Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanseri Tedavisi; ameliyat, hormon, kemoterapi, ışın tedavisi ve akıllı ilaçlar kullanılarak yapılır. Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Erkılınç; kapalı cerrahi (Laparoskopi/Robotik), vNOTES (İzsiz Vajinal Cerrahi) ve bacak şişmesini (lenfödem) önleyen Sentinel Lenf Nodu haritalaması gibi en güncel, kişiselleştirilmiş tedavi protokollerini uygulamaktadır.

Rahim kanseri tedavisi; hastalığın evresi, histolojik tipi, tümör derecesi, rahim kas tabakasına ilerleme derinliği, lenfovasküler alan invazyonu, lenf nodlarının durumu ve günümüzde giderek daha fazla önem kazanan moleküler özellikler birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır. Erken evre hastaların önemli bölümünde tedavinin temelini cerrahi oluştururken, bazı hastalarda ameliyat sonrasında brakiterapi, radyoterapi veya kemoterapi gerekebilir. İleri ve tekrarlayan hastalıkta immünoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler de tedavi planına dahil edilebilir.

İzmir Karşıyaka/Mavişehir'de rahim kanseri nedeniyle değerlendirilen hastalarda amaç en büyük tedaviyi değil, onkolojik olarak gerekli ve hastanın biyolojisine uygun tedaviyi belirlemektir. Laparoskopik ve robotik minimal invaziv cerrahi, seçilmiş hastalarda vNOTES, sentinel lenf nodu haritalaması ve güncel moleküler sınıflandırma bu kişiselleştirilmiş yaklaşımın parçalarıdır.

Rahim Kanseri Nedir ve Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkabilir?

Günlük kullanımda “rahim kanseri” ifadesi çoğunlukla rahmin iç tabakası olan endometriumdan gelişen kanserleri ifade eder. En sık uyarı bulgularından biri özellikle menopoz sonrasında ortaya çıkan vajinal kanamadır. Menopoz öncesinde ise yeni başlayan veya kalıcı düzensiz kanamalar, ara kanama ve normalden uzun süren kanamalar değerlendirme gerektirebilir.

Rahim kanserinin belirtileri, tanısı, patoloji türleri ve evreleri hakkında ayrıntılı bilgi için Rahim Kanseri ana rehberini inceleyebilirsiniz. Bu sayfanın ana odağı ise tanı konulduktan sonra rahim kanseri tedavisinin nasıl planlandığıdır.

Rahim Kanseri Hakkında Ayrıntılı Rehberler

Rahim Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Rahim kanseri tedavisi, tek bir ameliyat veya tek bir ilaçtan oluşan standart bir tedavi değildir. Günümüzde rahim kanseri tedavisi hastalığın evresi, tümörün rahim kas tabakasına ne kadar ilerlediği, lenf bezlerine veya diğer organlara yayılıp yayılmadığı, tümörün histolojik tipi, derecesi, lenfovasküler alan invazyonu ve moleküler özellikleri birlikte değerlendirilerek kişiye özel planlanır. Cerrahi tedavi erken evre hastaların büyük bölümünde temel tedavi olmaya devam ederken bazı hastalarda ameliyattan sonra radyoterapi, brakiterapi veya kemoterapi gerekebilir. İleri evre ya da tekrarlayan hastalıkta ise kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik ilaçlar rahim kanseri tedavisinin önemli parçalarıdır.

Rahim kanseri, tıbbi adıyla endometrium kanseri, diğer birçok jinekolojik kansere göre önemli bir avantaja sahiptir: Hastaların büyük bölümünde anormal vajinal kanama nedeniyle erken dönemde fark edilir. Bu nedenle birçok kadın tanı aldığı sırada hastalık henüz rahimle sınırlıdır. Böyle bir durumda rahim kanseri tedavisi çoğunlukla cerrahi ile başlar. Standart ameliyatta rahim ve tüpler çıkarılır; yumurtalıkların çıkarılıp çıkarılmayacağı hastanın yaşına, menopoz durumuna ve tümör özelliklerine göre değerlendirilir. Aynı ameliyatta hastalığın lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını anlamak amacıyla sentinel yani bekçi lenf nodu haritalaması yapılabilir.

Geçmişte rahim kanseri ameliyatlarında daha geniş cerrahilerin daha güvenli olduğu düşünülüyordu. Karın orta hattında büyük kesi açılması, pelvisteki ve paraaortik bölgedeki çok sayıda lenf bezinin çıkarılması ve bazı hastalarda gereğinden daha radikal histerektomilerin uygulanması yaygındı. Günümüzde bu anlayış büyük ölçüde değişmiştir. Modern rahim kanseri tedavisi mümkün olan en geniş ameliyatı yapmak yerine, kanser açısından gerekli olan cerrahiyi en düşük komplikasyon riskiyle gerçekleştirmeyi amaçlar.

Erken evrede rahimle sınırlı olduğu düşünülen hastalarda laparoskopik veya robotik gibi minimal invaziv yöntemler çoğu zaman açık ameliyata tercih edilir. Rahim ve gerekli diğer dokular küçük kesiler kullanılarak çıkarılabilir. Sentinel lenf nodu haritalaması sayesinde ise geçmişte olduğu gibi onlarca lenf bezini çıkarmak yerine, kanser hücrelerinin ilk ulaşması beklenen birkaç lenf nodu ayrıntılı biçimde incelenebilir. Böylece doğru evreleme yapılırken bacaklarda lenfödem gibi uzun dönem sorunların azaltılması hedeflenir.

Ancak her rahim kanseri hastasının tedavisi yalnızca ameliyattan ibaret değildir. Ameliyat sonucunda elde edilen patoloji raporu ve moleküler incelemeler, bundan sonra ilave tedavi gerekip gerekmediğini belirler. Bazı düşük riskli hastalarda ameliyat sonrasında hiçbir ek tedavi verilmeden takip yeterlidir. Bazı hastalarda vajinal brakiterapi, bazı hastalarda dışarıdan radyoterapi, daha yüksek riskli hastalarda ise kemoterapi veya farklı tedavilerin kombinasyonları gerekebilir.

Günümüzde rahim kanseri tedavisi açısından en önemli değişikliklerden biri de tümörün yalnızca mikroskop altındaki görünümüne göre değerlendirilmemesidir. POLE mutasyonu, mismatch repair sistemi, p53 durumu ve gerektiğinde HER2 gibi biyolojik özellikler kanserin davranışı ve uygulanabilecek tedaviler konusunda çok değerli bilgiler sağlar. Böylece aynı evrede bulunan iki hastanın bile tedavileri birbirinden farklı olabilir.

Örneğin çok iyi biyolojik özelliklere sahip bir tümörde ilave tedaviden kaçınmak mümkün olabilirken, görünüşte erken evrede olan fakat yüksek riskli moleküler özellik taşıyan başka bir hastada daha yoğun tedavi gerekebilir. İleri veya nüks rahim kanserinde ise MMR/MSI durumu immünoterapi seçeneklerinin değerlendirilmesinde önemli hale gelir. Nüks tümörde hormon reseptörleri ve HER2 gibi hedefler de tedavi seçiminde kullanılabilir.

Bu nedenle günümüzde “Rahim kanseri nasıl tedavi edilir?” sorusunun doğru cevabı yalnızca “ameliyatla” değildir. Daha doğru ifade şudur: Rahim kanseri tedavisi; cerrahi, patolojik evreleme, moleküler sınıflandırma, radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin hastaya göre uygun kombinasyonuyla yapılır.

Rahim Kanseri Tedavisi Neye Göre Belirlenir?

Rahim kanseri tedavisi planlanırken ilk bakılan faktörlerden biri hastalığın ne kadar yayıldığıdır. Ancak evre tek başına yeterli değildir. Aynı evrede bulunan iki hastanın histolojik tipi, tümör derecesi, lenfovasküler alan invazyonu ve moleküler özellikleri birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle günümüzde tedavi planı yalnızca “evre 1” veya “evre 2” şeklindeki bir tanımlamayla yapılmaz.

Patoloji raporunda öncelikle tümörün histolojik tipi değerlendirilir. En sık görülen tip endometrioid adenokarsinomdur. Endometrioid tümörler kendi içerisinde düşük ve yüksek dereceli gruplara ayrılabilir. Seröz karsinom, clear cell karsinom, karsinosarkom ve bazı diğer nadir histolojiler daha farklı biyolojik davranış gösterebildiğinden rahim kanseri tedavisi bu hastalarda daha yoğun olabilir.

Tümörün rahim kas tabakasına ne kadar ilerlediği de önemlidir. Buna miyometrial invazyon adı verilir. Tümör rahim iç yüzeyinde sınırlıysa veya kas tabakasının yalnızca yüzeyel bölümüne ilerlemişse hastalık genellikle daha düşük risklidir. Kas tabakasının yarısından fazlasına ilerleme, serviks tutulumu veya rahim dışına yayılım ise nüks riskini artırabilir.

Lenfovasküler alan invazyonu, kanser hücrelerinin tümör çevresindeki lenf veya küçük damar boşluklarında görülmesini ifade eder. Özellikle belirgin LVSI saptanması kanser hücrelerinin lenfatik sistem yoluyla yayılma potansiyelinin arttığını düşündürür ve ameliyat sonrası tedavi kararını etkileyebilir.

Lenf nodlarının durumu rahim kanseri tedavisi açısından diğer önemli parametredir. Lenf nodlarında metastaz saptanması hastalığın risk grubunu ve evresini değiştirir. Bu nedenle gerekli hastalarda sentinel lenf nodu haritalaması ve ultrastaging yapılması, yalnızca ameliyatın bir parçası değil ameliyat sonrası tedaviyi belirleyen önemli bir evreleme işlemidir.

Son olarak hastanın yaşı, menopoz durumu, genel sağlık durumu, kalp ve akciğer hastalıkları, obezite, diyabet, böbrek fonksiyonları ve daha önce geçirilmiş ameliyatlar da tedaviyi etkiler. Amaç yalnızca kanseri tedavi etmek değil, bunu hastaya gereksiz zarar vermeden gerçekleştirmektir.

