CIN 1 Tedavisi
Cin 1 Nedir?
CIN 1 (Servikal İntraepitelyal Neoplazi derece 1), rahim ağzını örten çok katlı yassı epitelin alt üçte birlik bölümünde görülen hafif dereceli hücresel değişiklikleri tanımlar. Patolojik olarak düşük dereceli bir lezyon kabul edilir ve çoğu olguda insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonuna bağlı gelişir. Hücrelerde HPV’nin oluşturduğu karakteristik değişiklikler (koilositik değişiklikler) sıklıkla izlenebilir. Cin 1 tehlikeli bir hastalık değildir.
CIN 1, rahim ağzı kanseri değildir ve tek başına kanser anlamına gelmez. Bu değişiklikler yalnızca rahim ağzının yüzey tabakasında bulunur; daha derin dokulara yayılım göstermez. Bu nedenle CIN 1 tanısı alan hastaların büyük çoğunluğunda uygun takip ile başarılı sonuçlar elde edilir.
CIN 1 tanısı smear testi ile konulmaz. Smear testi veya HPV testinde saptanan bir anormallik sonrasında yapılan kolposkopi sırasında rahim ağzından biyopsi alınır ve kesin tanı patoloji incelemesi ile konur. Bu nedenle patoloji raporunda “CIN 1” yazıyorsa, bu tanı biyopsi sonucuna dayanır.
Doğal seyri açısından bakıldığında CIN 1, yüksek dereceli lezyonlara göre çok daha iyi prognoza sahiptir. Bağışıklık sistemi HPV enfeksiyonunu temizlediğinde, CIN 1 lezyonu da çoğu hastada zaman içinde kendiliğinden gerileyebilir. Bu nedenle CIN 1 tanısı alan hastalara temele yaklaşımımız hastanın 1 yıl sonra smear ve HPV testi ile takibidir.
Cin 1 Nasıl Oluşur?
CIN 1’in gelişmesindeki en önemli neden yüksek veya düşük riskli insan papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonudur. Ancak HPV ile karşılaşan her kadında CIN 1 gelişmez. Aynı şekilde CIN 1 gelişen her hastada da hastalık ilerlemez. Bu nedenle HPV enfeksiyonu gerekli olsa da tek başına yeterli değildir.
HPV, cinsel temas sırasında rahim ağzındaki hücrelere ulaşır ve özellikle rahim ağzının transformasyon zonu adı verilen bölgede yerleşmeyi tercih eder. Transformasyon zonu, rahim ağzındaki iki farklı hücre tipinin birleştiği ve yaşam boyunca sürekli değişim gösteren özel bir alandır. CIN lezyonlarının büyük bölümü de bu bölgede gelişir.
Virüs hücrelere girdikten sonra çoğu kadında bağışıklık sistemi tarafından aylar içinde kontrol altına alınır. Yapılan çalışmalar, yeni gelişen HPV enfeksiyonlarının yarısından fazlasının 6-18 ay içinde, yaklaşık %80-90’ının ise 2-5 yıl içinde kaybolduğunu göstermektedir. Bu nedenle HPV pozitifliği saptanması tek başına ciddi bir hastalık olduğu anlamına gelmez.
Ancak bazı kadınlarda HPV enfeksiyonu rahim ağzında uzun süre kalmaya devam eder. Buna persistan (kalıcı) HPV enfeksiyonu denir. İşte CIN gelişiminde en önemli nokta da budur. Virüs ne kadar uzun süre rahim ağzında kalırsa, hücrelerde anormal değişiklik gelişme riski de o kadar artar.
CIN 1 geliştiğinde virüs genellikle hücre içerisinde aktif olarak çoğalmaktadır ancak henüz hücrenin genetik yapısına tamamen entegre olmamıştır. Bu nedenle CIN 1, HPV enfeksiyonunun erken dönem hücresel etkilerini yansıtan düşük dereceli bir lezyon olarak kabul edilir. Bağışıklık sistemi virüsü temizlediğinde bu hücresel değişiklikler de çoğu zaman gerileyebilir.
Cin 1 Kanser midir?
