Kolposkopi Kime Yapılır

Kolposkopi Kime yapılır? Kime Yapılmaz? rahim ağzı, vajina ve vulvada özellikle HPV enfeksiyonuna bağlı değişiklikleri net bir şekilde ortaya koymak için yapılan bir işlemdir. KETEM ve Aile sağlığı merkezlerinde smear ve HPV testinde anormallik saptanan hastalara detaylı rahim ağzı değerlendirmesi için kolposkopi yapılır. Prof. Dr. Selçuk Erkılınç bu yazıda kolposkopi işlemi kime yapılır, kimlere yapılmasına gerek yoktur konusuda detaylı bilgiler veriyor.

Kolposkopi Kime Yapılır

Bu yazıda Bulabileceğiniz içerikler

Kolposkopi, rahim ağzı hastalıklarının değerlendirilmesinde kullanılan en önemli inceleme yöntemlerinden biridir. En sık, anormal smear (Pap smear) sonucu veya yüksek riskli HPV testinin pozitif olması sonrasında rahim ağzını daha ayrıntılı incelemek amacıyla yapılır. Ancak kolposkopi yalnızca bu iki durumla sınırlı değildir. Smear veya HPV testi normal olsa bile, doktorunuz jinekolojik muayene sırasında şüpheli bir görünüm saptarsa ya da bazı özel klinik durumlar varsa kolposkopi önerebilir.

Kolposkopi, rahim ağzını büyüterek değerlendirmeyi sağlayan özel bir optik inceleme yöntemidir. Bu sayede normal gözle fark edilmesi güç olan hücresel değişiklikler daha ayrıntılı görülebilir. Gerekli görüldüğünde, en uygun bölgeden biyopsi alınmasına da rehberlik eder. Ayrıca rahim ağzı ve vajinaya yönelik birçok cerrahi girişim de kolposkop eşliğinde gerçekleştirilir.

Kolposkopinin amacı yalnızca kanser veya kanser öncüsü lezyonları saptamak değildir. Aynı zamanda değerlendirme sırasında görülen bulguların yerini, yaygınlığını ve özelliklerini belirleyerek en uygun takip veya tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur. Bu nedenle kolposkopi, tanı ve tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır.

Kolposkopinin Temel Amacı

Kolposkopi, alt genital sistemin ayrıntılı değerlendirilmesini sağlayan değerli bir inceleme yöntemidir. Rahim ağzının yanı sıra gerekli durumlarda vulva (dış genital bölge), vajina ve anüs de kolposkop ile değerlendirilebilir. Kanser taraması ve kanser öncüsü lezyonların erken tanısının yanında, bazı dermatolojik ve enfeksiyöz hastalıkların tanısında da yararlı olabilir.

Kolposkopinin üç temel amacı vardır:

  • Rahim ağzı, vajina, vulva ve anüsün ayrıntılı değerlendirilmesi: Kanser taraması kapsamında veya daha önce servikal displazi nedeniyle tedavi uygulanmış ya da uygulanmamış hastaların takiplerinde kullanılır.
  • Cerrahi işlemlere rehberlik etmesi: Rahim ağzı ve alt genital sisteme yönelik bazı cerrahi işlemler kolposkop eşliğinde daha güvenli ve daha doğru şekilde gerçekleştirilebilir.
  • Şüpheli alanlardan biyopsi alınmasına yardımcı olması: Dermatolojik hastalıklar, enfeksiyonlar veya kanser öncüsü değişikliklerden şüphelenildiğinde, en uygun bölgeden biyopsi alınmasını sağlar.

Anormal Smear Sonucunda Kolposkopi Kimlere Yapılır?

Kolposkopinin en sık kullanım alanlarından biri, anormal smear (Pap smear) sonucunun değerlendirilmesidir. Smear testi, rahim ağzındaki hücresel değişiklikleri gösteren bir tarama testidir. Ancak smear tek başına kesin tanı koymaz. Smear sonucunda kanser öncüsü bir lezyon olasılığı belirli bir düzeye ulaştığında, bu değişikliklerin ayrıntılı olarak incelenmesi için kolposkopi yapılması gerekir.

Kitaba göre, CIN3 (yüksek dereceli rahim ağzı hücresel değişikliği) veya adenokarsinoma in situ (AIS) olasılığı yaklaşık %10 veya daha yüksek olduğunda kolposkopi endikasyonu vardır. Bununla birlikte, bazı hastalarda ciddi hastalık olasılığı daha düşük olsa bile, kolposkopi hem tanının netleştirilmesi hem de hastanın güvenle izlenebilmesi amacıyla tercih edilebilir.