Rahim Kanseri Tedavisinde Moleküler Sınıflandırma Neden Önemlidir?

Rahim kanseri uzun yıllar boyunca yalnızca tümörün mikroskop altındaki görünümüne göre sınıflandırıldı. Günümüzde bunun yeterli olmadığı bilinmektedir. Aynı histolojik görünüme sahip iki tümörün biyolojik davranışı tamamen farklı olabilir. Bu nedenle modern rahim kanseri tedavisi planlanırken moleküler sınıflandırma giderek daha önemli hale gelmiştir.

Endometrium kanserleri temel olarak dört moleküler grupta değerlendirilebilir: POLE mutasyonlu tümörler, mismatch repair sistemi bozuk yani MMR deficient tümörler, p53 anormal tümörler ve belirgin bir moleküler özellik taşımayan NSMP grubu.

POLE Mutasyonlu Rahim Kanseri

POLE mutasyonlu tümörler mikroskop altında bazen oldukça yüksek dereceli görünmelerine rağmen biyolojik olarak çok iyi seyredebilir. Bu bilgi ameliyat sonrası tedavi kararında son derece değerlidir. Gereksiz radyoterapi veya kemoterapiden kaçınmak, modern rahim kanseri tedavisinin önemli amaçlarından biridir.

MMR Bozukluğu Olan Rahim Kanseri

Mismatch repair sistemi hücrelerin DNA kopyalanması sırasında ortaya çıkan hataları düzeltir. Bu sistemde bozukluk olduğunda tümörde çok sayıda genetik değişiklik birikebilir. MMR bozukluğunun belirlenmesi hem Lynch sendromu gibi kalıtsal kanser yatkınlıklarının araştırılması hem de ileri veya tekrarlayan hastalıkta uygulanabilecek sistemik tedavilerin seçimi açısından önemlidir.

p53 Anormal Rahim Kanseri

p53 anormal tümörler genellikle daha agresif biyolojik davranış gösteren gruptur. Seröz karsinomların büyük bölümünde p53 değişiklikleri bulunur. Bu nedenle tümör erken evrede görünse bile ameliyat sonrasında daha yoğun tedavi gereksinimi ortaya çıkabilir.

NSMP Rahim Kanseri

POLE mutasyonu, MMR bozukluğu veya p53 anormalliği saptanmayan tümörler NSMP olarak adlandırılır. Bu grupta hormon reseptörlerinin durumu, tümör derecesi, miyometrial invazyon ve diğer patolojik özellikler tedavinin bireyselleştirilmesine yardımcı olur.

Rahim Kanseri Risk Gruplarına Göre Tedavi

Rahim kanseri tedavisi açısından yalnızca hastalığın evresini bilmek yeterli değildir. Ameliyat sonrası nüks riskinin ne kadar olduğunu tahmin etmek ve ek tedavi gereksinimini belirlemek amacıyla hastalar farklı risk gruplarına ayrılır.

Düşük risk grubunda bulunan hastalarda ameliyat çoğu zaman tek başına yeterlidir. Bu hastalarda ek radyoterapi veya kemoterapi vermek faydadan çok yan etki oluşturabilir. Tedavinin kişiselleştirilmesi burada “daha fazla tedavi vermek” değil, gereksiz tedaviyi vermemek anlamına gelir.

Orta risk grubunda özellikle vajinal bölgede tekrar riskini azaltmak amacıyla bazı hastalarda brakiterapi düşünülebilir. Ancak yaş, tümör özellikleri ve moleküler sınıflandırmaya göre yalnızca takip de uygun olabilir.

Orta-yüksek ve yüksek risk grubunda ise dışarıdan radyoterapi, kemoterapi veya bu tedavilerin kombinasyonu gündeme gelir. Özellikle yüksek dereceli histolojiler, belirgin LVSI, lenf nodu metastazı, rahim dışına yayılım ve p53 anormal tümörler daha yoğun tedavi gerektirebilir.

Erken Evre Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanserli hastaların önemli bir bölümü hastalık henüz uterusla sınırlıyken tanı alır. Bu nedenle erken evre rahim kanseri tedavisi jinekolojik onkolojide en başarılı tedavilerden biridir. Temel yaklaşım cerrahidir.

Erken evrede standart cerrahi genel olarak total histerektomi, tüplerin çıkarılması ve hastanın özelliklerine göre yumurtalıkların değerlendirilmesini içerir. Bunun yanında hastalığın lenf nodlarına yayılıp yayılmadığını belirlemek amacıyla sentinel lenf nodu haritalaması yapılabilir.

Ameliyatın laparoskopik veya robotik gibi minimal invaziv yöntemlerle yapılması erken evre rahim kanseri tedavisinde önemli avantajlar sağlar. Büyük abdominal kesiden kaçınılması; daha az yara problemi, daha kısa hastanede kalış, daha hızlı hareketlenme ve günlük hayata daha kısa sürede dönme avantajı sağlayabilir.

Özellikle obezite rahim kanseri hastalarında sık görüldüğü için büyük abdominal kesilerin yara enfeksiyonu ve yara ayrışması gibi problemleri artırabilmesi önemlidir. Bu nedenle teknik olarak güvenli olduğu sürece minimal invaziv yaklaşımın tercih edilmesi hastanın iyileşmesini kolaylaştırabilir.

Rahim Kanserinin Ameliyatla Tedavisi

Erken evre hastalıkta rahim kanseri tedavisinin temelini ameliyat oluşturur. Cerrahinin iki temel amacı vardır. Birincisi görülebilen primer kanseri tamamen çıkarmaktır. İkincisi hastalığın gerçek yaygınlığını belirleyerek ameliyat sonrası tedavi gerekip gerekmediğini doğru biçimde ortaya koymaktır.

Rahim kanseri ameliyatı yalnızca rahmin çıkarılması olarak düşünülmemelidir. Ameliyat sırasında karın boşluğunun dikkatle değerlendirilmesi, şüpheli alanların incelenmesi, yumurtalıkların değerlendirilmesi ve gerekli hastalarda lenfatik evreleme yapılması önemlidir.

Rahim kanseri cerrahisinin bir jinekolojik onkolog tarafından gerçekleştirilmesinin önemi burada ortaya çıkar. Ameliyat sırasında beklenmeyen yayılım görüldüğünde cerrahinin kapsamının değiştirilmesi, lenf nodlarının doğru değerlendirilmesi ve ileri evre hastalıkta sitoredüksiyon kararı özel onkolojik cerrahi deneyimi gerektirir.

Rahim Kanseri Ameliyatında Neler Alınır?

Standart ameliyatta uterus ve her iki fallop tüpü çıkarılır. Menopoz sonrası kadınlarda çoğunlukla yumurtalıklar da alınır. Ancak genç ve uygun düşük riskli hastalarda yumurtalıkların korunması ayrı olarak değerlendirilebilir.

Lenf nodlarının tamamının rutin olarak çıkarılması günümüzde her hasta için gerekli değildir. Bunun yerine birçok hastada sentinel lenf nodu haritalaması uygulanabilir.

Seröz karsinom, karsinosarkom veya diğer yüksek riskli histolojilerde karın içinin değerlendirilmesi daha kapsamlı olabilir. Şüpheli peritoneal alanlardan biyopsi yapılması ve belirli histolojik tiplerde omentumun değerlendirilmesi gerekebilir.

Kapalı Rahim Kanseri Ameliyatı

Kapalı ameliyat veya laparoskopi, erken evre rahim kanseri tedavisinde en önemli cerrahi gelişmelerden biridir. Karında büyük bir kesi açmak yerine birkaç küçük giriş deliği kullanılır. Karın içerisine yerleştirilen kamera sayesinde pelvis ve karın yüksek büyütme altında görüntülenir.

Kapalı rahim kanseri tedavisi sırasında rahim, tüpler, gerektiğinde yumurtalıklar ve sentinel lenf nodları laparoskopik olarak çıkarılabilir. Rahim çoğunlukla vajinal yoldan bütün olarak dışarı alınır.

Kapalı ameliyatın en önemli avantajlarından biri hastanın daha hızlı iyileşmesidir. Büyük bir karın kesisi bulunmadığı için yara enfeksiyonu, yara açılması ve kesi fıtığı gibi abdominal yara komplikasyonları azalabilir. Ameliyat sonrası ağrı daha az olabilir ve hasta daha erken hareket edebilir.

Erken hareketlenme özellikle obez ve kanser tanısı bulunan hastalarda önemlidir. Bu hastalarda toplardamarlarda pıhtı gelişme riski yüksek olduğundan ameliyat sonrası erken yürüyüş, varis çorabı ve uygun hastalarda kan sulandırıcı tedavi önem taşır.

Kapalı ameliyatın kanser açısından yetersiz bir cerrahi olduğu düşüncesi doğru değildir. Erken evre endometrium kanserinde laparoskopik cerrahinin uzun dönem onkolojik sonuçlarının açık ameliyatla benzer olduğu gösterilmiştir. Dolayısıyla uygun hastalarda seçim daha büyük kesi yapmak değil, gerekli onkolojik cerrahiyi en düşük morbiditeyle gerçekleştirmektir.

Robotik Rahim Kanseri Tedavisi

Robotik cerrahi aslında bir minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Laparoskopide cerrah enstrümanları doğrudan kontrol ederken robotik cerrahide cerrah konsol üzerinden robotik kolları yönetir.

Robotik sistem yüksek büyütmeli üç boyutlu görüntü ve eklem hareketine sahip cerrahi enstrümanlar sağlayabilir. Özellikle ileri derecede obez hastalarda derin pelviste çalışmayı kolaylaştırabilir.

Ancak robotik rahim kanseri tedavisi her hastada laparoskopiden daha iyi olduğu anlamına gelmez. Onkolojik sonuçlar açısından iki minimal invaziv yaklaşım arasında belirgin bir üstünlük gösterilmemiştir. Cerrahın deneyimi, hastanın vücut yapısı, hastanenin teknik altyapısı ve maliyet birlikte değerlendirilmelidir.