CIN 1 rahim ağzı kanseri değildir. CIN 1, rahim ağzının yüzeyini örten hücrelerde görülen hafif dereceli anormal değişiklikleri ifade eder. Bu değişiklikler yalnızca epitel adı verilen yüzey tabakası ile sınırlıdır ve alttaki dokulara yayılım göstermez. Bu nedenle CIN 1, kanser öncesi bir lezyon olarak kabul edilir; ancak kanser tanısı anlamına gelmez.
CIN 1 tanısı alan birçok hasta patoloji raporunda “neoplazi” kelimesini gördüğünde kanser olduğunu düşünebilir. Oysa tıbbi açıdan bu iki kavram birbirinden farklıdır. CIN 1’de hücrelerde bazı yapısal değişiklikler başlamıştır ancak bu hücreler henüz çevre dokulara ilerleme veya yayılma özelliği kazanmış değildir. Bu nedenle CIN 1 ile invaziv rahim ağzı kanseri aynı hastalık değildir.
CIN 1’in gelişmesinde temel neden HPV enfeksiyonudur. Çoğu olguda bağışıklık sistemi zamanla HPV’yi baskılar veya temizler. Virüs ortadan kalktığında hücresel değişiklikler de sıklıkla düzelir. Bu nedenle CIN 1 tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulmadan yalnızca düzenli takip yeterli olabilir.
Bu noktada bilinmesi gereken en önemli konu, CIN 1’in tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğidir. Her ne kadar kanser olmasa da düzenli kontroller ihmal edilmemelidir. Çünkü nadir de olsa bazı hastalarda HPV enfeksiyonu kalıcı hale gelebilir ve zaman içinde daha ileri dereceli hücresel değişiklikler gelişebilir. Bu nedenle CIN 1 tanısı alan her hastanın yaşı, HPV tipi, smear sonucu ve kolposkopi bulguları birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir takip planı oluşturulmalıdır.
Cin 1 düzgün bir şekilde takip edilirse rahim ağzı kanseri oluşması mümkün değildir?
Cin 1'in Belirtisi Var mı?
CIN 1’in belirtisi yoktur. Rahim ağzındaki hafif hücresel değişiklikler ağrıya, akıntıya veya kanamaya neden olmaz. Bu nedenle CIN 1 tanısı alan kadınların büyük bölümü tamamen sağlıklıdır ve herhangi bir şikâyet hissetmez. Hastaların şaşırdığı nokta ben çok iyiyim nerden çıktı bu Cin 1 şeklindedir.
Aslında CIN 1’in sessiz seyretmesi, rahim ağzı kanseri tarama programlarının neden bu kadar önemli olduğunu da açıklar. Hastalık belirti vermediği için yalnızca şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemek doğru değildir. Düzenli HPV testi ve smear testi, henüz hiçbir yakınma oluşmadan rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin saptanmasını sağlar. Testlerde bir anormallik görüldüğünde yapılan kolposkopi ve biyopsi ile CIN 1 tanısı konulabilir.
Bazı hastalar CIN 1 tanısı aldıktan sonra daha önce yaşadıkları vajinal akıntı, kasık ağrısı veya ilişki sonrası lekelenmenin CIN 1’e bağlı olduğunu düşünebilir. Ancak bu belirtiler çoğu zaman farklı jinekolojik hastalıklardan kaynaklanır. Vajinal enfeksiyonlar, rahim ağzı iltihabı (servisit), polipler, hormonal değişiklikler veya başka nedenler benzer şikâyetlere yol açabilir. CIN 1’in kendisi ise genellikle belirti oluşturmaz.
Nadir durumlarda CIN 1 ile birlikte HPV enfeksiyonuna bağlı başka hastalıklar da bulunabilir. Örneğin genital siğiller varsa hasta ele gelen küçük kabarıklıklar fark edebilir. Ancak bu bulgular CIN 1’den değil, HPV’nin oluşturduğu farklı lezyonlardan kaynaklanır.
Bu nedenle kendinizi tamamen iyi hissediyor olsanız da , rahim ağzınızda hücresel değişiklik olmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde CIN 1 tanısı almış olmanız da mutlaka bir belirti yaşayacağınız anlamına gelmez.
Cin 1 Nasıl Teşhis Edilir?
