Rahim Kanseri

Rahim kanseri, kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserlerden biridir. Özellikle menopoz sonrası ortaya çıkan anormal vajinal kanama erken tanı için önemli bir uyarı işaretidir. Günümüzde cerrahi tedavi, sentinel lenf nodu haritalama, laparoskopik cerrahi ve moleküler sınıflandırma gibi güncel yaklaşımlar sayesinde birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu sayfada rahim kanserinin belirtileri, tanısı, evrelemesi ve güncel tedavi seçeneklerini ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Rahim Kanseri

Rahim Kanseri Hakkında Genel Bilgiler

Rahim kanseri, rahmin iç tabakasını oluşturan endometriumdan gelişen kanserlerin ağırlıkta olduğu jinekolojik kanser grubudur. Günlük kullanımda “rahim kanseri” denildiğinde çoğunlukla endometrium kanseri kastedilir. Bununla birlikte rahimde gelişen bütün kötü huylu tümörler aynı değildir. Rahim kasından veya bağ dokusundan gelişen uterin sarkomlar biyolojik davranışları ve tedavileri açısından endometrium kanserinden farklı hastalıklardır.

Rahim kanserinin önemli özelliklerinden biri birçok hastada erken dönemde belirti vermesidir. Özellikle menopoz sonrası vajinal kanama, hastalığın erken değerlendirilmesini sağlayabilecek önemli bir uyarı bulgusudur. Bu nedenle rahim kanseri, diğer bazı jinekolojik kanserlere kıyasla daha sık erken evrede tanı alabilir.

Ancak menopoz sonrası her kanama rahim kanseri anlamına gelmez. Vajinal veya rahim ağzına ait hastalıklar, endometrial polipler, endometriumda incelme, hormonal ilaçlar ve başka iyi huylu nedenler de kanamaya yol açabilir. Önemli olan menopoz sonrasında oluşan kanamanın miktarına bakılmaksızın değerlendirilmesidir.

Menopoz öncesindeki kadınlarda ise rahim kanseri daha az görülmekle birlikte özellikle uzun süren düzensiz adetler, sık veya yoğun kanama, uzun süreli yumurtlama bozukluğu, obezite veya polikistik over sendromu gibi risk faktörleri bulunan kişilerde anormal kanama değerlendirilmelidir.

Rahim kanseri tanısı yalnızca ultrasonla konulmaz. Ultrason rahim iç zarının kalınlığını ve rahim içerisindeki olası yapısal değişiklikleri gösterir. Kesin tanı için endometriumdan doku örneği alınması ve bu dokunun patolog tarafından incelenmesi gerekir.

Tanı konulduktan sonra tedavi yalnızca kanserin evresine göre belirlenmez. Günümüzde tümörün histolojik tipi, derecesi, rahim kasına ne kadar ilerlediği, lenfovasküler alan tutulumu, lenf nodlarının durumu ve moleküler özellikleri birlikte değerlendirilir.

Özellikle POLE, mismatch repair sistemi, p53 ve diğer moleküler özelliklerin değerlendirilmesi rahim kanserinde risk sınıflamasını değiştirmiştir. İleri veya tekrarlayan hastalıkta ise bu bilgiler immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin seçilmesinde doğrudan rol oynayabilir.

Rahim Kanseri Nedir?

Rahim kanseri, rahmi oluşturan hücrelerden gelişen kötü huylu tümörlere verilen genel isimdir. Ancak rahim farklı doku katmanlarından oluştuğu için rahimde gelişen tüm kanserler aynı değildir.

Rahmin en iç tabakasına endometrium adı verilir. Gebelik olmadığı zaman adetle dökülen bu doku hormonal değişikliklere duyarlıdır. Rahim kanserlerinin büyük bölümü bu tabakadan gelişir ve endometrium kanseri veya endometrial kanser olarak adlandırılır.

Rahmin daha dış kısmındaki kalın kas tabakasına myometrium adı verilir. Buradan veya rahmin bağ dokusundan gelişen kötü huylu tümörler ise uterin sarkomlar içerisinde değerlendirilir. Bunların tanı, yayılım ve tedavi özellikleri klasik endometrium kanserinden farklıdır.

Bu nedenle bu sayfada “rahim kanseri” ifadesi ağırlıklı olarak en sık görülen grup olan endometrium kanserini ifade etmektedir.

Rahim Kanseri ile Endometrium Kanseri Aynı mı?

Hastaların sık sorduğu sorulardan biri “Rahim kanseri ile endometrium kanseri aynı mı?” sorusudur. Günlük kullanımda bu iki ifade çoğunlukla aynı hastalık için kullanılır.

Endometrium rahmin içini döşeyen tabakadır ve rahim kanserlerinin büyük çoğunluğu buradan geliştiği için “rahim kanseri” denildiğinde çoğu zaman endometrium kanseri anlaşılır.

Bununla birlikte tıbbi açıdan rahim kanseri daha geniş bir kavramdır. Uterin sarkomlar ve rahimde gelişebilen bazı diğer nadir malign tümörler de rahim kanserleri içerisinde değerlendirilebilir.

Rahim Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Rahim kanseri belirtileri içerisinde en önemlisi anormal vajinal kanamadır. Hastalık çoğu zaman rahmin iç tabakasından başladığı için henüz erken evredeyken kanamaya neden olabilir.

Kanamanın şekli hastanın menopoz durumuna göre değişebilir. Menopozdaki bir kadında yıllar sonra ortaya çıkan tek damla kanama bile değerlendirilmelidir. Üreme çağındaki kadınlarda ise belirtiler adet arası kanama, giderek artan adet miktarı veya uzun süren düzensiz kanamalar şeklinde görülebilir.

