Yumurtalık Kanseri
Yumurtalık Kanseri
Yumurtalık Kanseri Hakkında Genel Bilgiler
Yumurtalık kanseri, kadın üreme sistemi kanserleri içerisinde tanı, cerrahi ve sistemik tedavi açısından özel yaklaşım gerektiren hastalıklardan biridir. Tıbbi literatürde over kanseri olarak da adlandırılan bu hastalık tek bir tümör tipinden oluşmaz. Yumurtalık, fallop tüpü veya karın boşluğunu örten periton dokusundan köken alabilen farklı biyolojik özelliklere sahip kanserler bu başlık altında değerlendirilebilir.
Özellikle son yıllarda yapılan araştırmalar yüksek dereceli seröz yumurtalık kanserlerinin önemli bir bölümünün başlangıç noktasının yumurtalığın kendisinden ziyade fallop tüpünün uç bölümündeki hücreler olabileceğini göstermiştir. Bu nedenle günümüzde yumurtalık, tüp ve primer periton kanserleri birçok tedavi yaklaşımında birlikte değerlendirilmektedir.
Yumurtalık kanserinin önemli özelliklerinden biri başlangıç belirtilerinin çoğu zaman hastalığa özgü olmamasıdır. Karında şişkinlik, erken doyma, hazımsızlık, kasık ağrısı, kabızlık veya sık idrara çıkma gibi yakınmalar toplumda oldukça sık görülebilir. Ancak bu şikâyetlerin özellikle menopoz sonrası dönemde yeni başlaması, kalıcı hale gelmesi veya giderek artması durumunda değerlendirilmesi önemlidir.
Yumurtalık kanseri tanısı konulduğunda tedavinin nasıl yapılacağı yalnızca hastalığın evresine göre belirlenmez. Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu, tümörün histolojik tipi, karın içindeki dağılımı, cerrahi olarak tamamen çıkarılabilme ihtimali, kemoterapiye duyarlılığı ve tümörün genetik özellikleri birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle günümüzde yumurtalık kanseri tedavisi; cerrahi, kemoterapi, genetik ve moleküler testler ile hedefe yönelik tedavilerin bir arada değerlendirildiği kişiselleştirilmiş bir süreçtir.
Yumurtalık Kanseri Nedir?
Yumurtalık kanseri nedir? sorusunu yanıtlamak için öncelikle yumurtalığın yapısını bilmek gerekir. Yumurtalıklar rahmin iki yanında yer alan, yumurta hücrelerinin gelişmesinde ve kadınlık hormonlarının üretiminde rol oynayan organlardır. Ancak yumurtalıkta gelişen tüm kanserler aynı hücrelerden kaynaklanmaz.
Yumurtalık kanserleri genel olarak epitelyal tümörler, germ hücreli tümörler ve seks kord-stromal tümörler gibi farklı gruplara ayrılır. Erişkin kadınlarda görülen kötü huylu yumurtalık tümörlerinin büyük bölümünü epitelyal yumurtalık kanserleri oluşturur.
Epitelyal yumurtalık kanserleri de kendi içerisinde yüksek dereceli seröz, düşük dereceli seröz, endometrioid, berrak hücreli ve müsinöz karsinom gibi farklı histolojik alt tiplere ayrılır. Bu ayrım yalnızca patoloji raporunda kullanılan bir isimlendirme değildir. Tümörün davranışı, tedaviye yanıtı, genetik özellikleri ve bazı akıllı ilaçlardan yararlanma olasılığı histolojik tipe göre değişebilir.
Özellikle yüksek dereceli seröz kanser, ileri evre yumurtalık kanserlerinin önemli bölümünü oluşturur. Bu tümörler karın boşluğunu örten periton yüzeyleri boyunca yayılma eğilimindedir. Bu nedenle hastalık yalnızca yumurtalıklarla sınırlı kalmayıp omentum, diyafram, bağırsak yüzeyleri ve diğer karın içi bölgelere yayılabilir.
Yumurtalık Kanseri Nedir? Daha Ayrıntılı Okuyun
Yumurtalık kanserinin nasıl oluştuğu, türleri, belirtileri, tanı yöntemleri ve temel özelliklerini ayrı bir rehberde daha ayrıntılı inceleyebilirsiniz.
Yumurtalık Kanseri Nedir? →Yumurtalık Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Yumurtalık kanseri belirtileri hastalığın evresine, tümörün büyüklüğüne ve karın içerisindeki yayılımına göre değişebilir. Erken evrede bazı hastalarda hiçbir belirgin yakınma olmayabilir. Bununla birlikte yumurtalık kanserinin mutlaka sessiz ilerleyen bir hastalık olduğu düşüncesi de doğru değildir.
Tanıdan önce birçok hastada çeşitli yakınmalar ortaya çıkar. Sorun, bu belirtilerin çoğunun yumurtalık kanserine özgü olmamasıdır. Özellikle belirtilerin yeni başlaması, haftalar boyunca devam etmesi, daha sık hale gelmesi veya zaman içerisinde şiddetlenmesi değerlendirme açısından önem taşır.