Morbid obezitesi bulunan, klasik laparoskopinin teknik olarak zor olacağı düşünülen hastalarda robotik cerrahinin ergonomik ve teknik avantajları daha belirgin hale gelebilir. Buna karşılık standart laparoskopinin rahatlıkla uygulanabileceği hastalarda robotik sistem kullanılması zorunlu değildir.

vNOTES ile Rahim Kanseri Tedavisi

vNOTES, doğal bir vücut açıklığı olan vajinanın cerrahi giriş yolu olarak kullanıldığı minimal invaziv bir yöntemdir. Karın cildinde klasik laparoskopi veya robotik cerrahide bulunan port kesileri yapılmadan karın ve pelvis cerrahisi gerçekleştirilebilir.

Seçilmiş erken evre hastalarda vNOTES ile histerektomi, tüp ve yumurtalıkların çıkarılması ve deneyimli merkezlerde sentinel lenf nodu değerlendirmesi gerçekleştirilebilir. Böylece rahim kanseri tedavisi karında görünür bir kesi olmadan yapılabilir.

vNOTES'in önemli potansiyel avantajları karın duvarı kesilerinden kaçınılması, yara komplikasyonlarının azaltılması ve hızlı iyileşmedir. Bu durum özellikle obez hastalarda önemli olabilir.

Bununla birlikte vNOTES rahim kanseri cerrahisinde laparoskopi kadar uzun süreli ve geniş bir kanıt tabanına sahip değildir. Bu nedenle hasta seçimi dikkatli yapılmalı ve yöntem özellikle vNOTES ile jinekolojik onkoloji cerrahisi konusunda deneyimli ekipler tarafından uygulanmalıdır.

Açık Rahim Kanseri Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

Açık cerrahi günümüzde erken evre rahim kanseri tedavisinde ilk tercih değildir. Ancak bu, açık cerrahinin artık hiç kullanılmadığı anlamına gelmez.

Karın içerisine yaygın şekilde yayılmış büyük tümör yükü bulunan, bağırsak, mesane, omentum veya diğer abdominal organlarda geniş rezeksiyon gerektiren ileri evre hastalarda açık cerrahi gerekebilir.

Ayrıca çok büyük uterus, ciddi yapışıklıklar veya minimal invaziv cerrahiyi güvenli biçimde engelleyen bazı özel durumlarda da açık cerrahi tercih edilebilir.

Açık ameliyatta amaç kesi büyüklüğü değil, hastalığın güvenli ve tam olarak çıkarılmasıdır. İleri evre hastada açık cerrahi sayesinde görünür tümörlerin tamamı çıkarılabilecekse bu yaklaşım doğru seçenek olabilir.

Rahim Kanseri Tedavisinde Sentinel Lenf Nodu

Sentinel lenf nodu, rahimdeki tümörden çıkan lenfatik akımın ilk ulaştığı lenf bezidir. Kanser lenfatik sistem üzerinden yayılacaksa ilk olarak bu lenf nodlarına ulaşması beklenir.

Sentinel lenf nodu haritalamasının amacı pelviste bulunan bütün lenf nodlarını çıkarmadan kanserin lenfatik yayılımını yüksek doğrulukla değerlendirmektir.

Ameliyat başlangıcında servikse çoğunlukla indosiyanin yeşili adı verilen floresan bir madde enjekte edilir. Özel kamera sistemi kullanıldığında lenfatik kanallar ve sentinel lenf nodları görüntülenebilir.

Haritalanan lenf nodları tek tek çıkarılarak patolojiye gönderilir. Bu yaklaşım modern rahim kanseri tedavisinin en önemli gelişmelerinden biridir.

Sentinel lenf nodunun avantajı yalnızca daha az lenf nodu çıkarılması değildir. Çıkarılan birkaç lenf nodu patolog tarafından çok daha ayrıntılı incelenebilir. Bu işleme ultrastaging denir.

Rahim Kanserinde Lenf Nodlarının Tamamı Alınmalı mı?

Geçmişte rahim kanseri ameliyatında pelvik ve paraaortik lenf bezlerinin sistematik olarak çıkarılması sık uygulanan bir yöntemdi. Ancak bunun özellikle düşük riskli hastalarda hastalığın sağkalımını artırdığı gösterilemedi.

Buna karşılık geniş lenfadenektomi sonrasında lenfosel ve özellikle bacaklarda kalıcı lenfödem gelişebilir. Lenfödem yalnızca kozmetik bir problem değildir. Bacaklarda ağırlık, şişlik, hareket kısıtlılığı ve tekrarlayan enfeksiyonlara neden olabilir.

Bu nedenle günümüzde rahim kanseri tedavisinde “ne kadar çok lenf nodu çıkarırsak o kadar iyi” yaklaşımından uzaklaşılmıştır. Temel amaç hastalığın lenf nodlarına yayılıp yayılmadığını doğru biçimde belirlemektir.

Sentinel lenf nodu haritalaması bu nedenle birçok erken evre hastada geniş sistematik lenfadenektominin yerini almıştır.

Sentinel Lenf Nodu Ultrastaging Nedir?

Standart patolojik incelemede büyük bir lenf nodu birkaç kesitle değerlendirilir. Çok küçük kanser hücresi kümeleri bu kesitlerin arasında kalabilir.

Ultrastaging sırasında sentinel lenf nodundan daha fazla kesit hazırlanır ve gerektiğinde sitokeratin gibi immünohistokimyasal boyalar kullanılır. Böylece standart incelemede fark edilmeyebilecek düşük hacimli metastazlar bulunabilir.

Lenf nodundaki tümör miktarı makrometastaz, mikrometastaz veya izole tümör hücreleri şeklinde sınıflandırılabilir. Bu bilgi ameliyat sonrası rahim kanseri tedavisi planlanırken diğer patolojik ve moleküler faktörlerle birlikte değerlendirilir.

Paraaortik Lenf Nodlarının Değerlendirilmesi

Rahmin lenfatik drenajı yalnızca pelvisle sınırlı değildir. Hastalık karın arkasındaki büyük damarların çevresinde bulunan paraaortik lenf nodlarına da yayılabilir.

Her rahim kanseri hastasında paraaortik lenfadenektomi yapılması gerekli değildir. Karar tümörün risk grubuna, pelvik lenf nodlarının durumuna, görüntüleme bulgularına ve intraoperatif değerlendirmeye göre verilir.

Gerekli durumlarda paraaortik lenf nodları açık, transperitoneal laparoskopik veya ekstraperitoneal laparoskopik yöntemlerle değerlendirilebilir. Ekstraperitoneal yaklaşımda karın boşluğuna girmeden karın arkasındaki lenf nodlarına ulaşmak mümkündür.

Rahim Kanseri Tedavisinde Yumurtalıklar Korunabilir mi?

Menopoz sonrası kadınlarda standart cerrahi sırasında yumurtalıklar çoğunlukla çıkarılır. Bununla birlikte genç yaşta tanı alan her rahim kanseri hastasının yumurtalıklarının mutlaka alınması gerektiği düşüncesi günümüzde değişmiştir.

Premenopozal, düşük dereceli endometrioid tümörü bulunan, hastalığı rahimle sınırlı görünen, belirgin over veya rahim dışı hastalık bulunmayan ve kalıtsal over kanseri açısından yüksek risk taşımayan seçilmiş hastalarda yumurtalıkların korunması düşünülebilir.

Yumurtalıkların korunmasının en önemli avantajı erken cerrahi menopozdan kaçınmaktır. Genç yaşta östrojen üretiminin aniden kesilmesi sıcak basması ve vajinal kuruluğun yanı sıra uzun dönemde kemik ve kardiyovasküler sağlığı da etkileyebilir.

Bu nedenle genç hastada rahim kanseri tedavisi planlanırken “kanser ameliyatı olduğu için yumurtalıklar mutlaka alınmalı” şeklinde otomatik bir karar yerine bireysel risk değerlendirmesi yapılması daha doğrudur.

Rahim Kanserinde Doğurganlığı Koruyucu Tedavi

Rahim kanserinde standart cerrahi rahmin çıkarılmasını gerektirdiği için ameliyat sonrasında hastanın gebelik taşıması mümkün olmaz. Ancak genç yaşta, çocuk sahibi olmak isteyen ve çok erken evre düşük riskli hastalığı bulunan seçilmiş kadınlarda rahmi koruyucu rahim kanseri tedavisi uygulanabilir.

Bu yaklaşım her endometrium kanseri hastasına uygulanamaz. En uygun hasta grubu düşük dereceli endometrioid histolojiye sahip, tümörün rahim kas tabakasına ilerlemediğinin güvenilir biçimde gösterildiği ve rahim dışında hastalık bulunmayan kadınlardır.

Tedavi öncesinde patolojinin deneyimli bir jinekolojik patolog tarafından değerlendirilmesi, pelvik MRI ile miyometrial invazyonun araştırılması, yumurtalıkların dikkatli biçimde değerlendirilmesi ve özellikle genç hastalarda Lynch sendromu olasılığının ele alınması önemlidir.

Rahmi koruyucu tedavi standart cerrahinin daha kolay bir alternatifi değildir. Hasta belirli aralıklarla endometrial biyopsilerle çok yakından takip edilmelidir. Hastalığın gerilememesi, ilerlemesi veya tekrarlaması durumunda histerektomi gerekebilir.

Rahim Kanserinde Hormonlu Spiral Tedavisi

Levonorgestrel salgılayan rahim içi sistem, uygun fertilite koruyucu hastalarda kullanılabilen tedavilerden biridir. Spiral rahim içerisinde yüksek düzeyde progesteron etkisi oluşturur.

Progesteron endometrium üzerindeki östrojen kaynaklı büyüme uyarısını baskılar. Böylece seçilmiş düşük dereceli, çok erken evre endometrioid tümörlerin gerilemesi sağlanmaya çalışılır.

Hormonlu spiral tek başına kullanılabileceği gibi bazı hastalarda ağızdan verilen progesteron türevi ilaçlarla kombine edilebilir.