Rahim kanseri ilerledikçe pelvik ağrı, alt karında basınç hissi, vajinal akıntı, halsizlik, kansızlık, iştahsızlık veya kilo kaybı gibi daha az özgül belirtiler ortaya çıkabilir.

Menopoz Sonrası Kanama Rahim Kanseri Belirtisi midir?

Evet. Menopoz sonrası kanama rahim kanserinin en önemli uyarı belirtilerinden biridir. Menopozdan sonra ortaya çıkan kanamanın miktarı önemli değildir. Bir kez olan lekelenme dahi değerlendirilmelidir.

Ancak menopoz sonrası kanama yaşayan kadınların büyük bölümünde kanser bulunmayabilir. Vajinal atrofi, endometrial polip, hormonal tedaviler ve başka iyi huylu nedenler daha sık olabilir.

Burada amaç her kanamayı kanser olarak değerlendirmek değil, kanser ihtimalini uygun yöntemlerle dışlamaktır.

Adet Düzensizliği Rahim Kanseri Belirtisi Olabilir mi?

Menopoz öncesindeki kadınlarda rahim kanseri daha nadirdir ancak görülebilir. Özellikle 45 yaş ve üzerindeki kadınlarda yeni başlayan veya kalıcı hale gelen anormal uterin kanama değerlendirilmelidir.

Adetlerin çok sık olması, uzun sürmesi, normalden fazla miktarda olması veya adet dönemleri arasında kanama meydana gelmesi rahim iç tabakasının değerlendirilmesini gerektirebilir.

Genç yaşta obezite, kronik yumurtlama bozukluğu, polikistik over sendromu veya Lynch sendromu gibi ek risk faktörlerinin bulunması durumunda anormal kanamaya daha fazla dikkat edilmelidir.

Rahim Kanseri Akıntı Yapar mı?

Rahim kanserinde sulu, pembe, kahverengi veya kanlı vajinal akıntı görülebilir. Ancak akıntı rahim kanserine özgü değildir ve enfeksiyonlar dahil olmak üzere birçok iyi huylu durumda ortaya çıkabilir.

Özellikle menopoz sonrasında yeni başlayan ve devam eden sulu veya kanlı akıntı değerlendirilmelidir.

Rahim Kanseri Ağrı Yapar mı?

Erken evre rahim kanserinde ağrı olmayabilir. Hastaların önemli bir kısmı yalnızca kanama nedeniyle başvurur.

Hastalık ilerlediğinde alt karın veya pelviste ağrı ve baskı hissi gelişebilir. Daha ileri hastalıkta çevre organlara veya uzak bölgelere yayılımın yerine göre farklı ağrılar görülebilir.

Rahim Kanseri Belirtilerini Ayrıntılı İnceleyin

Menopoz sonrası kanama, ara kanama, düzensiz adet, vajinal akıntı, ağrı ve erken dönemde görülebilecek diğer rahim kanseri belirtileri hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Rahim Kanseri Belirtileri →

Rahim Kanseri Neden Olur?

Rahim kanserinin her hastada gösterilebilen tek bir nedeni yoktur. Kanser, hücrelerin büyümesini ve çoğalmasını düzenleyen genetik mekanizmalarda zaman içerisinde meydana gelen değişiklikler sonucunda gelişir.

Endometrium hormonal uyarılara oldukça duyarlı bir dokudur. Özellikle progesteronla dengelenmemiş uzun süreli östrojen etkisi bazı endometrioid rahim kanserlerinin gelişme riskini artırabilir.

Ancak günümüzde rahim kanserini yalnızca “östrojene bağlı kanser” olarak değerlendirmek yeterli değildir. Farklı histolojik ve moleküler alt gruplar birbirinden oldukça farklı biyolojik özellikler gösterebilir.

Rahim Kanseri Risk Faktörleri

Rahim kanseri riski yaşla birlikte artar ve hastalık en sık menopoz sonrası dönemde görülür. Ancak daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Obezite önemli risk faktörlerinden biridir. Yağ dokusu menopoz sonrasında östrojen üretimine katkıda bulunabilir ve uzun süreli östrojen etkisi endometrium üzerinde proliferatif etki oluşturabilir.

Yumurtlamanın uzun süre düzensiz olduğu polikistik over sendromu gibi durumlarda progesteronla dengelenmemiş östrojen etkisi oluşabilir.

Hiç doğum yapmamış olmak, erken yaşta adet görmeye başlamak ve geç menopoz gibi yaşam boyunca toplam östrojen maruziyetini artıran bazı durumlar da riskle ilişkili olabilir.

Tamoksifen kullanımı bazı hastalarda endometrium üzerinde östrojen benzeri etki oluşturabilir. Bununla birlikte meme kanseri tedavisinde tamoksifenin sağlayabileceği yararlar, rahim kanseri riskinden bağımsız olarak kendi klinik bağlamında değerlendirilmelidir.

Tip 2 diyabet, metabolik sendrom ve obezite sıklıkla bir arada bulunabilir ve rahim kanseriyle ilişkili metabolik risk profilinin parçaları olabilir.

Bunun dışında Lynch sendromu rahim kanseri açısından en önemli kalıtsal risklerden biridir.

Rahim Kanseri Genetik midir?

Rahim kanserlerinin büyük bölümü kalıtsal değildir. Bununla birlikte belirli bir hasta grubunda aileden geçen genetik yatkınlık bulunabilir.