Yumurtalık kanserinde görülebilecek başlıca belirtiler arasında karında şişkinlik, karın çevresinde artış, kasık veya alt karın ağrısı, erken doyma, iştahsızlık, hazımsızlık, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, kabızlık, sık idrara çıkma, pelvik basınç hissi ve açıklanamayan kilo kaybı bulunmaktadır.
Yumurtalık Kanseri Karında Şişkinlik Yapar mı?
Evet. Karında şişkinlik yumurtalık kanserinde en sık tarif edilen yakınmalardan biridir. Bu şişkinlik tümör kitlesinin kendisine, bağırsak hareketlerinin etkilenmesine veya karın boşluğunda sıvı birikmesine bağlı ortaya çıkabilir.
Özellikle gün içerisinde gelip geçen basit gaz şişkinliğinden farklı olarak sürekli hale gelen, giderek artan veya karın çevresinin belirgin şekilde büyümesine yol açan şişkinlik değerlendirilmelidir.
Yumurtalık Kanserinde Karında Su Toplanması Olur mu?
Karın içerisinde sıvı birikmesine asit adı verilir. İleri evre yumurtalık kanserinde periton yüzeylerinin tutulması sonucunda karın içerisinde sıvı birikebilir. Bu durum hastada karın çevresinde büyüme, gerginlik, erken doyma, iştahsızlık ve bazen nefes darlığına neden olabilir.
Ancak karında sıvı bulunması tek başına yumurtalık kanseri anlamına gelmez. Karaciğer hastalıkları, kalp yetmezliği ve farklı tıbbi durumlar da karın içerisinde sıvı birikmesine yol açabilir.
Yumurtalık Kanseri Ağrı Yapar mı?
Yumurtalık kanserinde karın, kasık, pelvis, bel veya sırt bölgesinde ağrı görülebilir. Ağrının yeri hastalığın yerleşimine ve yaygınlığına göre değişir. Bazı hastalarda sürekli bir baskı veya dolgunluk hissi şeklinde olabilirken bazı hastalarda daha belirgin karın veya kasık ağrısı gelişebilir.
Yumurtalık Kanseri Kilo Verdirir mi?
İleri hastalıkta iştahsızlık, erken doyma ve artan metabolik ihtiyaçlar nedeniyle kilo kaybı görülebilir. Buna karşılık karın içerisinde sıvı birikmesi nedeniyle tartıdaki kilo azalmasa bile kas ve yağ dokusunda kayıp gelişebilir.
Yumurtalık Kanseri Kanama veya Akıntı Yapar mı?
Vajinal kanama yumurtalık kanserinin en tipik belirtisi değildir. Bununla birlikte bazı yumurtalık tümörleri hormon salgılayabilir ve anormal kanamaya neden olabilir. Menopoz sonrası vajinal kanama ise yumurtalık kanserinden bağımsız olarak mutlaka değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.
Yumurtalık Kanseri Neden Olur?
Çoğu hastada yumurtalık kanserinin tek bir nedeni gösterilemez. Kanser hücrelerin büyümesini, çoğalmasını ve hasarlı DNA'nın onarılmasını kontrol eden mekanizmalarda meydana gelen değişikliklerin birikmesi sonucunda gelişir.
Bu genetik değişikliklerin bir bölümü kişinin yaşamı sırasında tümör hücrelerinde gelişirken, bazı değişiklikler anne veya babadan kalıtsal olarak aktarılmış olabilir. Bu nedenle yumurtalık kanserinde hem tümörün moleküler özellikleri hem de kalıtsal genetik yatkınlık önemlidir.
Hastaların sıklıkla sorduğu “Ben ne yaptım da bu hastalık oluştu?” sorusunun çoğu zaman tek bir cevabı yoktur. Belirli bir yiyecek, stresli bir dönem veya günlük hayattaki tek bir davranışın yumurtalık kanserinin doğrudan nedeni olarak gösterilmesi doğru değildir.
Yumurtalık Kanseri Risk Faktörleri
Yumurtalık kanseri gelişme olasılığı yaşla birlikte artar ve epitelyal yumurtalık kanserlerinin önemli bölümü menopoz sonrası dönemde görülür. Bunun yanında aile öyküsü ve kalıtsal genetik değişiklikler bazı kadınlarda riski belirgin şekilde yükseltebilir.
Özellikle ailede yumurtalık kanseri, genç yaşta meme kanseri veya birden fazla kişide meme ve yumurtalık kanseri bulunması kalıtsal kanser sendromları açısından dikkat çekici olabilir.
BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki patojenik değişiklikler en iyi bilinen kalıtsal risk faktörleri arasındadır. Lynch sendromu gibi bazı diğer kalıtsal kanser sendromları da belirli yumurtalık kanseri türleriyle ilişkili olabilir.
Bununla birlikte risk faktörü bulunması bir kişinin mutlaka yumurtalık kanseri olacağı anlamına gelmez. Benzer biçimde yumurtalık kanseri tanısı alan her hastada belirgin bir aile öyküsü bulunmaz.
