LEEP ve Gebelik

LEEP ve Gebelik kadınlarda kaygı uyandıran durumlardır. LEEP ameliyatı olan hastalar kendiliğinden gebe kalabilirler. Erken doğum ve düşük riski az miktarda artmış olsa da; bu risk direkt olarak LEEP işlemine bağlı değildir. Rahim ağında işlem yapılması gebe kalınmasına engel olmaz. LEEP işlemi yapılması normal doğum yapmanıza engel değildir. Rahim ağzı ileri derecede kısalmış gebelerde rahim ağzına dikiş konulması (SERKLAJ) yapılabilir

LEEP ve Gebelik

LEEP Sonrası Gebelik Mümkün mü?

LEEP (Loop Electrosurgical Excision Procedure), rahim ağzındaki kanser öncüsü hücresel değişikliklerin tedavisinde en sık uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir. Özellikle CIN 2 ve CIN 3 tanısı alan,kadınlarda kafalarında takılan en önemli soru bir daha gebe kalabilecek miyim?

LEEP olanlar tabii ki gebe kalabilir.  LEEP uygulanan kadınların büyük çoğunluğu daha sonra doğal yolla gebe kalabilir ve sağlıklı bir gebelik geçirebilir. Bunun nedeni, LEEP işleminin yalnızca rahim ağzındaki hastalıklı dokunun çıkarılmasını hedeflemesi, rahim, yumurtalıklar ve tüpler gibi gebelik oluşumunda temel rol oynayan organlara doğrudan müdahale etmemesidir. Bu nedenle tek başına LEEP uygulanmış olması, kadının gebe kalamayacağı anlamına gelmez.

Bununla birlikte, LEEP sonrasında gebelik planlayan kadınların aklındaki kaygılar tamamen yersiz değildir. Çünkü rahim ağzı yalnızca gebelik sırasında bebeği taşıyan pasif bir yapı değildir. Aynı zamanda sperm geçişini kolaylaştıran servikal mukusun üretildiği, gebelik boyunca rahmi kapalı tutan ve doğuma kadar mekanik destek sağlayan oldukça önemli bir organdır. LEEP sırasında rahim ağzından belirli miktarda doku çıkarıldığı için, bu dokudaki değişikliklerin gelecekteki gebelik üzerine etkileri uzun yıllardır araştırılmaktadır.

Bugüne kadar yayımlanan çok sayıda çalışma ve meta-analiz, LEEP sonrasında kadınların büyük bölümünün başarılı gebelikler yaşayabildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, özellikle gebelik oluştuktan sonraki süreçte bazı obstetrik sonuçların yakından takip edilmesi gerektiğini gösteren bilimsel veriler bulunmaktadır. Erken doğum, gebelik kesesinin erken açılması (preterm prematür membran rüptürü) ve düşük doğum ağırlığı gibi sonuçlar üzerine çok sayıda çalışma yapılmış, bu nedenle LEEP geçiren kadınların gebeliklerinin daha dikkatli izlenmesi önerilmiştir.

LEEP sonrası gebelikle ilgili kaygılar iki nedenle oluşabilir

  • LEEP sonrası gebe kalınıp kalınamayacağı
  • LEEP sonrası gebeliğin nasıl seyredeceği

LEEP sonrası gebe kalmak ile ilgili ciddi bir sıkıntı olmaz. çalışmalarda gebelik oluştuktan sonra erken doğum gibi sorunlarda artış bildirilmiştir. Bu nedenle günümüzde bilimsel tartışmaların odağı, LEEP’in gebe kalmayı engelleyip engellemediğinden çok, gebelik oluştuktan sonraki süreci nasıl etkileyebileceği üzerinedir.