En önemli kalıtsal ilişkilerden biri Lynch sendromudur. Lynch sendromu DNA'nın yanlış eşleşme onarımında görev alan genlerdeki kalıtsal değişikliklerle ilişkilidir ve rahim kanserinin yanı sıra kolon ve bazı başka kanserlerin riskini artırabilir.

Bu nedenle rahim kanseri dokusunda mismatch repair proteinlerinin değerlendirilmesi yalnızca genetik risk açısından değil, ileri hastalıkta tedavi seçiminde de önem taşıyabilir.

Tümörde mismatch repair eksikliği saptanması her zaman Lynch sendromu bulunduğu anlamına gelmez. Bazı tümörlerde bu değişiklik yalnızca tümörde gelişebilir. Gerektiğinde ek moleküler testler ve genetik danışmanlık ile kalıtsal olup olmadığı değerlendirilir.

Rahim Kanseri Tanısı Nasıl Konur?

Rahim kanseri tanısı çoğu zaman anormal kanamanın araştırılması sırasında konulur. Değerlendirme hastanın yaşına, menopoz durumuna, kanamanın özelliklerine ve risk faktörlerine göre değişebilir.

Menopoz sonrası kanamada transvajinal ultrason rahim iç zarının değerlendirilmesinde kullanılabilir. Endometriumun kalınlığı, rahim boşluğundaki polip veya başka yapısal değişiklikler ve yumurtalıklar incelenebilir.

Ancak rahim kanserinin kesin tanısı görüntüleme ile değil doku örneğinin histopatolojik incelemesiyle konur.

Rahim Kanseri Ultrasonda Belli Olur mu?

Transvajinal ultrason rahim iç tabakasını değerlendirmek için son derece yararlıdır. Özellikle menopoz sonrası kanama yaşayan kadınlarda endometrial kalınlık ölçümü tanısal yaklaşımın önemli bir bölümünü oluşturur.

Ultrasonda endometrium kalınlaşmış, düzensiz veya heterojen görülebilir. Ancak bu görüntüler tek başına kanser tanısı koydurmaz.

Endometrial polip, hiperplazi ve başka iyi huylu durumlar da ultrason görünümünde değişikliklere yol açabilir.

Endometrium Kalınlığı Kaç Olursa Kanserdir?

Endometrium kalınlığı tek başına “bu değerin üzerinde kesin kanser vardır” şeklinde yorumlanamaz. Özellikle menopoz durumu büyük önem taşır.

Menopoz sonrası kanama yaşayan bir hastada ince bir endometrium malignite olasılığını belirgin şekilde azaltabilir. Ancak kanama tekrarlıyorsa veya devam ediyorsa yalnızca ultrason kalınlığına dayanarak değerlendirmeyi sonlandırmak doğru olmayabilir.

Premenopozal kadınlarda endometrium kalınlığı adet döngüsünün evresine göre doğal olarak değiştiği için tek bir milimetre değeri üzerinden kanser tanısı konulamaz.

Rahim Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Endometrial biyopsi sırasında rahim ağzından rahim boşluğuna ince bir örnekleme kanülü ilerletilir ve endometriumdan küçük doku parçaları alınır.

Bu işlem çoğu hastada poliklinik şartlarında gerçekleştirilebilir. Alınan örnek patolog tarafından incelenerek hiperplazi, atipi veya kanser bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

Biyopsinin yetersiz gelmesi kanser olmadığı anlamına gelmez. Özellikle devam eden şüpheli kanaması bulunan hastalarda değerlendirmeye devam edilmesi gerekir.

Histeroskopi ve Küretaj Ne Zaman Yapılır?

Ofis biyopsisinin yetersiz kaldığı, rahim içinde polip gibi fokal bir lezyondan şüphelenildiği veya kanamanın devam ettiği bazı hastalarda histeroskopi uygulanabilir.

Histeroskopide ince bir kamera rahim boşluğuna ilerletilir ve endometrium doğrudan görülür. Şüpheli alanlardan hedefli biyopsi alınabilir.

Dilatasyon ve küretaj da bazı hastalarda tanısal amaçla kullanılabilir. Özellikle ofis biyopsisi uygulanamayan veya yeterli materyal elde edilemeyen hastalarda seçeneklerden biridir.

Rahim Kanseri MR veya Tomografide Çıkar mı?

MR rahim kanseri tanısının yerine geçmez ancak hastalığın rahim kasına ne kadar ilerlediğinin, rahim ağzıyla ilişkisinin ve bazı durumlarda lenf nodlarının değerlendirilmesinde yararlı olabilir.

Tomografi ise özellikle yüksek riskli histoloji veya ileri hastalık şüphesi bulunan kişilerde karın, pelvis ve göğüsteki olası yayılımın değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Hangi görüntüleme yönteminin gerekli olduğu tümörün patolojik özelliklerine ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir.

Rahim Kanseri Patolojisi Neden Önemlidir?

Rahim kanserinin tedavisinde patoloji raporu yalnızca “kanser var” veya “kanser yok” sonucundan çok daha fazla bilgi içerir.

Tümörün histolojik tipi, derecesi, myometriuma invazyon miktarı, rahim ağzı stroması tutulumu, lenfovasküler alan invazyonu, yumurtalık veya tüp tutulumu ve lenf nodlarının durumu risk sınıflamasını etkiler.

Günümüzde bunlara moleküler özellikler de eklenmiştir. Bu nedenle modern bir rahim kanseri patoloji değerlendirmesi klasik mikroskobik sınıflamanın ötesine geçmektedir.