Yumurtalık Kanseri Genetik midir?
Yumurtalık kanseri genetik midir? sorusunun yanıtı bazı hastalar için evettir. Epitelyal yumurtalık kanserlerinin bir bölümünde kalıtsal genetik yatkınlık bulunabilir. Bu nedenle genetik değerlendirme günümüzde yumurtalık kanseri tedavisinin önemli parçalarından biri haline gelmiştir.
Genetik testlerin önemi yalnızca hastanın çocuklarında veya kardeşlerinde kanser riskini belirlemek değildir. BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerdeki değişiklikler hastanın tedavi seçeneklerini de etkileyebilir.
Ayrıca tümör hücrelerinin DNA hasarını onarma kapasitesini değerlendiren homolog rekombinasyon yetmezliği yani HRD gibi moleküler özellikler de bazı hedefe yönelik tedavilerden yararlanma olasılığı açısından önem taşıyabilir.
Genetik Testleri Ayrıntılı İnceleyin
BRCA1, BRCA2, HRD, kalıtsal yumurtalık kanseri, aile bireylerinin değerlendirilmesi ve genetik testlerin tedavi seçimindeki rolü hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili sayfaya geçebilirsiniz.
Yumurtalık Kanserinde Genetik →Yumurtalık Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Yumurtalık kanseri tanısı tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemi kullanılarak konulmaz. Hastanın yaşı, menopoz durumu, yakınmaları, jinekolojik muayene bulguları, ultrason özellikleri, tümör belirteçleri ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir.
Ultrason veya tomografide şüpheli bir kitle görülmesi önemli olmakla birlikte kesin kanser tanısı histopatolojik inceleme sonucunda konulur.
Yumurtalık Kanseri Alttan Muayenede Belli Olur mu?
Jinekolojik muayenede büyük veya pelvise yerleşmiş bir yumurtalık kitlesi hissedilebilir. Bununla birlikte küçük yumurtalık tümörlerinin yalnızca muayene ile saptanması mümkün olmayabilir. Bu nedenle muayene çoğu zaman ultrasonografi ile birlikte değerlendirilir.
Yumurtalık Kanseri Ultrasonda Belli Olur mu?
Transvajinal ultrason yumurtalık kitlelerinin değerlendirilmesinde en önemli ilk basamak yöntemlerden biridir. Ultrason sırasında kitlenin büyüklüğü, duvar yapısı, sıvı veya solid alan içermesi, papiller çıkıntılar, septalar, kanlanma özellikleri ve iki taraflı olup olmadığı incelenebilir.
Ultrasonda malignite açısından şüpheli özellikler belirlenebilir ancak yalnızca ultrason görüntüsüyle her hastada kesin kanser tanısı konulamaz.
CA-125 Yüksekliği Yumurtalık Kanseri midir?
CA-125 yumurtalık kanseriyle en çok ilişkilendirilen tümör belirteçlerinden biridir. Bununla birlikte CA-125 bir kanser tarama testi değildir ve yüksek olması tek başına kanser anlamına gelmez.
Endometriozis, miyom, enfeksiyon, adet dönemi ve karın zarını etkileyen farklı iyi huylu durumlarda da CA-125 yükselebilir. Buna karşılık bazı erken evre yumurtalık kanserlerinde veya farklı histolojik tiplerde CA-125 normal olabilir.
Bu nedenle CA-125 sonucunun ultrason, yaş, menopoz durumu ve klinik bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Yumurtalık Kanseri Tomografi veya MR'da Çıkar mı?
Bilgisayarlı tomografi, yumurtalık kanseri şüphesi bulunan veya tanı almış hastalarda hastalığın karın ve göğüs içerisindeki dağılımının değerlendirilmesinde önemli rol oynar.
Tomografi ile omentum, periton, lenf nodları, karaciğer, dalak, bağırsaklar, diyafram ve diğer bölgelerdeki olası hastalık odakları değerlendirilebilir.
Manyetik rezonans görüntüleme ise özellikle ultrasonda tam olarak karakterize edilemeyen yumurtalık kitlelerinin değerlendirilmesinde yararlı olabilir.
Yumurtalık Kanseri PET'te Çıkar mı?
PET-BT metabolik olarak aktif tümör alanlarını gösterebilir ancak yeni tanı almış her yumurtalık kanseri hastasında zorunlu olarak yapılması gereken standart ilk görüntüleme yöntemi değildir.
Özellikle nüks şüphesinde veya diğer görüntüleme yöntemlerinde açıklanamayan bazı bulguların değerlendirilmesinde PET-BT yararlı olabilir.
Yumurtalık Kanserinde Patoloji
Yumurtalık kanserinin kesin tanısı histopatolojik inceleme ile konulur. Patoloji raporu tümörün yalnızca kötü huylu olup olmadığını değil, histolojik tipini ve derecesini de belirler.