Bu alanda çok sayıda araştırma yapılmıştır. Özellikle geniş kapsamlı bir çalışmada LEEP uygulanan kadınlar genel toplum ile karşılaştırıldığında erken doğum riskinde artış görülmüştür. Ancak Cin 2-3 gibi rahim ağzı bozukluğu olup LEEP yapılmayan ve LEEP yapılan hastalar karşılaştırıldığında arada fark bulunamamıştır. Bu bulgu, erken doğum riskinin yalnızca LEEP işlemine bağlı olmayabileceğini; HPV enfeksiyonu, sigara kullanımı ve Cin 2 ve Cin 3  ile ilişkili ortak risk faktörlerinin de önemli rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Bu nedenle günümüzde LEEP işlemi planlanırken temel amaç yalnızca anormal dokuyu çıkarmak değildir. Aynı zamanda rahim ağzını mümkün olduğunca koruyarak hastanın gelecekteki gebelik potansiyelini de muhafaza etmektir. Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlarda gereksiz geniş LEEP ameliyatından  kaçınılması, işlemin uygun derinlik ve genişlikte yapılması ve yalnızca gerekli hastalara uygulanması modern tedavi yaklaşımının temel prensiplerinden biridir.  Özet olarak LEEP olmuş kadınlar kendiliğinden gebe kalabilir.

LEEP Gebelik Şansını Azaltır mı?

LEEP ameliyatı sonrasında çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların en sık sorduğu sorulardan biri, işlemin ilerideki gebeliklerini etkileyip etkilemeyeceğidir. Özellikle “Rahim ağzımdan parça alındı. Acaba bebeğimi zamanında zamanından önce doğuru muyum?” sorusu birçok hastanın aklını kurcalamaktadır.

Bu endişenin nedeni aslında oldukça anlaşılabilir. Çünkü rahim ağzı (serviks), gebelik boyunca bebeğin rahim içerisinde güvenle kalmasını sağlayan en önemli destek yapılarından biridir. Normal bir gebelikte rahim ağzı yaklaşık dokuz ay boyunca kapalı kalır ve bebeği ile amniyotik sıvıyı rahim içinde güvenle tutar. Gebeliğin son haftalarına kadar sert ve kapalı kalan rahim ağzı, doğum yaklaşırken yumuşamaya, kısalmaya ve açılmaya başlar. Bu değişiklikler doğumun doğal bir parçasıdır.

LEEP işlemi sırasında ise rahim ağzından hastalıklı dokuyu içeren sınırlı bir parça çıkarılır. Bu nedenle uzun yıllardır şu soru araştırılmaktadır: Rahim ağzından doku çıkarılması, serviksin gebelik boyunca bebeği taşıma gücünü azaltır mı? Eğer azalırsa bu durum düşük, suyun erken gelmesi veya erken doğuma neden olabilir mi?

Bugüne kadar bu konuda çok sayıda bilimsel çalışma yayımlanmış olmasına rağmen, tüm araştırmalar aynı sonuca ulaşmamıştır. Bunun en önemli nedeni, çalışmaların farklı hasta gruplarını karşılaştırmış olmasıdır. Bazı araştırmalarda LEEP uygulanmış kadınlar tamamen sağlıklı kadınlarla karşılaştırılırken, bazı çalışmalarda HPV enfeksiyonu veya servikal displazisi bulunan ancak LEEP uygulanmamış kadınlar kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu nedenle bilimsel literatürde farklı sonuçlarla karşılaşmak mümkündür.

Bu konuda yayımlanan en güncel ve en kapsamlı meta-analizlerden birinde yaklaşık 2,5 milyon kadının gebelik sonuçları değerlendirilmiştir. Bu analizde gebelik öncesinde LEEP uygulanmış kadınlarda 37 haftadan önce doğum, gebelik kesesinin erken açılması (preterm prematür membran rüptürü) ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riskinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Araştırmacılar bu nedenle LEEP öyküsü bulunan kadınların gebeliklerinin daha dikkatli takip edilmesini önermektedir.

Benzer şekilde daha önce yayımlanan başka bir geniş meta-analizde de özellikle 32 haftadan önce doğum, 28 haftadan önce doğum, suyun erken gelmesi ve düşük doğum ağırlığı açısından risk artışı bildirilmiştir. Aynı çalışmada LEEP uygulanan kadınlarda ikinci trimesterde kısa rahim ağzı görülme olasılığının daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Buna karşın perinatal ölüm, ölü doğum, yenidoğan ölümü ve sezaryen oranlarında anlamlı bir artış gösterilememiştir.

Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir ayrıntı vardır. Erken doğum riskindeki artış gerçekten LEEP işleminden mi kaynaklanmaktadır, yoksa bu kadınlarda zaten bulunan HPV enfeksiyonu, servikal displazi ve sigara gibi ortak risk faktörlerinden mi kaynaklanmaktadır? İşte bu soru uzun yıllardır tartışılmaktadır.

Bu konuda en dikkat çekici çalışmalardan biri Conner ve arkadaşlarının yayımladığı sistematik derlemedir. Araştırmacılar önce LEEP uygulanan kadınları genel popülasyonla karşılaştırmış ve erken doğum riskinin arttığını göstermiştir. Ancak daha sonra çok daha doğru bir karşılaştırma yaparak LEEP uygulanan kadınları, servikal displazisi bulunan ancak LEEP uygulanmamış kadınlarla karşılaştırmışlardır. Bu analizde erken doğum açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Bu bulgu, erken doğum riskinin tamamının LEEP işleminden kaynaklanmadığını; HPV enfeksiyonu, servikal displazi, sigara kullanımı ve benzeri ortak risk faktörlerinin de bu riskte önemli rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Dolayısıyla günümüzde bilimsel verilerin ortak mesajı şudur: LEEP geçirmiş olmak gebelikte daha dikkatli takip gerektiren bir durumdur, ancak tek başına mutlaka erken doğum yapılacağı anlamına gelmez. Hastanın mevcut rahim ağzı uzunluğu, daha önce erken doğum yapıp yapmadığı, çıkarılan doku miktarı ve gebelik boyunca yapılan kontroller birlikte değerlendirilmelidir.

Kendi Kliniğimizde LEEP Sonrası Gebelik Süreci Hikayesi

Bilimsel çalışmaların sonuçlarını anlatırken bazen gerçek hasta deneyimleri konunun daha anlaşılır olmasını sağlar. Bu nedenle kendi pratiğimden bir örneği paylaşmak istiyorum.

CIN 3 tanısı nedeniyle LEEP uyguladığımız, İzmir’de yaşayan İran vatandaşı bir hastamız daha sonra gebelik elde etti. Gebeliğinin erken döneminde büyük bir kaygıyla kliniğimize başvurdu. Daha önce görüştüğü bir perinatoloji uzmanı, rahim ağzından doku çıkarıldığı için düşük, erken doğum ve suyun erken gelmesi riskinin artabileceğini söylemişti. Muayene sırasında bana sorduğu ilk soru şuydu:

“Doktor Bey, bebeğimi zamanında doğurabilecek miyim?”

Kendisine mevcut bilimsel verileri ayrıntılı olarak anlattık. LEEP geçirmiş olmasının tek başına gebeliğinin erken doğumla sonuçlanacağı anlamına gelmediğini, ancak gebeliğinin diğer gebeliklere göre biraz daha dikkatli takip edilmesi gerektiğini ifade ettik.

Gebeliği boyunca rahim ağzı uzunluğunu düzenli olarak değerlendirdik. Takiplerinde yalnızca hafif derecede rahim ağzı kısalığı izlendi. Bunun dışında erken doğumu düşündürecek herhangi bir bulgu gelişmedi. Koruyucu amaçla rahim ağzına dikiş (serklaj) uygulanması önerilmiş olmasına rağmen hastamız bu işlemi kabul etmedi ve yakın takip ile gebeliğe devam etmeyi tercih etti.

Gebelik sorunsuz ilerledi ve 39. gebelik haftasında normal vajinal doğumla sağlıklı bebeğini dünyaya getirdi.

LEEP Sonrası Serklaj (Rahim Ağzı Dikişi)

LEEP olan ve çocuk bekleyen hastaların önüne çıkan en sık kelimelerden biri “SERKLAJ” yani rahim ağzına dikiş atılması konusudur.  Çünkü LEEP sırasında rahim ağzından bir miktar doku çıkarılır ve bu durum hastada doğal olarak şu soruyu oluşturur: “Rahim ağzım zayıfladıysa gebelikte açılır mı, bebeği tutamaz mı, bu nedenle baştan dikiş atılması gerekir mi?”

