmesi önemlidir.
Böylece gerekli hastada cerrahi geciktirilmezken, ameliyatın fayda sağlamayacağı hastada gereksiz cerrahiden kaçınılabilir.
İzmir'de Kronik Pelvik Ağrı Değerlendirmesi
İzmir'de kronik pelvik ağrı, geçmeyen kasık ağrısı, ağrılı adet, cinsel ilişki ağrısı veya nedeni açıklanamayan pelvik ağrı nedeniyle değerlendirme arayan hastalarda amaç yalnızca ultrason yapmak değildir.
Özellikle daha önce farklı tedaviler uygulanmış veya ameliyat geçirmiş hastalarda önceki raporların, ultrason ve MR görüntülerinin ve varsa ameliyat notlarının birlikte değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Değerlendirmede temel amaç şu sorulara cevap vermektir:
Ağrının ana kaynağı neresi?
Birden fazla ağrı kaynağı var mı?
Endometriozis veya başka cerrahi olarak tedavi edilebilir hastalık var mı?
Pelvik taban kasları ağrıya katkıda bulunuyor mu?
Mesane veya bağırsak kaynaklı bileşen var mı?
Sinir kaynaklı ağrı düşünülebilir mi?
İlaç tedavisi yeterli olabilir mi?
Fizik tedavi veya enjeksiyon gerekli mi?
Ameliyat gerçekten fayda sağlar mı?
Bu yaklaşım özellikle İzmir, Karşıyaka, Mavişehir, Manisa, Aydın ve Ege Bölgesi'nden kronik pelvik ağrı nedeniyle değerlendirme için başvuran hastalarda, uzun süredir devam eden ağrının yeniden ve sistematik olarak ele alınmasına yardımcı olabilir.
Şehir Dışından Kronik Pelvik Ağrı İçin Gelen Hastalar Nasıl Hazırlanabilir?
Kronik pelvik ağrıda önceki incelemelerin karşılaştırılması özellikle değerlidir. Şehir dışından değerlendirme için gelen hastaların mümkünse:
önceki ultrason raporlarını,
MR raporlarını ve mümkünse görüntülerini,
daha önce geçirdikleri ameliyatların operasyon notlarını,
patoloji sonuçlarını,
daha önce kullanılan hormonal ve ağrı ilaçlarının listesini,
Ayrıca ağrının bir adet döngüsü boyunca hangi günlerde arttığını, dışkılama, idrar, cinsel ilişki ve fiziksel aktiviteyle nasıl değiştiğini kısa şekilde not etmek tanısal değerlendirmeye katkı sağlayabilir.
“Pelvik Ağrımın Nedeni Bulunamadı” Denildiyse Ne Yapılmalı?
Ultrason veya MR'ın normal olması, ağrının açıklanamayacağı anlamına gelmez.
Özellikle şu durumlar standart görüntülemede görülmeyebilir:
pelvik taban miyofasyal ağrısı,
trigger pointler,
pudendal veya diğer nöropatik ağrılar,
mesane ağrı sendromu,
IBS,
santral sensitizasyon.
Ayrıca bazı endometriozis lezyonları da rutin görüntüleme yöntemlerinde her zaman gösterilemeyebilir.
“MR normal” ile “ağrının nedeni yok” aynı şey değildir. Kronik pelvik ağrı görüntüleme kadar klinik öykü, ağrı haritalaması ve hedefli muayene gerektirir.
“Pelvik Ağrı İçin Ameliyat Oldum Ama Geçmedi” Diyen Hastada Ne Yapılır?
Bu durumda ilk yapılması gereken otomatik olarak yeni bir ameliyat planlamak değildir.
Önce:
Önceki ameliyatta ne yapıldığı anlaşılmalıdır.
Varsa patoloji sonucu değerlendirilmelidir.
Ağrının ameliyat öncesi ve sonrası karakteri karşılaştırılmalıdır.
Ağrı yeniden haritalanmalıdır.
Pelvik taban muayenesi yapılmalıdır.
Mesane ve bağırsak semptomları sorgulanmalıdır.
Nöropatik ağrı özellikleri araştırılmalıdır.
Gerçek bir anatomik nüks veya rezidüel hastalık olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Bundan sonra yeni cerrahinin gerçekten hastaya ne kazandırabileceğine karar verilmelidir.