Yüksek dereceli seröz, düşük dereceli seröz, endometrioid, berrak hücreli ve müsinöz yumurtalık kanserleri biyolojik olarak birbirinden farklı hastalıklardır. Bu nedenle patolojik sınıflandırma tedavinin planlanmasında temel bilgilerden biridir.
Yumurtalık Kanseri Türleri
Yumurtalık kanserleri kaynaklandıkları hücreye göre farklı gruplara ayrılır. En sık görülen grup epitelyal yumurtalık kanserleridir.
Başlıca epitelyal yumurtalık kanseri türleri yüksek dereceli seröz karsinom, düşük dereceli seröz karsinom, endometrioid karsinom, berrak hücreli karsinom ve müsinöz karsinomdur.
Yüksek dereceli seröz karsinom erişkin kadınlarda en sık karşılaşılan yumurtalık kanseri tipidir. TP53 değişiklikleri bu tümörlerde oldukça karakteristiktir ve BRCA/HRD ile ilişkili moleküler özellikler özellikle bu grup açısından önem taşır.
Düşük dereceli seröz kanser ise yüksek dereceli seröz kanserden biyolojik olarak farklıdır. Daha yavaş seyredebilir ancak klasik kemoterapiye duyarlılığı da farklı olabilir.
Endometrioid ve berrak hücreli yumurtalık kanserleri endometriozis ile ilişkili olabilen farklı moleküler özelliklere sahip tümörlerdir. Müsinöz yumurtalık kanserlerinde ise yumurtalık dışındaki gastrointestinal sistem kaynaklı metastatik tümörlerin ayırıcı tanısı özellikle önemlidir.
Epitelyal tümörler dışında genç kadınlarda daha sık görülebilen germ hücreli tümörler ve hormon üretimiyle ilişkili belirtilere yol açabilen seks kord-stromal tümörler de bulunmaktadır.
Yumurtalık Kanseri Evreleri
Yumurtalık kanseri evreleri hastalığın tanı sırasında ne kadar yayıldığını gösterir. Genel olarak hastalık evre 1, evre 2, evre 3 ve evre 4 olarak sınıflandırılır.
Evre 1 Yumurtalık Kanseri
Evre 1 yumurtalık kanserinde hastalık yumurtalık veya fallop tüpleriyle sınırlıdır. Ancak kapsül bütünlüğü, tümörün yüzeye ulaşıp ulaşmadığı ve karın sıvısında malign hücre bulunması gibi özellikler alt evreyi değiştirebilir.
Erken evrede doğru cerrahi evreleme büyük önem taşır. Görüntülemede yalnızca yumurtalıkta sınırlı görülen bir tümörde mikroskobik yayılım bulunabilir.
Evre 2 Yumurtalık Kanseri
Evre 2 hastalıkta tümör yumurtalık veya fallop tüplerinden pelvis içerisindeki diğer yapılara yayılmıştır. Rahim, tüpler veya diğer pelvik dokular etkilenebilir.
Evre 3 Yumurtalık Kanseri
Evre 3 yumurtalık kanseri, hastalığın pelvis dışındaki karın zarına ve/veya retroperitoneal lenf nodlarına yayıldığı ileri evre hastalığı ifade eder.
Bu aşamada tümör omentum, bağırsak yüzeyleri, diyafram veya farklı peritoneal bölgelerde görülebilir. Evre 3 olması hastanın ameliyat edilemeyeceği anlamına gelmez. Uygun hastalarda ileri evre yumurtalık kanseri tedavisinin en önemli bileşenlerinden biri sitoredüktif cerrahidir.
Evre 4 Yumurtalık Kanseri
Evre 4 yumurtalık kanserinde uzak metastatik hastalık bulunur. Bununla birlikte evre 4 tanısı alan bütün hastaların klinik durumu aynı değildir.
Yayılımın bulunduğu bölgeler, hastanın genel sağlık durumu, tümörün tedaviye yanıtı, hastalığın biyolojik özellikleri ve uygun cerrahi ile tümör yükünün azaltılıp azaltılamayacağı tedavi planını belirler.
Yumurtalık Kanseri Nerelere Yayılır?
Yumurtalık kanseri özellikle karın boşluğu içerisinde periton yüzeyleri boyunca yayılma eğilimindedir. Tümör hücreleri karın içerisinde dolaşan sıvı aracılığıyla farklı yüzeylere taşınabilir ve bu alanlarda tümör implantları oluşturabilir.
Yumurtalık kanserinin yayılabildiği bölgeler arasında omentum, pelvik periton, bağırsak yüzeyleri, bağırsak mezenteri, diyafram, dalak çevresi, karaciğer yüzeyi ve pelvik veya paraaortik lenf nodları yer alabilir.
Yumurtalık Kanseri Bağırsaklara Sıçrar mı?
Evet. İleri evre yumurtalık kanseri ince veya kalın bağırsağın yüzeyine, mezenterine veya bazı durumlarda bağırsak duvarına yayılabilir.
Bağırsakta tümör görülmesi her hastada bağırsak çıkarılması gerektiği anlamına gelmez. Ancak görünür tümörün tamamen çıkarılması için gerekli olduğunda bağırsak rezeksiyonu yapılabilir ve bağırsak uçları tekrar birleştirilebilir.