Bu soru çok mantıklıdır; ancak cevabı her hastada farklıdır. LEEP geçirmiş olmak tek başına serklaj yapılması gerektiği anlamına gelmez. Çünkü bilimsel çalışmalar LEEP sonrası bazı gebelik risklerinde artış bildirse de, bu risk her kadında aynı düzeyde değildir. Kadının daha önce erken doğum yapıp yapmadığı, rahim ağzından çıkarılan dokunun miktarı, tek işlem mi yoksa tekrarlayan işlem mi yapıldığı ve mevcut gebelikte rahim ağzı uzunluğunun nasıl seyrettiği birlikte değerlendirilmelidir.

Bugüne kadar yapılan çalışmalara göre Kadın Doğum hekimlerinin LEEP geçirmiş kadınlarda erken doğum, suyun erken gelmesi ve düşük doğum ağırlığı riskinin farkında olması ve yakın etmesi gerekir.  LEEP geçirmiş kadınlarda rahim ağzının uzunluğunun ölçüldüğü gebeliğin ikinci yarısında rahim ağzı daha kısa bulunmuştur.

Bu nedenle bizim yaklaşımız: LEEP yapılan her gebeye otomatik serklaj değil, önce yakın takip ve rahim ağzı uzunluğu değerlendirmesidir. Gebelikte rahim ağzı uzunluğu normal seyrediyorsa ve hastanın daha önce erken doğum öyküsü yoksa yalnızca LEEP öyküsü nedeniyle koruyucu serklaj yapılması çoğu zaman gerekli değildir.

Serklaj kararı ancak hastanın bireysel riskleri değerlendirilerek verilmelidir. Özellikle rahim ağzı belirgin şekilde kısalıyorsa, önceki gebeliklerinde erken doğum veya gebelik kaybı öyküsü varsa ya da mevcut gebelikte rahim ağzının taşıyıcı gücüyle ilgili ciddi endişe oluşuyorsa serklaj gündeme gelebilir. Ancak bu karar sadece “geçmişte LEEP yapılmış” bilgisine dayanarak verilmemelidir.

Burada önemli bir ayrım daha vardır. Gebelik sırasında kanser şüphesi nedeniyle konizasyon yapılması gereken çok özel durumlarda, işlem sonrası cone cerclage yani konizasyon serklajı uygulanabileceği belirtilmiştir. Ancak bu, gebelik sırasında konizasyon yapılan seçilmiş hastalar için geçerli özel bir durumdur; daha önce LEEP geçirmiş her gebe için geçerli rutin bir öneri değildir.

Kendi pratiğimizde de bu ayrımı hastalarımıza özellikle anlatıyoruz. CIN 3 nedeniyle LEEP yaptığımız ve daha sonra gebe kalan bir hastamızda, dış merkezde serklaj önerilmişti. Hasta serklajı kabul etmedi. Gebelik boyunca rahim ağzı uzunluğunu düzenli takip ettik; yalnızca hafif kısalma izlendi ve gebelik 39. haftada normal doğumla sonuçlandı. Bu örnek, LEEP sonrası her gebelikte serklajın zorunlu olmadığını göstermesi açısından değerlidir. Ancak tek bir hasta deneyimi bilimsel kanıtın yerine geçmez; her hasta kendi riskleriyle değerlendirilmelidir.

LEEP sonrası gebelikte serklaj mutlaka yapılması gereken bir işlem değildir. LEEP geçirmiş ancak rahim ağzına dikiş atılmamış kadınlar kendilerine eksik işlem yapılmadını düşünmesinler çünkü LEEP sonrası serklaj kararı kişiye özeldir

 

 

LEEP Sonrası Rahim Ağzı Uzunluğu Ölçülmesi

LEEP sonrası gebelikte en önemli takip noktalarından biri rahim ağzı uzunluğudur.

Normal gebelikte rahim ağzı uzun süre kapalı ve yeterli uzunlukta kalır. Doğuma yakın haftalarda ise yumuşar, kısalır ve açılır. Eğer bu kısalma gebeliğin erken haftalarında başlarsa erken doğum riski açısından dikkatli olunması gerekir.