CIN 1 tanısı tek başına HPV testi veya smear testi ile konulamaz. Bu testler yalnızca rahim ağzında bir anormallik olabileceğini gösteren tarama testleridir. Kesin tanı ise kolposkopi sırasında alınan biyopsinin patoloji tarafından değerlendirilmesiyle konur. Bu nedenle patoloji raporunda “CIN 1” yazıyorsa, bu tanı biyopsi sonucuna dayanır.
Tanı süreci genellikle birkaç basamaktan oluşur.
- HPV testi ve smear testi
Rahim ağzı kanseri taramasında ilk basamak HPV testi ve smear testidir. Bu testlerden birinde anormallik saptandığında rahim ağzının daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekir. Ancak bu testler CIN 1 tanısı koymaz; yalnızca ileri inceleme gerektirebilecek bir durum olduğunu düşündürür.
- Kolposkopi
Tarama testlerinde anormallik saptanan hastalarda genellikle kolposkopi yapılır. Kolposkopi, rahim ağzının özel bir büyütme sistemi altında ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayan bir muayenedir. İşlem sırasında rahim ağzına uygulanan özel solüsyonlar sayesinde normal ve anormal alanlar daha belirgin hale gelir. Böylece biyopsi alınması gereken bölgeler doğru şekilde belirlenebilir.
- Biyopsi
Kolposkopi sırasında şüpheli görülen alanlardan küçük doku örnekleri alınır. İşte CIN 1 tanısını koyduran işlem biyopsidir. Alınan doku patoloji laboratuvarında mikroskop altında incelenir ve hücresel değişikliklerin derecesi belirlenir. Patoloji sonucunda CIN 1, CIN 2 veya CIN 3 tanılarından biri konulabilir.
Patoloji raporunda CIN 1 ne anlama gelir?
Patoloji raporunda CIN 1 yazması, rahim ağzının yüzey epitelinin alt üçte birlik kısmında hafif dereceli hücresel değişiklikler saptandığı anlamına gelir. Bu bulgu çoğunlukla HPV enfeksiyonuna bağlıdır ve düşük dereceli bir lezyon olarak değerlendirilir.
Bu nedenle hastaların en sık yaptığı yanlış yorumlardan biri, smear sonucunda CIN 1 çıktığını düşünmeleridir. Aslında smear raporlarında ASC-US, LSIL, ASC-H veya HSIL gibi sitolojik ifadeler yer alırken, CIN 1 yalnızca biyopsi sonucunda kullanılan histopatolojik bir tanıdır. Bu ayrım hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından oldukça önemlidir.
Cin 1 Kendiliğinden Geçer mi?
CIN 1 tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde lezyon zaman içinde kendiliğinden gerileyebilir. Bunun temel nedeni, CIN 1’in çoğunlukla HPV enfeksiyonunun erken dönem hücresel etkilerini yansıtmasıdır. Bağışıklık sistemi HPV enfeksiyonunu kontrol altına aldığında veya virüsü temizlediğinde, rahim ağzındaki hafif hücresel değişiklikler de çoğu zaman düzelir.
HPV enfeksiyonunun doğal seyri incelendiğinde, yeni gelişen enfeksiyonların yarısından fazlasının 6-18 ay içinde, yaklaşık %80-90’ının ise 2-5 yıl içinde ortadan kalktığı gösterilmiştir. HPV enfeksiyonu temizlendikçe CIN 1 lezyonunun gerileme olasılığı da artar.
Özellikle sigara içen, beslenmesi kötü olan, tekrar tekrar HPV enfeksiyonu kapan kişilerde Cin 1 iyileşmeyebilir. Cin 1’in kendiliğinden iyileşmesini istiyorsanız sigara içmeyin, spor yapın ve beslenmenize dikkat edin.
Cin 1'in Tedavisi Var mı?
Cin 1’in tedavisi yoktur. Zaten tedavi etmeye de gerek yoktur, çünkü çoğu hastada zaten savunma sistemi bu hastalığı iyileştirir. Günümüzde CIN 1 tanısı alan hastaların büyük bölümünde ameliyat ya da ilaçla bu hastalığın iyileştirilmesi beklentisi içindedir. Hastalarımız emin olsunlar şu an Cin 1 için kanıtlanmış herhangi bir tedavi bulunmamaktadır. Tek yapılması gereken düzgün bir şekilde takip edilmesidir.