Yumurtalık Kanseri Karaciğere Sıçrarsa Ne Olur?
Yumurtalık kanseri karaciğerin yüzeyini örten peritonda tümör odakları oluşturabilir. Bu durum karaciğer dokusu içerisine olan gerçek metastazdan farklıdır. Hastalığın karaciğer yüzeyinde veya karaciğer dokusu içerisinde olması evreleme ve cerrahi planlama açısından farklı şekilde değerlendirilir.
Yumurtalık Kanseri Tedavisi
Yumurtalık kanseri tedavisi çoğu hastada birden fazla yöntemin birlikte kullanıldığı çok aşamalı bir süreçtir. Tedavinin temel bileşenleri cerrahi, kemoterapi ve uygun hastalarda hedefe yönelik tedavilerdir.
Tedavi planı oluşturulurken öncelikle tümörün histolojik tipi ve evresi belirlenir. İleri evre hastalıkta ise önemli sorulardan biri görünür tümörün ameliyatla tamamen çıkarılmasının mümkün olup olmadığıdır.
Bazı hastalarda tedavi doğrudan ameliyatla başlar. Bazı hastalarda ise önce neoadjuvan kemoterapi uygulanması ve ardından interval sitoredüktif cerrahi yapılması daha uygun olabilir.
İlk basamak tedavi tamamlandıktan sonra hastanın BRCA ve HRD gibi moleküler özelliklerine göre idame tedavisi planlanabilir.
Yumurtalık Kanseri Ameliyatı
Yumurtalık kanseri ameliyatı hastalığın tedavisinde en önemli basamaklardan biridir. Ancak ameliyatın kapsamı erken ve ileri evre hastalıkta birbirinden oldukça farklı olabilir.
Erken evrede amaç yalnızca yumurtalık kitlesini çıkarmak değil, hastalığın doğru biçimde evrelendirilmesini sağlamaktır. Cerrahi sırasında karın boşluğu sistematik olarak değerlendirilir ve gerekli anatomik bölgelerden örnekleme yapılabilir.
İleri evre yumurtalık kanserinde ise ameliyatın amacı mümkün olduğunca gözle görülebilen tüm tümör dokusunu ortadan kaldırmaktır. Bu işlem sitoredüktif cerrahi olarak adlandırılır.
Hastalığın yayılımına göre ameliyat sırasında rahim, yumurtalıklar ve tüplerle birlikte omentum çıkarılabilir. Gerektiğinde peritonektomi, bağırsak rezeksiyonu, diyafram cerrahisi, splenektomi veya üst karın cerrahisinin diğer bileşenleri uygulanabilir.
Sitoredüktif Cerrahi Nedir?
Sitoredüktif cerrahi, karın içerisindeki tümör yükünün mümkün olduğunca azaltılmasını amaçlar. Günümüzde ileri evre yumurtalık kanserinde ideal cerrahi sonuç uygun hastalarda ameliyat sonunda makroskopik olarak görünür tümör bırakılmamasıdır.
Bu hedefe ulaşmak için ameliyatın kapsamı tümörün bulunduğu anatomik bölgelere göre değişebilir. Bu nedenle yumurtalık kanseri ameliyatı standart bir histerektomi ameliyatı olarak düşünülmemelidir.
Önce Ameliyat mı, Kemoterapi mi?
İleri evre yumurtalık kanserinde bazı hastalarda tedaviye primer sitoredüktif cerrahi ile başlanır ve ardından kemoterapi uygulanır.
Bazı hastalarda ise başlangıçtaki hastalık yükü, tümör dağılımı veya hastanın genel sağlık durumu nedeniyle önce neoadjuvan kemoterapi verilmesi daha uygun olabilir. Kemoterapiye yanıt sonrasında interval sitoredüktif cerrahi yapılabilir.
Bu karar yalnızca hastalığın evresine göre verilmez. Görüntüleme bulguları, tam sitoredüksiyon olasılığı, performans durumu ve kapsamlı cerrahinin riskleri birlikte değerlendirilir.
Yumurtalık Kanseri Ameliyatını Ayrıntılı İnceleyin
Erken evre cerrahi, ileri evre sitoredüksiyon, bağırsak cerrahisi, peritonektomi, splenektomi, primer ve interval cerrahi, HIPEC ve nüks yumurtalık kanseri cerrahisi hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Yumurtalık Kanseri Ameliyatı →Yumurtalık Kanserinde Kemoterapi
Yumurtalık kanserinde kemoterapi özellikle epitelyal yumurtalık kanserlerinin tedavisinin temel parçalarından biridir. En sık kullanılan ilk basamak tedavi yaklaşımlarında platin içeren ilaçlar önemli yer tutar.
Karboplatin ve paklitaksel kombinasyonu epitelyal yumurtalık kanserinde yaygın olarak kullanılan kemoterapi rejimlerinden biridir.