Tedavi sırasında yalnızca kanamanın azalmasına bakarak kanserin geçtiği söylenemez. Belirli aralıklarla rahim içerisinden yeniden biyopsi alınmalı ve patolojik yanıt doğrulanmalıdır.

Rahim Kanserinde Hormon Tedavisi

Hormon tedavisi yalnızca doğurganlığı korumak amacıyla kullanılmaz. İleri veya tekrarlayan, özellikle hormon reseptörü pozitif ve daha yavaş seyirli endometrioid tümörlerde de sistemik hormon tedavileri kullanılabilir.

Progesteron türevleri, aromataz inhibitörleri ve farklı hormonal yaklaşımlar uygun hastalarda değerlendirilebilir. Hormon tedavisi genellikle hızlı ilerleyen, yüksek hacimli ve kısa sürede organ fonksiyonlarını tehdit eden hastalıklarda tercih edilen ilk yaklaşım değildir.

Buna karşılık düşük dereceli, östrojen ve progesteron reseptörü pozitif, yavaş seyreden hastalığı bulunan hastalarda daha düşük toksisiteyle uzun süreli hastalık kontrolü sağlayabilir.

Evre 1 Rahim Kanseri Tedavisi

Evre 1 rahim kanserinde tümör uterusla sınırlıdır. Hastaların önemli bir bölümü bu evrede tanı alır ve tedavi başarısı yüksektir.

Temel rahim kanseri tedavisi total histerektomi, tüplerin çıkarılması, yaş ve tümör özelliklerine göre yumurtalıkların değerlendirilmesi ve gerekli hastalarda sentinel lenf nodu haritalamasıdır.

Ameliyat sonrasında ilave tedavi gerekip gerekmediği grade, miyometrial invazyon, LVSI, histolojik tip, lenf nodları ve moleküler sınıflandırmaya göre belirlenir.

Düşük riskli evre 1 hastaların önemli bölümünde ameliyat sonrasında kemoterapi veya radyoterapi gerekmez. Daha yüksek riskli özelliklere sahip evre 1 hastalarda ise vajinal brakiterapi, pelvik radyoterapi veya bazı yüksek risk gruplarında kemoterapi gündeme gelebilir.

Evre 2 Rahim Kanseri Tedavisi

Evre 2 rahim kanserinde tümör servikal stromaya ilerlemiştir ancak hastalık uterus dışına yayılmamıştır.

Geçmişte serviks tutulumu görüldüğünde radikal histerektomi yapılması sık kullanılan bir yaklaşımdı. Günümüzde radikal histerektominin rutin olarak sağkalımı artırdığı gösterilmediği için temel cerrahi çoğu hastada total histerektomi ve uygun lenfatik evrelemedir.

Daha geniş cerrahi ancak tümörü negatif sınırla çıkarmak için gerçekten gerekli olduğunda uygulanmalıdır.

Ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoterapi kararı tümörün diğer risk faktörleri ve moleküler özellikleriyle birlikte değerlendirilir.

Evre 3 Rahim Kanseri Tedavisi

Evre 3 hastalıkta kanser uterus dışına çıkmıştır ancak uzak organ metastazı bulunmayabilir. Yumurtalık, tüpler, vajina, parametrial dokular veya pelvik-paraaortik lenf nodları etkilenmiş olabilir.

Evre 3 rahim kanseri tedavisi çoğunlukla birden fazla tedavi yönteminin birlikte kullanılmasını gerektirir.

Hastalık ameliyatla tamamen çıkarılabilecek durumdaysa primer cerrahi düşünülebilir. Ameliyatın temel amacı gözle görülebilen hastalığın tamamını çıkarmaktır.

Ameliyat sonrasında kemoterapi temel sistemik tedavilerden biridir. Pelvik veya vajinal nüks riskinin yüksek olduğu hastalarda radyoterapi de tedavinin bir parçası olabilir.

Moleküler özellikler ve MMR durumu özellikle ileri hastalıkta sistemik tedavi seçeneklerinin belirlenmesinde giderek daha önemli hale gelmiştir.

Evre 4 Rahim Kanseri Tedavisi

Evre 4 rahim kanserinde tedavi tamamen hastalığın yayılım şekline göre planlanır. “Evre 4 olduğu için ameliyat olmaz” veya “Mutlaka ameliyat olmalıdır” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir.

Kanser karın içerisinde yayılmış ancak tüm hastalığın kabul edilebilir morbiditeyle çıkarılması mümkün görünüyorsa sitoredüktif cerrahi düşünülebilir.

Buna karşılık çok sayıda uzak organ metastazı bulunan ve ameliyatla tüm hastalığın temizlenmesi mümkün olmayan hastalarda önce sistemik tedavi daha uygun olabilir.

Bu aşamada kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavisi ve tümörün biyolojik özelliklerine göre hedeflenmiş tedaviler rahim kanseri tedavisinin önemli parçalarıdır.

İleri Evre Rahim Kanseri Tedavisi

İleri evre rahim kanserinde en önemli soru hastalığın ameliyatla tamamen çıkarılıp çıkarılamayacağıdır. Cerrahi kararı yalnızca tümörün evresine bakılarak verilmez.

Hastalığın karın içerisindeki dağılımı, akciğer veya diğer uzak organ metastazları, hastanın genel sağlık durumu ve geniş bir ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı değerlendirilir.

Eğer ameliyat sonunda gözle görülebilir tüm hastalığın çıkarılması mümkün görünüyorsa primer sitoredüktif cerrahi önemli bir seçenek olabilir. Buna karşılık ameliyat sonrasında belirgin tümör bırakılacağı öngörülüyorsa geniş ve morbid bir operasyonun faydası azalır.

İleri Evre Rahim Kanserinde Sitoredüksiyon

Sitoredüksiyon, karın veya pelvis içerisindeki gözle görülebilen tüm tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması anlamına gelir. En ideal sonuç komplet sitoredüksiyon yani ameliyat sonunda makroskopik tümör bırakılmamasıdır.

İleri evre rahim kanseri tedavisinde cerrahinin sağlayacağı faydayı belirleyen önemli faktörlerden biri geride kalan tümör miktarıdır. Bu nedenle ameliyat kararı verilirken “ameliyat yapılabilir mi?” sorusundan çok “tüm hastalık makroskopik olarak çıkarılabilir mi?” sorusu önemlidir.

Komplet sitoredüksiyon için bazı hastalarda bağırsak rezeksiyonu, omentektomi, peritoneal tümörlerin çıkarılması, diyafragma veya üst abdominal cerrahi ve büyümüş lenf nodlarının çıkarılması gerekebilir.

Bu tür ameliyatlar jinekolojik onkoloji ve gerektiğinde diğer cerrahi branşların birlikte çalışabileceği deneyimli merkezlerde planlanmalıdır.

Rahim Kanserinde Radyoterapi

Radyoterapi rahim kanseri tedavisinde özellikle pelvis veya vajinada hastalığın tekrar etme riskini azaltmak amacıyla kullanılır. Her hastaya ameliyattan sonra radyoterapi verilmez.

Tedavi kararı hastanın risk grubuna göre verilir. Düşük riskli hastalarda radyoterapiye gerek olmayabilir. Orta riskli bazı hastalarda yalnızca vajinal brakiterapi yeterli olabilir. Daha yüksek pelvik nüks riski bulunan hastalarda dışarıdan pelvik radyoterapi kullanılabilir.

Radyoterapi ameliyat olamayacak kadar ciddi ek hastalıkları bulunan bazı hastalarda primer rahim kanseri tedavisi olarak da kullanılabilir.

Rahim Kanserinde Brakiterapi

Brakiterapi radyasyonun vücudun dışından değil vajina içerisine yerleştirilen özel bir aplikatör aracılığıyla hedef bölgeye verilmesidir.

Rahim çıkarıldıktan sonra kanserin lokal olarak tekrarlama ihtimalinin en yüksek olduğu bölgelerden biri vajinanın üst kısmıdır. Vajinal brakiterapi bu bölgeye yüksek doz radyasyon verirken çevredeki mesane ve bağırsak gibi organların aldığı dozu sınırlamayı amaçlar.

Bu nedenle seçilmiş orta riskli hastalarda dışarıdan tüm pelvise radyoterapi yerine yalnızca brakiterapi yeterli olabilir.

Rahim Kanserinde Kemoterapi

Kemoterapi özellikle yüksek riskli, ileri evre veya tekrarlayan rahim kanseri tedavisinde kullanılır. Düşük riskli ve rahimle sınırlı hastaların büyük bölümünde kemoterapi gerekmez.

Endometrium kanserinde en sık kullanılan kemoterapi yaklaşımı platin bazlı tedavi ile taksan grubunun kombinasyonudur. Kemoterapinin amacı vücudun farklı bölgelerine ulaşmış olabilecek mikroskobik kanser hücrelerini tedavi etmektir.

Ameliyat sonrası kemoterapi gereksinimi hastalığın evresine, histolojisine, lenf nodu durumuna ve moleküler risk grubuna göre değerlendirilir.

İleri veya nüks hastalıkta ise kemoterapi tek başına veya uygun hastalarda immünoterapi ile birlikte rahim kanseri tedavisinin önemli bir parçasını oluşturabilir.

Rahim Kanserinde İmmünoterapi

İmmünoterapi endometrium kanseri tedavisindeki en önemli gelişmelerden biridir. Bu ilaçların amacı kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı kontrol mekanizmalarını engelleyerek hastanın bağışıklık sisteminin tümörü yeniden tanımasına yardımcı olmaktır.

Özellikle MMR bozukluğu veya yüksek mikrosatellit instabilitesi bulunan rahim kanserlerinin immünoterapiye duyarlılığı yüksektir. Bunun nedeni bu tümörlerde çok sayıda genetik değişiklik bulunması ve bağışıklık sistemi tarafından daha kolay tanınabilmeleridir.

İleri veya tekrarlayan rahim kanseri tedavisi artık yalnızca kemoterapi üzerinden planlanmamaktadır. Tümörün MMR durumu ilk sistemik tedavi planından itibaren önem kazanabilir.