Smear örneğinin teknik olarak yeterli değerlendirilemediği ve bu durumun tekrarladığı olgularda da kolposkopi önerilir.

Tekrarlayan ASC-US

ASC-US, rahim ağzı hücrelerinde nedeni tam olarak belirlenemeyen hafif değişiklikler olduğunu gösterir. İlk değerlendirme sonrasında smear sonucunun tekrar ASC-US olarak gelmesi durumunda kolposkopi gerekebili

Tekrarlayan LSIL

LSIL, genellikle HPV enfeksiyonu ile ilişkili düşük dereceli hücresel değişiklikleri ifade eder. Smear sonucunun tekrarlayan şekilde LSIL olarak raporlanması durumunda kolposkopik değerlendirme önerilir.

ASC-H

ASC-H, yüksek dereceli hücresel değişiklik olasılığının dışlanamadığını gösteren önemli bir sitolojik bulgudur. Bu nedenle ayrıntılı kolposkopik inceleme yapılmalıdır.

HSIL

HSIL, rahim ağzında yüksek dereceli kanser öncüsü değişiklik bulunma olasılığının yüksek olduğunu düşündüren smear sonucudur. Bu durumda kolposkopi geciktirilmeden yapılmalı ve gerekli görülen alanlardan biyopsi alınmalıdır

AGC (Atipik Glandüler Hücreler)

AGC (Atipik Glandüler Hücreler), rahim ağzındaki salgı bezi hücrelerinde normalden farklı değişiklikler görüldüğünü ifade eder. Altta yatan ciddi hastalıkların dışlanabilmesi için kolposkopik değerlendirme önemlidir.

AIS (Adenokarsinoma İn-situ)

Adenokarsinoma in situ (AIS), rahim ağzının bez hücrelerinden kaynaklanan kanser öncüsü bir lezyondur. Bu sitolojik sonuç kolposkopi gerektiren önemli endikasyonlardan biridi

HPV Pozitif Hastada Kolposkopi

Yüksek riskli HPV (İnsan Papilloma Virüsü) enfeksiyonu, rahim ağzı kanseri gelişimindeki en önemli risk faktörlerinden biridir. Ancak yüksek riskli HPV testinin pozitif olması, her kadında kanser öncüsü bir lezyon bulunduğu veya mutlaka kolposkopi yapılması gerektiği anlamına gelmez. Çünkü HPV enfeksiyonlarının önemli bir kısmı, özellikle genç kadınlarda, bağışıklık sistemi tarafından herhangi bir tedaviye gerek kalmadan temizlenebilir. Bu nedenle HPV testi pozitif saptanan hastalarda kolposkopi kararı, yalnızca HPV sonucuna göre değil; HPV’nin tipi, smear (Pap smear) sonucu ve hastanın klinik özellikleri birlikte değerlendirilerek verilir.

ASC-US Sonucunda HPV Testinin Rolü

Smear testinde ilk kez ASC-US (önemi belirsiz atipik skuamöz hücreler) saptandığında, bu sonucun klinik önemini belirlemek için yüksek riskli HPV testi kullanılabilir. Özellikle 30 yaş ve üzerindeki kadınlarda, ASC-US ile birlikte yüksek riskli HPV pozitifliği bulunması durumunda kolposkopi önerilir. Böylece ciddi hücresel değişiklik taşıma olasılığı yüksek olan hastalar erken dönemde belirlenebilirken, HPV negatif olan hastalarda gereksiz kolposkopilerin önüne geçilmiş olur.

HPV Tarama Sonucuna Göre Kolposkopi

Günümüzde  rahim ağzı kanseri taraması HPV ve smear testi ile yapılmaktadır. Örneğin Çiğli, Karşıyaka ve Mavişehir’de aile sağlığı merkezleri veya KETEM’lere başvurduğunuzda yaşınız uygunda sizden HPV testi alınır. Bu test pozitif gelirse sizi telefonla arayıp bir jinekolojik onkolog’dan randevu almanız istenir. İşte HPV testi pozitif olan hastalar biz jinekolojik onkologlara bu şekilde ulaşırlar. Jinekolojik Onkoloji uzmanları HPV sonucuna göre kolposkoi yapılıp yapılmayacağına karar verirler. 