Kemoterapi ameliyat sonrasında veriliyorsa adjuvan kemoterapi olarak adlandırılır. Ameliyattan önce verildiğinde ise neoadjuvan kemoterapi olarak tanımlanır.
Yumurtalık Kanserinde Kaç Kür Kemoterapi Alınır?
Kemoterapi kür sayısı hastalığın evresi, patolojik tipi, cerrahinin zamanlaması ve tedaviye yanıt gibi faktörlere göre değişebilir. Bu nedenle bütün yumurtalık kanseri hastalarında tek bir kür sayısından söz etmek doğru değildir.
İleri evre hastalıkta cerrahi ve kemoterapi genellikle birbirini tamamlayan tedavilerdir. Neoadjuvan tedavi uygulanan hastalarda belirli sayıda kemoterapi sonrasında görüntüleme ve klinik değerlendirme yapılarak cerrahi planlanabilir.
Kemoterapi Haftalık mı, Üç Haftada Bir mi Verilir?
Yumurtalık kanserinde standart kemoterapi programlarının önemli bölümü üç haftalık aralıklarla uygulanır. Bazı durumlarda haftalık uygulamalar düşünülebilmekle birlikte tedavi programı hastanın genel durumu, yan etkiler ve kullanılan protokole göre belirlenir.
Kemoterapi Sonrası Ne Yapılır?
İlk basamak tedavinin tamamlanmasının ardından klinik değerlendirme, görüntüleme bulguları ve gerektiğinde CA-125 gibi tümör belirteçleri değerlendirilir.
Daha sonra hastalığın moleküler özellikleri ve kemoterapiye verilen yanıta göre bazı hastalarda idame tedavisi başlanabilir.
Kemoterapi Hakkında Ayrıntılı Bilgi
Kemoterapinin ne zaman başladığı, kullanılan ilaçlar, neoadjuvan tedavi, kür sayısı, tedavi yanıtı, platin duyarlılığı ve nüks hastalıkta kemoterapi seçeneklerini ayrıntılı inceleyebilirsiniz.
Yumurtalık Kanserinde Kemoterapi →Yumurtalık Kanserinde Akıllı İlaçlar
Yumurtalık kanseri tedavisi günümüzde yalnızca ameliyat ve klasik kemoterapiden oluşmamaktadır. Tümörün biyolojisinin ve DNA tamir mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasıyla birlikte hedefe yönelik ilaçlar tedavide önemli bir yer kazanmıştır.
Halk arasında akıllı ilaçlar olarak adlandırılan bu tedaviler, kanser hücrelerinin belirli biyolojik özelliklerini hedeflemeyi amaçlar. Ancak her hedefe yönelik ilaç her yumurtalık kanseri hastası için uygun değildir.
PARP İnhibitörleri
PARP inhibitörleri hücrelerin DNA hasarını onarma mekanizmalarından birini hedefleyen ilaçlardır. Özellikle BRCA1 veya BRCA2 değişikliği bulunan ya da homolog rekombinasyon tamir mekanizmasında bozukluk bulunan bazı tümörlerde önemli tedavi seçeneklerinden biri olabilir.
PARP inhibitörlerinin kullanılıp kullanılmayacağı yalnızca BRCA sonucuna göre belirlenmez. Hastalığın evresi, ilk tedaviye verilen yanıt, tedavinin hangi aşamasında olunduğu ve diğer moleküler özellikler de değerlendirilir.
Bevacizumab
Bevacizumab tümörün yeni damar oluşturmasında rol oynayan mekanizmalardan birini hedefleyen anti-anjiyojenik bir tedavidir. Seçilmiş hastalarda kemoterapiyle birlikte veya idame döneminde kullanılabilir.
Akıllı İlaçları Ayrıntılı İnceleyin
PARP inhibitörleri, bevacizumab, hedefe yönelik tedaviler, biyobelirteçler ve hangi hastalarda hangi yaklaşımın değerlendirildiği hakkında ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Yumurtalık Kanserinde Akıllı İlaçlar →Yumurtalık Kanserinde Genetik Testler Tedaviyi Nasıl Etkiler?
Genetik testler yumurtalık kanserinde iki farklı amaçla kullanılabilir. Birincisi hastanın kalıtsal bir genetik yatkınlığa sahip olup olmadığının belirlenmesidir. İkincisi ise tümörün moleküler özelliklerinin tedavi açısından değerlendirilmesidir.
Hastanın kan veya tükürük örneğinden yapılan germline testler kalıtsal değişiklikleri araştırır. Tümör dokusundan yapılan testler ise yalnızca kanser hücrelerinde ortaya çıkmış somatik değişiklikleri de gösterebilir.
Bu ayrım önemlidir çünkü tümörde BRCA değişikliği bulunması her zaman bu değişikliğin kalıtsal olduğu anlamına gelmez.
Genetik sonuçların tedavi üzerindeki en önemli etkilerinden biri PARP inhibitörlerinin kullanımının değerlendirilmesidir. Bunun yanında kalıtsal bir patojenik varyant saptanması aile bireylerinin de uygun genetik danışmanlık almasını sağlayabilir.