Pembrolizumab, dostarlimab ve bazı durumlarda diğer immün kontrol noktası inhibitörleri ileri endometrium kanserinde kullanılan ilaçlar arasındadır. Güncel sistemik tedavi seçiminde hastanın daha önce aldığı tedaviler, MMR durumu, tümör yükü, genel sağlık durumu ve eşlik eden hastalıkları birlikte değerlendirilir.

Rahim Kanserinde Akıllı İlaçlar ve Hedefe Yönelik Tedaviler

“Akıllı ilaç” günlük dilde kanser hücresinin belirli biyolojik özelliklerini veya kanserin büyümesi için kullandığı belirli yolları hedefleyen tedavileri anlatmak için kullanılır.

Rahim kanserinde bütün hastalara aynı hedeflenmiş ilaç verilmez. Tedavi seçilebilmesi için tümörün hangi moleküler özelliği taşıdığının bilinmesi gerekir.

HER2 pozitif bazı seröz tümörlerde HER2'yi hedefleyen tedaviler gündeme gelebilir. Hormon reseptörü pozitif endometrioid kanserlerde hormonal yollar hedeflenebilir.

Daha önce tedavi almış belirli ileri hastalarda immünoterapi ile anti-anjiyojenik özellik taşıyan hedeflenmiş tedavilerin kombinasyonları da kullanılabilir.

Bu nedenle nüks rahim kanseri tedavisi öncesinde yalnızca eski patoloji raporunun adına bakmak yerine, mümkünse güncel tümör materyalinde MMR/MSI, p53, HER2 ve hormon reseptörlerinin değerlendirilmesi önemlidir.

MMR ve MSI Sonucu Tedaviyi Nasıl Değiştirir?

MMR ve MSI testleri rahim kanserinde hem kalıtsal yatkınlık hem de tedavi açısından önemlidir.

MMR proteinlerinden bir veya daha fazlasının kaybı saptanırsa tümör MMR deficient olarak sınıflandırılabilir. Bu bulgu bazı hastalarda Lynch sendromunun araştırılmasını gerektirir.

İleri veya nüks hastalıkta ise MMR bozukluğu immünoterapiye yanıt olasılığının yüksek olduğu önemli biyobelirteçlerden biridir.

Dolayısıyla modern rahim kanseri tedavisi planlanırken MMR durumunun bilinmesi yalnızca akademik bir ayrıntı değildir; gerçek tedavi seçeneklerini değiştirebilir.

HER2 Pozitif Rahim Kanserinde Tedavi

HER2 özellikle seröz endometrium kanserlerinin bir bölümünde yüksek düzeyde ifade edilebilir veya gen amplifikasyonu gösterebilir.

Bu nedenle ileri veya tekrarlayan seröz rahim kanserinde HER2 değerlendirmesi yapılması tedavi seçeneklerini genişletebilir.

HER2 pozitif hastalarda HER2'yi hedefleyen ilaçların standart sistemik tedaviye eklenmesi veya sonraki tedavi basamaklarında kullanılması uygun hastalarda değerlendirilebilir.

Rahim Kanseri Ameliyatından Sonra Ek Tedavi Gerekir mi?

Rahim kanseri ameliyatı olan her hastanın kemoterapi veya radyoterapi alması gerekmez. Aslında erken evre düşük riskli hastaların önemli bölümünde cerrahi tek başına yeterlidir.

Ameliyat sonrası rahim kanseri tedavisi kararı nihai patoloji sonucuna göre verilir. Tümörün histolojik tipi, grade'i, miyometrial invazyon derinliği, LVSI, servikal tutulum, lenf nodlarının durumu ve moleküler özellikleri birlikte değerlendirilir.

Bu nedenle ameliyattan hemen sonra “Kemoterapi alacak mıyım?” sorusuna kesin yanıt vermek her zaman mümkün değildir. En doğru karar nihai patoloji ve moleküler sonuçlar tamamlandıktan sonra multidisipliner değerlendirmeyle verilir.

Düşük Riskli Rahim Kanseri Tedavisi

Düşük riskli hastalarda temel yaklaşım cerrahidir. Tümörün düşük dereceli olması, rahimde sınırlı bulunması, sınırlı miyometrial invazyon ve olumsuz lenfovasküler özelliklerin bulunmaması bu grubu destekleyen faktörlerdir.

Ameliyat başarıyla tamamlandıktan sonra birçok düşük riskli hastada ilave radyoterapi veya kemoterapi gerekmez.

Bu hastalarda doğru rahim kanseri tedavisi, hastaya daha fazla ilaç vermek değil gereksiz tedaviden kaçınmaktır.

Orta Riskli Rahim Kanseri Tedavisi

Orta riskli hastalarda nüks ihtimali düşük riskli gruptan biraz daha yüksektir. Tedavinin amacı özellikle vajinal bölgede tekrarlama riskini azaltmaktır.

Seçilmiş hastalarda vajinal brakiterapi düşünülebilir. Bazı hastalarda yaş ve moleküler özellikler de dikkate alınarak yalnızca yakın takip uygun olabilir.

Orta-Yüksek Riskli Rahim Kanseri Tedavisi

Belirgin LVSI, daha derin miyometrial invazyon, yüksek grade veya diğer olumsuz patolojik faktörler orta-yüksek risk grubuna geçişe neden olabilir.

Bu hastalarda pelvik radyoterapi, brakiterapi veya klinik ve moleküler risk özelliklerine göre sistemik tedavi seçenekleri değerlendirilir.

Yüksek Riskli Rahim Kanseri Tedavisi

Yüksek riskli rahim kanseri tedavisi çoğu zaman multimodal yani birden fazla yöntemin birlikte kullanıldığı bir yaklaşım gerektirir.

Yüksek dereceli endometrioid tümörler, seröz karsinom, clear cell karsinom, p53 anormal tümörler, lenf nodu metastazı veya uterus dışına yayılmış hastalık bu grupta değerlendirilebilir.

Hastanın evresi ve moleküler yapısına göre cerrahi sonrasında kemoterapi, radyoterapi veya her iki tedavinin farklı sıralamalarla kullanılması gündeme gelebilir.

Seröz Rahim Kanseri Tedavisi

Seröz karsinom endometrioid rahim kanserine göre daha agresif davranabilen bir histolojik tiptir. Küçük uterin tümörlerde bile rahim dışına yayılım görülebileceği için cerrahi evreleme ve ameliyat sonrası tedavi daha dikkatli planlanır.

Seröz rahim kanserinde moleküler inceleme özellikle önemlidir. p53 anormalliği sık görülür ve ileri hastalıkta HER2 değerlendirmesi tedavi seçeneklerini etkileyebilir.

Bu nedenle seröz tümörde rahim kanseri tedavisi yalnızca tümörün çapına bakılarak planlanmaz.

Clear Cell Rahim Kanseri Tedavisi

Clear cell karsinom daha nadir görülen ve endometrioid düşük dereceli tümörlerden farklı biyolojik davranış gösterebilen bir histolojidir.

Tedavinin temelini cerrahi oluşturur. Ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapi gereksinimi evre, hastalığın yaygınlığı ve diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilir.

p53 Anormal Rahim Kanseri Tedavisi

p53 anormal moleküler grup endometrium kanserlerinin daha yüksek riskli biyolojik gruplarından biridir.

Bu nedenle erken anatomik evrede olsa bile p53 anormalliğinin bulunması ameliyat sonrası risk değerlendirmesini değiştirebilir.

Ancak p53 sonucu tek başına değerlendirilmemelidir. POLE durumu, histoloji, evre ve diğer patolojik özelliklerle birlikte yorumlanmalıdır.

POLE Mutasyonlu Rahim Kanseri Tedavisi

POLE mutasyonlu endometrium kanserleri, mikroskop altında yüksek dereceli görünseler dahi son derece iyi biyolojik davranış gösterebilir.

Bu nedenle POLE sonucunun bilinmesi bazı hastalarda ameliyat sonrası gereksiz yoğun tedaviden kaçınılmasını sağlayabilir.

Modern rahim kanseri tedavisinin önemli prensiplerinden biri, yalnızca yetersiz tedaviden değil aşırı tedaviden de kaçınmaktır.

Tekrarlayan Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra hastalığın yeniden ortaya çıkmasına nüks denir. Nüks gelişmesi tüm hastalarda aynı tedavinin uygulanacağı anlamına gelmez.

Öncelikle hastalığın nerede tekrarladığı belirlenir. Vajinanın üst kısmındaki küçük bir nüks ile akciğer, karaciğer ve karın içerisinde çok sayıda metastaz bulunan hastalık aynı şekilde tedavi edilmez.

Daha önce uygulanan tedaviler de son derece önemlidir. Özellikle hastanın daha önce pelvik radyoterapi alıp almaması lokal nüks tedavisini değiştirebilir.

Mümkünse nüks dokusundan yeniden biyopsi alınması yararlıdır. Tümörün MMR/MSI durumu, p53, HER2 ve hormon reseptörlerinin güncel olarak bilinmesi nüks rahim kanseri tedavisinin kişiselleştirilmesine yardımcı olur.

Vajinada Tekrarlayan Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanserinin lokal olarak tekrarlayabildiği en önemli bölgelerden biri rahmin çıkarıldığı vajinal tepe bölgesidir.

Daha önce radyoterapi almamış ve hastalığı vajinal bölgede sınırlı olan hastalarda dışarıdan radyoterapi ve brakiterapi ile güçlü lokal kontrol sağlanabilir.

Daha önce radyoterapi almış hastalarda ise cerrahi, yeniden ışınlama veya diğer lokal yöntemlerin uygulanabilirliği bireysel olarak değerlendirilir.

Pelviste Tekrarlayan Rahim Kanseri Tedavisi

Pelvik nükste tedavi kararı kitlenin yeri, büyüklüğü, çevre organlarla ilişkisi ve hastanın daha önce aldığı radyoterapiye göre değişir.

Tümör tamamen çıkarılabilecek durumdaysa cerrahi düşünülebilir. Daha önce radyoterapi almamış hastalarda kemoradyoterapi veya radyoterapi güçlü tedavi seçenekleri olabilir.