Rahim Kanseri Türleri

Rahim kanserinin en sık histolojik tipi endometrioid karsinomdur. Bu tümörler kendi içerisinde derecelendirilebilir ve düşük dereceli endometrioid tümörlerin bir bölümü erken evrede ve daha iyi prognostik özelliklerle ortaya çıkar.

Seröz rahim kanseri daha az görülmesine rağmen daha agresif biyolojik davranış gösterebilir. Hastalık rahimde küçük görünse bile karın içerisindeki diğer bölgelere yayılım riski daha yüksek olabilir.

Berrak hücreli karsinom da daha nadir ve yüksek riskli histolojik tiplerden biridir.

Bunun dışında dediferansiye veya undiferansiye karsinom, karsinosarkom ve daha nadir histolojik alt tipler görülebilir.

Bu histolojik gruplar aynı tedaviyi gerektirmeyebilir. Günümüzde tümörün moleküler sınıfı da histolojik tip ile birlikte değerlendirilir.

Rahim Kanserinde Moleküler Sınıflama Nedir?

Rahim kanseri tedavisinde son yıllardaki en önemli değişikliklerden biri moleküler sınıflamanın günlük klinik uygulamaya girmesidir.

Geçmişte tedavi büyük ölçüde evre, histolojik tip ve tümör derecesine göre planlanırken artık kanser hücrelerinin moleküler özellikleri de risk değerlendirmesinde kullanılmaktadır.

Rahim kanserleri genel olarak POLE mutasyonlu, mismatch repair eksikliği bulunan, p53 anormal ve özgül moleküler profili bulunmayan gruplar şeklinde değerlendirilebilir.

POLE Mutasyonu Nedir?

POLE ile ilişkili belirli tümörler mikroskop altında yüksek dereceli veya agresif görünebilmesine rağmen oldukça iyi klinik seyir gösterebilir. Bu nedenle moleküler sınıflama klasik patoloji değerlendirmesine önemli ek bilgi sağlar.

MMR Eksikliği Ne Anlama Gelir?

Mismatch repair yani MMR sistemi DNA çoğalması sırasında oluşan bazı hataları düzeltir. Bu sistemin bozuk olduğu tümörlerde çok sayıda genetik değişiklik birikebilir.

MMR eksikliği hem Lynch sendromunun araştırılması hem de özellikle ileri veya nüks rahim kanserinde immünoterapi seçeneklerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir.

p53 Anormal Rahim Kanseri Nedir?

p53 anormal moleküler profil genellikle daha yüksek riskli biyolojik davranışla ilişkilidir ve özellikle seröz morfoloji gösteren tümörlerde sık görülebilir.

Bu bilginin ameliyat sonrası risk değerlendirmesi ve adjuvan tedavi kararında önemi giderek artmaktadır.

Rahim Kanseri Evreleri

Rahim kanseri evreleri, hastalığın rahim içerisindeki ve vücuttaki yayılımını tanımlar. Genel olarak hastalık evre 1'den evre 4'e kadar sınıflandırılır.

Modern evreleme yalnızca tümörün anatomik yayılımıyla sınırlı değildir. Histolojik ve moleküler özellikler de prognostik değerlendirmeye giderek daha fazla entegre edilmektedir.

Evre 1 Rahim Kanseri

Evre 1 rahim kanserinde hastalık genel olarak rahim gövdesiyle sınırlıdır. Tümörün rahim kasına ne kadar ilerlediği ve histolojik özellikleri alt risk gruplarının belirlenmesinde önem taşır.

Rahim kanserlerinin önemli bölümü anormal kanama nedeniyle bu aşamada tanı alabilir. Uygun hastalarda cerrahi tek başına yeterli olabilirken bazı hastalarda ameliyat sonrası ek tedavi gerekebilir.

Evre 2 Rahim Kanseri

Evre 2 rahim kanserinde tümör rahim ağzının stromal dokusuna ilerlemiştir ancak rahmin dışına yaygın şekilde çıkmamıştır.

Tedavi yine çoğu cerrahiye uygun hastada ameliyatla başlar. Ameliyat sonrası tedavi patolojik ve moleküler risk özelliklerine göre belirlenir.

Evre 3 Rahim Kanseri

Evre 3 rahim kanserinde hastalık rahim dışına çıkarak pelvis veya bölgesel lenf nodları gibi alanlara yayılmıştır.

Bu aşamada tedavi çoğunlukla yalnızca cerrahiden ibaret değildir. Hastalığın dağılımına, histolojik ve moleküler özelliklerine göre kemoterapi, immünoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler tedavi planına dahil edilebilir.

Evre 4 Rahim Kanseri

Evre 4 rahim kanseri mesane veya bağırsak mukozası gibi komşu organların ileri tutulumu veya uzak metastazların bulunduğu hastalığı ifade edebilir.

Evre 4 hastalıkta tedavi hastadan hastaya önemli ölçüde değişir. Bazı hastalarda cerrahi sitoredüksiyon düşünülebilirken birçok hastada sistemik tedavi ön plana çıkar.

Tümörün MMR durumu, HER2 ekspresyonu, hormon reseptörleri ve diğer biyolojik özellikleri sistemik tedavi seçiminde önemli olabilir.

Rahim Kanseri Nerelere Yayılır?

Rahim kanseri başlangıçta endometriumdan rahim kas tabakasına doğru ilerleyebilir. Daha sonra rahim ağzına, tüplere, yumurtalıklara veya rahmin dış yüzeyine yayılabilir.