Kronik Pelvik Ağrıda Doğru Tedavi Nasıl Bulunur?
Kronik pelvik ağrı tek bir hastalık değildir.
Bir hastada temel neden endometriozis olabilir. Başka bir hastada adenomyozis, bir diğerinde pelvik taban kas spazmı, mesane ağrı sendromu veya sinir kaynaklı ağrı ön planda olabilir.
Bazen bunların birkaçı aynı anda bulunur.
Bu nedenle tedavinin başarısı yalnızca daha güçlü ilaç kullanmaya veya daha büyük ameliyat yapmaya bağlı değildir.
Başarılı yaklaşım:
Ağrıyı doğru haritalamak,
periferik ağrı kaynağını belirlemek,
eşlik eden pelvik taban, bağırsak ve mesane sorunlarını tanımak,
nöropatik ve santral ağrı mekanizmalarını gözden kaçırmamak,
ameliyatı yalnızca gerçekten fayda sağlayabilecek hastaya uygulamak
üzerine kurulmalıdır.
Kronik pelvik ağrıda temel yaklaşım
Her ağrıya ameliyat gerekmez. Her ağrı ilaçla da çözülmez. Asıl hedef, her hastada ağrıyı oluşturan mekanizmayı bulup ona yönelik tedavi seçmektir.
kompleks bağırsak, mesane ve üreter tutulumu için
Derin Endometriozis
sayfamızı;
yumurtalık endometrioması için
Çikolata Kisti
sayfamızı;
cerrahi tedavinin ayrıntıları için ise
Endometriozis Ameliyatı
sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kronik Pelvik Ağrı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kronik pelvik ağrı nedir?
Kronik pelvik ağrı, alt karın ve pelvis bölgesinde uzun süredir devam eden veya tekrarlayan ağrıyı ifade eder. Tek başına bir hastalık adı değildir. Endometriozis, adenomyozis, pelvik taban kas problemleri, mesane ve bağırsak hastalıkları, sinir kaynaklı ağrılar veya birden fazla mekanizma birlikte kronik pelvik ağrıya neden olabilir.
Kronik pelvik ağrı neden olur?
Kronik pelvik ağrının tek bir nedeni yoktur. Endometriozis, adenomyozis, yumurtalık kistleri, pelvik taban kas spazmı, mesane ağrı sendromu, irritabl bağırsak sendromu, bazı sinir sıkışmaları ve nöropatik ağrı nedenler arasında yer alabilir. Bazı hastalarda birden fazla ağrı kaynağı aynı anda bulunur.
Geçmeyen kasık ağrısı neden olur?
Geçmeyen kasık ağrısında yalnızca rahim ve yumurtalıklar düşünülmemelidir. Endometriozis ve adenomyozisin yanı sıra pelvik taban kasları, mesane, bağırsaklar, karın duvarı, kalça-bel bölgesi ve periferik sinirler de değerlendirilmelidir. Ağrının adet, cinsel ilişki, idrar yapma, dışkılama, oturma ve hareketle ilişkisi nedenin belirlenmesinde önemli ipuçları verir.
Kronik pelvik ağrı için hangi doktora gidilir?
Kadınlarda uzun süren pelvik ve kasık ağrısının değerlendirilmesine jinekolojik muayene ve ultrasonla başlanabilir. Ancak kronik pelvik ağrı çok faktörlü olabileceğinden gerektiğinde pelvik taban fizyoterapisi, üroloji, gastroenteroloji veya ağrı tedavisi gibi farklı alanların değerlendirmesi de gerekebilir. Özellikle endometriozis veya derin endometriozis şüphesi bulunan hastalarda bu alanda deneyimli bir jinekolojik değerlendirme önemlidir.
Ultrason normal olduğu halde kronik pelvik ağrı olabilir mi?
Evet. Normal ultrason kronik pelvik ağrının bütün nedenlerini dışlamaz. Pelvik taban kas spazmı, miyofasyal ağrı, bazı endometriozis odakları, sinir kaynaklı ağrı, mesane ağrı sendromu ve bağırsak kaynaklı bazı sorunlar standart ultrasonda görülmeyebilir.
MR normal ama kasık ağrım devam ediyor. Nedeni ne olabilir?