Daha önce yüksek doz pelvik radyoterapi almış, merkezde geniş ve izole nüks bulunan seçilmiş hastalarda çok geniş cerrahiler, hatta pelvik ekzenterasyon gündeme gelebilir.

Bu ameliyatların morbiditesi yüksek olduğu için yalnızca tam tümör çıkarılmasının mümkün olduğu ve bundan anlamlı fayda beklenen çok dikkatli seçilmiş hastalarda uygulanmalıdır.

Uzak Metastaz Yapan Rahim Kanseri Tedavisi

Akciğer, karaciğer, kemik veya birden fazla uzak bölgede metastaz bulunan hastalarda rahim kanseri tedavisinin temelini çoğunlukla sistemik tedaviler oluşturur.

Kemoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar veya hormon tedavisi tümörün özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre kullanılabilir.

Sınırlı sayıda metastaz bulunan seçilmiş hastalarda cerrahi veya stereotaktik radyoterapi gibi lokal tedaviler de sistemik tedaviye eklenebilir.

Nüks Rahim Kanserinde Ameliyat

Nüks rahim kanserinde ameliyat her hastaya uygulanmaz. Cerrahinin anlamlı olabilmesi için genellikle tekrarlayan tümörün tamamen çıkarılabilmesi gerekir.

Tek ve iyi sınırlı bir pelvik kitle, izole bir bağırsak metastazı veya seçilmiş abdominal nükslerde komplet sitoredüksiyon mümkün olabilir.

Buna karşılık çok sayıda uzak metastazın bulunduğu hastalarda büyük bir ameliyat yapmak genellikle sistemik hastalığın kontrolünü sağlamaz.

Bu nedenle nüks rahim kanseri tedavisinde cerrahi kararı görüntülemeler, önceki tedaviler ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek multidisipliner verilmelidir.

Rahim Kanseri Tedavisi Sonrası Takip

Rahim kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra düzenli takip gerekir. Takibin amacı yalnızca görüntüleme yaptırmak değildir. Hastanın yeni belirtilerini değerlendirmek, tedavinin uzun dönem etkilerini yönetmek ve olası bir nüksü klinik olarak erken fark etmek önemlidir.

İlk yıllarda kontroller daha sık yapılır çünkü rahim kanseri nükslerinin önemli bölümü ilk birkaç yıl içerisinde ortaya çıkar.

Takipte hastanın öyküsü ve jinekolojik muayene en önemli basamaklardandır. Vajinanın üst kısmı dikkatli biçimde değerlendirilmelidir.

Her kontrolde rutin tomografi veya PET/BT yapılması her hasta için gerekli değildir. Görüntüleme hastanın risk grubuna, belirtilerine ve muayene bulgularına göre planlanır.

Yeni vajinal kanama veya lekelenme, geçmeyen pelvik veya karın ağrısı, açıklanamayan kilo kaybı, karında giderek artan şişkinlik, uzun süren öksürük veya nefes darlığı gibi yeni yakınmalar gelişirse hasta rutin kontrol tarihini beklemeden değerlendirilmelidir.

Rahim Kanseri Tedavisinde Başarıyı Belirleyen Faktörler

Rahim kanseri tedavisinin başarısını belirleyen tek bir faktör yoktur. Hastalığın tanı anındaki evresi, histolojik tipi, grade'i, moleküler sınıfı, lenf nodlarının durumu ve cerrahi sırasında tüm hastalığın çıkarılıp çıkarılmadığı birlikte önem taşır.

Erken evrede ve düşük riskli tümörü bulunan hastalarda tedavi sonuçları genellikle çok iyidir. Bu hastalarda amaç kanseri tedavi ederken gereksiz radyoterapi, kemoterapi ve geniş cerrahilerden kaçınmaktır.

İleri evre hastalıkta ise biyolojik özellikler ve tedaviye yanıt daha önemli hale gelir. Cerrahi düşünülen hastalarda komplet sitoredüksiyon sağlanabilmesi önemli bir prognostik faktördür.

Nüks veya ileri hastalıkta MMR/MSI, HER2 ve hormon reseptörleri gibi biyobelirteçlerin değerlendirilmesi daha fazla tedavi seçeneği sağlayabilir.

Dolayısıyla başarılı rahim kanseri tedavisi, yalnızca iyi bir ameliyat veya doğru ilacı vermekten ibaret değildir. Tanıdan itibaren doğru patoloji, uygun moleküler testler, doğru cerrahi evreleme, gerekli hastalarda radyoterapi ve sistemik tedaviler ile düzenli takip birbirini tamamlayan basamaklardır.

Rahim Kanseri Tedavisi Kısaca

Rahim kanseri tedavisi hastalığın evresine ve tümörün biyolojik özelliklerine göre kişiye özel planlanır. Erken evrede temel tedavi çoğunlukla cerrahidir. Uygun hastalarda ameliyat laparoskopik veya robotik gibi minimal invaziv yöntemlerle yapılabilir; seçilmiş hastalarda vNOTES de değerlendirilebilir.

Rahim kanseri ameliyatında uterus ve tüpler çıkarılır. Yumurtalıkların alınması hastanın yaşına ve tümör özelliklerine göre bireyselleştirilebilir. Genç ve düşük riskli seçilmiş hastalarda yumurtalıkların korunması mümkün olabilir.

Lenfatik evrelemede günümüzde sentinel lenf nodu haritalaması önemli bir yere sahiptir. Böylece bütün pelvik lenf nodlarını çıkarmadan kanserin lenf bezlerine yayılıp yayılmadığı değerlendirilebilir. Sentinel lenf nodlarının ultrastaging ile ayrıntılı incelenmesi küçük metastazların saptanmasına yardımcı olur.

Ameliyat sonrası rahim kanseri tedavisi nihai patoloji ve moleküler sonuçlara göre belirlenir. Düşük riskli hastalarda çoğu zaman ek tedavi gerekmezken, bazı hastalarda vajinal brakiterapi, pelvik radyoterapi veya kemoterapi uygulanabilir.

POLE, MMR, p53 ve NSMP gibi moleküler gruplar günümüzde risk değerlendirmesinin önemli parçalarıdır. Özellikle ileri veya tekrarlayan hastalıkta MMR/MSI, HER2 ve hormon reseptörlerinin bilinmesi sistemik tedavi seçimlerini doğrudan etkileyebilir.

İleri evre rahim kanserinde ameliyat kararı hastalığın tamamen çıkarılıp çıkarılamayacağına göre verilmelidir. Komplet sitoredüksiyon mümkün görünüyorsa geniş cerrahiler seçilmiş hastalarda önemli fayda sağlayabilir. Buna karşılık tümörün tamamen temizlenmesinin mümkün olmadığı yaygın metastatik hastalıkta sistemik tedavi ön plana çıkar.

Tekrarlayan rahim kanserinde tedavi nüksün yerine ve hastanın daha önce aldığı tedavilere göre belirlenir. İzole vajinal nükslerde radyoterapi ve brakiterapi, seçilmiş pelvik veya abdominal nükslerde cerrahi, yaygın hastalıkta ise kemoterapi, hormon tedavisi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir.

Sonuç olarak günümüzde rahim kanseri tedavisi tek tip değildir. Aynı evredeki iki hastanın bile tümör biyolojisi farklı olabileceğinden tedavi planları farklı olabilir. Amaç yalnızca kanseri ortadan kaldırmak değil; gereksiz geniş cerrahiden, gereksiz lenf nodu diseksiyonundan ve gereksiz ek tedavilerden kaçınarak hastaya ihtiyaç duyduğu kadar tedavi vermektir.

İzmir ve Şehir Dışından Rahim Kanseri Tedavisi İçin Başvuru

Rahim kanseri tanısı alan hastalar İzmir ve çevre illerin yanı sıra Türkiye’nin farklı şehirlerinden ikinci görüş, cerrahi değerlendirme veya tedavi planlaması amacıyla başvurabilir. Muayene ve değerlendirme İzmir Karşıyaka/Mavişehir'de yapılmaktadır.

İzmir dışından gelecek hastaların biyopsi veya ameliyat patoloji raporlarını, varsa moleküler ve immünohistokimyasal sonuçlarını ve MR, BT veya PET/BT incelemelerini beraberlerinde getirmeleri, mevcut durumun daha bütüncül değerlendirilmesine yardımcı olur.

Aydın, Manisa, Muğla, Balıkesir ve Denizli gibi yakın şehirlerden veya Ankara, İstanbul, Antalya, Bursa, Adana, Erzurum ve Türkiye'nin diğer illerinden başvuran hastalarda amaç; mevcut sonuçları birlikte değerlendirerek cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi veya diğer tedavi seçeneklerinin hangi sırayla ele alınacağını belirlemektir.

Bu bölüm başka bir şehirde hizmet verildiği anlamına gelmez; değerlendirme ve muayene İzmir'de yapılmaktadır.

Rahim Kanseri Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Rahim kanseri tedavi edilebilir mi?

Evet. Rahim kanseri, özellikle erken evrede tanı konulduğunda tedavi başarısının yüksek olduğu jinekolojik kanserlerden biridir. Hastaların önemli bir bölümünde hastalık henüz rahimle sınırlıyken saptanır ve bu hastalarda temel rahim kanseri tedavisi ameliyattır. Hastalığın evresi yükseldikçe radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavisi veya hedefe yönelik tedavilerin cerrahiye eklenmesi gerekebilir.

Rahim kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Rahim kanseri tedavisi hastalığın evresi, patolojik tipi, tümör derecesi, rahim kasına ilerleme derinliği, lenfovasküler alan invazyonu, lenf nodlarının durumu ve moleküler özelliklere göre belirlenir. Erken evrede çoğunlukla ameliyat yapılır. Ameliyat sonrasında bazı hastalarda yalnızca takip yeterliyken bazı hastalarda brakiterapi, radyoterapi veya kemoterapi gerekir. İleri ve tekrarlayan hastalıkta immünoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedaviler de kullanılabilir.