Lenfatik yayılım gerçekleştiğinde pelvik ve paraaortik lenf nodları tutulabilir.

Daha ileri hastalıkta periton, akciğer, karaciğer, kemik ve diğer uzak organlarda metastaz gelişebilir.

Ancak yayılım şekli tümörün histolojik ve moleküler özelliklerine göre farklılık gösterebilir. Örneğin bazı seröz veya p53 anormal tümörlerde rahimde görece sınırlı bir tümör bulunmasına rağmen rahim dışı hastalık riski daha yüksek olabilir.

Rahim Kanseri Tedavisi

Rahim kanseri tedavisi hastalığın evresi, histolojik tipi, tümör derecesi, moleküler sınıfı, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre kişiselleştirilir.

Rahimle sınırlı hastalıkta tedavinin temelini çoğunlukla cerrahi oluşturur. Ameliyat sırasında rahim ve tüpler çıkarılır; yumurtalıkların çıkarılması veya korunması hastanın yaşı ve tümörün özelliklerine göre değerlendirilir. Lenf nodlarının değerlendirilmesi için uygun hastalarda sentinel lenf nodu yöntemi uygulanabilir.

Ameliyat sonrası patoloji sonucuna göre bazı hastalarda hiçbir ek tedavi gerekmez. Bazı hastalarda vajinal brakiterapi veya pelvik radyoterapi uygulanabilir. Daha yüksek riskli hastalarda kemoterapi veya kombine tedaviler gündeme gelebilir.

İleri veya tekrarlayan rahim kanserinde sistemik tedavi seçenekleri giderek genişlemektedir. Kemoterapiye ek olarak immünoterapi, HER2 hedefli tedaviler ve hormon tedavileri uygun hastalarda değerlendirilebilir.

Rahim Kanseri Tedavisini Ayrıntılı İnceleyin

Erken ve ileri evre tedavi, ameliyat, sentinel lenf nodu, ameliyat sonrası ek tedaviler ve kişiye özel tedavi planlamasını daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Rahim Kanseri Tedavisi →

Rahim Kanseri Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Rahimle sınırlı endometrium kanserinde temel tedavi çoğunlukla cerrahidir. Standart operasyon genel olarak rahmin ve her iki fallop tüpünün çıkarılmasını içerir. Yumurtalıkların alınması hastanın yaşı, menopoz durumu ve kanserin özelliklerine göre planlanır.

Çoğu erken evre rahim kanseri hastasında ameliyat minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Laparoskopik veya robotik cerrahi ile büyük karın kesisi yapılmadan operasyon tamamlanabilir.

Minimal invaziv yaklaşım uygun hastalarda daha az ameliyat sonrası ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve günlük yaşama daha hızlı dönüş sağlayabilir.

Ancak her hastada kapalı ameliyat uygun olmayabilir. Büyük rahim, yaygın karın içi hastalık veya kapsamlı sitoredüksiyon gereksinimi gibi durumlarda açık cerrahi daha uygun olabilir.

Rahim Kanseri Ameliyatında Yumurtalıklar Alınır mı?

Menopoz sonrası hastalarda yumurtalıklar çoğunlukla rahim ve tüplerle birlikte çıkarılır.

Menopoz öncesinde ise düşük riskli özelliklere sahip dikkatle seçilmiş genç hastalarda yumurtalıkların korunması değerlendirilebilir. Bunun uygun olup olmadığı histolojik tip, genetik risk ve hastalığın diğer özelliklerine göre belirlenir.

Rahim Kanserinde Rahim Alınır mı?

Çoğu rahim kanseri hastasında evet. Standart tedavinin temel bölümünü histerektomi oluşturur.

Ancak çocuk sahibi olma isteği devam eden çok seçilmiş genç hastalarda rahmi almadan hormon tedavisiyle geçici fertilite koruyucu yaklaşım uygulanabilir. Bu durum standart tedavinin alternatifi olarak her hastaya uygulanamaz.

Rahim Kanserinde Sentinel Lenf Nodu Nedir?

Sentinel lenf nodu, tümör bölgesinden lenfatik drenajın ilk ulaştığı lenf bezini veya bezlerini ifade eder.

Rahim kanserinde ameliyat sırasında rahim ağzına özel bir boya verilebilir. Floresan görüntüleme kullanılarak lenfatik kanallar takip edilir ve sentinel lenf nodları bulunarak çıkarılır.

Bu lenf nodları patolog tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilir. Ultrastaging adı verilen daha ayrıntılı inceleme sayesinde klasik incelemede gözden kaçabilecek küçük metastatik odaklar belirlenebilir.

Sentinel lenf nodu yaklaşımının amaçlarından biri bütün pelvik ve paraaortik lenf bezlerini rutin olarak çıkarmanın neden olabileceği lenfödem ve diğer komplikasyonları azaltırken doğru evreleme bilgisini elde etmektir.

Ancak sentinel nod haritalamasının başarısız olduğu veya cerrahi sırasında şüpheli lenf nodları görüldüğü durumlarda ek lenf nodu çıkarılması gerekebilir.

Rahim Kanserinde Doğurganlık Korunabilir mi?

Rahim kanserinin standart cerrahi tedavisinde rahmin çıkarılması nedeniyle gelecekte gebelik mümkün olmaz. Ancak hastalık bazen çocuk sahibi olma planını tamamlamamış genç kadınlarda ortaya çıkabilir.