BRCA ve HRD Hakkında Daha Fazla Bilgi
BRCA1, BRCA2, HRD, germline ve somatik testlerin farkı ile aile bireyleri açısından genetik sonuçların anlamını ayrıntılı okuyabilirsiniz.
Yumurtalık Kanserinde Genetik →Yumurtalık Kanseri Tekrarlarsa Ne Olur?
İleri evre epitelyal yumurtalık kanserinde ilk tedaviye başarılı yanıt alınmasına rağmen hastalık zaman içerisinde tekrar edebilir. Buna nüks yumurtalık kanseri adı verilir.
Nüks gelişmesi tedavi seçeneğinin kalmadığı anlamına gelmez. Hastalığın tekrar ettiği bölgeler, önceki kemoterapiye verilen yanıt, platin içeren tedaviden sonra geçen süre, hastanın genel durumu ve tümörün moleküler özellikleri yeniden değerlendirilir.
Bazı hastalarda tekrar kemoterapi veya hedefe yönelik tedavi uygulanırken, dikkatle seçilmiş bazı hastalarda sekonder sitoredüktif cerrahi düşünülebilir.
Nüks cerrahisinde en önemli noktalardan biri doğru hasta seçimidir. Cerrahiden yarar beklenebilmesi için görünür tümörün tamamen çıkarılabilme ihtimalinin yüksek olması önem taşır.
Nüks Yumurtalık Kanseri Cerrahisi
Tekrarlayan yumurtalık kanserinde sekonder sitoredüksiyon, hasta seçimi ve cerrahi yaklaşım hakkında ayrıntılar için ameliyat rehberine geçebilirsiniz.
Nüks Cerrahisini İnceleyin →Yumurtalık Kanseri Sonrası Takip
Yumurtalık kanseri tedavisinin tamamlanmasından sonra hastalar düzenli aralıklarla takip edilir. Takibin amacı yalnızca hastalığın tekrar edip etmediğini araştırmak değildir. Tedavilerin uzun dönem etkileri, yaşam kalitesi, menopoz semptomları ve diğer sağlık sorunları da değerlendirilir.
Kontroller sırasında hastanın yeni yakınmaları sorgulanır ve fizik muayene yapılır. Tedavi öncesinde yüksek olan ve tedaviyle düşen CA-125 gibi tümör belirteçleri bazı hastalarda takipte yardımcı olabilir.
Görüntüleme yöntemlerinin ne zaman yapılacağı ise klinik duruma göre belirlenir. Her kontrolde tomografi veya PET yapılması gerekli değildir.
Yumurtalık Kanserinde Yaşam Süresi
“Yumurtalık kanseri kaç yıl yaşar?”, “Evre 3 yumurtalık kanseri yaşam süresi nedir?” ve “Evre 4 yumurtalık kanseri ne kadar yaşar?” gibi sorular hastalar ve aileleri tarafından sık sorulur.
Ancak ortalama istatistikleri bireysel bir hastanın kesin yaşam süresi olarak yorumlamak doğru değildir. Yumurtalık kanserinde prognoz çok sayıda faktöre bağlıdır.
Hastalığın evresi, histolojik tipi, tümörün moleküler özellikleri, BRCA veya HRD durumu, ameliyat sonunda kalan tümör miktarı, kemoterapiye yanıt, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu prognozu etkileyebilir.
Özellikle ileri evre yumurtalık kanserinde cerrahi sonrasında görünür tümör bırakılmaması önemli prognostik faktörlerden biridir.
Ayrıca günümüzde hedefe yönelik tedavilerin gelişmesiyle birlikte aynı evrede olan iki hastanın tedavi süreci geçmiş yıllardaki standart istatistiklerden oldukça farklı seyredebilir.
Yumurtalık Kanseri Hakkında Hastaların Sık Merak Ettiği Konular
Yumurtalık Kanseri Smear Testinde Çıkar mı?
Hayır. Smear testi rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin değerlendirilmesinde kullanılır. Yumurtalık kanseri için tarama testi değildir.
Yumurtalık Kanseri HPV Testinde Çıkar mı?
Hayır. HPV testi yumurtalık kanserini göstermez. HPV enfeksiyonu özellikle rahim ağzı kanseriyle ilişkilidir; epitelyal yumurtalık kanserinin temel nedeni değildir.
Yumurtalık Kanseri USG'de Görünür mü?
Yumurtalıktaki kitle ultrasonografide görülebilir ve malignite açısından şüpheli özellikler saptanabilir. Ancak ultrason tek başına kesin kanser tanısı koymaz.
Yumurtalık Kanseri MR'da Çıkar mı?
MR yumurtalık kitlelerinin karakterizasyonunda kullanılabilir. Özellikle ultrasonda belirsiz kalan kitlelerde yararlı bilgiler sağlayabilir.
Yumurtalık Kanseri Tomografide Çıkar mı?