Rahim kanserinin ilk tedavisi nedir?

Rahimle sınırlı ve ameliyata uygun rahim kanserinde ilk tedavi çoğunlukla cerrahidir. Standart ameliyatta rahim ve tüpler çıkarılır; yumurtalıkların çıkarılıp çıkarılmayacağı hastanın yaşı ve tümör özelliklerine göre değerlendirilir. Gerekli hastalarda aynı ameliyat sırasında sentinel yani bekçi lenf nodu haritalaması yapılabilir. İleri ve yaygın hastalıkta ise ilk tedavinin ameliyat mı yoksa sistemik tedavi mi olacağı kişiye özel belirlenir.

Rahim kanseri ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Bazı hastalarda mümkündür. Ancak ameliyata uygun erken evre rahim kanserinde standart tedavi genellikle cerrahidir. Çocuk sahibi olmak isteyen ve çok düşük riskli özelliklere sahip seçilmiş genç hastalarda progesteron içeren hormon tedavileriyle rahim korunabilir. Ameliyat açısından ciddi tıbbi risk taşıyan hastalarda radyoterapi kullanılabilir. Yaygın metastatik hastalıkta ise sistemik tedaviler ön plana çıkabilir.

Rahim kanseri ameliyatı nasıl yapılır?

Rahim kanseri ameliyatı açık, laparoskopik veya robotik yöntemle yapılabilir. Erken evre hastaların önemli bölümünde kapalı yani minimal invaziv cerrahi tercih edilebilir. Ameliyatta rahim ve tüpler çıkarılır. Yumurtalıkların çıkarılması hastaya göre değerlendirilir. Hastalığın lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını belirlemek amacıyla uygun hastalarda sentinel lenf nodu haritalaması yapılabilir.

Rahim kanseri ameliyatı kapalı yapılabilir mi?

Evet. Erken evre rahim kanserlerinin büyük bölümünde ameliyat laparoskopik veya robotik olarak yapılabilir. Minimal invaziv cerrahide büyük bir karın kesisi yerine küçük kesiler kullanılır. Bu yaklaşım özellikle yara problemlerinin azaltılması, hastanede kalış süresinin kısalması ve günlük yaşama daha hızlı dönüş açısından avantaj sağlayabilir.

Rahim kanseri robotik ameliyatla tedavi edilebilir mi?

Evet. Robotik cerrahi, laparoskopinin robotik sistem yardımıyla gerçekleştirilen bir şeklidir. Özellikle ileri derecede obezite bulunan veya laparoskopik cerrahinin teknik olarak zor olabileceği bazı hastalarda avantaj sağlayabilir. Ancak her rahim kanseri hastasında robotik cerrahi gerekli değildir. Standart laparoskopiyle güvenli ve eksiksiz cerrahi yapılabiliyorsa robotik sistem kullanılması zorunlu değildir.

Rahim kanseri vNOTES yöntemiyle ameliyat edilebilir mi?

Seçilmiş hastalarda vNOTES ile rahim kanseri cerrahisi yapılabilir. vNOTES yönteminde doğal bir açıklık olan vajina cerrahi giriş yolu olarak kullanılır ve karın cildinde kesi yapılmaz. Rahim, tüpler, yumurtalıklar ve uygun koşullarda lenf nodlarının değerlendirilmesi bu yöntemle gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte rahim kanserinde vNOTES kullanımı laparoskopiye göre daha yenidir ve hasta seçimi önemlidir.

Rahim kanseri ameliyatında yumurtalıklar alınır mı?

Menopoz sonrası hastalarda yumurtalıklar çoğunlukla rahimle birlikte çıkarılır. Ancak genç, menopoz öncesi, düşük riskli ve hastalığı rahimle sınırlı seçilmiş hastalarda yumurtalıkların korunması düşünülebilir. Karar hastanın yaşı, tümörün histolojik tipi, moleküler özellikleri, yumurtalıkların görüntüsü ve kalıtsal kanser riski değerlendirilerek verilmelidir.

Rahim kanseri ameliyatında lenf bezleri alınır mı?

Her rahim kanseri hastasında bütün pelvik ve paraaortik lenf bezlerinin çıkarılması gerekli değildir. Günümüzde uygun hastalarda sentinel lenf nodu haritalaması yapılabilir. Bu yöntemle tümörden çıkan lenfatik akımın ilk ulaştığı birkaç lenf nodu bulunarak çıkarılır ve ayrıntılı patolojik incelemeye gönderilir.

Rahim kanserinde sentinel lenf nodu nedir?

Sentinel veya bekçi lenf nodu, kanser hücrelerinin rahimden lenfatik sistem aracılığıyla yayılması durumunda ilk ulaşmasının beklendiği lenf bezidir. Ameliyat sırasında özel bir boya kullanılarak bu lenf nodları bulunabilir. Sentinel lenf nodu yaklaşımı, uygun hastalarda çok sayıda lenf nodunun çıkarılmasına gerek kalmadan doğru cerrahi evreleme yapılmasını amaçlar.

Rahim kanseri lenf bezlerine yayılırsa ne olur?

Lenf nodlarında kanser hücrelerinin saptanması hastalığın evresini ve ameliyat sonrası tedavi planını etkiler. Bu hastalarda çoğunlukla sistemik tedavi gerekir ve bazı hastalarda radyoterapi de tedaviye eklenebilir. Tedavi kararı lenf nodundaki hastalığın miktarı, tümörün histolojik ve moleküler özellikleri ve diğer yayılım alanları birlikte değerlendirilerek verilir.

Rahim kanseri ameliyatı kaç saat sürer?

Ameliyat süresi yapılacak cerrahinin kapsamına göre değişir. Rahimle sınırlı erken evre bir kanser için yapılan minimal invaziv ameliyat ile karın içerisine yayılmış ileri evre hastalık için gerçekleştirilen sitoredüktif cerrahinin süresi aynı değildir. Hastanın kilosu, daha önce geçirdiği ameliyatlar, yapışıklıklar ve lenf nodu değerlendirmesinin kapsamı da ameliyat süresini etkiler.

Rahim kanseri ameliyatından sonra hastanede kaç gün kalınır?

Minimal invaziv rahim kanseri ameliyatlarından sonra hastanede kalış genellikle açık ameliyata göre daha kısadır. Hastanın genel durumu, ameliyatın kapsamı, bağırsak fonksiyonlarının başlaması ve ek cerrahi işlemler hastanede kalış süresini belirler. İleri evre sitoredüktif cerrahilerde hastanede kalış süresi doğal olarak daha uzun olabilir.

Rahim kanseri ameliyatından sonra kemoterapi gerekir mi?

Her hastaya kemoterapi verilmez. Düşük riskli erken evre hastalarda ameliyat tek başına yeterli olabilir. Kemoterapi gereksinimi hastalığın evresi, tümör tipi ve derecesi, lenf nodlarının durumu, rahim dışına yayılım ve moleküler risk özelliklerine göre belirlenir. Yüksek riskli ve ileri evre hastalarda kemoterapi daha sık kullanılır.

Rahim kanseri ameliyatından sonra radyoterapi gerekir mi?

Her hastaya radyoterapi verilmez. Düşük riskli hastalarda yalnızca takip yeterli olabilir. Vajinal bölgede nüks riski artmış seçilmiş hastalarda brakiterapi, pelvik tekrarlama riski daha yüksek olan hastalarda ise dışarıdan radyoterapi uygulanabilir. Karar nihai patoloji ve moleküler risk değerlendirmesine göre verilir.

Rahim kanserinde brakiterapi nedir?

Brakiterapi, radyasyonun vajina içerisine yerleştirilen özel bir aplikatör aracılığıyla hedef bölgeye verilmesidir. Rahim kanseri ameliyatından sonra hastalığın lokal olarak tekrar etme ihtimalinin bulunduğu vajinal tepe bölgesini hedeflemek amacıyla kullanılabilir. Bazı hastalarda tüm pelvise dışarıdan radyoterapi vermek yerine yalnızca vajinal brakiterapi yeterli olabilir.

Rahim kanserinde kaç kür kemoterapi verilir?

Kemoterapi sayısı hastalığın evresi, tedavinin amacı, kullanılan ilaçlar ve hastanın tedaviye yanıtına göre değişir. Bu nedenle bütün hastalar için geçerli tek bir kür sayısı yoktur. Tedavi planı medikal onkoloji ve jinekolojik onkoloji ekibi tarafından hastaya özel oluşturulur.

Rahim kanserinin akıllı ilacı var mı?

Evet, belirli moleküler özelliklere sahip rahim kanserlerinde hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. Ancak bütün hastalara uygulanabilecek tek bir “akıllı ilaç” yoktur. HER2, hormon reseptörleri ve diğer tümör özellikleri hangi hedeflenmiş tedavinin uygun olabileceğini belirlemede kullanılabilir.

Rahim kanserinde immünoterapi uygulanır mı?

Evet. İmmünoterapi özellikle ileri veya tekrarlayan rahim kanseri tedavisinde önemli bir yere sahiptir. MMR bozukluğu veya MSI-high özelliği bulunan tümörler immünoterapiye özellikle duyarlı olabilir. Günümüzde bazı ileri evre hastalarda immünoterapi kemoterapiyle birlikte de kullanılabilmektedir.

Rahim kanserinde hormon tedavisi uygulanır mı?

Evet. Hormon tedavisi iki farklı durumda kullanılabilir. Birincisi çocuk sahibi olmak isteyen, çok erken evre ve düşük riskli seçilmiş genç hastalarda rahmi korumaktır. İkincisi ise özellikle hormon reseptörü pozitif, düşük dereceli ve yavaş seyreden ileri veya tekrarlayan rahim kanserlerinin sistemik tedavisidir.

Rahim kanseri hormonlu spiralle tedavi edilebilir mi?