LEEP geçiren kadınlarda erken doğum, suyun erken gelmesi ve düşük doğum ağırlığı riskinde artış bildirildiği için bu gebeliklerde daha dikkatli takip önerilmektedir. Bilimsel kanıtlar LEEP yapılan hastalarda gebeliğin ikinci yarısında rahim ağzında kısalma olduğunu göstermiştir

LEEP yapılmış olmasından gebeliğin kötü gideceği sonucunu çıkarmamanız gerekir.  Erken doğum riski  yalnızca LEEP işlemine  bağlı değildir; HPV, servikal displazi ve sigara gibi ortak risk faktörlerine de bağlı olabileceğini düşündürmektedir.

Bu nedenle pratik yaklaşım şudur: LEEP geçirmiş gebe kadınlarda rahim ağzı uzunluğu özellikle ikinci trimesterde dikkatle değerlendiriyorum. Rahim ağzı uzunluğu normal seyrediyorsa ve hastanın ek risk faktörü yoksa yalnızca takibe devam ediyorum. Ancak rahim ağzında belirgin kısalma saptanırsa, hastayı serklaj için değerlendiriyorum ve gerekli olgularda serklaj uyguluyorum. Rahim ağzı uzunluğunun ölçülmesi için transvajinal ultrasonografi kullanıyorum. ISUOG önerisine uygun standart rahim ağzı ölçülmesine dikkat ederek rahim ağzının yanlışlıkla kısa ölçülmemesi konusuna özen gösteriyorum 

Gebelik Sırasında LEEP Yapılır mı?

Rahim ağzında CIN 2 veya CIN 3 saptanan gebelerin en çok merak ettiği konulardan biri de gebelik sırasında LEEP yapılıp yapılamayacağıdır. Pek çok hasta, biyopsi sonucunda yüksek dereceli bir lezyon saptandığında bebeğe zarar vermeden tedavinin hemen yapılması gerektiğini düşünmektedir. Ancak gebelikte yaklaşım, gebe olmayan kadınlardan önemli ölçüde farklıdır.

Gebe olmayan bir kadında LEEP veya konizasyonun en önemli amaçlarından biri, rahim ağzında gizli kanser bulunup bulunmadığını kesin olarak ortaya koymaktır. Özellikle biyopside erken evre hastalık veya adenokarsinoma in situ düşünülen olgularda, tüm lezyonun çıkarılarak patolojik olarak değerlendirilmesi gerekebilir.

Gebelikte ise aynı yaklaşım her zaman uygulanmaz. Çünkü konizasyon yalnızca tanı koymak amacıyla yapıldığında, işlem sırasında oluşabilecek kanama, düşük, enfeksiyon veya erken doğum gibi komplikasyonlar nedeniyle gebelik gereksiz yere riske atılmış olabilir. Bu nedenle günümüzde kabul edilen yaklaşım, konizasyon sonucunun gebeliğin yönetimini değiştirmeyeceği durumlarda işlemin doğum sonrasına ertelenmesidir.

Yani gebelik sırasında LEEP veya konizasyon yalnızca invaziv kanser tanısının gebeliğin devamı, doğum zamanı veya doğum şekli üzerinde önemli bir değişiklik oluşturacağı düşünülüyorsa uygulanmalıdır. Bunun dışında CIN 2, CIN 3 veya adenokarsinoma in situ saptanan gebelerin büyük bölümünde kolposkopik takip tercih edilir ve kesin tedavi doğum sonrasına bırakılır.

LEEP  yapılması zorunlu ise en güvenli dönem ikinci trimester, özellikle 14 ile 20. gebelik haftaları arasındadır. Buna karşılık doğuma dört haftadan daha kısa süre kalmış gebelerde LEEP yapmamaya gayret ederiz. Çünkü doğum eylemi sırasında taze konizasyon alanında ciddi kanama gelişebilir.

Gebelik sırasında yapılan konizasyonun tekniği de gebe olmayan kadınlardan farklı olabilir. Gebeliğe bağlı olarak rahim ağzındaki dönüşüm bölgesi dışarı doğru yer değiştirdiği için çoğu zaman tanı koymaya yetecek kadar sınırlı bir doku örneği alınması yeterlidir. Bazı uzmanlar, rahim ağzı kanalını ve bebek zarları mümkün olduğunca koruyabilmek amacıyla klasik koni şeklindeki eksizyon yerine daha yüzeyel, “madeni para” şeklinde sınırlı bir eksizyon yapılmasını önermektedir. Gerçek konizasyon gereken seçilmiş olgularda ise işlem sonrasında rahim ağzına serklaj uygulanması düşünülebilir.