Pelvik MR'ın normal olması ağrının gerçek olmadığı veya mutlaka açıklanamayacağı anlamına gelmez. Pelvik taban miyofasyal ağrısı, trigger pointler, nöropatik ağrı, mesane ağrı sendromu, irritabl bağırsak sendromu ve bazı endometriozis lezyonları görüntülemede belirgin olmayabilir. Bu durumda ağrı öyküsü ve hedefli fizik muayene özellikle önem kazanır.
Kronik pelvik ağrı endometriozis belirtisi olabilir mi?
Evet. Endometriozis kronik pelvik ağrının önemli nedenlerinden biridir. Özellikle şiddetli adet ağrısı, derin cinsel ilişki ağrısı, adet döneminde dışkılama ağrısı ve adetle belirginleşen pelvik ağrı endometriozis açısından değerlendirilmelidir. Ancak her kronik pelvik ağrının nedeni endometriozis değildir.
Derin endometriozis özellikle şiddetli adet ağrısı, derin cinsel ilişki ağrısı, ağrılı dışkılama ve kronik pelvik ağrıya neden olabilir. Bağırsak, mesane veya üreter tutulumu varsa belirtiler tutulan organa göre değişebilir.
Çikolata kisti yani over endometrioması bazı hastalarda adet ağrısı, kasık ağrısı ve cinsel ilişki ağrısıyla ilişkili olabilir. Ancak ultrasonda endometrioma görülmesi, bütün ağrının mutlaka kistten kaynaklandığını göstermez. Eşlik eden derin endometriozis ve pelvik taban problemleri de değerlendirilmelidir.
Detaylı bilgi için Çikolata Kisti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Adenomyozis sürekli kasık ağrısı yapar mı?
Adenomyozis özellikle şiddetli adet ağrısı, yoğun adet kanaması ve kronik pelvik ağrıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ağrı yalnızca adet döneminde değil, adetler arasında da devam edebilir. Tanıda klinik değerlendirme ile ultrason ve gerektiğinde MR birlikte kullanılır.
Cinsel ilişki sırasında derin ağrı neden olur?
Derin cinsel ilişki ağrısı endometriozis, derin endometriozis, adenomyozis ve pelvik taban kaslarındaki aşırı gerginlik gibi nedenlerle ilişkili olabilir. Ağrının girişte mi yoksa derinde mi olduğu ve muayenede hangi bölgede tekrar oluşturulduğu ayırıcı tanıda önemlidir.
Dışkılama sırasında pelvik ağrı neden olur?
Özellikle adet döneminde belirginleşen ağrılı dışkılama derin endometriozis açısından önemli bir belirti olabilir. Bununla birlikte kabızlık, irritabl bağırsak sendromu ve pelvik taban fonksiyon bozuklukları da dışkılama sırasında ağrıya neden olabilir.
Mesane dolunca kasık ve pelvik ağrı neden artar?
Mesanenin dolmasıyla artan ve idrar yaptıktan sonra azalan pelvik ağrı mesane kaynaklı ağrı sendromlarını düşündürebilir. Sık idrara çıkma ve ani idrar hissi gibi belirtiler eşlik edebilir. Ancak endometriozis dahil başka pelvik hastalıklar da benzer yakınmalara neden olabileceğinden değerlendirme bütüncül yapılmalıdır.
Pelvik taban kas spazmı kasık ağrısı yapar mı?
Evet. Pelvik taban kaslarının sürekli gergin olması pelvik ağrı, vajinal veya perineal ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve bazen idrar veya dışkılama yakınmalarına neden olabilir. Muayenede belirli kaslara basıldığında hastanın günlük yaşamda hissettiği ağrının tekrar ortaya çıkması önemli bir bulgudur.
Her hastaya otomatik olarak Kegel egzersizi önerilmez. Pelvik taban kasları zaten aşırı gergin olan bir hastada yalnızca kas güçlendirmeye yönelik egzersizler yakınmaları artırabilir. Pelvik tabanın zayıf mı, aşırı aktif mi yoksa koordinasyonsuz mu olduğu değerlendirilerek kişiye uygun fizik tedavi planlanmalıdır.
Pelvik taban fizik tedavisi kronik pelvik ağrıya iyi gelir mi?
Özellikle pelvik taban kaslarında hassasiyet, spazm veya miyofasyal ağrı bulunan hastalarda pelvik taban fizik tedavisi tedavinin önemli parçalarından biri olabilir. Tedavi kas gevşetme, manuel terapi, trigger point çalışmaları, nefes ve gevşeme teknikleri ve gerektiğinde biofeedback gibi yöntemleri içerebilir.
