İnsan Papilloma Virüsü (HPV), cilt ve mukozalarda enfeksiyona yol açan, dünyada ve ülkemizde cinsel yolla bulaşan en yaygın virüs grubudur. 200’den fazla tipi bulunan bu virüs, jinekolojik sağlığı ve özellikle rahim ağzı kanseri riskini doğrudan etkilemektedir.
İzmir ve Ege Bölgesi’nde HPV tanı, takip ve cerrahi tedavilerinde öncü çalışmalar yürüten Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, modern tıbbi yaklaşımlar ve derin klinik tecrübesiyle hastalarına kalıcı ve güvenilir çözümler sunmaktadır.
HPV Türleri Nelerdir? Yüksek Riskli HPV ve Kanser İlişkisi
HPV virüsleri, jinekolojik onkoloji alanında temel olarak iki ana gruba ayrılarak değerlendirilir:
1. Düşük Riskli HPV Türleri (HPV 6 ve HPV 11)
Genellikle kansere yol açmazlar. Ancak genital bölgede kondilom (genital siğil) adı verilen, estetik ve psikolojik konforu bozan yapılara neden olurlar. Genital siğil tedavisi, İzmir’deki kliniğimizde kişiye özel yöntemlerle (koter, kriyoterapi veya cerrahi) başarıyla uygulanmaktadır.
2. Yüksek Riskli HPV Türleri (HPV 16, 18, 31, 33, 45 vb.)
Bu türler, hücresel düzeyde DNA yapısını bozarak kanser öncülü lezyonlara (CIN 1, CIN 2, CIN 3) ve zamanla kansere yol açabilir. Dünya genelindeki rahim ağzı kanseri vakalarının yaklaşık %70-80’inden doğrudan HPV 16 ve HPV 18 sorumludur. Rahim ağzı kanserinin yanı sıra vulva, vajina, anüs ve baş-boyun kanserleri de yüksek riskli HPV türleriyle ilişkilidir.
HPV Her Zaman Kansere Dönüşür mü?
Toplumdaki en büyük yanlış inanış, HPV pozitif çıkan her kadının kanser olacağı korkusudur. Bu bilgi tamamen yanlıştır. * Güçlü bir bağışıklık sistemi, HPV virüsünü %80-90 oranında 1-2 yıl içinde vücuttan kendiliğinden temizler.
-
Virüsün kansere dönüşmesi için yüksek riskli bir türün vücutta uzun yıllar sessizce kalması ve hücresel değişiklikler yapması gerekir.
-
Sigara kullanımı, zayıf bağışıklık sistemi ve düzensiz jinekolojik kontroller kanser riskini artıran ek faktörlerdir.
İzmir ve Ege Bölgesi’nde HPV Sıklığı ve Araştırmalar
Ege Bölgesi ve özellikle İzmir, sağlık bilincinin yüksek olduğu bir bölge olmasına rağmen, yapılan epidemiyolojik çalışmalar bölgedeki HPV pozitiflik oranının Türkiye ortalamasının bir miktar üzerinde olduğunu göstermektedir.
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç’ın jinekolojik onkoloji alanındaki akademik çalışmaları ve Ege Bölgesi tabanlı klinik gözlemleri, rahim ağzı kanseri vakalarının çok büyük bir kısmının erken dönemde tespit edilebilir olduğunu doğrulamaktadır. İzmir’de jinekolojik kanser taramalarının ve HPV bilincinin artırılması, erken teşhis ile hayat kurtarmaktadır.
HPV Enfeksiyonunun Belirtileri ve Tanı Yöntemleri
HPV, çoğunlukla hiçbir belirti vermeden (asemptomatik) yıllarca vücutta taşınabilir. En sık karşılaşılan klinik belirtiler şunlardır:
-
Genital bölgede tekli veya karnabahar görünümlü siğiller (kondilom)
-
İnatçı kaşıntı, yanma veya lezyon hissi
-
İlerlemiş vakalarda ilişki sonrası lekelenme veya kanama
Modern Tanı Yöntemleri: Pap-Smear ve HPV DNA Testi
HPV ve rahim ağzı kanserinden korunmanın en etkili yolu tarama testleridir. Kliniğimizde uygulanan Pap-Smear testi ile rahim ağzındaki hücresel değişimler incelenirken, HPV DNA tipleme testi ile virüsün varlığı ve hangi risk grubuna ait olduğu kesin olarak saptanır.
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç Uyarıyor: “Smear testinin normal çıkması, vücutta HPV virüsünün olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle özellikle 30 yaş üzerindeki kadınlarda HPV DNA taraması hayati önem taşır.”
Kolposkopi ve CIN Tedavileri (Rahim Koruyucu Yaklaşımlar)
HPV DNA testi yüksek riskli çıkan veya Smear testinde hücresel anomali (ASCUS, LSIL, HSIL) saptanan hastalarımızda bir sonraki adım Kolposkopi incelemesidir.
İzmir’deki kliniğimizde, gelişmiş kolposkopi cihazları ile rahim ağzı büyüteç altında incelenir ve şüpheli alanlardan biyopsi alınır. Patoloji sonucuna göre patolojik dokular, hastanın doğurganlığı ve rahim bütünlüğü korunarak (LEEP veya Konizasyon gibi cerrahi yöntemlerle) titizlikle temizlenir.
HPV’nin Psikolojik ve Sosyal Etkileri ile Başa Çıkma
HPV tanısı almak, hastalar üzerinde ciddi bir anksiyete, utanç ve yalnızlık hissi yaratabilmektedir. Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olması sebebiyle oluşan toplumsal baskı (stigma), hastaların hekime başvurmasını geciktirebilir.
Prof. Dr. Selçuk Erkılınç, hastalarına sadece tıbbi bir tedavi sunmakla kalmaz; mahremiyete saygılı, yargılamayan, hastanın psikolojik konforunu ön planda tutan bir süreç yönetimi sağlar. Unutulmamalıdır ki HPV, grip virüsü kadar yaygındır ve doğru yönetimle hayatınızı karartacak bir hastalık değildir.
En Etkili Korunma Yolu: HPV Aşısı
HPV’ye bağlı gelişen kanserleri önlemenin en güvenli ve bilimsel yolu HPV Aşısıdır. Günümüzde dokuzlu aşı (9-valan), en sık kanser yapan yüksek riskli türlere ve siğil yapan tiplere karşı %90’ın üzerinde tam koruma sağlamaktadır. Aşı, hem kadınlara hem de erkeklere güvenle uygulanabilmektedir.
İzmir’de Güvenilir HPV Yönetimi İçin Prof. Dr. Selçuk Erkılınç
Siz de HPV testiniz pozitif çıktıysa, genital siğil probleminiz varsa veya rahim ağzı kanseri taramalarınızı alanında uzman, tecrübeli bir jinekolojik onkoloji uzmanına yaptırmak istiyorsanız Prof. Dr. Selçuk Erkılınç ile iletişime geçebilir, İzmir Alsancak’taki kliniğimizden hemen randevu alabilirsiniz. Sağlığınız, doğru teşhis ve doğru uzmanla korunur.