Takip sürecinde genellikle belirli aralıklarla HPV testi, smear testi ve gerektiğinde kolposkopi yapılır. Bu kontroller sayesinde lezyonun gerileyip gerilemediği, aynı şekilde devam edip etmediği veya daha ileri dereceli bir lezyona dönüşüp dönüşmediği değerlendirilir. Kontrol sıklığı ise uluslararası kılavuzlara ve hastanın bireysel risk durumuna göre belirlenir.
Bazı hastalarda ise yalnızca takip yeterli olmayabilir. Özellikle CIN 1’in uzun süre devam etmesi, takiplerde gerileme göstermemesi, kolposkopi ile biyopsi sonuçlarının birbiriyle uyumsuz olması veya daha ileri dereceli bir lezyondan şüphelenilmesi durumunda tedavi gündeme gelebilir. Böyle durumlarda uygulanacak yöntem hastanın özelliklerine göre planlanır.
Tedavinin amacı yalnızca mevcut hücresel değişikliği ortadan kaldırmak değildir. Aynı zamanda ileride gelişebilecek yüksek dereceli lezyonları ve rahim ağzı kanserini önlemektir. Bu nedenle tedavi kararı, yalnızca patoloji raporundaki “CIN 1” ifadesine bakılarak değil, hastanın tüm klinik bulguları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Cin 1'de LEEP Gerekir mi?
Çoğu zaman hayır. CIN 1 tanısı alan hastaların büyük bölümünde ilk tercih LEEP ameliyatı değildir. Bunun nedeni, CIN 1’in düşük dereceli bir lezyon olması ve önemli bir kısmının bağışıklık sistemi tarafından zaman içinde kendiliğinden gerileyebilmesidir.
LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure), rahim ağzındaki anormal dokunun ince bir elektrik halkası kullanılarak çıkarılması işlemidir. Bu yöntem özellikle yüksek dereceli rahim ağzı lezyonlarının tedavisinde sık kullanılan etkili bir cerrahi yöntemdir. Ancak her CIN 1 hastasının LEEP (rahim ağzının traşlanması) ameliyatına ihtiyacı yoktur.
Bununla birlikte bazı özel durumlarda CIN 1 tanısı alan hastalarda da LEEP önerilebilir. Örneğin biyopsi sonucunun klinik bulgularla uyumsuz olması, kolposkopide daha ileri dereceli bir lezyondan şüphelenilmesi, CIN 1’in uzun süre devam etmesi veya düzenli takibin mümkün olmadığı durumlarda doktorunuz tedavi önerebilir. Bu karar, yalnızca biyopsi sonucuna bakılarak değil; HPV tipi, smear sonucu, kolposkopi bulguları, yaş ve bireysel risk faktörleri birlikte değerlendirilerek verilir.
Cin 1 Tekrarlar mı?
Cin 1 Tekrarlayabilir. Ancak bu her hastada olmaz. CIN 1’in yeniden ortaya çıkmasının en önemli nedeni, yüksek riskli HPV enfeksiyonunun rahim ağzında kalıcı olması veya ilerleyen yıllarda HPV ile yeniden karşılaşılmasıdır.
HPV enfeksiyonu vücuttan tamamen temizlenmeden uzun süre rahim ağzında kalmaya devam ederse, hücresel değişiklikler de devam edebilir veya belirli bir süre normale döndükten sonra tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle CIN 1 tedavi edilmiş ya da kendiliğinden gerilemiş olsa bile takip programını aksatmamak gerekir.
Bunun yanında, daha önce bir HPV tipi ile enfekte olmuş bir kişi ilerleyen yıllarda farklı bir HPV tipi ile yeniden enfekte olabilir.
Cin1 kimde Tekrarlar
- HPV enfeksiyonunun kalıcı olması
- Sigara kullanımı,
- Bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar
- Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılması
Bu nedenle CIN 1 tanısı aldıktan sonra HPV testinizin normale dönmesi ve biyopside lezyonun gerilemesi sevindirici bir gelişme olsa da, bu durum kontrollerin tamamen bırakılabileceği anlamına gelmez. Düzenli HPV testi, smear testi ve gerektiğinde kolposkopi ile rahim ağzı belirli aralıklarla değerlendirilmeye devam edilmelidir. Böylece olası yeni değişiklikler henüz erken dönemde saptanabilir.