Çok dikkatli seçilmiş, düşük dereceli endometrioid histolojiye sahip, hastalığın endometriumla sınırlı olduğu düşünülen ve rahim dışında hastalık bulgusu olmayan bazı hastalarda fertilite koruyucu tedavi değerlendirilebilir.

Bu yaklaşımda yüksek doz progesteron içeren sistemik veya rahim içi tedaviler kullanılabilir ve endometrium belirli aralıklarla tekrar örneklenerek tedaviye yanıt takip edilir.

Fertilite koruyucu yaklaşım standart cerrahiden farklı olarak yakın takip gerektirir. Hastalık tedaviye yanıt vermeyebilir veya tedavi sonrasında tekrar ortaya çıkabilir.

Gebelik isteği tamamlandıktan sonra standart cerrahinin yapılması çoğunlukla gündeme gelir.

Rahim Kanserinde Radyoterapi

Rahim kanserinde radyoterapi her hastaya uygulanmaz. Ameliyat sonrası patoloji ve moleküler risk özelliklerine göre hangi hastanın radyoterapiden yarar görebileceği belirlenir.

Radyoterapi iki temel şekilde uygulanabilir: vajinal brakiterapi ve dıştan pelvik radyoterapi.

Vajinal Brakiterapi Nedir?

Vajinal brakiterapide radyasyon kaynağı vajinanın üst bölümüne yakın şekilde yerleştirilen özel bir aplikatör aracılığıyla uygulanır.

Rahim kanseri ameliyatından sonra nüks açısından sık riskli bölgelerden biri vajen kubbesi olduğu için uygun hastalarda bu bölgenin hedeflenmesi amaçlanır.

Vajinal brakiterapi bütün pelvise ışın verilmesine kıyasla daha sınırlı bir bölgeyi tedavi eder ve seçilmiş risk gruplarında kullanılabilir.

Pelvik Radyoterapi Kimlere Verilir?

Daha yüksek lokal veya bölgesel nüks riski bulunan hastalarda pelvis bölgesine dıştan radyoterapi uygulanabilir.

Karar yalnızca hastalığın evresine göre verilmez. Tümör derecesi, myometrial invazyon, lenfovasküler alan tutulumu, lenf nodu durumu, servikal tutulum, histolojik tip ve moleküler özellikler birlikte değerlendirilir.

Rahim Kanserinde Radyoterapiyi Ayrıntılı İnceleyin

Vajinal brakiterapi, pelvik radyoterapi, hangi risk grubunda ışın tedavisi gerektiği, tedavi süreci ve yan etkiler hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Rahim Kanserinde Radyoterapi →

Rahim Kanserinde Kemoterapi

Rahim kanserinde kemoterapi özellikle yüksek riskli, ileri evre veya tekrarlayan hastalıkta kullanılan sistemik tedavilerden biridir.

Düşük riskli erken evre hastaların büyük bölümünde kemoterapi gerekmez. Buna karşılık yüksek riskli histoloji, ileri evre veya rahim dışına yayılmış hastalıkta sistemik tedavi gündeme gelebilir.

Rahim kanserinde en sık kullanılan kemoterapi kombinasyonlarından biri karboplatin ve paklitaksel kombinasyonudur.

Ancak modern tedavide ileri rahim kanserinde kemoterapi artık çoğu zaman tümörün moleküler özelliklerinden bağımsız değerlendirilen tek tedavi değildir. İmmünoterapinin kemoterapiye eklenmesi belirli hasta gruplarında tedavinin önemli bir parçası haline gelmiştir.

Rahim Kanserinde Kaç Kür Kemoterapi Verilir?

Kemoterapi kür sayısı hastalığın evresi, tedavinin amacı, kullanılan ilaçlar ve hastanın tedaviye yanıtına göre belirlenir. Bu nedenle bütün rahim kanseri hastaları için geçerli tek bir kür sayısı yoktur.

Ameliyat sonrası yüksek riskli hastalıkta uygulanan kemoterapi programıyla metastatik hastalıkta uygulanan sistemik tedavinin süresi aynı olmayabilir.

Kemoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?

Paklitaksel ve karboplatin gibi ilaçlarla saç dökülmesi, bulantı, halsizlik, kan değerlerinde düşme ve enfeksiyon riskinde artış görülebilir.

Paklitaksel özellikle el ve ayaklarda uyuşma veya karıncalanmayla seyreden periferik nöropatiye neden olabilir.

Yan etkilerin şiddeti hastadan hastaya değişir. Tedavi sürecinde kan değerleri ve klinik durum yakından takip edilir.

Rahim Kanserinde Kemoterapi Hakkında Ayrıntılı Bilgi

Hangi hastalara kemoterapi verildiği, kullanılan ilaçlar, kür sayısı, tedavi süreci, kemoterapi ile immünoterapinin birlikte kullanılması ve yan etkileri ayrıntılı okuyabilirsiniz.

Rahim Kanserinde Kemoterapi →

Rahim Kanserinde Akıllı İlaçlar ve İmmünoterapi

Rahim kanserinde akıllı ilaçlar ve immünoterapi özellikle ileri veya tekrarlayan hastalığın tedavisini önemli ölçüde değiştirmiştir.

Artık yalnızca “rahim kanseri var” bilgisi tedavi seçimi için yeterli değildir. Tümörün mismatch repair durumu, p53 profili, HER2 ekspresyonu, hormon reseptörleri ve başka moleküler özellikleri tedavinin belirlenmesinde önem taşıyabilir.

Rahim Kanserinde İmmünoterapi

İmmünoterapi bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı oluşturduğu yanıtı güçlendirmeyi amaçlayan tedavilerdir.