Tomografi hem yumurtalık kitlesini hem de hastalığın karın içerisindeki yayılımını gösterebilir. Özellikle ileri evre hastalıkta cerrahi planlama açısından önemlidir.
Yumurtalık Kanseri PET'te Çıkar mı?
PET-BT metabolik olarak aktif tümör odaklarını gösterebilir ancak her hastada ilk tanı sırasında zorunlu kullanılan bir yöntem değildir.
Yumurtalık Kanseri Patlar mı?
Yumurtalık tümörlerinde kapsül bütünlüğünün bozulması cerrahi veya spontan olarak meydana gelebilir. Özellikle erken evre hastalıkta tümör kapsülünün ameliyat sırasında açılması evreleme açısından önem taşıyabilir. Bu nedenle şüpheli yumurtalık kitlelerinin cerrahisinde tümörün mümkün olduğunca bütün olarak çıkarılması amaçlanır.
Yumurtalık Kisti ile Yumurtalık Kanseri Arasındaki Fark Nedir?
Yumurtalıkta görülen her kitle kanser değildir. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda iyi huylu yumurtalık kistleri oldukça yaygındır.
Bir kitlenin kanser riskini değerlendirirken hastanın yaşı, menopoz durumu, ultrason görünümü, solid alanların varlığı, papiller yapılar, kanlanma özellikleri ve tümör belirteçleri birlikte değerlendirilir.
Yumurtalık Kanseri Rahme Sıçrar mı?
İleri evre yumurtalık kanseri pelvis içerisindeki rahim veya çevre dokulara yayılabilir. Bu nedenle özellikle ileri evre hastalıkta cerrahi sırasında rahim, yumurtalıklar ve tüpler birlikte çıkarılabilir.
Yumurtalık Kanseri Beyne Sıçrar mı?
Beyin metastazı yumurtalık kanserinin en sık görülen yayılım şekillerinden biri değildir ancak ileri hastalıkta nadiren ortaya çıkabilir. Nörolojik yakınmalar geliştiğinde uygun görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılır.
Yumurtalık Kanseri Memeye Sıçrar mı?
Yumurtalık kanserinin memeye metastazı oldukça nadirdir. Meme ve yumurtalık kanserlerinin aynı kişide görülmesi özellikle BRCA gibi kalıtsal genetik yatkınlıklar nedeniyle ayrı primer kanserler şeklinde de ortaya çıkabilir.
Ne Zaman Jinekolojik Onkoloji Uzmanına Başvurulmalıdır?
Ultrasonografide kötü huylu tümör açısından şüpheli bir yumurtalık kitlesi bulunması, karın içerisinde açıklanamayan sıvı birikimi görülmesi, CA-125 yüksekliğinin şüpheli görüntüleme bulgularıyla birlikte olması veya tomografide peritoneal yayılım düşündüren bulguların saptanması durumunda jinekolojik onkoloji değerlendirmesi önemlidir.
Şüpheli yumurtalık kitlesinde ilk ameliyatın doğru şekilde planlanması önem taşır. Çünkü ameliyat sırasında yalnızca yumurtalık kitlesinin çıkarılması değil, cerrahi evreleme veya ileri sitoredüktif cerrahi gerekebilir.
Yumurtalık kanseri tanısı alan hastalarda tedavinin cerrahi, patoloji, medikal onkoloji, radyoloji ve genetik değerlendirmeyi içeren multidisipliner bir yaklaşımla planlanması gerekir.
Yumurtalık Kanseri Hakkında Ayrıntılı Rehberler
Yumurtalık kanseri geniş bir konudur. Aşağıdaki rehberlerden tanı, cerrahi, kemoterapi, genetik ve akıllı ilaçlarla ilgili ayrıntılı bilgilere doğrudan ulaşabilirsiniz.
Yumurtalık Kanseri Nedir?
Belirtiler, nedenler, türler, tanı yöntemleri ve hastalığın temel özellikleri.
Devamını Oku →Yumurtalık Kanseri Ameliyatı
Erken ve ileri evre cerrahi, sitoredüksiyon, bağırsak cerrahisi, peritonektomi ve nüks cerrahisi.
Devamını Oku →Yumurtalık Kanserinde Kemoterapi
Kemoterapi ilaçları, kür sayısı, neoadjuvan ve adjuvan tedavi ile nüks hastalık.
Devamını Oku →Yumurtalık Kanserinde Genetik
BRCA1, BRCA2, HRD, kalıtsal kanser riski ve aile bireylerinin değerlendirilmesi.
Devamını Oku →Yumurtalık Kanserinde Akıllı İlaçlar
PARP inhibitörleri, bevacizumab ve kişiselleştirilmiş hedefe yönelik tedaviler.
Devamını Oku →Yumurtalık kanseri tanısı ve tedavisi her hasta için aynı değildir. Hastalığın evresi, patolojik tipi, karın içindeki yaygınlığı, cerrahi olarak tamamen çıkarılabilme ihtimali, kemoterapiye yanıtı ve moleküler özellikleri birlikte değerlendirilerek kişiye özgü bir tedavi planı oluşturulur.