Aklınıza “LEEP olursam CIN 1 bir daha oluşmaz” düşüncesi gelebilir. LEEP olmak kesin çözüm değildir çünkü LEEP olunca HPV geçmez. HPV geçmezse de Cin 1 tekrarlayabilir.
Cin 1 Takibi Nasıl Yapılır?
CIN 1 tanısı alan hastalarda takip planı, her hasta için aynı değildir. Kontrol aralıkları belirlenirken hastanın yaşı, HPV tipi, smear sonucu, kolposkopi bulguları, biyopsi sonucu, bağışıklık sistemi ve daha önce rahim ağzına yönelik tedavi geçirip geçirmediği birlikte değerlendirilir. Bu nedenle iki farklı CIN 1 hastasının takip programı birbirinden farklı olabilir.
CIN 1 düşük dereceli bir lezyon olduğu için, günümüzde birçok hastada ilk tercih düzenli takip yapılmasıdır. Bunun temel nedeni, bu lezyonların önemli bir bölümünün bağışıklık sistemi HPV enfeksiyonunu kontrol altına aldıkça kendiliğinden gerileyebilmesidir. Gereksiz cerrahi tedavilerden kaçınmak, modern rahim ağzı hastalıkları yönetiminin temel prensiplerinden biridir.
Takip sürecinde en sık kullanılan yöntemler şunlardır:
- HPV testi
- Smear testi
- Gerektiğinde kolposkopi
- Gerekli görülürse tekrar biyopsi
Bu kontroller sayesinde rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin gerileyip gerilemediği, aynı şekilde devam edip etmediği veya daha ileri dereceli bir lezyona ilerleyip ilerlemediği güvenli şekilde değerlendirilebilir.
Takip sırasında amaç yalnızca CIN 1’in kaybolmasını görmek değildir. Aynı zamanda yüksek riskli HPV enfeksiyonunun devam edip etmediği de değerlendirilir. Çünkü bilimsel çalışmalar, hastalığın seyrini belirleyen en önemli faktörün HPV enfeksiyonunun kalıcılığı olduğunu göstermektedir. HPV temizlendiğinde CIN 1’in gerileme olasılığı artarken, kalıcı enfeksiyon devam ederse ilerleme riski de yükselmektedir.
Takip süresince hastaların kontrollerini aksatmaması büyük önem taşır. CIN 1 çoğu zaman belirti vermediği için yalnızca şikâyetlerin ortaya çıkmasını beklemek doğru değildir. Düzenli kontroller sayesinde olası bir ilerleme henüz erken dönemde fark edilir ve gerektiğinde tedavi planı zamanında yapılabilir.
Bazı hastalar kontrol sonuçları normale döndüğünde artık hiçbir zaman kontrole gelmelerine gerek olmadığını düşünebilir. Oysa rahim ağzı kanseri tarama programları yaşa ve bireysel risk durumuna göre devam etmelidir.
.
Cin 1 Olanlar Nelere Dikkat Etsin?
CIN 1 tanısı almak birçok kadın için kaygı verici olabilir. Ancak unutulmaması gereken en önemli nokta, CIN 1’in rahim ağzı kanseri olmadığı ve hastaların büyük bölümünde doğru takip ile başarılı sonuçlar elde edildiğidir. Bu süreçte yapılacak en önemli şey, doktorunuzun önerdiği kontrol programına düzenli olarak uymaktır.
Kontrollerinizi Aksatmayın
CIN 1 çoğu zaman hiçbir belirti vermez. Kendinizi iyi hissetmeniz veya herhangi bir şikâyetinizin olmaması, rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin tamamen düzeldiği anlamına gelmez. Bu nedenle HPV testi, smear testi ve gerektiğinde kolposkopi kontrollerinizi önerilen zamanda yaptırmanız büyük önem taşır.
Sigara Kullanıyorsanız Bırakın
Sigara, HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelmesini kolaylaştıran ve CIN gelişme riskini artıran en önemli çevresel faktörlerden biridir. Sigara dumanındaki bazı maddeler rahim ağzı mukusunda birikir ve bölgesel bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle sigaranın bırakılması, yalnızca genel sağlığınız için değil, rahim ağzı sağlığınız açısından da önemli bir adımdır.