Gebelik sırasında yapılan konizasyon tamamen risksiz değildir. Kanama, düşük, gebelik kesesinin erken açılması, erken doğum ve enfeksiyon yer almaktadır. Fetal kayıp nadir görülmekle birlikte tamamen yok değildir. Özellikle gebelik haftası ilerledikçe işlem sırasında ciddi kanama riski artmaktadır. Bu nedenle gebelik sırasında LEEP veya konizasyon kararı ancak deneyimli merkezlerde, anne ve bebeğe sağlayacağı olası yarar ile oluşturabileceği risk birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

 

LEEP Sonrası Ne Zaman Gebe Kalınabilir?

LEEP işlemi  sonrasında çocuk isteyen hastalarımızın en sık sorduğu sorulardan biri de “LEEP sonrası gebelik için ne kadar beklemeliyim?” sorusudur.

LEEP sonrasında gebelik planlanırken iki temel konu göz önünde bulundurulmalıdır. Birincisi, rahim ağzındaki yara iyileşmesinin tamamlanmasıdır. İkincisi ise LEEP sonrası yapılan kontrol muayenelerinde patoloji sonucunun değerlendirilmesi ve ek bir tedavi gerekip gerekmediğinin netleştirilmesidir. Bu nedenle LEEP işleminin hemen ardından gebelik planlanması genellikle önerilmez.

CIN nedeniyle LEEP uygulanan kadınlarda gebeliğin yaklaşık altı ay sonra planlanmasının uygun olduğu, servikal konizasyon yapılan kadınlarda ise bu sürenin yaklaşık dokuz ay olmasının önerildiği belirtilmiştir. Bu önerinin temel amacı, rahim ağzının yeterli iyileşme süresini tamamlamasına fırsat vermek ve gebeliğe mümkün olan en uygun koşullarda başlamaktır.

Ne zaman gebe kalabilirim sorusunun cevabı LEEP sırasında çıkarılan doku miktarı, patoloji sonucu, cerrahi sınırların durumu, ek bir işlem gerekip gerekmediği ve hastanın yaşı gibi birçok faktör gebelik planlamasını etkileyebilir. Bu nedenle gebelik kararı yalnızca takvime bakılarak değil, kontrol muayenelerinin sonucuna göre verilmelidir.

Özellikle LEEP sonrasında yapılan ilk kontrollerde rahim ağzının iyileştiğinin görülmesi ve ek tedavi gerektirecek bir durumun bulunmaması, gebelik planlaması açısından önemlidir. Böylece hem anne adayının gereksiz endişeleri azaltılmış olur hem de gebelik daha güvenli bir dönemde başlamış olur.

Burada unutulmaması gereken önemli bir nokta daha vardır. LEEP sonrasında gebelik planlamak için beklenmesi önerilen süre, rahim ağzının iyileşmesini tamamlamasına ve tedavinin başarısının değerlendirilmesine fırsat vermek amacıyla önerilmektedir. Dolayısıyla bu bekleme süresi, gelecekteki gebeliğin daha güvenli bir şekilde başlamasını hedefleyen koruyucu bir yaklaşımdır.

Kendi pratiğimde de, çocuk sahibi olmayı planlayan hastalarıma LEEP sonrasında kontrol muayeneleri tamamlanmadan gebelik planlamamalarını öneriyorum. LEEP sonrası 6. Ayda yaptığım kontrollerde normal sonuçlar elde edersek gebeliğe izin veriyorum

LEEP Olan Gebeler Sezaryen ile mi Doğurmalı?

