HPV Bulaşıcı mı?
HPV Bulaşıcı mı?
Giriş
İnsan papilloma virüsü (HPV), dünya genelinde en sık görülen enfeksiyonlardan biridir ve özellikle rahim ağzı (serviks) kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkla ilişkilidir. HPV denildiğinde akla ilk olarak cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon gelse de, son yıllarda yapılan araştırmalar virüsün yalnızca cinsel temasla bulaşmadığını, belirli koşullarda cinsel olmayan bulaş yollarının da mümkün olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, mevcut bilimsel veriler HPV’nin en önemli ve en sık bulaşma yolunun cinsel temas olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Bu yazıda HPV’nin hangi yollarla bulaşabileceğini, cinsel olmayan bulaş yolları hakkındaki güncel bilimsel kanıtları ve korunma yöntemlerini ayrıntılı olarak ele alacağız.
HPV Gerçekten Bulaşıcı mıdır?
HPV bulaşıcı bir virüstür. Virüs, cilt ve mukozal yüzeylerde bulunan çok katlı yassı epitel hücrelerini enfekte eder. Enfeksiyonun başlayabilmesi için virüsün sağlam deriyi doğrudan geçmesi yeterli değildir. Genellikle gözle fark edilmeyecek kadar küçük deri veya mukoza hasarlarından girerek epitelin bazal hücrelerine ulaşır ve burada çoğalmaya başlar. Enfekte hücreler zamanla yüzeye doğru ilerlerken yeni virüs partikülleri oluşur ve bu partiküller çevredeki deri veya mukozaya ya da dış ortama yayılabilir. Bu biyolojik süreç HPV’nin kişiden kişiye bulaşabilmesini sağlar.
HPV’nin düşük riskli tipleri daha çok genital siğillere neden olurken, yüksek riskli tipleri başta rahim ağzı kanseri olmak üzere vajina, vulva, penis, anüs ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkilidir. Günümüzde rahim ağzı kanseri olgularının büyük çoğunluğundan yüksek riskli HPV tipleri sorumludur.
HPV En Sık Nasıl Bulaşır?
HPV’nin en yaygın bulaşma yolu cinsel temastır. Günümüzde HPV, dünya genelinde en sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle yüksek riskli HPV tipleri çoğunlukla vajinal veya anal cinsel ilişki sırasında ve genital bölgeler arasındaki yakın deri temasıyla bulaşmaktadır. Ayrıca korunmasız oral cinsel temas sonucunda ağız ve üst solunum yollarını etkileyen HPV enfeksiyonları da gelişebilir.
Bilimsel çalışmalar, yaşamı boyunca cinsel olarak aktif bireylerin yaklaşık %75–80’inin en az bir kez HPV ile karşılaştığını göstermektedir. Ancak HPV ile karşılaşan herkesin kalıcı enfeksiyon geliştireceği veya hastalık oluşacağı anlamına gelmez. Pek çok enfeksiyon bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kontrol altına alınabilir.HPV’nin bulaşması için mutlaka tam bir cinsel birleşme olması gerekmez. Virüs, genital bölgeler arasındaki yakın deri ve mukoza teması sırasında da bulaşabilir. Bu nedenle prezervatif kullanımı bulaşma riskini azaltmakla birlikte tamamen ortadan kaldırmaz. Çünkü prezervatifin kapatmadığı genital cilt bölgelerinde de HPV bulunabilir.
HPV Sadece Cinsel Yolla mı Bulaşır?
Uzun yıllar boyunca HPV’nin yalnızca cinsel temasla bulaştığı düşünülmüştür. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, virüsün bazı durumlarda cinsel olmayan yollarla da bulaşabileceğini düşündüren bulgular ortaya koymuştur. Bu nedenle günümüzde bilimsel yaklaşım, HPV’nin temel bulaş yolunun cinsel temas olduğunu kabul etmekle birlikte, cinsel olmayan bulaş ihtimalinin tamamen dışlanamayacağı yönündedir.