Bağışıklık Sisteminizi Destekleyen Bir Yaşam Tarzı Benimseyin
HPV enfeksiyonunun temizlenmesinde en önemli rolü bağışıklık sistemi oynar. Düzenli uyku, dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kronik hastalıkların kontrol altında tutulması genel bağışıklık sağlığını destekleyen alışkanlıklardır. Ancak bugün için CIN 1’i veya HPV enfeksiyonunu kesin olarak ortadan kaldırdığı kanıtlanmış özel bir besin, vitamin, bitkisel ürün ya da takviye bulunmamaktadır. Bu nedenle bu tür ürünler, doktor kontrollerinin yerine geçmez.
HPV Aşısı Hakkında Doktorunuza Danışın
CIN 1 tanısı almış olmanız, HPV aşısı için uygun aday olmadığınız anlamına gelmez. Yaşınız, daha önce hangi HPV tipleri ile karşılaştığınız ve genel sağlık durumunuz değerlendirilerek HPV aşısının size sağlayabileceği olası faydalar doktorunuzla birlikte değerlendirilebilir. HPV aşısı mevcut CIN 1 lezyonunu tedavi etmez, ancak henüz karşılaşılmamış HPV tiplerine karşı koruma sağlayabilir.
İnternetteki Her Bilgiye Güvenmeyin
İnternette CIN 1’i birkaç haftada tamamen iyileştirdiğini iddia eden çok sayıda ürün ve yöntemle karşılaşabilirsiniz. Ancak bu iddiaların büyük bölümü bilimsel çalışmalarla desteklenmemektedir. Tedaviniz ve takip planınız konusunda en doğru bilgi kaynağı, sizi değerlendiren kadın hastalıkları ve doğum veya jinekolojik onkoloji uzmanıdır.
Sık Sorulan Sorular
CIN 1 nedir?
CIN 1, rahim ağzındaki hücrelerin alt üçte birlik bölümünde görülen hafif dereceli hücresel değişiklikleri ifade eder. Rahim ağzı kanseri değildir ve çoğunlukla HPV enfeksiyonuna bağlı gelişir.
CIN 1 kanser midir?
Hayır. CIN 1 rahim ağzı kanseri değildir. Düşük dereceli bir hücresel değişikliktir ve düzenli takip gerektirir.
CIN 1 kendiliğinden geçer mi?
Evet. Bağışıklık sistemi HPV enfeksiyonunu temizlediğinde CIN 1 birçok hastada kendiliğinden gerileyebilir.
CIN 1 smear testinde çıkar mı?
Hayır. CIN 1 tanısı smear testi ile konulmaz. Kesin tanı kolposkopi sırasında alınan biyopsinin patoloji incelemesiyle konur.
CIN 1 belirti verir mi?
Genellikle belirti vermez. Ağrı, akıntı veya kanama çoğu zaman CIN 1’den değil, farklı jinekolojik nedenlerden kaynaklanır.
CIN 1 tedavi edilir mi?
Çoğu hastada özel bir tedavi gerekmez. Temel yaklaşım düzenli HPV testi, smear testi ve gerektiğinde kolposkopi ile takip edilmesidir.
CIN 1’de LEEP gerekir mi?
Çoğu zaman gerekmez. LEEP yalnızca CIN 1’in uzun süre devam etmesi, kolposkopi bulgularının uyumsuz olması veya daha ileri lezyon şüphesi gibi özel durumlarda gündeme gelir.
CIN 1 tekrarlar mı?
Evet. HPV enfeksiyonu kalıcı olursa veya ilerleyen yıllarda farklı bir HPV tipiyle yeniden karşılaşılırsa CIN 1 tekrar ortaya çıkabilir.
CIN 1 olanlar nelere dikkat etmeli?
Kontroller aksatılmamalı, sigara kullanılmamalı, bağışıklık sistemini destekleyen sağlıklı yaşam alışkanlıkları sürdürülmeli ve HPV aşısı konusu doktorla görüşülmelidir.
CIN 1 kansere dönüşür mü?
Çoğu CIN 1 lezyonu kansere dönüşmez. Ancak HPV enfeksiyonu kalıcı hale gelirse daha ileri dereceli hücresel değişiklikler gelişebilir. Bu nedenle düzenli takip önemlidir.