Seçilmiş hastalarda mümkündür. Düşük dereceli endometrioid tipte, rahim kasına ilerlememiş ve rahim dışında hastalığı bulunmayan genç kadınlarda doğurganlığı korumak amacıyla levonorgestrel içeren hormonlu spiral kullanılabilir. Bu tedavi sırasında düzenli endometrial biyopsilerle yanıtın kontrol edilmesi gerekir. Tedavinin başarısız olması veya hastalığın ilerlemesi durumunda ameliyat gerekir.

Rahim kanseri tedavisinden sonra hamile kalınabilir mi?

Standart rahim kanseri ameliyatında rahim çıkarıldığı için hastanın daha sonra gebelik taşıması mümkün değildir. Ancak doğurganlığını korumak isteyen ve çok düşük riskli özelliklere sahip seçilmiş genç hastalarda rahim alınmadan hormon tedavisi uygulanabilir. Tam yanıt elde edildikten sonra gebelik planlanabilir. Çocuk sahibi olma planı tamamlandığında kesin cerrahi tedavi yeniden değerlendirilir.

Evre 1 rahim kanseri nasıl tedavi edilir?

Evre 1 hastalık rahimle sınırlıdır ve temel tedavi çoğunlukla ameliyattır. Rahim ve tüpler çıkarılır, yumurtalıklar hastaya göre değerlendirilir ve gerekli hastalarda sentinel lenf nodu haritalaması yapılır. Ameliyat sonrası tedavi gereksinimi tümörün risk özelliklerine göre belirlenir. Düşük riskli evre 1 hastaların önemli bölümünde ek kemoterapi veya radyoterapi gerekmez.

Evre 2 rahim kanseri nasıl tedavi edilir?

Evre 2 hastalıkta tümör rahim ağzının stromal dokusuna ilerlemiştir ancak uterus dışına çıkmamıştır. Ameliyata uygun hastalarda cerrahi temel tedavidir. Ameliyat sonrası radyoterapi ve gerektiğinde sistemik tedavi kararı diğer patolojik ve moleküler risk faktörlerine göre verilir.

Evre 3 rahim kanseri tedavi edilebilir mi?

Evet. Evre 3 rahim kanseri ileri evre hastalık olmakla birlikte aktif olarak tedavi edilir. Uygun hastalarda tüm görünür tümörlerin çıkarılmasını amaçlayan cerrahi yapılabilir. Ameliyat sonrasında çoğunlukla sistemik tedavi gerekir ve bazı hastalarda radyoterapi de tedaviye eklenir. Tedavi planı hastalığın yayılımı ve moleküler özelliklerine göre kişiselleştirilir.

Evre 4 rahim kanserinde tedavi var mı?

Evet. Evre 4 olması tedavi yapılamayacağı anlamına gelmez. Hastalığın dağılımına göre kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavisi, hedefe yönelik tedaviler, radyoterapi ve seçilmiş hastalarda cerrahi kullanılabilir. Tedavinin amacı ve yoğunluğu hastalığın nerelere yayıldığı, tümör biyolojisi ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.

İleri evre rahim kanseri ameliyat edilebilir mi?

Bazı hastalarda evet. İleri evre hastalıkta cerrahinin en önemli amacı gözle görülebilen tümörün tamamını çıkarabilmektir. Buna komplet sitoredüksiyon denir. Hastalığın dağılımı uygun ve komplet sitoredüksiyon mümkün görünüyorsa geniş cerrahi düşünülebilir. Ancak ameliyat sonrasında yaygın tümör bırakılacağı öngörülüyorsa önce sistemik tedavi daha uygun olabilir.

Rahim kanseri bağırsağa yayılırsa ameliyat yapılabilir mi?

Seçilmiş hastalarda yapılabilir. Bağırsak tutulumu tek başına ameliyat yapılamayacağı anlamına gelmez. Tüm hastalığın tamamen çıkarılması mümkünse tutulan bağırsak segmentinin çıkarılması ve yeniden birleştirilmesi sitoredüktif cerrahinin bir parçası olabilir. Karar hastalığın toplam yaygınlığı ve hastanın büyük bir ameliyatı kaldırabilme durumuna göre verilmelidir.

Rahim kanseri tekrarlarsa ne yapılır?

Tekrarlayan rahim kanserinin tedavisi hastalığın nerede tekrar ettiğine ve daha önce hangi tedavilerin uygulandığına göre belirlenir. Vajinada sınırlı nüks, pelviste izole bir kitle ve birden fazla uzak organ metastazı birbirinden farklı şekilde tedavi edilir. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi, hormon tedavisi veya hedefe yönelik ilaçlardan biri ya da birkaçı kullanılabilir.

Tekrarlayan rahim kanseri ameliyat edilebilir mi?

Bazı hastalarda evet. Özellikle nüks sınırlı bir bölgede bulunuyorsa ve ameliyatla tamamen çıkarılabilecekse cerrahi düşünülebilir. Pelvik nükslerde bağırsak veya idrar yollarını içeren geniş ameliyatlar bazı seçilmiş hastalarda gerekli olabilir. Ancak çok sayıda uzak metastazı bulunan hastalarda sistemik tedaviler genellikle ön plana çıkar.

Rahim kanseri vajinada tekrarlarsa ne yapılır?

Daha önce radyoterapi almamış ve nüksü vajinayla sınırlı olan hastalarda radyoterapi ve brakiterapi oldukça etkili lokal tedavi seçenekleri olabilir. Daha önce radyoterapi uygulanmış hastalarda ise cerrahi veya yeniden ışınlama gibi seçenekler nüksün özelliklerine göre değerlendirilir.

Rahim kanserinde moleküler test neden yapılır?

Moleküler testler tümörün biyolojik davranışını daha doğru anlamaya ve tedaviyi kişiselleştirmeye yardımcı olur. POLE, MMR ve p53 gibi özellikler ameliyat sonrası risk sınıflamasını değiştirebilir. İleri veya tekrarlayan hastalıkta MMR/MSI ve HER2 gibi biyobelirteçler uygulanabilecek ilaçların belirlenmesinde doğrudan rol oynayabilir.

Rahim kanserinde POLE mutasyonu ne demektir?

POLE mutasyonu belirli rahim kanserlerinde görülen moleküler bir değişikliktir. POLE mutasyonlu tümörler mikroskop altında yüksek dereceli görünebilmesine rağmen genellikle oldukça iyi biyolojik davranış gösterir. Bu nedenle POLE sonucunun bilinmesi bazı hastalarda gereksiz yoğun ameliyat sonrası tedavilerden kaçınılmasına yardımcı olabilir.

Rahim kanserinde p53 anormal olması ne demektir?

p53 anormal moleküler özellik genellikle daha yüksek riskli bir tümör biyolojisine işaret eder. Seröz rahim kanserlerinin önemli bölümünde p53 anormalliği bulunur. Ancak tedavi yalnızca p53 sonucuna bakılarak belirlenmez; hastalığın evresi, histolojik tipi, POLE durumu ve diğer patolojik özelliklerle birlikte değerlendirilir.

Rahim kanserinde MMR bozukluğu ne anlama gelir?

MMR sistemi DNA'da oluşan bazı hataların düzeltilmesini sağlar. Bu sistemde bozukluk saptanması bazı hastalarda Lynch sendromu gibi kalıtsal bir kanser yatkınlığının araştırılmasını gerektirebilir. Ayrıca ileri veya tekrarlayan rahim kanserinde MMR bozukluğu immünoterapi seçiminde önemli bir biyobelirteçtir.

Rahim kanseri tedavisi ne kadar sürer?

Tedavi süresi hastalığın risk grubuna göre büyük ölçüde değişir. Düşük riskli erken evre hastada ameliyat sonrasında yalnızca takip gerekebilir. Kemoterapi veya radyoterapi gereken hastalarda tedavi birkaç aya yayılabilir. İleri veya tekrarlayan hastalıkta sistemik tedaviler hastalık kontrol altında olduğu ve hasta tedaviyi tolere ettiği sürece daha uzun süre devam edebilir.

Rahim kanseri tedavisi bittikten sonra takip gerekir mi?

Evet. Rahim kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra düzenli kontroller devam etmelidir. Takipte hastanın yeni şikâyetleri sorgulanır ve jinekolojik muayene yapılır. Her hastada her kontrolde rutin PET/BT veya tomografi çekilmesi gerekli değildir. Görüntüleme hastanın risk grubuna, belirtilerine ve muayene bulgularına göre planlanır.

Rahim kanseri tedavisi sonrası hangi belirtilerde doktora başvurulmalıdır?

Tedavi sonrasında yeni başlayan vajinal kanama veya lekelenme, devam eden karın ya da pelvik ağrı, giderek artan karın şişliği, açıklanamayan kilo kaybı, uzun süren öksürük, nefes darlığı veya yeni gelişen ve geçmeyen başka bir yakınma varsa rutin kontrol tarihi beklenmeden doktora başvurulmalıdır. Bu belirtilerin bulunması mutlaka kanserin tekrarladığı anlamına gelmez ancak değerlendirilmesi gerekir.

Rahim kanseri tamamen iyileşir mi?

Özellikle erken evrede saptanan rahim kanserinde kalıcı iyileşme olasılığı yüksektir. Ancak tek bir başarı oranı bütün hastalar için geçerli değildir. Hastalığın evresi, histolojik tipi, moleküler özellikleri, lenf nodlarının durumu ve tedaviye yanıt prognozu belirler. Bu nedenle kişisel iyileşme olasılığı yalnızca “rahim kanseri” tanısına bakılarak değil, hastanın bütün patolojik ve klinik özellikleri değerlendirilerek konuşulmalıdır.

Rahim kanseri tedavisinde en önemli nokta nedir?

En önemli nokta tedavinin hastaya ve tümörün biyolojisine göre kişiselleştirilmesidir. Günümüzde amaç her hastaya en büyük ameliyatı, en fazla kemoterapiyi veya en fazla radyoterapiyi uygulamak değildir. Amaç kanseri kontrol etmek için gereken tedaviyi eksiksiz uygularken gereksiz cerrahiden ve gereksiz ek tedavilerden kaçınmaktır. Bu nedenle rahim kanseri tedavisi jinekolojik onkoloji, patoloji, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisinin birlikte değerlendirmesini gerektirebilir.