Özellikle mismatch repair eksikliği bulunan veya mikrosatellit instabilitesi yüksek tümörler immünoterapiye duyarlı olabilen önemli bir biyolojik grubu oluşturur.

Pembrolizumab ve dostarlimab gibi checkpoint inhibitörleri uygun ileri veya tekrarlayan rahim kanseri hastalarında kullanılabilen immünoterapiler arasındadır.

Güncel sistemik tedavi yaklaşımında bazı ileri evre rahim kanserlerinde immünoterapiler yalnızca nüks sonrasında değil, ilk basamak kemoterapi ile birlikte de değerlendirilebilir.

HER2 Pozitif Rahim Kanseri

Bazı seröz rahim kanserlerinde HER2 adı verilen protein yüksek düzeyde bulunabilir.

HER2 pozitif ileri seröz rahim kanserlerinde trastuzumab gibi HER2 hedefli tedaviler kemoterapiye eklenebilir.

Bu nedenle özellikle seröz histolojide HER2 durumunun bilinmesi tedavi seçimini etkileyebilir.

Rahim Kanserinde Hormon Tedavisi

Hormon reseptörü pozitif, düşük dereceli ve daha yavaş ilerleyen bazı metastatik veya tekrarlayan endometrioid kanserlerde hormon tedavileri değerlendirilebilir.

Bu yaklaşım özellikle hastalığın hızlı ilerlemediği ve semptom yükünün düşük olduğu seçilmiş hastalarda kemoterapiye alternatif veya tedavi seçeneklerinden biri olabilir.

Akıllı İlaçlar ve İmmünoterapiyi Ayrıntılı İnceleyin

Pembrolizumab, dostarlimab, MMR/MSI, HER2, trastuzumab ve tümörün moleküler özelliklerine göre kişiselleştirilmiş rahim kanseri tedavileri hakkında daha ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Rahim Kanserinde Akıllı İlaçlar →

Tekrarlayan Rahim Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim kanseri ilk tedaviden sonra tekrar ortaya çıkabilir. Buna nüks rahim kanseri denir.

Nüksün tedavisi hastalığın nerede tekrar ettiğine, daha önce hangi tedavilerin uygulandığına, tümörün moleküler özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre belirlenir.

Örneğin daha önce radyoterapi almamış bir hastada yalnızca vajen kubbesinde lokal nüks gelişmişse küratif amaçlı radyoterapi ve brakiterapi kullanılabilir.

Seçilmiş lokal nükslerde cerrahi değerlendirilebilir. Buna karşılık çok sayıda bölgeye yayılmış metastatik nükste sistemik tedavi daha önemli hale gelir.

Tekrarlayan hastalıkta MMR/MSI, HER2 ve hormon reseptörü durumu gibi biyobelirteçler tedavi seçimini önemli ölçüde etkileyebilir.

Rahim Kanseri Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

Rahim kanseri tedavisinin tamamlanmasından sonra hastalar belirli aralıklarla takip edilir.

Takip sırasında hastanın yeni şikâyetleri sorgulanır ve fizik muayene yapılır. Özellikle yeni vajinal kanama, pelvik ağrı, geçmeyen öksürük, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı veya başka yeni belirtiler değerlendirilir.

Her kontrolde bütün hastalara rutin PET veya tomografi yapılması gerekmez. Görüntüleme kullanımı hastalığın başlangıçtaki risk grubuna ve hastanın semptomlarına göre planlanabilir.

Tedavi sonrası takip yalnızca nüks araştırması değildir. Lenfödem, menopoz, cinsel fonksiyon, kemoterapiye bağlı nöropati, radyoterapi sonrası vajinal veya bağırsak değişiklikleri ve genel yaşam kalitesi de değerlendirilmelidir.

Rahim Kanserinde Yaşam Süresi ve İyileşme Şansı

Rahim kanseri kaç yıl yaşar?”, “Rahim kanseri öldürür mü?”, “Evre 1 rahim kanseri tamamen iyileşir mi?” veya “Evre 4 rahim kanseri yaşam süresi nedir?” gibi sorular tanı sonrasında en sık sorulan sorular arasındadır.

Rahim kanseri açısından tek bir yaşam süresi rakamı vermek doğru değildir. Hastalığın prognozu çok sayıda özelliğe bağlıdır.

Rahim kanserlerinin önemli bir bölümü erken evrede tanı alır ve bu hastalarda tedavi küratif amaçla yapılır.

Ancak prognozu belirleyen yalnızca evre değildir. Histolojik tip, tümör derecesi, myometrial invazyon, lenfovasküler alan tutulumu, lenf nodlarının durumu ve moleküler sınıf da önem taşır.

Örneğin aynı anatomik evredeki POLE mutasyonlu ve p53 anormal iki tümörün biyolojik davranışı aynı olmayabilir.

İleri hastalıkta da tüm hastaların seyri aynı değildir. İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin kullanıma girmesiyle belirli moleküler gruplarda tedavi seçenekleri önemli ölçüde genişlemiştir.

Bu nedenle internet üzerindeki genel sağkalım rakamları tek bir hastanın bireysel geleceğini kesin olarak göstermez.

Rahim Kanseri Hakkında Sık Merak Edilenler

Rahim Kanseri Smear Testinde Çıkar mı?

Smear testi esas olarak rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin değerlendirilmesi için kullanılır. Rahim kanseri için standart tarama testi değildir.