Bazı HPV testleri, yüksek riskli HPV tiplerini ayrı ayrı belirleyebilir. Özellikle HPV16 ve HPV18, rahim ağzında yüksek dereceli servikal intraepitelyal neoplazi (CIN3) ve rahim ağzı kanseri ile en güçlü ilişkiye sahip HPV tipleridir. Bu nedenle HPV16 veya HPV18 pozitifliği saptanan kadınlarda, smear sonucu beklenmeden kolposkopik değerlendirme yapılması önerilir. Bu yaklaşımın temel amacı, yüksek dereceli lezyon taşıma olasılığı daha fazla olan hastaların tanısının gecikmesini önlemektir.

Yapılan çalışmalarda, HPV16 veya HPV18 pozitif kadınlarda üç yıl içinde yüksek dereceli servikal lezyon veya rahim ağzı kanseri gelişme olasılığının anlamlı derecede arttığı gösterilmiştir. Bu nedenle bu iki HPV tipi, diğer yüksek riskli HPV tiplerinden farklı değerlendirilmektedir.

HPV16 ve HPV18 Dışındaki Yüksek Riskli HPV Tipleri

HPV testi, HPV16 ve HPV18 dışında diğer yüksek riskli HPV tiplerinden birini gösteriyorsa, kolposkopi kararı doğrudan verilmez. Örneğin Buca ilçesinde çalışıyorken Buca’da Aile sağlığı merkezlerinden kolposkopi için hastalar yönlendiriliyordu. Gönderilen hastalarda hastanın HPV pozitif olup olmadığı; Pozitifse hangi tiplerin pozitif olduğu yazıyordu sonuç kağıdında. HPV diğer yüksek riskli sonucu geldiğinde smear sonucuna göre karar veriyoruz.  Smear sonucunda hücresel anormallik saptanırsa kolposkopi planlanırken, smear normal ise hastanın izlemi mevcut tarama algoritmalarına göre sürdürülür.

Bu yaklaşımın amacı, gereksiz kolposkopileri azaltırken yüksek risk taşıyan hastaların zamanında tanınmasını sağlamaktır.

HPV Pozitifliğinde Mutlaka Kolposkopi Yapılır mı?

Hayır. Yüksek riskli HPV pozitifliği, kolposkopi kararında önemli bir kriter olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Kolposkopi kararı verilirken;

  • HPV’nin hangi tip olduğu,
  • Smear sonucunda hücresel anormallik bulunup bulunmadığı,
  • Hastanın yaşı,
  • Tarama amacıyla mı yoksa takip amacıyla mı değerlendirildiği

birlikte göz önünde bulundurulur. Böylece gerçekten ileri değerlendirmeye ihtiyaç duyan hastalar belirlenirken, gereksiz girişimlerden kaçınılması da mümkün olur.

Smear ve HPV Testi Dışında Kolposkopi Kimlere Yapılır?

Kolposkopi en sık anormal smear veya yüksek riskli HPV testi nedeniyle yapılmakla birlikte, yalnızca bu iki testin sonucuna bağlı değildir. Bazı hastalarda smear ve HPV testi normal olsa bile, jinekolojik muayene sırasında saptanan bulgular veya hastanın klinik özellikleri nedeniyle kolposkopik değerlendirme gerekebilir. Bu gibi durumlarda kolposkopi, rahim ağzının ayrıntılı olarak incelenmesini sağlayarak tanının netleştirilmesine ve gerekli görüldüğünde biyopsi alınmasına yardımcı olur.

Jinekolojik Muayenede Rahim Ağzında Şüpheli Görünüm Saptanan Hastalar

Jinekolojik muayene sırasında rahim ağzında çıplak gözle görülebilen anormal bir görünüm saptanması kolposkopi için önemli bir neden olabilir. Rahim ağzında düzensiz yüzey, renk değişikliği, kolay kanayan alanlar veya normalden farklı görünen bölgeler tespit edildiğinde, bu alanların büyütülerek değerlendirilmesi ve gerekirse hedefe yönelik biyopsi alınması amacıyla kolposkopi yapılabilir.

Cinsel İlişki Sonrası Kanaması Olan Hastalar

Tekrarlayan cinsel ilişki sonrası kanama (postkoital kanama), rahim ağzının ayrıntılı olarak değerlendirilmesini gerektiren önemli klinik bulgulardan biridir. Her ne kadar bu yakınmanın birçok iyi huylu nedeni bulunsa da, rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonların veya rahim ağzı kanserinin dışlanabilmesi için kolposkopik inceleme gerekebilir.