Trigger point enjeksiyonu nedir?
Muayenede basıldığında hastanın tipik ağrısını oluşturan belirgin miyofasyal noktalar trigger point olarak adlandırılır. Uygun hastalarda bu noktalara lokal anestezik enjeksiyonu uygulanabilir. Trigger point enjeksiyonu bütün kronik pelvik ağrı hastalarına değil, hedeflenebilir miyofasyal ağrı odağı bulunan seçilmiş hastalara uygulanır.
Pudendal nevralji nasıl anlaşılır?
Pudendal nevraljide ağrı sıklıkla perine, vulva veya vajinal bölgede yanma, batma ya da elektriklenme şeklinde tarif edilir ve oturmakla belirginleşebilir. Ancak benzer yakınmalar başka hastalıklarda da görülebilir. Tanı ağrının dağılımı, muayene bulguları ve gerektiğinde hedefe yönelik değerlendirmelerle konulur.
Kronik pelvik ağrıda sinir bloğu yapılır mı?
Evet, ancak her hastaya uygulanmaz. Ağrının belirli bir periferik sinirden kaynaklandığı düşünülen seçilmiş hastalarda sinir blokları hem tanısal hem de tedavi edici amaçla kullanılabilir. Hangi sinirin hedefleneceğine ağrının dağılımı ve muayene bulgularına göre karar verilmelidir.
Standart tedavilere rağmen devam eden seçilmiş kronik pelvik ağrı olgularında bazı nöromodülasyon yöntemleri değerlendirilebilir. Ancak nöromodülasyon genellikle ilk basamak tedavi değildir ve hangi hastanın fayda görebileceği ayrıntılı değerlendirme sonrasında belirlenir.
Kronik pelvik ağrı psikolojik midir?
Hayır. Kronik pelvik ağrı gerçek bir ağrıdır. Uzun süre devam eden ağrı zamanla sinir sisteminin ağrıyı işleme biçimini değiştirebilir. Stres, uyku bozukluğu ve ruhsal durum ağrının şiddetini etkileyebilir; ancak bu durum ağrının hayali olduğu anlamına gelmez.
Santral sensitizasyon nedir?
Santral sensitizasyon, uzun süre devam eden ağrı sonrasında merkezi sinir sisteminin ağrı sinyallerine karşı daha duyarlı hale gelmesini ifade eder. Bu durumda başlangıçtaki hastalık tedavi edilmiş olsa bile ağrı devam edebilir veya normalde çok ağrılı olmaması gereken uyaranlar daha güçlü algılanabilir.
Kronik pelvik ağrı için laparoskopi gerekir mi?
Her kronik pelvik ağrı hastasına laparoskopi yapılması gerekmez. Endometriozis veya başka cerrahi olarak tedavi edilebilir bir hastalık açısından güçlü klinik şüphe bulunması, tedaviye dirençli belirtiler veya görüntülemede cerrahi gerektirebilecek bir patoloji saptanması halinde laparoskopik cerrahi değerlendirilebilir.
Kronik pelvik ağrı için ameliyat olmak gerekir mi?
Ameliyat kararı ağrının süresine veya şiddetine bakılarak tek başına verilmez. Cerrahiden fayda görebilecek endometriozis, derin endometriozis, belirli endometriomalar, adenomyozis veya başka anatomik bir hastalık saptanmışsa ameliyat gündeme gelebilir. Ağrının kaynağı pelvik taban veya sinir sistemi ise farklı tedaviler daha uygun olabilir.
Ağrının önemli kaynağı endometriozis ise uygun cerrahi ağrının azalmasını sağlayabilir. Ancak kronik pelvik ağrı çok faktörlü olabilir. Pelvik taban spazmı, mesane veya bağırsak sorunları, nöropatik ağrı ya da santral sensitizasyon eşlik ediyorsa ameliyattan sonra ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir.
Endometriozis ameliyatı oldum ama ağrım geçmedi. Neden?