Bazı rahim kanserlerinde endometrial veya anormal glandüler hücreler smear örneğinde görülebilir ancak normal smear sonucu rahim kanserini dışlamaz.

Rahim Kanseri HPV Testinde Çıkar mı?

Hayır. HPV testi rahim kanseri tanısında kullanılmaz. HPV özellikle rahim ağzı kanseriyle ilişkilidir.

Endometrium kanserinin gelişim mekanizması rahim ağzı kanserinden farklıdır.

Rahim Kanseri Kan Tahlilinde Çıkar mı?

Rahim kanserini güvenilir biçimde tanıyan standart bir kan testi yoktur. Kesin tanı endometrial dokunun patolojik incelemesine dayanır.

CA-125 gibi tümör belirteçleri bazı yüksek riskli veya ileri hastalarda yardımcı olabilir ancak rahim kanseri taraması veya kesin tanısı için kullanılmaz.

Rahim Kanseri PET'te Çıkar mı?

PET-BT metabolik olarak aktif rahim kanseri odaklarını gösterebilir. Özellikle ileri veya tekrarlayan hastalık şüphesinde belirli klinik durumlarda yararlı olabilir.

Ancak yeni başlayan menopoz sonrası kanamanın değerlendirilmesinde ilk yapılması gereken test PET-BT değildir.

Rahim Kanseri Ultrasonda Görünür mü?

Ultrason rahim iç tabakasında kalınlaşma veya düzensizlik gösterebilir ve bazı tümörler doğrudan görülebilir.

Ancak ultrason sonucu ne kadar şüpheli olursa olsun kesin tanı için doku örneği gerekir.

Rahim Kanseri MR'da Çıkar mı?

MR rahim içerisindeki tümörü gösterebilir ve özellikle tümörün myometriuma ne kadar ilerlediğini değerlendirmede yararlı bilgiler sağlayabilir.

MR tanı için alınan biyopsinin yerini tutmaz.

Rahim Kanseri Yumurtalıklara Sıçrar mı?

Evet. Rahim kanseri ilerlediğinde yumurtalık veya tüplere yayılabilir. Bununla birlikte yumurtalıktaki bir tümör her zaman rahim kanserinin metastazı olmayabilir; bazı hastalarda ayrı bir primer yumurtalık tümörü de gelişebilir.

Patolojik ve moleküler değerlendirme bu ayrımda yardımcı olabilir.

Rahim Kanseri Akciğere Sıçrar mı?

İleri veya tekrarlayan rahim kanserinde akciğer metastazı görülebilir. Ancak erken evrede rahimle sınırlı kanser tanısı alan her hastada akciğer metastazı beklenmez.

Rahim Kanseri Karaciğere Sıçrar mı?

İleri metastatik rahim kanserinde karaciğer tutulumu görülebilir. Bu durumda tedavi hastalığın vücuttaki genel yayılımı ve tümörün moleküler özellikleri dikkate alınarak planlanır.

Rahim Kanseri Tekrarlar mı?

Rahim kanseri tedavi sonrasında tekrarlayabilir ancak nüks riski her hastada aynı değildir.

Erken evre düşük riskli tümörlerde nüks ihtimali düşükken yüksek riskli histoloji, ileri evre, lenf nodu tutulumu veya bazı moleküler özellikler nüks riskini artırabilir.

Ne Zaman Jinekolojik Onkoloji Uzmanına Başvurulmalıdır?

Endometrial biyopside rahim kanseri tanısı konulduğunda ameliyat öncesinde jinekolojik onkoloji değerlendirmesi önemlidir.

Rahim kanseri ameliyatı yalnızca rahmin çıkarılmasından ibaret değildir. Cerrahi yaklaşım, yumurtalıkların korunup korunamayacağı, sentinel lenf nodu uygulanması, ek lenf nodu cerrahisi ve karın içerisinde başka işlemlerin gerekip gerekmediği ameliyat öncesinde planlanmalıdır.

Özellikle seröz, berrak hücreli, karsinosarkom veya yüksek dereceli tümörlerde hastalığın yayılım riski daha farklı olabilir ve cerrahi plan buna göre oluşturulmalıdır.

Çocuk sahibi olma isteği bulunan genç bir hastada fertilite koruyucu tedavi düşünülüyorsa bu değerlendirme standart histerektomi yapılmadan önce gerçekleştirilmelidir.

İleri veya tekrarlayan rahim kanserinde ise tedavinin yalnızca “kemoterapi verelim” şeklinde planlanması yeterli değildir. MMR/MSI, HER2, hormon reseptörü ve diğer moleküler özelliklerin bilinmesi sistemik tedavi seçeneklerini değiştirebilir.

Rahim Kanseri Hakkında Ayrıntılı Rehberler

Rahim kanseri tanıdan tedavi sonrasındaki takibe kadar birçok farklı aşamayı içeren bir hastalıktır. Belirtiler, cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler hakkında daha ayrıntılı bilgi için aşağıdaki rehberlere geçebilirsiniz.

Rahim kanseri tedavisi günümüzde yalnızca hastalığın evresine göre planlanan bir süreç değildir. Tümörün histolojik tipi, derecesi, myometrial invazyonu, lenf nodu durumu ve moleküler sınıfı birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur. Erken evre hastalıkta cerrahi çoğu zaman temel tedaviyi oluştururken, risk özelliklerine göre radyoterapi veya kemoterapi eklenebilir. İleri ve tekrarlayan rahim kanserinde ise immünoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve diğer sistemik seçenekler tümörün biyolojik özelliklerine göre tedavi planına dahil edilebilir.