Bağışıklık Sistemi Baskılanmış Hastalar

Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlarda yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının kalıcı olma ve alt genital sistemde kanser öncüsü lezyon geliştirme olasılığı artabilir. Bu nedenle HIV enfeksiyonu bulunan kadınlarda veya organ nakli sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan hastalarda, smear ve HPV testleri ile birlikte belirli aralıklarla kolposkopik değerlendirme yapılması uygun olabilir.

Servikal Displazi Tedavisi Sonrası Takip

Rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonlar nedeniyle LEEP, konizasyon veya benzeri cerrahi tedavi uygulanmış hastalarda takip büyük önem taşır. Tedavi sonrasında rahim ağzının iyileşmesini değerlendirmek, hastalığın tamamen ortadan kalktığını doğrulamak ve olası nüksleri erken dönemde saptayabilmek amacıyla kolposkopi yapılabilir.

İlk Kolposkopide Lezyon Saptanmayan HSIL Hastaları

Bazı hastalarda smear sonucunda HSIL (yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon) saptanmasına rağmen ilk kolposkopik değerlendirmede belirgin bir lezyon görülemeyebilir. Bu durumda hastanın takibinde tekrar kolposkopi gerekebilir. Amaç, ilk incelemede görülemeyen olası yüksek dereceli lezyonların daha sonraki değerlendirmelerde saptanabilmesidir.

Genç Hastalarda Bazı CIN Lezyonlarının Takibi

Özellikle genç kadınlarda bazı yüksek dereceli servikal lezyonlar dikkatli takip sırasında kendiliğinden gerileyebilir. Cerrahi tedavinin ertelendiği ve düzenli izlem kararı verilen hastalarda, rahim ağzındaki değişikliklerin değerlendirilmesi için belirli aralıklarla kolposkopi yapılabilir. Bu takip sürecinde lezyonun gerileyip gerilemediği veya ilerleme gösterip göstermediği kolposkopik değerlendirme ile izlenir.

Kolposkopi Kimlere Yapılmaz?

Kolposkopi, rahim ağzının ayrıntılı olarak değerlendirilmesini sağlayan güvenli bir inceleme yöntemidir. Hastaların büyük çoğunluğunda güvenle uygulanabilir ve kolposkopi yapılmasını kesin olarak engelleyen (mutlak) bir durum yoktur.

Kolposkopi sırasında herhangi bir cerrahi işlem yapılmadığı sürece, inceleme genellikle ciddi bir risk oluşturmaz. Rahim ağzındaki olası kanser öncüsü lezyonların erken dönemde saptanmasını sağlayabildiği gibi, gereksiz cerrahi girişimlerin önlenmesine de yardımcı olur.

Bununla birlikte bazı durumlarda kolposkopinin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için işlemin uygun zamana ertelenmesi gerekebilir.

Rahim Ağzında İltihap (Servisit) Bulunması

Rahim ağzında belirgin enfeksiyon veya iltihap olması, kolposkopik görüntünün değerlendirilmesini güçleştirebilir. Böyle durumlarda öncelikle enfeksiyonun tedavi edilmesi, ardından kolposkopi yapılması daha doğru olabilir.

Menopoz Sonrası Atrofi

Menopoz sonrasında östrojen düzeyinin azalmasına bağlı olarak rahim ağzı ve vajina dokusunda incelme (atrofi) görülebilir. Bu durum kolposkopik değerlendirmenin zorlaşmasına neden olabilir. Gerekli görülen hastalarda doktorunuz kısa süreli lokal östrojen tedavisi önerdikten sonra kolposkopiyi planlayabilir.

Adet Kanaması Sırasında Kolposkopi

Yoğun adet kanaması, rahim ağzının ayrıntılı olarak değerlendirilmesini güçleştirebilir. Bu nedenle mümkün olduğunda kolposkopi adet kanaması sona erdikten sonra planlanır.

Bununla birlikte, kanamanın nedeni rahim ağzındaki önemli bir hastalık olabileceğinden veya kanamanın çok hafif olduğu durumlarda, doktorunuz gerekli görürse adet döneminde de kolposkopi yapılabilir.