LEEP ameliyatı geçiren kadınların önemli bir kısmı, ileride mutlaka sezaryen doğum yapmak zorunda kalacağını düşünmektedir. Oysa mevcut bilimsel veriler bu düşünceyi desteklememektedir.LEEP işlemi rahim ağzındaki hastalıklı dokunun çıkarılmasını amaçlayan sınırlı bir cerrahidir. Rahim, yumurtalıklar veya doğum kanalının diğer bölümlerine müdahale edilmez. Bu nedenle tek başına geçirilmiş bir LEEP ameliyatı, normal doğum için kesin bir engel oluşturmaz.

Bugüne kadar yayımlanan çalışmalarda LEEP sonrasında erken doğum ve gebelik kesesinin erken açılması gibi bazı gebelik sonuçları araştırılmış olsa da, doğum şeklinin değişmesini gerektirecek bir kanıt yoktur. Hatta 2014 yılında yayımlanan geniş çalışmada, LEEP uygulanan kadınlarda sezaryen doğum oranlarının LEEP olmayanlardan farklı olmadığı bulunmuştur.

Bu nedenle doğum şekline karar verilirken yalnızca daha önce LEEP yapılmış olması dikkate alınmaz. Bebeğin geliş şekli, annenin çatı yapısı, bebeğin kilosu, doğumun ilerleyişi ve gebelik sırasında gelişen diğer obstetrik durumlar çok daha belirleyicidir. Eğer gebelik normal seyrediyor ve doğuma engel oluşturacak başka bir durum bulunmuyorsa, LEEP öyküsü olan birçok kadın normal vajinal doğum yapabilir.

Kendi pratiğimizde de LEEP sonrasında normal doğum yapan çok sayıda hastamız bulunmaktadır. Daha önce de paylaştığım CIN 3 nedeniyle LEEP uyguladığımız hastamızın gebeliği boyunca yalnızca hafif servikal kısalma izlendi ve gebeliğini 39. haftada normal vajinal doğumla tamamladı. Elbette tek bir hasta deneyimi bilimsel kanıt yerine geçmez; ancak bu örnek, LEEP uygulanmış olmasının tek başına normal doğuma engel olmadığını göstermesi açısından önemlidir.

LEEP geçirmiş olmak sezaryen gerektiren bir durum değildir. Doğum şekli, diğer gebelerde olduğu gibi tamamen gebeliğin seyri ve doğum sırasındaki obstetrik değerlendirmeye göre belirlenmelidir.

 

LEEP ve Gebelik Hakkında Sık Sorulan Sorular

LEEP sonrası hamile kalabilir miyim?

Evet. LEEP geçiren kadınların büyük çoğunluğu daha sonra doğal yolla gebe kalabilir. LEEP sırasında rahim, yumurtalıklar ve tüpler korunur; işlem rahim ağzındaki hastalıklı dokuyla sınırlıdır.

LEEP doğurganlığı azaltır mı?

Çoğu kadında doğurganlığı belirgin şekilde azaltmaz. Nadiren rahim ağzında daralma gelişebilir; ancak bu her hastada görülmez.

LEEP sonrası ne kadar bekledikten sonra gebelik planlanmalıdır?

Genellikle rahim ağzının iyileşmesi ve kontrol muayenelerinin tamamlanması beklenir. Çalışmalarda LEEP sonrası yaklaşık 6 ay, daha geniş konizasyon sonrası yaklaşık 9 ay beklenmesi önerilmektedir.

LEEP sonrası düşük yapma riski artar mı?

Tek başına LEEP yapılmış olması her gebede düşük gelişeceği anlamına gelmez. Risk değerlendirmesi annenin yaşı, önceki gebelikleri ve rahim ağzı durumu ile birlikte yapılmalıdır.

LEEP erken doğuma neden olur mu?

Bazı çalışmalarda erken doğum riskinde artış bildirilmiştir. Ancak bu riskin tamamı LEEP işlemine bağlanamaz; HPV, servikal displazi ve sigara gibi ortak risk faktörleri de etkili olabilir.

LEEP sonrası suyun erken gelme riski artar mı?

Bazı meta-analizlerde LEEP sonrası gebeliklerde suyun erken gelmesi riskinde artış bildirilmiştir. Bu nedenle gebelik takibinde rahim ağzı ve erken doğum belirtileri dikkatle değerlendirilir.

LEEP rahim ağzı yetmezliğine neden olur mu?