Ameliyat sonrası ağrının devam etmesi her zaman endometriozisin eksik çıkarıldığı anlamına gelmez. Rezidüel veya tekrarlayan hastalığın yanı sıra adenomyozis, pelvik taban kas spazmı, mesane ağrı sendromu, bağırsak sorunları, nöropatik ağrı ve santral sensitizasyon değerlendirilmelidir. Yeni bir ameliyat kararı verilmeden önce ağrının yeniden haritalanması önemlidir.
Pelvik yapışıklıklar kronik ağrı yapar mı?
Bazı yapışıklıklar belirli klinik durumlarda ağrı veya anatomik problemlere katkıda bulunabilir. Ancak laparoskopide yapışıklık görülmesi bütün ağrının mutlaka yapışıklıklardan kaynaklandığını kanıtlamaz. Bu nedenle yalnızca kronik pelvik ağrıyı geçirmek amacıyla rutin adezyolizis her hastaya önerilmez.
Rahim alınırsa kronik pelvik ağrı geçer mi?
Rahim kaynaklı adenomyozis veya belirli başka hastalıkların önemli ağrı kaynağı olduğu, çocuk isteğini tamamlamış uygun hastalarda histerektomi ağrıyı belirgin şekilde azaltabilir. Ancak pelvik taban, mesane, bağırsak, sinir veya santral ağrı mekanizmalarından kaynaklanan ağrıyı rahmin alınması mutlaka ortadan kaldırmaz.
Kronik pelvik ağrı için yumurtalıklar alınmalı mı?
Genç bir hastada yalnızca kronik pelvik ağrı nedeniyle yumurtalıkların rutin olarak alınması uygun değildir. Yumurtalıkların alınması hormon üretimi ve fertilite üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir. Bu karar ancak hastalığın niteliği, yaş, çocuk isteği ve diğer tedavi seçenekleri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Kronik pelvik ağrı gebeliğe engel olur mu?
Kronik pelvik ağrının kendisi doğrudan infertilite anlamına gelmez. Ancak ağrının nedeni endometriozis, ileri pelvik yapışıklık veya tüpleri ve yumurtalıkları etkileyen başka bir hastalıksa fertilite etkilenebilir. Gebelik planlayan hastalarda tedavi seçilirken over rezervi ve gelecekteki gebelik planı özellikle dikkate alınmalıdır.
Kronik pelvik ağrı tamamen geçer mi?
Sonuç ağrının nedenine ve ne kadar süredir devam ettiğine göre değişir. Tek ve tedavi edilebilir bir ağrı kaynağı bulunan hastalarda belirgin düzelme sağlanabilir. Uzun yıllardır devam eden ve birden fazla mekanizmanın eşlik ettiği ağrıda ise tedavi aşamalı olabilir. Amaç yalnızca ağrı skorunu azaltmak değil; günlük yaşam, uyku, cinsel yaşam ve fiziksel fonksiyonda kalıcı iyileşme sağlamaktır.
Yıllardır geçmeyen kronik pelvik ağrıda yeniden değerlendirme yapılabilir mi?
Evet. Daha önce ultrason, MR, ilaç tedavisi veya ameliyat yapılmış olması yeniden değerlendirmeye engel değildir. Özellikle tedavilere rağmen ağrı devam ediyorsa önceki tanının ve ağrı kaynağının yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir. Önceki görüntüler, ameliyat notları ve patoloji sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi yararlı olabilir.
İzmir'de kronik pelvik ağrı değerlendirmesinde nelere bakılır?
Kronik pelvik ağrı değerlendirmesinde ağrının adet döngüsü, cinsel ilişki, dışkılama, idrar yapma, oturma ve hareketle ilişkisi ayrıntılı olarak sorgulanır. Jinekolojik muayene ve ultrason bulguları; endometriozis, adenomyozis, pelvik taban, mesane, bağırsak ve nöropatik ağrı olasılıklarıyla birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde önceki MR görüntüleri ve ameliyat kayıtları da yeniden incelenebilir.
Manisa veya Aydın'dan kronik pelvik ağrı değerlendirmesi için gelirken ne getirmeliyim?
Şehir dışından başvuran hastaların varsa önceki ultrason ve MR görüntülerini, ameliyat notlarını, patoloji sonuçlarını ve daha önce kullandıkları ilaçların listesini getirmeleri yararlı olabilir. Ağrının adet, cinsel ilişki, dışkılama ve idrarla nasıl değiştiğinin kısa bir kaydının tutulması da değerlendirmeyi kolaylaştırabilir.