Kolposkopi Öncesinde Doktorunuza Bilgi Vermeniz Önemlidir

Kolposkopi öncesinde gebelik, kullandığınız ilaçlar, geçirdiğiniz rahim ağzı ameliyatları, mevcut enfeksiyonlar ve devam eden vajinal kanama hakkında doktorunuza bilgi vermeniz, incelemenin en uygun zamanda ve en doğru şekilde planlanmasına yardımcı olur.

Kolposkopi kime yapılır?

Kolposkopi en sık anormal smear (Pap smear) sonucu veya yüksek riskli HPV testi pozitif olan kadınlara yapılır. Bunun yanında jinekolojik muayenede rahim ağzında şüpheli bir görünüm saptanması, cinsel ilişki sonrası kanama, servikal displazi tedavisi sonrası takip veya bağışıklık sisteminin baskılandığı bazı durumlarda da kolposkopi gerekebilir.

Hayır. HPV pozitifliği tek başına kolposkopi yapılmasını gerektirmez. Kolposkopi kararı; HPV’nin tipi, smear sonucu, hastanın yaşı ve klinik bulgular birlikte değerlendirilerek verilir.

HPV16 ve HPV18, rahim ağzında yüksek dereceli hücresel değişiklikler ve rahim ağzı kanseri ile en güçlü ilişkiye sahip yüksek riskli HPV tipleridir. Bu nedenle bu HPV tipleri saptandığında kolposkopik değerlendirme önerilebilir.

HPV16 ve HPV18 dışındaki yüksek riskli HPV tipleri saptandığında kolposkopi kararı yalnızca HPV sonucuna göre verilmez. Smear sonucu da değerlendirilir ve elde edilen bulgulara göre kolposkopi gerekip gerekmediğine karar verilir.

Her anormal smear sonucu kolposkopi gerektirmez. Smear sonucunun tipi, tekrarlayıp tekrarlamadığı ve yüksek dereceli hastalık olasılığı değerlendirilerek kolposkopi gerekip gerekmediğine karar verilir

Tekrarlayan ASC-US, tekrarlayan LSIL, ASC-H, HSIL, AGC, AIS ve kanser şüphesi oluşturan sitolojik sonuçlarda kolposkopik değerlendirme gerekebilir.

Evet. Jinekolojik muayenede rahim ağzında şüpheli bir görünüm bulunması, tekrarlayan ilişki sonrası kanama veya diğer klinik nedenler varsa smear normal olsa bile kolposkopi yapılabilir.

Tekrarlayan ilişki sonrası kanama, rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonların veya diğer hastalıkların araştırılmasını gerektirebilir. Bu nedenle doktorunuz rahim ağzını ayrıntılı değerlendirmek amacıyla kolposkopi önerebilir.

Evet. Rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonlar nedeniyle tedavi uygulanmış hastalarda iyileşmenin değerlendirilmesi ve olası nükslerin erken dönemde saptanması amacıyla kolposkopi ile takip yapılabilir.

HIV enfeksiyonu bulunan veya organ nakli sonrası bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanan kişilerde yüksek riskli HPV enfeksiyonları daha uzun süre devam edebilir ve kanser öncüsü lezyon gelişme riski artabilir. Bu nedenle bu hastalarda kolposkopik takip gerekebilir.

Yoğun adet kanaması rahim ağzının değerlendirilmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle kolposkopi genellikle adet kanaması bittikten sonra planlanır. Ancak gerekli görülen bazı durumlarda adet döneminde de yapılabilir.

Belirgin enfeksiyon veya rahim ağzında iltihap bulunması kolposkopik değerlendirmeyi güçleştirebilir. Bu nedenle bazı hastalarda önce enfeksiyon tedavi edilip daha sonra kolposkopi yapılması tercih edilebilir.

Evet. Menopoz sonrası kolposkopi yapılabilir. Ancak dokularda atrofi bulunması değerlendirmeyi zorlaştırabileceğinden, bazı hastalarda doktorunuz işlem öncesinde kısa süreli lokal östrojen tedavisi önerebilir.

Hayır. Kolposkopi kararı yalnızca HPV testine göre verilmez. HPV tipi, smear sonucu ve hastanın klinik bulguları birlikte değerlendirilerek karar verilir.

Hayır. Smear testi önemli bir tarama yöntemidir ancak tedavi veya ileri inceleme kararı yalnızca smear sonucuna göre verilmez. Kolposkopik değerlendirme ve gerektiğinde biyopsi ile birlikte tüm bulgular dikkate alınır.