Sistematik derlemede incelenen çalışmalar; daha önce cinsel ilişki yaşamamış genç kızlarda ve cinsel olarak aktif olmayan kadınlarda da HPV DNA’sının saptanabildiğini bildirmiştir. Bu durum, cinsel olmayan bulaş yollarının araştırılmasına neden olmuştur. Bununla birlikte araştırmacılar, bu bulguların tek başına cinsel olmayan bulaşı kesin olarak kanıtlamadığını, bildirilmeyen cinsel temas, penetrasyon olmadan gerçekleşen yakın temas, kişinin kendi vücudundan virüsü taşıması (otoinokülasyon) veya dolaylı temas gibi farklı olasılıkların da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar ışığında değerlendirildiğinde, HPV’nin ana bulaş yolu hâlâ cinsel temastır. Cinsel olmayan bulaş yolları ise mümkün görünmekle birlikte, toplumdaki gerçek katkılarının ne kadar olduğu henüz kesin olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle mevcut bilimsel kanıtlar, cinsel olmayan bulaş ihtimalini desteklemekle birlikte, HPV epidemiyolojisindeki öneminin belirlenebilmesi için daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermekted
HPV Cinsel Yol Dışında Bulaşır mı?
HPV denildiğinde akla ilk olarak cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon gelir. Ancak son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, cinsel ilişki öyküsü bulunmayan bazı kişilerde de HPV DNA’sının saptanabildiğini göstermiştir. Bu bulgu, HPV’nin cinsel temas dışında farklı yollarla da bulaşıp bulaşamayacağı sorusunu gündeme getirmiştir.
Araştırmalarda, daha önce cinsel ilişki yaşamamış kadınlarda HPV DNA’sı saptanmış olsa da, bu durum tek başına HPV’nin kesin olarak cinsel olmayan yollarla bulaştığını kanıtlamamaktadır. Çünkü çalışmalarda bildirilmeyen cinsel temas, genital bölgeler arasındaki penetrasyon olmayan yakın temas veya kişinin kendi vücudundan virüsü farklı bölgelere taşıması gibi olasılıklar tamamen dışlanamamaktadır. Bu nedenle mevcut bilimsel veriler dikkatli yorumlanmalıdır.
Bugünkü bilgiler ışığında, HPV’nin cinsel ilişki olmadan bulaşabilmesi teorik olarak mümkün görünmektedir. Ancak bu bulaşma yollarının toplumdaki gerçek sıklığı ve HPV enfeksiyonlarının oluşumundaki katkısı henüz net olarak ortaya konulamamıştır. Bilimsel yayınların ortak görüşü, HPV’nin en önemli bulaş yolunun hâlâ cinsel temas olduğu yönündedir.
Otoinokülasyon (Kişinin Virüsü Kendi Vücuduna Taşıması)
HPV için üzerinde durulan cinsel olmayan bulaş yollarından biri otoinokülasyon olarak adlandırılır. Otoinokülasyon, kişinin vücudunun bir bölgesinde bulunan HPV’nin başka bir bölgesine taşınması anlamına gelir. Örneğin elde bulunan HPV’nin genital bölgeye veya genital bölgedeki HPV’nin ele taşınması teorik olarak mümkündür.
Sistematik derlemede değerlendirilen bazı çalışmalarda, genital HPV enfeksiyonu bulunan kadınların parmaklarında da HPV DNA’sı saptanmıştır. Ayrıca çocuklarda genital HPV enfeksiyonlarının bir kısmında da kendi kendine bulaşmayı düşündüren bulgular bildirilmiştir. Bununla birlikte araştırmacılar, bu bulguların otoinokülasyonun toplumdaki gerçek önemini kesin olarak ortaya koymadığını ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.
Mevcut bilimsel kanıtlar, otoinokülasyonun mümkün olabileceğini düşündürmekle birlikte, HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunu açıklayan temel mekanizma olarak kabul edilmemektedir.