Her hastada rahim ağzı yetmezliği yapmaz. Ancak rahim ağzından doku çıkarıldığı için bazı gebelerde rahim ağzı uzunluğu daha yakından takip edilir.

LEEP sonrası gebelikte rahim ağzı uzunluğu neden ölçülür?

Rahim ağzı uzunluğu erken doğum riskini değerlendirmede önemlidir. LEEP sonrası bazı hastalarda ikinci trimesterde rahim ağzı daha kısa olabilir.

LEEP sonrası her gebeye serklaj gerekir mi?

Hayır. LEEP geçiren her gebeye rahim ağzına dikiş atılması gerekmez. Serklaj kararı rahim ağzı uzunluğu, önceki gebelik öyküsü ve mevcut gebeliğin seyrine göre verilir.

LEEP geçiren kadınlar normal doğum yapabilir mi?

Evet. LEEP geçirilmiş olması normal doğuma engel değildir. Doğum şekli gebeliğin seyri ve doğum sırasındaki obstetrik değerlendirmeye göre belirlenir.

LEEP sonrası sezaryen olmak zorunda mıyım?

Hayır. Tek başına LEEP öyküsü sezaryen nedeni değildir. Sezaryen kararı bebeğin durumu, doğumun ilerleyişi ve diğer obstetrik nedenlere göre verilir.

Gebelik sırasında LEEP yapılabilir mi?

Genellikle yapılmaz. Gebelikte CIN 2 veya CIN 3 saptanan hastaların çoğunda tedavi doğum sonrasına ertelenir. LEEP veya konizasyon yalnızca invaziv kanser şüphesinin gebelik yönetimini değiştireceği özel durumlarda düşünülür.

Gebelikte CIN 2 veya CIN 3 saptanırsa tedavi edilir mi?

Çoğu durumda tedavi doğum sonrasına bırakılır ve gebelik boyunca kolposkopik takip yapılır. Amaç invaziv kanser şüphesini dışlamak ve gebeliği gereksiz riske atmadan izlemektir.

Gebelikte konizasyon hangi durumlarda yapılır?

Gebelikte konizasyon yalnızca invaziv kanser tanısının doğum zamanı, doğum şekli veya gebeliğin yönetimini değiştireceği durumlarda düşünülür. Uygulanacaksa en uygun dönem genellikle 14–20. gebelik haftalarıdır.

LEEP bebeğe zarar verir mi?

Gebelikten önce yapılmış LEEP doğrudan bebeğe zarar vermez. Ancak gebelik sırasında rahim ağzı uzunluğu ve erken doğum riski açısından takip gerekebilir.

LEEP sonrası gebelik yüksek riskli gebelik olarak mı kabul edilir?

LEEP sonrası her gebelik mutlaka problemli seyretmez. Ancak bazı risklerde artış bildirildiği için gebelik takibinin daha dikkatli yapılması önerilir.

LEEP sonrası rahim ağzı tekrar eski haline gelir mi?

İşlem sonrası rahim ağzı iyileşir; ancak çıkarılan dokunun miktarına bağlı olarak yapısında bazı kalıcı değişiklikler olabilir. Bu nedenle gebelikte rahim ağzı uzunluğu takip edilebilir.

LEEP sonrası ikinci kez LEEP yapılması gebeliği etkiler mi?

Tekrarlayan veya daha geniş eksizyonlarda rahim ağzından çıkarılan doku miktarı artabilir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda gereksiz tekrar işlemlerden kaçınmak ve kararı dikkatle vermek önemlidir.

LEEP sonrası sağlıklı bir gebelik geçirmek mümkün müdür?

Evet. LEEP geçiren kadınların büyük çoğunluğu sağlıklı gebelik geçirebilir ve zamanında doğum yapabilir. Önemli olan gebeliğin uygun zamanda planlanması ve düzenli takip edilmesidir.

LEEP sonrası gebelik planlayan kadınlara öneriler nelerdir?

Kontrol muayenelerinizi tamamlamadan gebelik planlamayın. Gebelik oluştuğunda LEEP öykünüzü hekiminize mutlaka bildirin. Rahim ağzı uzunluğu takibi ve düzenli gebelik kontrolleri ihmal edilmemelidir.